• BIST 108.489
  • Altın 151,139
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • Kocaeli : 10 °C
  • İstanbul : 18 °C
  • Sakarya : 10 °C

Canşi: Çözüm süreci bir kardeşlik projesidir

Canşi: Çözüm süreci bir kardeşlik projesidir
AK Parti’nin aday adaylarından Mehmet Zeki Canşi, geçen süreci gazetemize değerlendirdi. Açıklamalarında çözüm sürecinin önemine değinen Canşi, “Bu proje bölünme değil, bir kardeşlik projesidir” dedi.

MUHALEFETE TEPKİ

AK Parti Milletvekili aday adayı Zeki Canşi, gazetemize verdiği röportajında, siyasi gündem üzerine değerlendirmelerde bulundu. Muhalefeti eleştiren Canşi, CHP ve MHP’nin yaptıkları muhalefet nedeniyle giderek güç kaybettiğini dile getirdi.

 

ÇÖZÜM SÜRECİ ÖNEMLİ

Çözüm sürecinin önemine değinen Canşi, “Bu proje bölünme değil, birleşme ve kardeşlik çalışmasıdır. Bu mesele mutlaka sonlandırılmalı, milletimiz içine atılan ayrışma düşüncesinden kurtulmalıyız” diye konuştu.

 

3’üncü defa milletvekili aday adayı oldunuz, bununla ilgili neler söylemek istersiniz?

Siyaset sürekli yapılmalıdır. Siyaset güven sadaket meselesidir. İki defa aday adayı olmamıza karşın görev verilmedi diye küsmedik, darılmadık. Hiç ihanet etmedik. Partimizin daha güçlü olması için elimizden geleni yapmaktan geri durmadık. 3’üncü kez aday adayı olmamım sebebi devam eden hizmet kervanında yer almak istememdir. İnadına inadına mensubu bulunduğum siyasi harekete hizmet etmek istemekteyim.

 

Projeleriniz arasında neler var?

AK Parti bu zamana kadar icraatları bakımından rüştünü dünyaya ispatlamış bir partidir. Ben içerisinde olayım ya da olmayayım. AK Parti topluma büyük bir ivme kazandırmıştır. Yollardan tutun da diğer büyük yatırımlara kadar bir ekip içerisinde hizmet üretilmektedir. Sosyolojik açıdan ülkemiz için çok önemli projelerin yapılması gerekiyor.

 

“ÇÖZÜM MADDELERİ”

Sosyolojik açıdan baktığınız zaman en önemli gündem çözüm sürecidir. Diğeri Alevi Çalıştayıdır. Diğeri Roman açılımıdır. Ülkemizde çok aktif ve gezgin fay hatları bulunuyor. Bu fay hatlarının çatışma haline getirecek içeride ve dışarıda insanlar bulunmaktadır. Türkiye’nin hayrına çalışmıyorlar. Bunlar komşularımızı olduğu gibi bizim içimizde ateş yakmaya çalışıyorlar. Bugün bakıyorsunuz karışık olan ülkelerin başında basiretli ve dirayetli liderler bulunmuyor. Ondan dolayı o ülkelerde kan akmaya devam etmektedir.

 

“HASTALIKLI DÜŞÜNCE”

Bakıyorsunuz karışık olan ülkelerden ülkemize sığınmalar olmaktadır. Bu insanlara kucak açılmıştır. Bizim siyasetteki anlayışımız bu tür hastalıklı düşüncelerden Türkiye’yi korumak üzerinedir. Daha iyi, daha diri bir ülke olmalıyız. İnsanların ahenk içerisinde yaşamalarını sağlamak istiyoruz. İnsan hakları konusunda ciddi çalışmalar içerisinde olduk.

 

Ülke genelinde 400 milletvekili, Kocaeli’den 8 milletvekili hedefi belirlendi. AK Parti bunun başarabilir mi?

AK Parti girdiği bütün seçimlerden başarıyla çıkmıştır. Genel Başkanımız, Başbakanımız değişmiş olsa da oy kaybımız olmayacaktır. Başbakanımız Ahmet Davutoğlu, AK Parti’nin başarısı için elinden gelenin en iyisini yapmaktadır. Cumhurbaşkanlığı ve Başbakanlık makamlarının ahenk içerisinde çalışmasını görev vatandaş ülkenin istikrar için gereken desteği verecektir. Yeni Türkiye hedefi ile çıkılan yolda destek alarak yola devam edeceğiz. Var olan 7 milletvekili korunacaktır, bundan yana bir şüphem yok. 8 milletvekili çıkarmak da, adil, toplumun tüm katmanlarını bünyesinde barındıran bir liste ile olur.

 

Yeni anayasa hakkında neler söylersiniz?

Anayasanın bu zamana kadar değişmesi gerekiyordu. Ülkenin içinde bulunduğu şartlardan dolayı darbe anayasası değiştirilemedi. Türkiye mevcut darbe anayasası ile yoluna devam edemez. Bu Türkiye’nin insanlarıyla örtüşmüyor. Belirlenen hedeflere ulaşma noktasında anayasa yetersiz kalmaktadır. Türkiye mutlaka sivil bir anayasa ile yönetilmelidir. Toplumsal ve siyasal istikrara ihtiyaç vardır.

Siyasi istikrarın olmadığı bir yerde bu şekilde değişim olması mümkün değildir. Türkiye birçok konuda radikal evrimci değişim ve dönüşüme imza atmıştır. Bürokraside yaşanan engeller önemli ölçüde kaldırılmıştır. Çözüm süreci, Roman ve Alevi Çalıştayı buna benzer birçok sorun konuşulmasından korkulurken AK Parti konuşmuştur.

Böylesi ciddi projelerle dünyanın karşısına çıkabilecek bir Türkiye’nin mevcut anayasa ile yoluna devam etmesi beklenemez. AK Parti iktidar olmadan önce İslam alemi öksüz ve yetim durumdaydı. Ülkemizin başında basiretli ya da bu işleri başaracak kimse yoktu. Türkiye, AK Parti öncesinde ipi kopmuş, taneleri dağılmış, imamesi kaybolmuş tesbih görünümündeydi.

AK Parti iktidarı ile birlikte Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın göreve gelmesiyle Türkiye bu durumundan kurtulmuştur. Türkiye bölgesinde rol model olabilecek duruma gelmiştir. Bu kadar kazanımları korumanın yolu sivil bir anayasadan geçiyor. Bu aynı zamanda başkanlık sisteminin alt yapısını oluşturmaktadır.

 

“TEK SESLİLİK GÜÇTÜR”

Başkanlık sistemi hakkında neler söyleyeceksiniz?

Başkanlık sistemi sadece Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan tarafından dile getirilmemişti. Bu sistem, merhum Cumhurbaşkanı Turgut Özal, Süleyman Demirel, MHP lideri Alparslan Türkeş de bu konuyu gündeme almış, kamuoyuna lanse etmişti.

Birçok ülkede başkanlık sistemi örnekleri vardır. Hiçbir ülkede başkan kendi başına hareket etmiyor. Biz kendimize has başkanlık sistemini hayata geçirebiliriz. Despotluk gibi ifadeler AK Parti ve Recep Tayyip Erdoğan için kullanılamaz. Buna herşeyden önce millet izin vermez. Bu hastalıklı ruh haline kimse tevessül etmez. Ülkemizin etrafında çok sıkıntı var. Bunlarla boğuşuyoruz. İstikrarı sürdürebilmek tek seslilikle mümkün olabilir.

 

Muhalefetin durumu nedir?

Muhalefetin atışma hallerini görmekteyim. Muhalefet hiçbir zaman halkın gündemi ile ilgilenmedi. CHP’nin bugüne kadar kendi halkı ile ilişki kurduğuna şahit olmadım. CHP belden aşağı siyaset anlayışı ile günü kurtarmaya çalışmaktadır. Hiçbir güzel işe destek sağlamamıştır. CHP, yüzde 23-28 bandında gidip gelmektedir. 3 dönemdir iktidarda AK Parti vardır. Muhalefette olup da eriyen tek parti CHP’dir. Bu durum da kendilerini masaya yatırmaları gerekiyor. Suçu halkta değil kendisinde aramaları gerekiyor. CHP yöneticileri halka inmeli. Bu durum CHP’nin çöküşünü hızlandırıyor.

MHP ise bölünme diye bir söylem geliştirmiş. Halbuki çözüm süreci bir birleşme hareketidir. CHP ve MHP, alternetafif çözüm yollarını hiç kullanmak istemediler.

 

STK ile yapılan tameyül hakkında neler söylersiniz?

Başbakanımız tarafından temayül kararı alınmıştır. Bu uygulama AK Parti’nin katılımcı demokraside STK’lara verdiği önemi göstermektedir. Bununla çok yönlü araştırmayı önemsediği ortadadır. Milletvekili adaylarının çok hassas bir değerlendirmeden geçtiğini rahatlıkla anlayabiliyoruz. Sadece STK’lar değil, herkes bu sürece dahil ediliyor. Çok isabetli bir durumdur. Nimette, külfette ve temsilde adaleti partimiz tarafından sağlanmaktadır. Röportaj: Serkan BORLAK

 

ZEKİ CANŞİ KİMDİR?

1964 Ağrı doğumlu. 1975 yılında Kocaeli’ye taşındı. 35 yıl Körfez ilçesinde ikamet etti. Son 5 yıldır da İzmit’te yaşıyor. 1997 yılında MAZLUM-DER Kocaeli Şubesi’ni kurdu ve 6 yıl başkanlığını yürüttü. Derneğin kurulması sonrasında 28 Şubat süreci yaşandı. Bu zor dönemde üzerlerindeki ağır yük ve gördükleri baskılara rağlen görevine devam etti. 2002 yılında AKP’nin kurulması ile siyaset sahnesine girdi. Bir dönem il yönetim kurulu üyeliği, il istişare kurulu üyeliği ile siyasi hayatı devam ediyor. Yayınlanan bir kitabı bulunuyor. Evli 3 çocuk babası.

ser-002.jpg

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
tarik
30 Mart 2015 Pazartesi 10:52
10:52
koltuk ve cikar sevdasi icin vatani satmaktan cekinmeyenlerin toplandigi yer akpkk
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim