• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Kocaeli : 5 °C
  • İstanbul : 8 °C
  • Sakarya : 4 °C

Büyükşehir Belediye Kağıtspor’un şampiyonlar gecesinden izlenimlerim…

Hakan Yağcıoğlu

Antikkapı’da bu yılki Kağıtspor Şampiyonlar Gecesi’ne de, eski bir Kağıtsporlu olarak katıldım. Kulübün adının Kağıtspor olarak kalması için verdiğim mücadeleyi en iyi Fikret Yıldız bilir. Sonunda da amacıma ulaştım ve kulübün adı Kağıtspor olarak devam ediyor. Meslek yaşantımda övündüğüm bir olaydır.

Neyse gelelim geceye…

***

Erken saatlerde Antikkapı’da yerimi aldım. Üç-beş kız çocuğunun yer aldığı boş bir masa vardı. Oraya iliştim ve kızların şaşkın bakışları altında sohbete başladım. Judocuymuşlar. Şerif’i, Hüseyin Özkan’ı, Fikret Yıldız’ı anlattım, şaşırdılar ve nereden tanıdığımı, ‘gazeteciyim’ deyince anladılar. Arkadaş olduk, sonra Bizim Ulaş Tekin beni basın masasına aldı. Diğer Spor Müdürü ve gazeteci arkadaşlarımla ve Güreş İl Temsilcimiz Ziya Ürük ile birlikte oturduk. Arkada Kocaelisporlu kardeşim Yiğit Özcan, yine her zamanki muzipliğiyle Kağıtspor’un sembolü SEKO’larla bol bol fotoğraf çekti ve çektirdi.

***

Ardından uzun bekleyişimiz başladı. Çünkü Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu, üç federasyon başkanı, Ali Yeşildal, İslam Yücel, Murat Aydın, Doğa Ergün, Muzaffer Çintimar ve diğer protokol üyeleri hazır olmasına rağmen, valimiz ortada yoktu. Sonuçta masaları tıklım tıklım dolduran yüzlerce minik sıkılmaya başladı. Sonuçta sporcular ama çocuklar…

Hareketli cıvıl cıvıl masalarda yerlerinde duramıyorlardı. Neyse ki SEKO imdada yetişti ve masaları gezerek, bol bol fotoğraf çektirdi. Gecenin ‘Kahramanı!’ oldu…

***

Ve beklenen Karaosmanoğlu konuşması… Masada değişik yorumlar var…

Uzunluk ve kısalıkla ilgili…

Ben ise içeriğiyle ilgilendiğim için notlarımı kendim tuttum…

Başkanın söyledikleriyle şu anki gerçekler arasında yorumlarımı yapmak üzere notlarımı tamamladım. İşte o notlarla ve bugünkü durumla ilgili yorumlarım…

 

Başkan ilk olarak özetle şunları söyledi…

“Çocuklar emeklerinizi yerken kaşık, çatal, tabak sesini az çıkarırsanız, dediklerimi daha iyi anlarsınız. En önemli şey, öncelikle insan sağlığıdır. Sporun ana amacı şampiyonluk olabilir. Ama bana göre asıl amacı sağlıktır. Beden sağlığıdır… Ruh sağlığıdır… Ahlaklı, iyi ve güzel insan yetiştirmektir. Önce güzel insan. Kent nüfusu eskiden yüzde 20’ydi. Şimdi kırsal kesim yani köylerde nüfus yüzde 20 oldu, kentler ise yüzde 80’lere çıktı. Herkes artık şehirde yaşıyor. Enerji dolu insanı boş bırakırsanız, enerjisini boşa harcar. Hani bir laf vardır, yanlış anlaşılmasın; “Kızını boş bırakırsan, ya davulcuya varır, ya zurnacıya” diye. Bu da o hesap. Eğer bu enerji dolu çocuğu ana-baba boş bırakırsa, kötü yollara, şer yollarına sapar. Her ana baba çocuğunu iyi yetiştirmek ister. En büyük sermaye, çocukların hayata iyi hazırlanmasıdır. Bundan daha büyük zenginlik olamaz. Ana-baba mal bırakırlarsa, bu üç günde ziyan olur gider, kalıcı olmaz. Ama iyi insan bırakmak, en güzel mirastır. Ülkemiz maalesef gerideydi. Ama şimdi spor açısından her yerde tesisler var. En az sporcusu olan ilimiz. Şimdi ne çok sporcusu olan iller arasına girdi. Çocuklarımız hem eğitim alsın, hem spor yapsın diye çabalıyoruz”…

***

Burada araya gireyim. Yani Başkan Karaosmanoğlu, kısaca, kent nüfusunun fazlalığından, bunun için de bu karmaşa içerisinde sporun arka plana atıldığından söz ediyor ve tesisler yaparak şampiyon sporcu yetiştirmek değil, sporcu olarak kalmasa bile, spor yapmış, yarınların sağlıklı insanlarını yetiştirmenin önemli olduğunu vurguluyor. Bu doğru bir teşhis. Ancak şu da bir ekonomik gerçek ki, bugün evini zor geçindiren ana babalar, çocuklarının spor ihtiyacını maalesef hemen arka plana atmak zorunda kalıyor. Spor onlara lüks geliyor. Yıllar önce de böyleydi, şimdi de böyle… Önce ekonomik durumu düzeltmek de lazım…

 

Karaosmanoğlu daha sonra özetle, şunları söyledi…

“Kağıtspor bir tarih ve eğitim yuvasıdır. Biz bunu tam bir spor üniversitesi haline getirdik. Sürekli eğitim veriyoruz. Antrenörler zaten öğretmendir aynı zamanda. Olaya böyle bakılmalıdır. 5 bin aktif sporcumuz. 60 bin bağlı sporcumuz var. Yani her gün her an 5 bin sporcumuz spor yapıyor. Onlardan hiçbir şeyi kısıtlamıyoruz. Tam destek verdik ve vermeye de devam edeceğiz. Benim gencim, çocuğum her şeyin en iyisine layıktır. Benim için spor denince akla amatör spor gelir. Ben profesyonel spora karşıyım. Sporun gerçeği amatör spordur. Biz bol bol malzeme yardımı yapıyoruz. Üzerimize düşeni yapıyoruz ve kulüplerimizin de bir eğitim yuvası olması için çalışıyoruz. Hastalıklar hareketsizlikten oluyor. Toplumun büyük bölümü hareketsiz. Bu da yüksek tansiyon, şeker demektir. Ben bizzat yürüyüş yapıyorum. Hiç olmazsa yürüyüş yapın. Sağlık bakanlığı ile gençlik spor bakanlığının salında el ele çalışıp proje üretmesi lazım. Hastaneler boşalacak, harcamalar azalacaktır, göreceksiniz. Spora yapılan harcama, diğer gereksiz harcamaların azalması demektir. Herkes sağlıklı olsun, spor yapmayan kalmasın”…

***

Buradaki yorumuma gelince de, tabii ki hastaneler boşalsın, kimse hasta olmasın, ama bunun için sanayi kuruluşlarının da olayın içine çekilmesi lazım. Yani sağlık bakanlığı, spor bakanlığı ve sanayi bakanlığı yan yana gelmeli ve sanayi bakanlığının, sanayi tesislerinin çevreyi kirletmesi konusundaki önlemlerini tartışmalıdır. Yani hastalıkların büyük bölümü şu anda çevre kirliliğinden doğan hastalıklardır. Bu da hükümetin işidir.

 

Karaosmanoğlu sonlara doğru da şunları söyledi…

“Bu ülkeyi rahat bırakmazlar, terörü görüyorsunuz. Gençleri rahat bırakmıyorlar. Biz onlara sahip çıkmalıyız. Bu da sporla olur. Eğitimle olur. Biz sahip çıkmazsak, birileri sahip çıkar. Spor yapalım. Hakları ve özgürlükleri için sahip çıkıp spor yaptıralım. Sporla özgür olsunlar. Bu yatıp ulumakla olmaz. Disiplinli çalışmayla olur. Sizler yarınlarda önemli makamlarda olacaksınız. Bumun için bedeninizi de, ruhunuzu da iyi eğitmeli, bol bol spor yapmalısınız”.

***

Evet Başkan Karaosmanoğlu’nun söyledikleri böyle. Ben tek tek not tuttum.

Kağıtspor Kulübü gerçeği ise şu anda gerçekten de eski Doğu Bloku ülkeleri gibi sporcu fabrikası kurmuşlar. Sosyal ve kültürel etkinlikler daha çok artarsa, aileler bir araya daha çok gelir ve dev bir aile oluşturursa, daha da büyük işler olacağına inanıyorum…

En büyük korkum ise siyaset ile sporun birleşmesidir…

Orası spor ve başkanın dediği gibi eğitim yuvasıdır…

Çünkü yarın bir gün bir başka belediye yönetimi gelirse, bu tıkır tıkır işleyen sistemi bozmamalıdır. Amaç siyaset değil, rant değil, spor yapmaktır.

Başkanın şampiyonluk değil, çocukların spor yapması için olan düşüncelerine tamamen katılıyorum. Yıllarca pahalı transferlerde sokağa atılan paralara acıyorum…

İşte Kocaelispor’un durumu ortada…

Hala yasağımız var…

Bu yazı toplam 779 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim