• BIST 107.478
  • Altın 151,228
  • Dolar 3,6615
  • Euro 4,3022
  • Kocaeli : 22 °C
  • İstanbul : 21 °C
  • Sakarya : 22 °C

Bunun adı yargılama filan değil!

M.Tanzer Ünal

Yakın olsa, Silivri duruşmalarını izlemek isterdim.
Bir döneme tanıklık edebilmek için…
Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarına nasıl zulmedildiğinin “şahidi” olabilmek için…
Türk Ordusu’nun önce pasif hale getirilişini, sonra tasfiye edilişini gözlerimle görmek, kulaklarımla işitebilmek için…
Duruşmaları şimdi de izliyorum, ama uzaktan.
Ben İzmit’teyim, kalbim Silivri’de…
O, yüreği vatan sevgisiyle coşan, zulüm karşısında dimdik durabilen mağdur askerlerle.
******
İktidar, 10 yıldır “asker fobisi” yaşıyor.
“Fobi”nin kelime anlamını biliyorsunuz…
“Bir şeye karşı duyulan korku…”
AKP, üstündeki bu korkuyu atamadı.
Dışa vurdu… Hırçınlaştı…
Sonunda iş, emekli GenelKurmay Başkanı İlker Başbuğ’un tutuklanmasına kadar gitti.
Şimdi bazılarınız diyecek ki, “Askerlerin tutuklanmasıyla hükümetin ne ilişkisi var?”
Bunları geçelim efendim, artık sokaktaki sade vatandaş bile “bağımsız yargı” safsatasına inanmıyor.
******
Şu olup biteni sizin mantığınız kabul ediyor mu?
İlker Başbuğ’a iddianamede yöneltilen suç şu:
“Cebir ve şiddet kullanarak hükümeti ortadan kaldırmaya veya görevini kısmen ya da tamamen engellemeye teşebbüs…”
İlker Başbuğ, bu suçu işlemek için ne yapmış?
Örgüt kurmuş…
Yani kendisi terörist, kurduğu örgüt terör örgütü…
Peki, suçu ne zaman işlemiş?
Genelkurmay Başkanlığı koltuğuna oturduktan sonra…
İddianamede öyle yazıyor.
Vay canına!
Adam hem Genelkurmay Başkanı, hem de terörist…
Dünyada başka bir örneği yok!
İyi de…
İlker Başbuğ’un, Genelkurmay Başkanı olarak atandığı kararnamenin altında kimlerin imzası var?
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün…
Demek, Gül ve Erdoğan, terörist olduğunu bile bile İlker Başbuğ’u Genelkurmay Başkanlığı’na atamışlar.
Bunun anlamı bu!
Bunun adı, zafiyet…
Bunun adı, görevi kötüye kullanma…
Ne derseniz deyin!
Ve İlker Başbuğ da görevinin sonuna kadar o koltukta oturmuş…
Her nasılsa, hiç kimse İlker Başbuğ’un terörist olduğunun farkına varmamış.
Emekli olmuş, gel içeri!
“Sen, cebir ve şiddet kullanarak hükümeti ortadan kaldıracaktın… Hükümetin görevini yapmasını, kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs edecektin…”
Hoppalaa!
Olmuş mu böyle bir şey?
Hayır…
******
İddianame, çelişkilerle dolu…
34. sayfada, İlker Başbuğ Ergenekon terör örgütünün “üst düzey yöneticilerinden biri” olarak ifade edilmiş.
39. sayfada ise İlker Başbuğ için “ara yönetici” ifadesini kullanıyor.
Ara yönetici mi, üst yönetici mi?
Ara yönetici ise, “üst yönetici” kim?
İddianame, İlker Başbuğ’un “Bu iddianameye hiç itibarım yoktur” dediği kadar var.
Kişiye “suç” yüklenmiş.
Mantık dışı suçlar…
Eğer İlker Başbuğ suçlu ise, Başbuğ’u o göreve getiren ve o görevde kalmasına göz yuman Başbakan Erdoğan ve Cumhurbaşkanı Gül de suçlu.
Şundan emin olun, bu dava Türk demokrasi tarihine kara bir leke olarak geçecektir.
İlker Başbuğ, önceki günkü duruşmada savunma yapmadı.
Bunu da şöyle ifade etti:
“Genelkurmay Başkanını böyle bir iddianame ile suçlamak, yetersizliğin komedisidir. Bu suçlama aynı zamanda benim üzerimden devletimize ve Türk Silahlı Kuvvetleri’ne yapılmaktadır. Burada savunma yapmayacağım ve hiçbir soruya cevap vermeyeceğim.”
Bence, İlker Başbuğ ilkeli bir duruş sergiledi.
“Sen Genelkurmay Başkanı iken, aynı zamanda terör örgütünün başında idin” iddiasına karşı ne söylenebilir ki?
*******
Bir de Ergin Saygun Paşa’nın ifadesine değinmek istiyorum.
Balyoz davasında savunma yapan emekli Orgeneral Ergin Saygun, ilginç sözler söylemiş:
“Bizi terör örgütleri ile ilişkilendirmeye çalışanlar, bu konularda gazetelerde haber yapanlar, buradaki vatan evlatlarını, Kandil ve İmralı’nın emrinden çıkmayan BDP ile karıştırıyorlar. Siz bizi BDP mi sandınız?”
Estağfurullah paşam!
Bu soruya onlar adına ben cevap vereyim.
Sizi BDP sansalar, siz cezaevinde değil, dışarıda olurdunuz.
BDP ve PKK’ya sınırlama ve kısıtlama yok ki!
Onlar serbest…
Onlar özgür…
Onlar imtiyazlı…
Dağdalar, şehirdeler ve meclisteler…
İstediklerini söylüyorlar, istediklerini yapıyorlar…
Askerimizi, polisimizi kaçırıyorlar…
Peşlerine düşen devlet yok!
Şehit cenazeleri, sıradan oldu…
Güneydoğu’da her gün bölünme provaları yapıyorlar…
Kimse önemsemiyor.
Çünkü PKK, Amerika’nın himayesi altında…
Kimse onlara dokunamıyor.
Siz öyle misiniz ya?
ABD, bölgedeki çıkarları için sizin (Türk Silahlı Kuvvetleri’nin) etkisiz hale getirilmeniz gerektiğini rapor etmişti, gereken yapılıyor.
Bir daha, “Siz bizi BDP mi sandınız?” gibi bir soru sorma gafletinde bulunmayın!
BDP, muteber bir örgüt, siz çok kötüsünüz, bunu böyle bilin!
Türkiye’de sistem değişti, artık farkına varın!
Devleti savunanlar içeride, devlete saldıranlar dışarıda, bunu artık görün!

Bu yazı toplam 918 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim