• BIST 81.618
  • Altın 145,952
  • Dolar 3,7756
  • Euro 3,9955
  • Kocaeli : 4 °C
  • İstanbul : 6 °C
  • Sakarya : 5 °C

Cemil Karakadılar, nasıl hacı olmuştu?

M.Tanzer Ünal

Allah rahmet eylesin!
Nur içinde yatsın!
Cemil Karakadılar’ı kaybedeli 20 yıl oldu.
18 Şubat 1992’de, yine bir karlı günde kendisini toprağa vermiştik.
Yıllar ne çabuk geçti…
******
Genç kuşak bilmez.
Av. Cemil Karakadılar, son derece renkli bir kişilikti.
Sosyal yaşamın aranan ismiydi.
Siyasette, vakıf ve derneklerde hep ön plandaydı.
İnsan ilişkileri mükemmeldi.
Hatır bilir, vefalı, yardımsever bir insandı.
Bir kent beyefendisiydi.
İyi giyinir, oturmasını, kalkmasını, konuşmasını iyi bilirdi.
“Efeler”in damadıydı.
Sadık Efe’nin kızı Nebahat Hanım’la evliydi.
Kızdırmak için yazıyorum…
Allah uzun ömür versin…
Nebahat Hanım biraz despottu, ama yine de mutlu yaşıyorlardı.
Ayten ve Cem isimli iki çocukları vardı.
Ayten’i, damatlarını ve torunlarını, 1976 yılında, trafik kazasında kaybettiler.
Karakadılar ve Efe aileleri için üzüntülü bir olaydı.
*******
Cemil Karakadılar, meslek çevresinde de sevilen bir kişiydi.
Farklı tarihlerde, iki dönem baro başkanlığı yaptı.
1954-1956 ve 1969-1974 yılları arasında Kocaeli Baro Başkanı idi.
Maddi ihtiyacı olmadığı için, avukatlığı biraz keyfe keder yapardı.
70’li yıllarda CHP’nin önemli bir ismiydi.
Belediye başkanlığına, milletvekilliğine ve senatörlüğe adaylıkları oldu.
O da bazı kişiler gibi, “siyasi kısmetsizlerden” biriydi.
Kısmet olmadı, belediye başkanlığına da seçilemedi, Ankara’ya da gidemedi.
1973 milletvekili seçimlerinde, aday adayı idi, listeye giremedi.
1974 senato seçimlerinde, Erol Köse amcası Abdullah Köseoğlu’nu destekleyince, Cemil Karakadılar ikinci sırada kaldı, yine seçilemedi.
1977 yerel seçimlerinde, Erol Köse-Cemil Karakadılar hesaplaşmasını izledik.
İzmit Belediye Başkan adaylığı için, partide resmi önseçim yapıldı, Cemil Karakadılar kazandı.
Erol Köse ve ekibi seçimlerde çalışmadı, parti iki üçe bölündü.
Bu dağınıklık AP’nin işine yaradı ve Cevdet Bağdat başkan seçildi.
Seçim kaybı, CHP için de Cemil Karakadılar için de yıkım oldu.
Cemil Bey, üst üste yaşadığı mağlubiyetlerden sonra, siyasetten soğudu, köşesine çekildi.
80’li yıllar…
Cemil Karakadılar, 1985 yılında SEKA Yönetim Kurulu üyeliğine atandı.
Süresi dolunca da danışma kurulu üyeliğine geçti.
ANAP döneminde “sıfat bahşedilen” kişilerden biriydi.
*******
Size, Cemil Karakadılar’la ilgili ilginç bir anımı anlatacağım.
Ara sıra oturur, yemek yer sohbet ederdik.
Hoşsohbet bir insandı.
Vizyon sahibiydi.
Görüşlerinden çok yararlanmışımdır.
Karlı bir kış akşamı yine beraberiz.
Söz, rahmetli Mehmet Efe’den açıldı.
Mehmet Efe, Cemil Karakadılar’ın kayınbiraderi…
Efe Tur’un sahibi…
O tarihlerde, hacca ve umreye turlar düzenliyor…
Kocaelispor yöneticisi…
Çok popüler…
Biraz da espri olsun diye, “Cemil abi, Mehmet herkesi hacca götürüyor, söyle bir de bizi götürsün” dedim.
“Gerçekten gider misin?” diye sordu.
“Neden olmasın? Beraber gideriz” şeklinde cevap verdim.
“Tamam, o zaman yarın söylüyorum” dedi.
Ertesi gün, gazetemizin “Perde Arkası” köşesine küçük bir haber yazdım.
“Cemil Karakadılar, hacca gitmeye karar verdi…”
O haberin çıktığı gün…
Cemil Karakadılar, İzmit Leyla Atakan Caddesi’ne yakın evinden çıkmış, demiryolu boyunca yürüyerek, ofisine doğru gidiyor.
Haberi okuyanlar, Cemil Bey’e rastladıklarında “Hayırlı olsun” diyorlar.
Diyorlar ama, Cemil Bey henüz haberi okumadığı için, bu “Hayırlı olsun” ifadelerine bir anlam veremiyor.
Kimisine “Sağol”, kimisine “Allah razı olsun” şeklinde karşılık veriyor.
Derken, zamanın Kocaeli Müftüsü Fahri Kayadibi ile karşılaşıyor.
(Kulakları çınlasın, kendisi halen Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde profesör.)
Fahri Bey, Cemil Bey’e hararetle sarılıyor, “Hayırlı olsun, inşallah güle güle gider, güle güle gelirsin” diyor.
Cemil Karakadılar, Müftü Bey’e de “Allah razı olsun” cevabını veriyor ve ofisine varıyor.
İçeri girer girmez, sekreteri de “Hayırlı olsun Cemil Bey” deyince, patlıyor:
“Kızım ne oldu Allah aşkına? Gören, hayırlı olsun diyor.”
Sekreteri, benim yazdığım haberi gösterir göstermez, beni aradı.
“Yaktın beni” dedi, “Şimdi mecburen hacca gideceğiz…”
Cemil Bey’i, “Zaten gitmeye karar vermemiş miydik?” diye yatıştırdım.
Gülüştük…
******
Bu olaydan beş gün sonra Cemil Bey’i kaybettik.
Ani kalp krizi, O’nu aramızdan aldı.
65 yaşında hayata veda etti…
Tarih, 18 Şubat 1992…
Balaban Köyü mezarlığındayız.
Akrabaları, dostları, sevenleri…
Törende Müftü Fahri Kayadibi de var.
Konuşma yapıyor…
“Cemil Karakadılar kardeşimiz hacca gitmek için niyet etmişti. O şimdi bir hacı…”
Mezarlıkta, eşi Nebahat Karakadılar ile yan yanayız.
Müftü, “O şimdi bir hacı” derken, yan gözle bana bakıyor, “Sayende hacı da oldu” diye mırıldanıyor.
Bir hafta sonra…
Nebahat Karakadılar, aradı.
“Tanzer, biraz önce Müftü Bey telefon etti. Cemil’in mezar taşına “Hacı” yazdırın diyor, ne dersin?” diye sordu.
“Müftü Bey’in söylediğini yapalım!” diye cevap verdim.
Şimdi, Cemil Bey’in mezar taşında “Hacı Cemil Karakadılar” yazıyor.
Sonradan dini kural yerine getirildi ve kardeşi Avni Karakadılar, Cemil Bey’e vekaleten hacca gitti.
İşte, Cemil Karakadılar’ın hacı olma hikayesi böyle.
Bir gün yolunuz düşer de Balaban Köyü Mezarlığı’na giderseniz, “Hacı Cemil Karakadılar” yazılı mezar taşını görüp, şaşırmayın!

Bu yazı toplam 2057 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim