• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Kocaeli : 18 °C
  • İstanbul : 19 °C
  • Sakarya : 18 °C

Bugün “Tüysüzler” ile ilgili 2 önemli haber vereceğim

M.Tanzer Ünal

Sevgili okurlarım, bugün Kocaeli 3.Ağır Ceza Mahkemesi’nde önemli bir davanın duruşması var.

Kamuoyunda “Tüysüzler” diye bilinen davanın bilmem kaçıncı duruşması…

Bu köşenin düzenli okurları bu davayı çok iyi bildiklerinden ayrıntılarını tekrar tekrar yazmıyorum.

Sadece birkaç cümleyle…

*Sarraf Tüysüzler, kentimizin en büyük tefeci- kuyumcularından biriydi.

*26 Haziran 2014 tarihinde milletten topladıkları kilolarca altın ve milyonlarca parayla kaçtılar.

*636 kişi “dolandırıldık” iddiasıyla suç duyurusunda bulundu.

*Tüysüz kardeşler yakalandı, “Borçlarımızı ödeyeceğiz” deyince serbest bırakıldı. Halen ortalıkta görünmüyorlar.

*Ağır Ceza Mahkemesi’nde, farklı suçlardan haklarında dava açıldı.

Yargılanmaları sürüyor…

***

Bugün, yine Tüysüzler davasının duruşma günü…

Elimde Tüysüzler ile ilgili 2 önemli bilgi var.

Bunları sizinle paylaşmak istiyorum.

Birincisi…

Olayların başından bu yana Tüysüz kardeşlerin avukatlığını yapan Gürkan Biçen, davadan çekildi.

Daha doğrusu davayı bırakalı epey olmuş, bizim kendisiyle konuşup nedenini öğrenmemiz yeni…

Av. Gürkan Biçen’in, kendisiyle görüşen arkadaşımıza söyledikleri ilginç.

“Söylediğiniz gibi, Tüysüz kardeşlerin avukatlığından çekildim. Sadece içlerinden Turgay Tüysüz ve eşinin avukatlığını yapıyorum. Davadan çekilme nedenim, fikir uyuşmazlığıdır. İnşallah alacaklılar, bu olayın mağdurları, paralarını geri alırlar… Ama şunu söylemek isterim, horozu çok olan köyde sabah geç olur. İşler istenildiği gibi gitmedi. Ben artık bu davada yokum.”

Av. Gürkan Biçen’in sözleri aynen böyle!

Hatırlarsınız, olay patlak verdiğinde, Av. Gürkan Biçen basına açıklama yapmış, borçların belirli bir planlama içinde ödeneceğini söylemişti.

Kendi ifadesi değil, bana dolaylı anlatıldı…

Av. Gürkan Biçen meslek etiğine bağlı kalarak “Herkese söz verdik, ödeme planı yapalım borçlarınızı ödeyin” demesine rağmen, Tüysüz kardeşler buna yanaşmamışlar.

Davayı bu nedenle bırakmış.

Tüysüz kardeşlerin, avukatın önerisine sıcak bakmamalarından şu anlam çıkıyor…

Alıp kaçtıkları altın ve paraları sahiplerine geri ödemeye pek niyetleri yok!

***

Gelelim, ikinci bilgiye…

Alacaklılardan biri, Tüysüz kardeşlerin sürekli izini sürüyor.

Size şimdi vereceğim bilgi, o “alacaklı”nın anlattıkları…

Tüysüz kardeşler, İstanbul’da…

Hadi semtini de söyleyeyim, Gaziosmanpaşa’da…

Orada ne mi yapıyorlar?

Şöyle…

Enişteleri S.A, Gaziosmanpaşa’da oturuyor ve iş yapıyormuş.

Otel işletmeciliği…

Yakın zaman içinde yeni bir otel yapmış.

Komşuları, S.A’nın kısa zamanda yeni bir otel yapıp açmasına şaşırıyorlarmış.

Günahı anlatanın boynuna…

Anlatan, İstanbul Gaziosmanpaşa’daki “enişte”nin kısa zamanda zenginleşmesini, Tüysüz kardeşlerin İzmit’ten götürdükleri para ve altınlara bağlıyor.

Bana bu bilgileri veren o “alacaklı”, Tüysüz kardeşlerin izini sürmeye devam ediyor.

Yeni bilgiler getirdikçe onları da size aktaracağım.

 

Reza Zarrab’ın ABD’de tutuklanması ne anlama gelir?

Sevgili okurlarım, 17 Aralık rüşvet operasyonunun önemli isimlerinden Reza Zarrab’ın önceki gün ABD’de tutuklanması, öyle sıradan bir “vaka” değil.

Ülkemiz yönünden son derece önemli bir olay.

Bir kırılma noktası!

Göreceksiniz ABD’deki bu tutuklama, ülkemizde gizlenen, aklanan, üstü örtülmeye çalışan pek çok olayı da gün yüzüne çıkaracak.

Bizim yargı sistemimiz yapamadı, ABD yargı sistemi bizim adımıza ülkemizdeki pislikleri deşifre edecek.

                                             

Reza Zarrab neyle suçlanıyor?

Biliyorsunuz, Reza Zarrab, Türkiye’de 17 Aralık 2014 tarihinde gerçekleştirilen “büyük rüşvet ve yolsuzluk operasyonu”nun merkezinde yer alıyordu.

Operasyonda yakalanıp 70 gün cezaevinde yattıktan sonra serbest bırakılmıştı.

Daha sonra da Reza Zarrab ve diğerlerini yargılayacak mahkemenin hâkim ve savcıları değiştirilmiş, bütün sanıklar beraat ettirilmişti.

 Bu olayın bir ayağı ABD’ye dayanıyordu.

En nihayet, ABD’nin koyduğu ambargo delinmiş, ABD’ye “hile” uygulanmıştı.

ABD hiç sesini çıkarmadı, ama belli ki sessiz sedasız Reza Zarrab ile ilgili soruşturmasını tamamlamış, dosyasını hazır hale getirmiş.

Olayın küllendiğini sanan Reza Zarrab 19 Mart 2016 Cumartesi günü eşi ve çocuğu ile ABD’nin Miami kentine uçtu.

Şöyle ailecek keyifli bir tatil yapacaklardı…

Daha Miami’ye ayak basar basmaz FBI tarafından gözaltına alındı.

Hakkındaki soruşturma zaten çoktan hazırdı, savcı iddianamesini bile yazmıştı.

21 Mart Pazartesi günü mahkemeye çıkarıldı ve tutuklandı.

Reza Zarrab neyle suçlanıyordu?

BİR: ABD’nin İran’a koyduğu ambargoyu ihlal ederek ABD’yi dolandırmak…

İKİ: Bankacılık sahtekârlığı…

ÜÇ: Karapara aklamak…  

Savcı, iddianamesinde Reza Zarrab için ABD’yi dolandırmaktan 5 yıl, İran’a yaptırımları ihlalden 20 yıl, bankacılık sahtekârlığından 30 yıl ve karapara aklamaktan 20 yıl olmak üzere toplam 75 yıl hapis cezası istiyor.

 

Bu olay sadece Reza Zarrab’ı mı bağlar?

Reza Zarrab’ın ABD’de tutuklanması, sadece Reza Zarrab’ı mı bağlar?

Bu basit bir “polisiye ve adli vaka” mıdır?

Değildir…

Kesinlikle değildir…

Şundan emin olun, Reza Zarrab’ın tutuklandığının duyulmasından sonra Türkiye’de epey bir kişinin uykuları kaçmıştır.

Nasıl kaçmasın…

Reza Zarrab, savcının kendisine isnat ettiği suçları tek başına kendi işlemedi ki!

Türkiye’de yaşıyordu, hükümetin bilgisi, onayı ve desteğiyle söz konusu fiillerin uygulayıcısı oldu.

Yardım olmasa, destek olmasa Reza Zarrab kim ki, İran’a uygulanan ambargoyu delebilsin?

Bankacılık işlemlerini yapabilsin ve karapara aklayabilsin?

Reza Zarrab’ın bu yaptıkları ülkemizde de suçtu, ancak hatırlayın iktidar ne yaptı etti Reza Zarrab ve olaya adı karışan bakan ve yakınlarını temize çıkardı.

Gelişen olaylara baktığımızda, en vahim durum da bu!

 

ABD, şimdi ne yapacak?

Benim tahminim şu:

ABD, Türkiye’de baskıyla kapatılan bu dosyanın kapağını yeniden açtı.

Başkahraman Reza Zarrab’ı tutukladı.

Kendisine 3 önemli suç yükledi:

*İran’a koyduğum ambargoyu delerek beni dolandırdın.

*Bankacılık sahtekârlığı yaptın.

*Karapara akladın.

Önümüzdeki günlerde dava süreci devam ederken diyecek ki…

*Söyle bakalım, bütün bunları yaparken kimlerden destek aldın?

*İran’a altın ihraç ederken kimler sana imtiyaz sağladı?

 *Kaçak altın trafiğini kimlerin desteğiyle yürüttün?

*Sana suç işlerken yardım eden İranlı arkadaşlarını kimlerin yardımıyla Türk vatandaşlığına geçirttin?

*Bu işlerden ne kadar para kazandın, yasal olmayan işlerini yürütmek için kimlere ne kadar rüşvet verdin?

Biliyorsunuz, dünyanın her tarafında suçluya yardım ve yataklık etmek, suçtur.

Hani “Yandın gülüm keten helva” derler ya, Reza Zarrab olayına karışanlar şimdi tam bu durumda!

Özetle şunu söylemek istiyorum…

Türkiye’de makas her geçen gün daralıyor.

Biz, kendi sistemimiz içinde kendi kendimizi temizleyemedik…

Başkaları bizi temizleyecek!

Şu Arap atasözünü de unutmayın!

“Bugün ateş, yarın kül.”

Nasıl dün “ateş” olanların bugün “kül”den farkları yoksa…

Bugün “ateş” olanlar da, emin olun yarın “kül”e döneceklerdir.

Bu yazı toplam 6464 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
korfez
22 Nisan 2016 Cuma 14:40
14:40
zaten bu ulkede hirsiz olmali ne olsa hesap soran yok
körfez-izmit
23 Mart 2016 Çarşamba 10:00
10:00
helal olsun Tanzer bey bu işi takip ettiğiniz için tebrik ederim.ancak yerel medyada sizden başka hiç ilgisini çeken yok ancak her haliyle bu İflas işinin hileli olduğu belliydi.mutlaka başka yerlere transfer ettiler paraları bu para azbir meblağ değil.Trilyonlardan bahsediyoruz.ben en çok duyumlara göre?eski CHP milletvekili adayı Cuma Karavarın nasıl bir yol izlediğini merak ediyorum.kendi beyanıile yüklü miktarda alacağını beyan etmişti.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim