• BIST 97.533
  • Altın 145,745
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Kocaeli : 11 °C
  • İstanbul : 16 °C
  • Sakarya : 11 °C

Cennet Kıbrıs

Tarık Bağdat

Salı günü Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetine tatilimi geçirmek için geldim. Yakın zamana kadar pek Kıbrıs’a gelmiyordum. Sebebine gelince hemen Kıbrıs denince Türkiye’deki tatilcilerin aklına ilk olarak kumarhaneler gelirdi. Bu da bana uygun olmayan tatil anlayışı idi. Kıbrıs’ta çok sevdiğim arkadaşlarım var. En yakını üniversiteyi beraber okuduğum can dostum Minur Vilda, eski başbakanlardan Hakkı Atun, onları ziyaret etmek saatlerce süren sohbetler yapmak benim için büyük bir zevk.
Son zamanlarda gördüğüm o ki; kültür turlarının yoğunlaşmasına bağlı olarak, Kıbrıs artık fazla bilinmeyen yönleriyle de öne çıkmaya başladı. KKTC’nin 9 bin yıllık bir tarihe sahip olduğu, dünyanın başka yerinde kolay kolay görülemeyecek orkideleri olduğu yeni yeni öğreniliyor.
Kıbrıs, bu özelliklerinin yanı sıra, havalimanlarının yurtdışı bölümünden, harç pulu almadan, nüfus cüzdanıyla çıkılıp gezilebilmesinden dolayı da Türk tatilcilere cazip geliyor. Kıbrıs'a ayak basıldığında batısında yer alan Güzelyurt'tan, haritanın o çıkıntılı yeri doğudaki Karpaz'a kadar, aceleye getirilmeden, keyfince gezilip görülecek onlarca tarihi ve kültürel mekanı bünyesinde barındırıyor.
Mart ayında bile ortalama 18 derece sıcaklığa erişen "Küçücük Ada tatilciye neler sunuyor?" diye merak edenlere; dalış, deniz, doğa, tarih, kültür, inanç ve sağlık turizmine yönelik birçok seçenek sunulduğunu hatırlatmak isterim. Hele eskiye bağlı iseniz Girne Dome Otele’de yerleştiniz mi keyfinize diyecek yoktur. Ve gezilecek o kadar çok yer var ki; neler mi?
Adada yetişen kuş türleri hakkında bilgileri St. Mamas’ın yanı başındaki Arkeoloji ve Doğa Müzesi'nden alabilirsiniz. Lefke bölgesindeki Soli harabelerini gezerken sanki Aspendos'un küçük, şirin kopyasında dolaşıyormuş hissine kapılabilirsiniz.
Kral mezarları, St. Barnabas Arkeloji ve İkon Müzesi'ni de barındıran Gazi Mağusa'daki Salamis Harebeleri halen ayakta kalan bölümleriyle görülmeye değer. İzmir Efes'tekinin bir kopyası gibi olan Salamis Harabeleri'nin antik tiyatrosu da hâlâ dimdik ayakta! Kıbrıs'ın festivaller ülkesi haline gelmesi Salamis Antik Tiyatrosunun iş yükünü artırıyor. Burası çeşitli konserlere ev sahipliği yapıyor. Shakespeare'in ünlü Othello oyununu yazdığı kale, 11 burcu olan kent surları, Lala Mustafa Paşa Camii ve vatan şairi Namık Kemal'in sürgündeyken yaşadığı dünün zindanı, günümüzün müzesini görülmeye değer yerlerden sadece birkaçı…
Girne Kalesi ve Müzesi’ni gezmek biraz yorucu oluyor. Ancak, gezide görecekleriniz yorgunluğunuzu azaltmaya yetecektir. Girne'de göreceğiniz Bellapais'in ilginç bir öyküsü var. Burası bazılarına göre barış, bazılarına göre ise beylerbeyi sarayı olarak biliniyor. Gotik tarzda inşa edilen Bellapais’in ilk sakinleri, Salahaddin Eyyübi’nin İsrail’i işgali sırasında göç eden Augustinian rahipleri olmuş. Manastırın yanındaki kafe-restoranda yorgunluk çayınızı içerken manzaranın keyfini çıkarmayı unutmayın.
Başkent Lefkoşa ve Lefke’de hem Osmanlı hem de Lüzinyan krallarının izlerine rastlayabilirsiniz. Örneğin, Lefkoşa'daki Selimiye Camii, Lüzinyan kralları tarafından katedral olarak yaptırılmış. 1326'da yapımı tamamlanan caminin avlusu, elle işlenmiş mermer panelleriyle dikkat çekiyor. Camii, ikiz minareleriyle Doğu Latin ve Osmanlı mimarisinin özelliklerini taşıyor. Tipik bir Osmanlı bedesteni olarak 1572'de inşa edilen Büyük Han, ihtişamlı yapısının yanı sıra, turistik eşya satış merkezi olarak hizmet veriyor.
Dev deniz kaplumbağaları Caretta Carettalar yumurta bırakmak için Kıbrıs sahillerine de uğruyor. Tatilinizi Mayıs-Ağustos aylarında yapıyorsanız ilginç doğa olayını gözlemleyebilirsiniz.
Cennet ada, harnup (keçiboynuzu), okaliptüs, hurma, selvi, portakal gibi onlarca ağaç çeşidini barındırıyor. 300 yabani orkideden üçünü ise sadece Kıbrıs'ta görebilirsiniz. Hem bu orkideleri gözlemlemek hem de muhteşem bir manzara yakalamak istiyorsanız, denizden yaklaşık 300 metre yüksekteki Vuni Sarayı'nı mutlaka görmelisiniz!
Tatil, şüphesiz gezme-keşfetme eylemlerinin en iyi gerçekleştirildiği anları kapsıyor. Gidilen yerin yöresel mutfağını keşfetmek hele ben isem bu eylemin ayrılmaz bir parçası. Kıbrıs mutfağının vazgeçilmezi balık, hellim peyniri ve zeytinyağlıların bol çeşitlerini deneyebilirsiniz.
Kıbrıs'ın bir çeşit yaban patatesten yapılan Kolakas'ı denemeye değer. Görünümü ıspanağa, tadı ise mayhoş Molohiya’yı deneyeceğiniz masanızın humus ve gabbar (kapari) türü mezelerle donatılmış olması sizi şaşırtmasın. Bu arada tadı ile adı arasına hiçbir ilgi bulunmayan şeftali kebabını da mutlaka tatmalısınız.
Evet! Bu hafta sadece tatil var. Haftaya mı? Hele bir tatil bitsin ve hele kafamız yerine bir gelsin. Sonra konuşup, konuşup doya doya konuşup sonra yazmak gibi geliyor bana.

Bu yazı toplam 1001 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim