• BIST 89.695
  • Altın 145,930
  • Dolar 3,6136
  • Euro 3,9258
  • Kocaeli : 7 °C
  • İstanbul : 9 °C
  • Sakarya : 6 °C

Bugün yaşananlar 8 yıl öncesinden belliydi

M.Tanzer Ünal

AKP iktidarı artık “pazar yazısı” yazma zevkini de elimizden aldı.
Hafta sonları, tatil gününün ruhuna uygun yazı yazmayı unuttuk.
Yazılacak yeme, içme ve gezi muhabbetleri birikti.
Memleket bu haldeyken, “hafif yazılar” yazmak, insanın içinden gelmiyor.
Bağışlayın!
Pazar pazar yine ülkemiz üzerinde oynanan “hainlikler” den söz edeceğim.

Subay ve generaller tutuklanıyor…
Recep Tayyip Bey, mikrofonun başına geçiyor, “Tutuklamalarla hükümetimizi ilişkilendirmeyin!” diyor.
Medya mensupları, gözaltına alınıp cezaevine gönderiliyor…
Recep Tayyip Bey, yine kürsüde:
“Sakın haa! Bizim bu işlerle ilişkimiz yok!”
Sütten çıkmış “ak kaşık” mübarek!
Aslında Başbakan Erdoğan, doğru söylüyor olabilir.
Günahını almayalım.
Eğer generaller tutuklanıyor da…
Gazeteciler cezaevine konuyor da…
Recep Tayyip Bey, “Vallahi biz yapmadık” diyorsa, durum daha da vahimdir.
Mutlaka bu işte “Amerika’nın parmağı” vardır. Gerçi ABD yetkilileri, gazetecilerin tutuklanmalarına çok üzüldüklerini ifade ediyorlarsa da, bakmayın siz onlara!
Timsah gözyaşı döküyorlar.
Durumdan neden bu kadar eminim biliyor musunuz?
Belgeleri var da ondan.
Bugünün senaryosu 2003 yılında ABD’de yazıldı.
AKP iktidarının bilgisi dahilinde oynanıyor.
Belge aynen şöyle:
Toplantı tarihi, 20 Mart 2003
Toplantı yeri, Beyaz Saray Oval Ofis.
Toplantı konusu, Büyük Ortadoğu Projesi.
Toplantıda hazır bulunanlar:
Başkan Yardımcısı Dick Cheney, Milli Güvenlik Danışmanı, Milli Savunma Bakanı ve CIA Başkanı.
Dick Cheney, önündeki düğmeye basarak, yan odada bekleyen uzmanın içeri gelmesini söylüyor.
Uzman içeri giriyor ve “Dünyayı şekillendirmek” amacıyla hazırladıkları raporu sunmaya başlıyor.
Raporun Türkiye bölümü şöyle:
“BOP’un (Büyük Ortadoğu Projesi) kilit ülkeleri Türkiye ve İran’dır. Bu iki ülke ya bizimle olmalı ya da çökertilmelidir. Türkiye’nin konumu ve olaylara bakışı ile İran’ın ki birbirinden çok farklıdır. Bu nedenle uygulanacak politikalar ve planlar da farklı olmalıdır. Türkiye’ye karşı ekonomik destekli bir seri psikolojik operasyon uygulanarak halkın, özellikle Silahlı Kuvvetler’in direnişi kırılmalıdır. Türkiye’yi ekonomik olarak kriz sınırında tutarak siyasal isteklerimize hayır diyemeyecek bir noktaya getirmeliyiz. Bu planlar uygulanırken PKK örgütü de etkin bir şekilde kullanılmalıdır. Bu planların uygulanması için çok önemli olan medya desteği için Türkiye’de yeterli altyapımız mevcuttur. Türkiye’de küreselleşme ve ılımlı İslam modeli üzerinde çalışırken, Azerbaycan’da ve İran’da sosyal yapıya dönük milliyetçilik planları uygulanmalıdır.”
Gördüğünüz gibi…
Türkiye’nin bugün yaşadıkları 8 yıl önce ABD’de planlanmış.
Türkiye’ye karşı ekonomik destekli psikolojik operasyon uygulanıyor mu?
Uygulanıyor…
Silahlı Kuvvetler’in direnişi kırıldı mı?
Kırıldı…
Türkiye, ekonomik olarak kriz sınırında mı?
Sıcak para tutarına, dış ticaret açığına ve cari açığa bakın, bunu görürsünüz.
Türkiye, bu durumuyla ABD’nin siyasal isteklerine hayır diyebilir mi?
Diyemez…
PKK, kimin talimatıyla faaliyet gösteriyor?
Amerika’nın…
Büyük Ortadoğu Projesi için medya desteği var mı?
Hem de nasıl!
Projeyi desteklemeyen gazeteciler içeri atılıyor.
Türkiye’de “ılımlı İslam”ın ayak sesleri duyuluyor mu?
Çoktan beridir…
Biliyorsunuz…
Recep Tayyip Bey, bu projede (Büyük Ortadoğu Projesi) eşbaşkan.
Bir insan, eşbaşkan olduğu projenin hedeflerini nasıl bilmez ki?
Geçiniz efendim!
Recep Tayyip Bey’in gökte uçan kuştan haberi vardır.
Bu, böyle biline!
İyi pazarlar!

Raif KANDEMİR'den
Mahcubum

Temel, televizyon izlerken telefon acı acı çalar…
Telefona bakan Fadime, kısa bir görüşmeden sonra telefonu kapatıp , Temel’e seslenir:
-Cemal’in karusi ölmiştür da! Seni cenazeye çağrıyi…
Üzüntüsü yüzüne yansıyan Temel:
-Bu sefer citmeyecem Fadüme…
-Olir mu Temelum? O senin en iyi uşağundur ha.
Temel biraz düşünür:
-Adam, üçüncü kez karısinun cenazesine çağrıyi Fadume. Pen onu bir kez pile davet edemedum. Ne yüzle cenazeye cideyum da!

Kari kaçmuş haberu yok
Temel bir sabah parkta yürürken bir adam görmüş.
Adam yerde şınav çekiyor.
Adama yaklaşmış, bir sağına geçmiş bakmış, bir soluna geçmiş bakmış, bir arkasına geçmiş bakmış, sonra durmuş:
“Hemşeruuuum” demiş, “Kari kaçmuş, boşuna cendini yorma…”

Bu yazı toplam 1150 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim