• BIST 82.779
  • Altın 147,178
  • Dolar 3,7701
  • Euro 4,0274
  • Kocaeli : 5 °C
  • İstanbul : 6 °C
  • Sakarya : 5 °C

Cesur Yürek’in ardından

Tarık Bağdat

Adı Kıbrıs’la özdeşleşen Cesur Yürek Rauf Raif Denktaş 1924’te dünyaya geldi. Denktaş 88 yıllık yaşamının çok büyük bir bölümünü Kıbrıs davasına adadı.
Rauf Denktaş 1,5 yaşındayken annesini kaybetti. Babası Hakim Raif Bey'dir. Anneannesi ve babaannesi tarafından büyütüldü. İlkokulu ve ortaokulu İstanbul’da yatılı okudu ama küçük yaştan beri Kıbrıs davası ile büyüdüğü için liseyi bitirmek için adaya geri döndü ve liseyi Kıbrıs'ta bitirdi. 2. Dünya Savaşı’ndan sonra hukuk eğitimi için İngiltere'ye gitti. Mezun olduktan sonra avukatlığa başladı.
Türk cemaatinin iki önemli ismi Fayiz Kaymak ve Dr. Fazıl Küçük arasında arabulucu rolünü üslenip, toplumun çıkarlarının takipçisi oldu. Kıbrıs Türk Kurumlar Federasyonu Kongresi'nde başkanlığa seçildi. Savcılık görevinden İngiliz yönetimini zorlukla ikna ederek istifa etti ve cemaat sorunlarıyla uğraşmaya başladı. Ama Kıbrıslı Türkler onu 1948′de henüz 24 yaşındayken ENOSİS’e karşı düzenlenen ilk büyük mitingde tanıdı. Denktaş’ın ilk kez halka seslendiği bu miting, yarım asrı aşan siyasi hayatının da başlangıcı olacaktı.
1949 yılı yaz aylarında savcılık yapmaya başladı. Yine aynı yıl Aydın Hanım'la evlendi. 1955'te ENOSİS ve EOKA karşısında Kıbrıs Türklerinin direnişini yönetti. Çok yakın ve güvendiği arkadaşlarıyla 1958’de Türk Mukavemet Teşkilatı (TMT)’nı kurdu. Rauf Denktaş “Toros” kod adıyla bir numaralı TMT mücahidi olarak kaydedildi.
1958’de Rumların Türk köylerine saldırması üzerine meşhur gençlik hareketlerini hazırladı dünyada ses getiren protestoları gerçekleştirdi. 1959 Zürih ve Londra Antlaşmaları ile 1960 Antlaşmaları ve Kıbrıs Cumhuriyeti Anayasası'nın hazırlanmasında emeği geçti. Aynı yıl Türk Cemaat Meclisi'yle İcra Komitesi Başkanlığı'na seçildi. 1960 olayları sırasında Magosa Limanı’nda TMT lideri olarak Rumlara karşı büyük bir silahlı direniş yaptı. Bu sayede 650 kişilik Türk Alayı Magosa Limanı'na ayak basabildi. 1963 olaylarından sonra Denktaş temaslarda bulunmak üzere Ankara'ya geldi. Denktaş bir sandalla geriye Kıbrıs’a geçebildi ve Türk direnişini yeni şekli ile örgütlemeye başladı.
1964 Londra Konferansı'ndan sonra Makarios tarafından “istenmeyen adam” ilan edildi. Yeşilada'ya girmesi yasaklandı. Gizlice Erenköy'e çıkarak savaşa katıldı. Beş yıl boyunca Ada’ya gizli yollardan girip çıkan Denktaş, Erenköy çatışmaları sırasında iki kez ölümden döndü.
1967'de adaya gizlice girerken tutuklandı. Yoğun girişimler sonucu Türkiye'ye geri verildi. 1968'de adaya giriş yasağı kaldırıldığından Kıbrıs'a döndü. 1967 Erenköy üzerinden Kıbrıs’a girerken tutuklandığında sorgulamasını Rum toplum liderlerinden Klerides yaptı. Savcılık döneminden yakın arkadaşı olan Klerides olmasa idi Rauf Bey olmayacaktı.
1970 seçimlerinde Türk Cemaat Meclisi Başkanlığı'na seçildi. 28 Şubat 1973'e kadar Kıbrıs Cumhurbaşkanı Yardımcısı ve Kıbrıs Türk Yönetim Başkanı seçildi. Rauf Denktaş 1974’te Türk Barış Harekatı’nı izleyen süreçte yani 13 Şubat 1975'te Kıbrıs Türk Federe Devleti'nin ilanından sonra devlet ve meclis başkanı görevlerini de yürüten Denktaş, anayasa uyarınca 1976'da yapılan ilk genel seçimlerde devlet başkanlığına seçildi. 1981 yılında ikinci kez devlet başkanı oldu. 1983’te Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetini ilan eden Rauf Denktaş, 1985-2005 yılları arasında aralıksız cumhurbaşkanlığı görevini sürdürdü. 17 Nisan 2005'te yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday olmadı, ancak davasını takip etmekten de vazgeçmedi.
Kıbrıs müzakerelerinde Denktaş’ın karşısına Klerides’in ardından masaya sırasıyla Rum liderler Makarios, Kiprianu, Vasiliu, tekrar Klerides ve Papadopulos oturdu.
Rauf Denktaş Kıbrıs Türk Federe Devleti ve KKTC Cumhurbaşkanı olarak 5 Rum yönetimi liderinin yanı sıra, 5 Birleşmiş Milletler genel sekreteri, 6 Türk Cumhurbaşkanı ve 13 başbakanıyla çalıştı.
Zorluklarla dolu bir siyasi mücadele veren Rauf Denktaş tam 3 kez de evlat acısı yaşadı. 6 çocuğundan üçünü kaybetti.
Fotoğrafa merakıyla bilinen Denktaş, cumhurbaşkanlığı dönemi boyunca hiç fotoğraf makinesini elinden düşürmedi.
Çoğu Kıbrıs sorunuyla ilgili 50’nin üzerinde eseri bulunan Denktaş, adı ülkesiyle birlikte anılan liderler arasında tarihteki yerini aldı.
Rauf Bey için kendi hayatından çok ülkesinin, toplumunun özgürce kendi topraklarında yaşamasını sağlamak ön planda gelmektedir. Bu yaptıkları ile hayali gerçeğe dönüştürmesi ile bir hayata sığdırılan var olma mücadelesi ile O Cesur Yürektir. Bir ömür sürdü bu mücadele ve bu mücadeleyi yılmadan yapan sevgili dostum, can arkadaşım hayatını maalesef yitirdi.
Henüz 9 yaşındayken, “İşte eşin bu olacak” dedikleri Rauf Denktaş ile 15 yaşında evlenen Aydın Denktaş, yıllardır hep yalnız olarak bu mücadeleyi izledi, hep yanında sessiz bir şekilde destek oldu. 1958'den beri sabırla, kendini milli davaya adadığı günden beri Rauf Bey’le aralarındaki Kıbrıs’ın çekilmesini bekliyordu. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetini halkının var olması için mücadele edilen davanın sonuçlanmasını bekliyordu. Artık mücadele yok, dava yok ve maalesef can eşi Rauf DENKTAŞ da yok.
Bugün toprağa verilecek olan sevgili arkadaşıma Cenabı Mevla’dan rahmet diliyorum, mekanı cennet olsun. Saygıdeğer eşi Aydın Hanıma, oğlu Serdar Denktaş’a, iki kızına ve torunlarına sabrı celil diliyorum.
Dostlarına da sabır temenni ediyorum.
Cesur Yürek bu dava burada bitmedi başlattığın yoldan elbet gidecekler olacak. Yazdığın tarih, savunduğun ülkü her zaman yaşayacak.

Bu yazı toplam 645 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim