• BIST 108.392
  • Altın 143,135
  • Dolar 3,5328
  • Euro 4,1224
  • Kocaeli : 22 °C
  • İstanbul : 24 °C
  • Sakarya : 22 °C

Büyük depremden sonra beni ilk arayan Demirel olmuştu

M.Tanzer Ünal

Bugün Demirel’le ilgili üçüncü ve son yazım.

Son anılarımı sizlerle paylaşacağım.

***

17 Ağustos 1999 büyük depreminin ertesi günü…

Telefonların bloke olduğu, insanların birbirine zor ulaşabildiği saatler…

Telefonum çaldı, arayan numaraya bakmadan kulağıma götürdüm.

“Alo Tanzer Bey, Cumhurbaşkanımız Sayın Süleyman Demirel sizinle görüşmek istiyorlar…”

Arkasından Süleyman Bey’in sesi duyuldu:

“Tanzer, gözlerinden öpüyorum, geçmiş olsun. Ailede, çalışma arkadaşlarında bir sıkıntı var mı? Sağlıkları yerinde mi? Acilen ne ihtiyacın varsa bana bildir!”

Depremin ilk saatlerinin şokundaydım.

Gölcük’te asker olan Erkan’ın da sağlıklı olduğu haberini almıştık.

Gazetede çalışanlarla ilgili de kötü bir haber gelmemişti.

“Sağ olun Sayın Cumhurbaşkanım” dedim, “bizler iyiyiz. Ailede ve çalışanlarımızda ölüm olayı yok. Fakat ortalık perişan, tam bir felaket yaşıyoruz. Can kaybı çok, hastaneler yaralı dolu. İşyerleri kapandı, fabrikalarda üretim durdu. İnsanlar can derdinde! Eğer izniniz olursa, birkaç gün içinde Ankara’ya gelip rapor arz etmek istiyorum… Acilen alınması gereken kararlar var.”

“Ne zaman istersen gel! Yarın, öbür gün… İhtiyaçların için de her zaman arayabilirsin! Tekrar geçmiş olsun. Gözlerinden öpüyorum.”

***

O dönemde, kısa adı KOSİAD olan Kocaeli Sanayicileri ve İşadamları Derneği’nin de başkanıyım.

Bu telefon konuşmasından sonra oturdum, tespit ettiğim ve gazeteye gelen şikâyetleri alt alta yazdım.

Üyelerimize ve üyemiz olmayan sanayici ve işadamlarına da telefon ettim, sorunlarını ve çözüm önerilerini not aldım.

Yönetimde bulunan arkadaşlarıma telefon ettim, “Cumhurbaşkanı Demirel’e depremle ilgili rapor sunacağız. Gelebilecek durumunuz varsa, yarın saat 11’e doğru Çankaya Köşkü’nün kapısında buluşalım…”

Atladım arabaya Ankara’ya gittim, akşam otelde raporu hazırladım, takdim edilecek hale getirdim.

Ertesi gün saat 11.00’de Cumhurbaşkanı Demirel’in huzuruna çıkacağız.

Benim dışımda yönetimden dört arkadaşım daha var.

Kabul salonunun hemen berisindeki bekleme odasındayız.

Görevli geldi, “Buyurun, sizi alıyoruz” dedi.

Ben geri durdum, “İçeridekiler henüz çıkmadı herhalde” dedim.

Gözümün ucuyla baktığımda, salona yeni girenler vardı ve kapısı gazeteci kaynıyordu.

Görevli, “Herkes sizi bekliyor” diye açıklık getirdi.

Kapıdan adımımızı attığımızda gördük ki, salonda gazeteciler hariç 40 kadar görevli var.

Demirel, kapıda hepimiz tek tek öptü, “Geçmiş olsun” dedi, yerlerimize oturduk.

Döndü, “İşte” dedi, “devlet burada. Sıkıntılarınızı anlatın. Neler yaşadınız? Eksiğiniz ne? Ne yapılması gerekir? Sanayi tekrar nasıl ayağa kalkacak? İşadamı vergisini verebilecek, sigorta primini ödeyebilecek durumda mı? ”

İnanılmayacak bir manzara!

Deprem bölgesinden Ankara’ya giden ilk heyetiz…

Depremden sonra üçüncü gün!

Demirel; bütün müsteşarları, müsteşar yardımcılarını, ilgili genel müdürleri toplamış, hepsinin elinde defter kalem not almaya hazırlar.

Foto muhabirleri durmadan flaş patlatıyorlar, TV kameramanları görüntü kaydediyorlar.

Önce bir deprem manzarası çizdim.

Yaşadıklarımı, gördüklerimi, duyduklarımı anlattım.

Sonra sanayicilerin ve işadamlarının ortak isteklerini dile getirdim.

Sigorta primi ve vergi ödemeleri ertelensin…

Kredi geri ödemelerine de erteleme getirilsin.

Sorular sordular, cevapladık.

Tam 1.5 saat sürdü toplantı.

Demirel, toplantının sonunda bürokratlara talimat verdi:

“Deprem bölgesindeki sıkıntılar hızla giderilsin. Tanzer Bey’in söylediği konularda acilen kararname hazırlansın!”

Köşkten ayrıldık, İzmit’e doğru yola çıktık.

İzmit’e geldiğimizde, dile getirdiğimiz sorunlarla ilgili kararnameler çıkarılmış, haber bültenlerinde ilan ediliyordu.

İşte bugün toprağa vereceğimiz Demirel, böyle bir cumhurbaşkanı idi.

 

KOSİAD heyeti olarak Cumhurbaşkanı Demirel’in huzurundayız

taz3-001.jpg

Sayısını hatırlamıyorum…

Herhalde KOSİAD (Kocaeli Sanayicileri ve İşadamları Derneği)heyeti olarak Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’i dört beş kez ziyaret edip, bölgesel sorunlar konusunda rapor sunmuşuyuzdur.

İşte bu ziyaretlerden birinde çekilen bir fotoğraf! Soldan sağa: Volkan Güdeberk, Yavuz Güneş, Nadir Sarışeker, Süleyman Demirel, Tanzer Ünal, Muzaffer Dikeç, Şeniz İnce, Murat Tuncer.

 

17 yıl önceden bir ziyaret anısı

taz4.jpg

Tarih, 17 Ekim 1998…

Soğuk bir Ankara günü…

Cumhurbaşkanı Demirel’le saat 19.00’da randevumuz var.

Karedeki diğer kişi, Tekin Bayram…

Yalvaç eski Belediye Başkanı…

Köşke çıktığımızda, Demirel de Malatya gezisinden yeni dönmüştü.

Çalışma odasında beraber olduk.

“Kış bu sene erken geldi” diye söze girdi, arkasından “Garnınız aç mı?” diye sordu.

“Aç” dedik…

Yemek hazırlattı, beraber karnımızı doyurduk.

Çaylarımızı yudumlarken, “Eee söyleyin bakalım, iki Yalavaçlı bir araya gelmişsiniz, derdiniz ne?”

Derdimizi söyledik, ilgili kişiye telefon etti, sorunu çözdü.

Bu fotoğraf o günün bir hatırası!

taz2-001.jpg

taz1.jpg

Bu yazı toplam 1695 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
YASİN
20 Haziran 2015 Cumartesi 12:28
12:28
ALLAH RAHMET EGLESİN....
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim