• BIST 104.123
  • Altın 145,971
  • Dolar 3,4910
  • Euro 4,1702
  • Kocaeli : 19 °C
  • İstanbul : 20 °C
  • Sakarya : 19 °C

Cezmi Çiçek’in bir çiftliği var, çiftliğinde…

M.Tanzer Ünal

Bugün sizi bir çiftliğe götüreceğim.

Bir besi çiftliğine…

Vadi Besicilik’e…

Bugün sizi genç, çalışkan, başarılı bir işadamıyla tanıştıracağım.

Cezmi Çiçek’le…

İki haftadır yoğun ve stresli günler geçiriyoruz.

Hepimiz ipten döndük.

Sinirliyiz, öfkeliyiz…

Olup bitenleri, hainlikleri içimize sindiremiyoruz.

Bugün biraz kafa dağıtalım.

Hadi o çiftliğe gidelim.

Cezmi Çiçek, bize yaptıklarını bir anlatsın.

 

 

Burnumuzun dibinde bir cennet vadi

Gölcük’ü biliyorsunuz…

Gölcük’ten İhsaniye yönüne gidin, oradan İznik’e kadar uzanan vadiyi takip edin.

Selimiye, Lütfiye, Akçat…

Bir anda kendinizi yeşil bir denizin içinde, kuş cıvıltıları arasında bulacaksınız.

Yol boyunca sağda solda, ağaçlar içinde kaybolmuş evler…

Yol; düzgün, asfalt ve bakımlı.

Oğlum Erkan Ünal ve Hakan Yaz ile birlikte Vadi Besicilik’e, Cezmi Çiçek’e gidiyoruz.

Aslında ne kadar gecikmiş bir ziyaret.

Erkan ve Hakan, Cezmi Çiçek’le tanışıyorlar, ben ilk kez yüz yüze geleceğim.

Birkaç kez program yaptık, ama her defasında iş yoğunluğundan ertelemek zorunda kaldık.

Ama işte bugün, hiçbir engel çıkmadı, Cezmi Çiçek’le tanışacağız, Cezmi Bey’den başarı hikâyesini dinleyeceğim.

Cezmi Bey, sadece besicilikle uğraşmıyor.

Cezmi Bey’in bir de su dolum tesisleri serüveni var.

Besiciliği bugün, suyu gelecek pazar yazacağım.

 

 

Organik ürünlerle, organik bir kahvaltı

Cezmi Bey, bizi Gürpınar Su Dolum Tesisleri’nde bekliyor.

Öyle sözleştik…

Önce kahvaltı yapacağız, sohbet edeceğiz, sonra çiftliğe geçeceğiz.

İşte tesisler gözüktü.

Dolum yapan onlarca kamyon ve TIR…

Bazıları yabancı plakalı.

Belli ki, yakın ülkelere karayoluyla gönderiliyor.

Cezmi Bey odasında bekliyor.

Uzun boylu, boyuna göre kilolu, güler yüzlü, hoşsohbet bir kişi.

Akıllı da…

Ben ona takılmadan, “Tanzer Bey, ben sizi çok kilolu sanıyordum… Yazı köşenizdeki fotoğrafınız öyle bir algı yaratıyor” diye söze girdi.

Söz fazla kilolardan açılınca devam ettik…

Bir zamanlar 120 kiloya kadar çıktığımı, beslenme alışkanlığımı değiştirerek 88-89 kiloya indiğimi, şimdi hedefin 80 kilo olduğunu anlattım.

“Ekmek yeme, tatlı yeme, protein ağırlıklı beslen, spor yap” gibi klasik öğütler verdim.

“Bir de” dedim, “bol su iç!”

Baktım, o su işini zaten yapıyor.

İkide bir pet şişeyi tepesine dikiyor.

Her 30 kiloya bir litre su, Cezmi Bey 120 kilo olduğuna göre günde 4 litre su içmesi gerekiyor.

İçiyormuş…

                                                      

Kahvaltı masasına geçtik.

Masadaki hemen hemen her şey kendi ürünü…

Yumurta, çiftlikteki kümesten…

Bal, kendi kovanlarından…

Domates, biber, salatalık bahçeden…

Ağızda dağılan nefis bir kavurma var, organik yemle beslenen kendi hayvanlarının etinden…

Zeytin, kendi zeytin ağaçlarından…

Peynir, kendi ürünü…

Çayın suyu da elbette Gürpınar Su!

Anlayacağınız, organik ürünlerle organik bir kahvaltı yaptık.

 

16 yıla sığdırılan bir başarı öyküsü

Cezmi Çiçek, aslen Malatyalı.

2000 yılında gelmiş İzmit’e…

“Herkes deprem nedeniyle İzmit’ten kaçarken, ben aksini yaptım, geldim yerleştim bu güzel şehre” diye özetliyor gelişini.

İzmit’ten önceki durağı, Adana…

Adana’da bir gıda marketi açmış.

Arı gibi çalışan bir market!

Bir gün birisi, iyi bir para vermiş, “Bu marketi bana devret” demiş.

Devretmiş…

Parayı cebine koyup İzmit’e gelmiş.

“İzmit’te deprem oldu, ihtiyaçlar artmıştır” diye düşünmüş.

Toptancılar Sitesi’nde bir dükkân satın almış, üstüne de “Ferah Gıda” diye bir tabela asmış.

Ne yapacağını bilmiyor, ama bildiği bir şey var, gıda üzerine ne bulursa alıp satacak…

Tamam, şimdi duralım, bundan sonrası Cezmi Bey’in “su serüvenine” giriyor, bunları haftaya uzun uzun anlatacağım.

Şimdi gelelim, bu haftaki esas konumuza…

Yani besiciliğe…

 

Birbirine yakın iki besi çiftliği…

Gürpınar Su Tesisleri, Selimiye Köyü’nde…

Besi çiftlikleri ise biraz ileride Lütfiye Köyü’nde bulunuyor.

İki çiftliğin arası 3-4 kilometre…

Ciple her ikisine de gittik.

“Neden iki ayrı çiftlik?” diye sordum.

Ayrı olmasının iki nedeni varmış.

Birincisi, yer darlığı…

İkincisi, besi amaçlarının farklı olması…

Adı üstünde, vadi…

Öyle geniş araziler yok!

Bölük pörçük…

Birinciyi yapmış, ihtiyaca cevap vermiyor, büyütmesi gerekiyor, ama yer yok…

Gitmiş biraz ileride ikinciyi yapmış.

Şimdi “İyi ki öyle olmuş” diyor, çünkü her iki çiftliğin hedef müşterileri farklı.

Çiftliğin biri, devlete, Et Süt Kurumu’na hayvan besliyor.

Zaman zaman piyasaya, kasaplara da verdiği oluyor.

Yurt dışından getirttiği hayvanları besliyor, canlı kilo üzerinden satıyor…

Diğeri, özellikleri olan bir çiftlik!

Bugün ben size esas burayı anlatmak istiyorum.

 

 

Önce “süt inekçiliği”…

Cezmi Çiçek, hayvan yetiştiriciliğine önce “süt inekçiliği” ile başlamış.

İdealist düşünceleri var…

İçeceği su şöyle olacak…

Yiyeceği yem böyle olacak…

Sütü şöyle sağacağız…

Şuralarda değerlendireceğiz…

Her şey güzel de, istediği gibi yem bulamıyor.

Aldığı yemin ambalajına bakıyor, yemin GDO’lu olduğu yazılı…

“Allah Allah” diyor, “ben bu sütü çocuğuma içiremem, çocuğuma içiremediğim sütü başkalarının içmesine nasıl razı olabilirim…”

Sonra inek bakımı, ineklerin sağılması, döllendirilmesi ayrı dert!

Doğru dürüst deneyimli çoban bulamıyor.

Karar veriyor, süt inekçiliğinden çıkıyor.

2008’de başladığı süt inekçiliğini 2011 yılında terk ediyor.

 

 

Şimdi bu çiftlik tamamen kurbanlık yetiştiriyor

  Deneyim kazandı ya, “Yem sorununu çözmeden bu işe yeniden başlamam” diyor kendi kendine.

Araştırıyor, yurt dışındaki organik yem üreten tesisleri inceliyor, sonunda kendisi, kendi ihtiyacı kadar “organik yem” üretmeye karar veriyor.

“Tamam” diyor, “şimdi tekrar besiciliğe başlayabilirim…”

Ama bu defa bu çiftlikte tamamen kurbanlık için besicilik yapacak…

Kurban Bayramı’na 5 ay kala kendisi Anadolu’ya gidiyor, tosun ve düveleri veteriner eşliğinde tek tek seçiyor, bunları çiftliğe getiriyor, düzenli aşılarını ve periyodik veteriner kontrollerini yaptırıyor ve özel olarak besliyor…

Organik yemle…

Bu konuda çok iddialı, “Türkiye’de gerçek organik yem kullanan tek çiftlik, benim çiftliğimdir” diyor.

Vadi Besicilik, beş yıldır sadece kurbanlık yetiştiriyor.

Geçen yıl, 500 büyükbaş hayvan beslemiş.

Bu yıl çiftlikte 800 büyükbaş var.

Tosun, düve…

Burası sadece besi yeri değil.

Entegre bir tesis…

Modern bir de kesimhanesi var.

Yasa ve yönetmeliklere uygun bir kesimhane…

Yani günler öncesinde olsa bile kurbanlığı seçiyorsun, seçtiğin hayvan bayrama kadar yine çiftlikte beslenmeye devam ediyor, bayram günü istersen ailecek çiftliğe gidiyorsun, bayram kahvaltın hem de kavurmalı kahvaltın hazır, kahvaltını yapıyorsun, sana verilen saatte kurbanın kesiliyor, arzu ettiğin büyüklükte parçalara ayrılıyor, ambalajlanıyor, karton kutulara yerleştiriliyor ve arabana kadar götürülüyor.

Dahası…

Kurbanlık alanlara “kilo garantisi” de veriliyor.

Bu arada belirteyim…

Tosunun canlı kilo fiyatı, 19.5 lira…

Düvenin fiyatı ise 18 lira…

Canlı fiyatıyla kurbanlığı satın alıyorsun, sana diyorlar ki, bundan ortalama şu kadar kilo et çıkar.

O et miktarını yazıp eline veriyorlar.

Kurbanın kesildikten sonra otomatik tartılarla tartılıyor, o tartı rakamını sen izleme yerinden anında görüyorsun, eğer sana garanti edilen kilodan az gelirse, çiftliğin yönetimine gidiyorsun, eksik gelen kilo kadar paranı iade alıyorsun.

Özetle…

Bu çiftlikte aldığın kurbanın kalitesini biliyorsun.

Kaça aldığını ve aldığın kurbanın kaç kilo olduğunu da biliyorsun.

Kurbanını gönül rahatlığıyla kesiyorsun.

Bu kurbanlık hizmetini Kocaeli’nde bu düzeyde yapan başka yer var mı bilmiyorum.

Ama Cezmi Çiçek’in bu hizmeti benim çok hoşuma gitti.

Keşke bunların sayıları fazlalaşsa!

Öbür türlü…

Kurbanlık alıyorsun, bayrama kadar tutacağın yer, bir dert.

Kestireceksin, kimi bulup da kestireceksin, ayrı bir dert.

Cezmi Çiçek’e ait Vadi Besicilik’te her şey en ince ayrıntısına kadar düşünülmüş.

Kendisini tebrik ettim.

Türkiye’nin böyle başarılı insanlara, böyle farklı hizmet tesislerine ihtiyacı var.

Farklı düşünmeliyiz, farklı yapmalıyız!

Bu yazı toplam 4501 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
tuysuzler mağduru
30 Temmuz 2016 Cumartesi 21:57
21:57
Tanzer bey gündem içinde insanlarin faklılıklarını yazıyor mutlu ediyosun buna yeni nefes alma desek ancak bizim derdimizi ne olur her gün yaz bu tuysuzler bizi perişan etti ALLAH HATRINA YAZDA ŞU DUYARSİZ YÖNETİLER OKUSUN
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim