• BIST 81.712
  • Altın 147,398
  • Dolar 3,8050
  • Euro 4,0356
  • Kocaeli : 3 °C
  • İstanbul : 6 °C
  • Sakarya : 3 °C

Bugün bir kez daha çığlık atmayı lütfen unutmayın!

M.Tanzer Ünal

Bugün, seçim günü…

Beş ay sonra yeniden sandık başındayız.

Siyaset yasak.

Herkes söyleyeceğini söyledi, yazacağını yazdı.

Şimdi konuşma sırası seçmenlerde.

Sandık başına gidip, ülkemizin geleceği için oy kullanacaklar.

En iyisi, bugün sizlere fıkra anlatmak!

Şöyle biraz gevşeyin, keyfinize bakın!

***

Birici fıkra, Psikiyatr Prof. Dr. Rasim Adasal’dan.

Tarih, 30 Kasım 1957.

Günlerden, cumartesi…

Yer, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Konser ve Konferans Salonu.

Solan, tıklım tıklım…

Konuşmacı emekli Tabip Albay Prof. Dr. Rasim Adasal…

Konferans konusu, “İnsanların yetkileri ve bu yetkilerin kullanılması”…

Söz, Adasal’ın.

“Muhterem konuklar ve talebeler. Bazı insanlara yetki verilir, bazıları da yetkiyi kendileri ararlar ve üstlenirler. Ben bugün yetkiyi kendi arayıp bulanlardan söz edeceğim. Ve size bir fıkra anlatacağım. Adamın biri yabancı olduğu bir kasabada dolaşırken büyük abdesti gelir. Fena halde sıkışmıştır. Oraya buraya seyirtir, tuvalet arar bulamaz. Sonra aklına gelir. Burası bir Müslüman kentidir ve her caminin müştemilatında mutlaka bir umumi tuvalet olması gerekir. Gözlerini havaya çevirir ve bir minare görür. O yana doğru seyirtir ve tuvaleti bulur. Boş iki kabin, kapılarında birer suibriği ve çubuğunu tüttüren, bir sandalyenin üstünde adeta tünemiş bir tuvaletçi görür. İbriklerden birini kaptığı gibi kabinlerden birine dalar. İbrikçi, arkasından var gücüyle bağırır.

“Bırak o ibriği, ötekini al!”

Adamın tartışacak hali yoktur. Bırakır aldığı ibriği ötekini alır ve içeri girer. Ooohhh! Rahatlamıştır. Taharetlenir, dışarı çıkar, ellerini yıkar, parasını da verdikten sonra ibrikçiye sorar:

“Yahu arkadaş, içeride merak ettim, düşündüm. Bu ibriği değil de ötekini alsaydım, ne olurdu?”

İbrikçi, mağrur bir ifadeyle çubuğundan iki nefes daha çeker, sandalyesine iyice gömülür ve soruyu yanıtlar:

“Bırak bizim de bu kadar forsumuz olsun!”

İşte muhterem misafirlerim ve sevgili talebelerim. Bazı insanlar hayatta zorla ya da hasbelkader aldıkları yetkiyi böyle kullanırlar. Onun için bu tiplere aldırış etmeyeceksiniz ve üzülmeyeceksiniz. Bir gün gelir o ibrikçi de gider. Bu sizin elinizde…”

***

Şimdi de ikinci fıkra, dikkatle okuyun!

“Yolcular uçağa binmek üzere otobüsten inmişler, bavullarını gösteriyorlar.

Bir bakmışlar uçak şirketinin minibüsü yanlarında durmuş, içinden kaptan pilotla yardımcı pilotlar iniyorlar…

Yolcular fena halde şaşkın.

Nasıl şaşırmasınlar, kaptan pilotun elinde bir beyaz baston, kolunda üç noktalı bant.

Yardımcı pilotun elinde bir köpek tasması, tasmanın ucunda bir köpek…

Sağa sola çarparak öylece ilerliyorlar uçağa.

Günlerden 1 Nisan değil, ama “Şaka herhalde” demiş yolcular, doluşmuşlar uçağa.

Uçak pistte hızla ilerlemeye başlamış.

Yolcuların gözleri camda…

Uçak hızlandıkça, yolcular endişelenmeye başlamış.

Uçak iyice hızlanmış, pistin sonuna yaklaşmış.

Bazı yolcular paniklemiş, dua etmeye başlamışlar.

Uçak son hıza ulaşmış, pistin sonu görünmüş.

Yolcular, betonun bitip çimlerin başladığını görünce dehşet içinde çığlık atmışlar.

Tam o anda da kaptan pilot levyeyi sonuna kadar çekmiş, uçak havalanmış.

Kaptan pilot arkasına yaslanmış, derin bir nefes almış ve yardımcı pilota dönmüş:

“Biliyor musun? Bir gün çığlık atmakta gecikecekler ve hep birlikte geberip gideceğiz…”

Fıkra böyle…

Siz siz olun, tehlikeler karşısında çığlık atmayı unutmayın!

Bugün de, “çığlık atmanız” gereken bir gün.

Unutmayın!

Lütfen…

***

Sevgili okurlarım, yukarıda okuduğunuz fıkraları,  son genel seçimin yapıldığı 7 Haziran 2015 tarihinde de anlatmıştım.

Var gücünüzle çığlık atmadınız veya attığınız çığlık yeterince duyulmadı ki, bugün bir daha sandık başındayız.

“İbrikçi” de yerinde, “kör pilot” da görevinin başında!

O günden bugüne değişen bir şey yok!

Bu nedenle aynı fıkraları tekrar anlattım, aynı uyarıyı tekrar yapıyorum.

Bugün yine çığlık atmayı lütfen unutmayın!

Ama attığınız çığlık, 7 Haziran’da attığınız çığlıktan daha gür olsun.

Gür olsun ki, “ibrikçi” ibrikçiliği, “kör pilot” pilotluğu bıraksın.

İnanın, bunun daha ilerisi yok!

Olmadı bir daha, olmadı bir daha, hepimiz perişan oluruz.

Kendinizi düşünmüyorsanız, çocuklarınızı ve torunlarınızı düşünün!

İyi seçimler, hayırlı sonuçlar!

Bu yazı toplam 833 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim