• BIST 107.202
  • Altın 145,263
  • Dolar 3,5161
  • Euro 4,1312
  • Kocaeli : 15 °C
  • İstanbul : 24 °C
  • Sakarya : 18 °C

Çerezi bile artık “çerez parası” yla alamıyoruz

M.Tanzer Ünal

“Çerez parası” nın halk arasında anlamını biliyorsunuz.

“Sözünü etmeye, konuşmaya değmez para”…

 Daha açıkçası, “Herkesin cebinde bulunabilecek para”!

Eskiden öyleydi.

Herkes, sevdiği bir çerezi “çerez parasına” rahatlıkla satın alıp evine götürebiliyordu.

Fındık, fıstık, leblebi, badem, dut kurusu, kabak çekirdeği, ceviz, Antep fıstığı…

Ya şimdi?

O çerezlerin yanına yaklaşabilirsen, yaklaş!

Çünkü artık çerezler, “çerez parası” na değil.

Çerez, artık sadece zenginlerin alabileceği eğlencelik gıda oldu.

Şu fiyatlara bakın!

*İç fındık: 80-90 lira.

*Antep fıstığı: 65 lira.

*İç Antep fıstığı: 130 lira.

*Ceviz içi: 70-80 lira.

*Leblebi: 15-16 lira.

*Yer fıstığı: 24-25 lira.

*Kuru kayısı: 45 lira.

*Gün kurusu kayısı: 50 lira.

*Dut kurusu: 40 lira.

*Badem 60 lira.

*Kabak çekirdeği: 30-35 lira.

Fiyatları görüyor musunuz?

80 lira verip bir kilo fındık, 60 lira verip bir kilo badem, 50 lira verip bir kilo kayısı satın alıp evine götürebilecek kaç kişi var?

Kabak çekirdeği ve ay çekirdeği çıtlatmak bile lüks oldu.

Ancak böyle bir dönemde, “çerez parasını bile küçümseyen” yöneticilerimiz var tepemizde!

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in kamudaki lüks araçlar için “Toplam bütçe içinde çerez parası” demesi, halkın “çerez parası hesabı” nı güncel hale getirdi.

Halk, artık çoluk çocuğuna götüreceği çerezi “çerez parası” yla alamıyor.

Eşek yüküyle para ödemesi gerekiyor.

 

***

 

Yetkililerde bahane hazır!

Efendim don oldu, kuraklık vurdu.

Tamam da senin çerez kapsamına giren ürünlerle ilgili politikan ne?

Yılda ülkemizde 500 bin ton kuruyemiş tüketiliyor.

3. 7 milyar dolarlık bir sektör.

Ülkemiz tarım ülkesi…

Ama gel gelelim, sürekli ceviz ithal ediyoruz, sürekli badem ithal ediyoruz.

Fındık konusunda avantajlıyız, ancak yeteri kadar kullanamıyoruz.

Halkın tek eğlencesi, “çerez”di.

AKP, halkın elinden bu eğlenceyi de aldı.

 

45 yıldır bu millete neler çektirdiler!

Hâlâ bu saflığımıza inanamıyorum.

Yüksek kolesterollü besinler diye 45 yıldır bu millete yumurta ve tereyağı yedirmediler ya, pes doğrusu!

Biz de inandık.

Yumurtanın sarısı şöyle, beyazı böyle…

Tereyağı damar sertliği yapar…

Dünyanın bu mucizevi besinlerini sofralarımızdan kaldırdık.

Yumurta ve tereyağının sağlığımızı tehdit ettiğine kim karar verdi?

ABD Tarım Bakanlığı…

1970’li yıllarda tebliğ yayınladı ve bu tebliği okuyan doktorlarımız da bize yumurta ve tereyağını yasakladı.

ABD Tarım Bakanlığı’nın tebliğine karşı çıkmadılar, araştırmadılar, “ABD diyorsa doğrudur” mantığıyla hareket ettiler ve halkımızı bu çok önemli iki besin maddesinden mahrum bıraktılar.

Şimdi…

Şimdi yumurtayı da tereyağını da akladılar.

İstediğiniz kadar yiyebilirsiniz…

İyi de bugüne kadar yumurtasız ve tereyağsız beslenen nesiller ne olacak?

Doktorluk bu mu?

Bizim gıda araştırması yapan merkezlerimiz yok mu?

Neden araştırılmadı, neden ABD’nin doğruları doğru kabul edildi?

Her şeyimiz ABD’ye emanet, demek sağlığımız da öyle!

Bu yazı toplam 945 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim