• BIST 82.363
  • Altın 147,310
  • Dolar 3,7689
  • Euro 4,0344
  • Kocaeli : 6 °C
  • İstanbul : 8 °C
  • Sakarya : 6 °C

Bursa Kebapçısı ve Yaşar Bayan…

M.Tanzer Ünal

Geçenlerde bir arkadaşımla Bursa Kebapçısı’nda öğle yemeğindeydim.
Giriş bölümündeki tarihe gözüm takıldı.
“Kuruluş 1983”
Vay be, demek 30 yıl olmuş!
30 yıl öncesine gittim.
İzmit Bakırcılar Çarşısı…
Fırının karşısında, Emrullah Durak’ın yoğurtçu dükkânının hemen altında küçük bir dönerci…
Dört masalık…
Duvarları fayans kaplı…
Tezgâhta güler yüzlü bir genç, bir de yardımcısı…
Belli ki, askerden yeni gelmiş.
Titiz… Heyecanla işini yapıyor…
O zamanlar, gazetemizin ofisi Feridun Özbay Caddesi’ndeydi.
Bize yakın…
İşte tam 30 yıl önce, o küçücük dükkânında tanıdım Bursa Kebapçısı Yaşar Bayan’ı…
Yıllar nasıl da akıp gitti.
30 yıl önce o hayata tutunmaya çalışan Yaşar Bayan, bugün Kocaeli’nin, belki de bölgenin en ünlü Bursa Kebapçısı…
********
“65 yaş” deneyimiyle söylüyorum.
Hayatta iki tür insan vardır. Kendi geleceğini kendileri hazırlayanlar ve birilerinin kendisi için gelecek hazırlamasını bekleyenler…
Yaşar Bayan, birinci sınıfa girer.
Kendi geleceğini kendisi hazırlamıştır.
Çok çalışmıştır, hedefli çalışmıştır, dürüst çalışmıştır ve bugün Kocaeli’nin en iyi, en tanınmış “döner kebapçısı” olmuştur.
İlkokul mezunu, bulaşıkçılık ve komilik yaparak çalışma hayatına atılan bir kişi için bundan daha büyük mutluluk, bundan daha büyük gurur olabilir mi?
Yaşar Bayan’ın hayatı, bir başarı hikâyesi…
Örnek alınacak, ders çıkarılacak bir hikâye…
Yaşar’ın hikâyesi bir dağ köyünde başlar.
Anlayacağınız “dağlı” dır Yaşar…
Bursa’nın Orhaneli İlçesi’nin Karasi Köyü’nden…
Fakir bir orman köyü… 50-60 haneli…
Hayvancılık… Kışın ormandan toplanan yakacak… Hepsi bu kadar!
Dört kardeşin en büyüğüdür…
İlkokulu bitirince aile Bursa’ya göçer, 50 metrekare arsa alıp üzerine dört duvar yaparlar.
İşte yeni evleri burasıdır.
1970’li yıllar…
Bursa’da çalışılacak üç işkolu vardır.
Dokumacılık, otomotiv ve lokantacılık…
Babası Yaşar’ı dokuma tezgâhına verir.
Böylece Yaşar, 11 yaşında çalışmaya başlar.
Ancak dokuma işinde çıraklara para ödenmemekte, yemek verilmemektedir.
Bir süre sonra baba, Yaşar’ı dokuma tezgâhından alır, “hiç olmazsa karnı doysun” diye bir kebapçıya bulaşıkçı olarak verir.
Burası Türkiye’nin en meşhur Bursa İskender Kebapçısı’dır.
Yaşar Bayan, o günlerle ilgili hiç unutamadığı bir anısını şöyle anlatır:
“Dokuma tezgâhında yırtık pırtık elbiselerle çalışıyordum. Ama lokantada böyle çalışamazdım. Bursa İskender, çarşı içindeydi ve çok lükstü. Babam beni bitpazarına götürdü, yamasız, ağzı yüzü düzgün bir elbise aldı. O elbiselerle işe başladım…”
1971-1973 yılları arasında bulaşıkçılık yaptı burada.
Daha sonra yine Bursa’nın tanınmış kebapçılarından Hacıbey’e komi olarak geçti.
Askere kadar burada çalıştı.
Komi, garson, ocakçı yardımcısı, ocakçı…
Çok çalışıyordu, işin inceliklerini iyi öğrenmişti.
*********
Askerden döndüğü günler…
İzmit’te bir lokantanın “dönerci ustası” aradığını duyar.
Usta arayan, Kozluk’ta Rasathane Yokuşu başındaki Körfez 78’dir.
İzmit’e gelir, Körfez 78’in sahibi rahmetli Mehmet Dağdelen’le görüşür.
Mehmet Bey, kendini beğenir, “Gel hemen başla!” der.
Kabul eder, ama geceleyin hamile eşinin rahatsızlandığı haberini alır.
Gece yarısı yoldan geçen otobüse atlar Bursa’ya gider.
Ama içi rahat değildir, Körfez 78’in sahibine söz vermiştir, O’nu yüzüstü bırakmamalıdır.
Bursa’da, boşta olan dönerci ustası bir arkadaşını gece yarısından sonra yatağından kaldırır, otobüse bindirir, İzmit’e Körfez 78’e gönderir.
Sabah olunca da Körfez 78’in sahibine telefon edip durumu anlatır.
Dürüst davranışı ve kendisini yüzüstü bırakmaması, Mehmet Dağdelen’in çok hoşuna gider.
Aradan üç-beş ay geçer, bir gün İzmit’e gönderdiği arkadaşını ziyarete gelir.
Şehir merkezini sokak sokak dolaşır.
“En iyi dönerci” olarak bilinen Adem Baba’ya girer, dönerini yer.
Adem Baba’nın döneri güzeldir, ama “İskender Kebap” değildir.
İzmit’te gerçek İskender Kebap yapan da yoktur.
Dönerin kömür ateşinde pişirilmesi, hiç ama hiç bilinmemektedir.
Adem Baba’dan çıkınca, “En iyisi burası ise, ben daha iyisini yaparım” diye düşünür.
Dönerci açacak da nasıl?
Delikli kuruşu yok!
Düğünde eşine takılan 5 ince bilezik, hepsi bu kadar!
Körfez 78’e, arkadaşının yanına giderken Bakıcılar Çarşısı’ndan geçmektedir.
Fırının karşısındaki küçücük dükkânı görür.
Kiralıktır… Kirasını sorar, 70 lira…
Hesabını yapar, 1250 liraya dönerci dükkânını açabilmektedir.
Bileziklerden 250 lira var da, gerisi?
Körfez 78’de çalışan arkadaşından da bir şey çıkmaz.
Parası olan Bursalı bir tanıdığı ile Bakırcılar Çarşısı’ndaki o dükkânda Bursa Kebapçısı’nı açar.
Yıl, 1983…
Yaşar Bayan’ın üç yılı o dört masalık dükkânda geçer.
Zor günlerdir. Borç, harç…
Örneğin, o günlerde kasap Özcan Nigiz’in desteğini hiç unutamadığını söyler sık sık.”Güvenip, bana mal verdi” der.
Ve yıl, 1986…
Bursa Kebapçısı, Kızılay’ın karşısındaki şimdiki yerinde…
Kuyumcu Ahmet Topçu’nun kiracısı…
27 yıldır değişmeyen adreste hizmet veriyor.
7 yıl önce, birinci dükkânın hemen yakınında Bursa Kebapçısı 2’yi açtı.
İkincisinde pide çeşitleri de var…
*********
Belki biliyordunuz, belki bilmiyordunuz…
Bursa Kebapçısı Yaşar Bayan’ın, Bursa’nın bir dağ köyünde başlayıp İzmit’e kadar uzanan hikâyesi böyle.
Yaşar’ın mutlu bir aile yaşamı var.
Kendisine her zaman destek olmuş bir eş, iki kız evlat ve bir torun…
Küçük kızı Eda, işlerinde kendisinin en büyük yardımcısı…


İyi dönerin sırrı: İyi malzeme, sürekli ve kaliteli personel…
*********
Yeme-içme sektörü, zor iş.
Kalitede standardı yakalayacaksın…
Müşteri her gelişinde aynı kaliteyi bulacak…
Aynı tat, aynı lezzet…
Ve bu böyle yıllar yılı devam edecek.
Bursa Kebapçısı, bunu başardı.
30 yıldır müşterisiyim, bir gün dahi “memnuniyetsizlik” duymadım.
30 yıl önce ne ise, bugün de o!
Yaşar Bayan, sebebini şöyle açıklıyor:
“Ben bu işi biliyorum. 30 yıl önce dükkânı ilk açtığımda nasıl heyecan duymuşsam, bugün de her dükkâna gittiğimde aynı heyecanı duyuyorum. İşimi seviyorum… Kaliteli döner için kaliteli malzeme kullanıyorum. Çalışanlarımız da sürekli ve kaliteli… Kafa adamların hepsi 20-25-30 yıldır bizde çalışıyor…”
“Eti nereden alıyorsunuz?”
“Balıkesir civarından… 30 yıldır aynı kişiden et alıyorum. Daha şimdiye kadar fiyatını sormadım. Benim için kalitesi önemli. Et konusunda bağlantımızı İzmit’teki Altın Kasap sağlıyor. Selahattin Bingül… Tereyağını Bursa’dan getirtiyoruz. Keçi tereyağı… Pide kendi fırınımızdan… Domates sosu ve yoğurt da yine yıllarca alışveriş yaptığımız firmalardan…”
“Çalışanlardan söz edin! Kasada bir Bedri Bey vardı…”
“Bedri Bey, rahmetli oldu. 20 yıl kasamızda durdu. İyiliklerini hiç unutamam. Şimdi kasada Mehmet Süner var. O da yıllardır bizde çalışıyor. Garsondu, şimdi kasada… Dükkânın her şeyi… Yine garson olarak Hüseyin Bayraktar ve İbrahim Uçar var. Uzun süredir beraberiz. Ocakta da 20 yıldır beraber olduğumuz değerli arkadaşlarım var. Sinan Esen, Sami Erkekli, İsa Yıldız… Sami’ye dağlı derim, o da benim gibi dağ köyündendir.”
“Bu saydıkların birinci dükkândan… İkincide kimler var?”
“İkincinin müdürü Kazım Koç. Garsonların başında Hasan Akyaman var. Birinciden emekli oldu, ikinciye aldık. Ocakta Hasan Yıldız ve Metin Yanlıkaya bulunuyor. Fırında ise Urfa’dan iki kardeş var. Ali Bozkurt, Ramazan Bozkurt…”
“Kızınız Eda…”
“Hepsinin başında Eda var. Ben de yukarı, aşağı kontrol ediyorum. Hiç çekinmem, yeri geldiğinde ocağa da girerim, komilik de yaparım.”
“Üçüncü kuşak müşterileriniz başladı herhalde. Kendimden biliyorum, önce ben geliyordum, sonra çocuklarımı getirmeye başladım, şimdi de torunlarımı getiriyorum…”
“Aynen öyle… Bu işin püf noktası, müşteri memnuniyetinde… Müşterinin çıkarı önemli… Ben çalışanlarıma hep, müşterinin menfaatini benim menfaatimin önünde tutun derim. Müşterilerimizin yüzde 70’i daimi müşterimizdir. Sizin gibi 25-30 yıllık müşterilerimiz var. Biz artık bir markayız…” ********
Bugün size Bursa Kebapçısı Yaşar Bayan’ı tanıtmaya çalıştım.
Dürüstlük, çalışkanlık, iş aşkı, yaptığı işe saygı, çalışanına verdiği değer… Bu özelliklerin hepsi Yaşar Bey’de var.
Yoksa Bursa Kebapçısı Bursa Kebapçısı, Yaşar Bayan da Yaşar Bayan olamazdı!

Bu yazı toplam 2470 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
      Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
      Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim