• BIST 107.844
  • Altın 143,054
  • Dolar 3,5306
  • Euro 4,1345
  • Kocaeli : 23 °C
  • İstanbul : 23 °C
  • Sakarya : 23 °C

CHP artık karar vermeli

M.Tanzer Ünal

Bazı CHP’lilerin o davranışlarına “Sinir olmuyorum” desem yalan olur.

“O sağcı, onun bizim partide ne işi var.”

“O solcu değil, bizim partiye giremez.”

“O’nun Atatürkçülüğü şüpheli, nasıl bizim saflarımıza katılır.”

Parti içinde yıllardır bitip tükenmek bilmeyen bir tartışma!

Sağcılık nedir, solculuk nedir, söyleyin de herkes öğrensin arkadaş!

Toplumdaki algı şu:

Camiye gidiyorsan, oruç tutuyorsan, sağcısın.

Camiye gitmiyorsan, oruç tutmuyorsan, solcusun.

İçki içiyorsan solcusun, içki içmiyorsan sağcısın.

Hele kadın isen ve başın açıksa…

Mayo ile havuza ve denize giriyorsan…

Ara sıra bira, rakı, şarap içiyorsan…

Hiç kendini anlatma, sen kesin solcusun.

Anlayacağınız, sağcılık-solculuk bizim memlekette bu kadar basit!

 

Nereden gelmiş, nasıl başlamış?

Biliyorsunuzdur, ama şu “sağ-sol kavramı” nı bir de benden dinleyin!

Uzatmadan, üç beş cümleyle…

Sağ-sol kavramları ilk defa Fransız Devrimi sırasında kullanılmış.

Fransız Parlamentosu’nda…

*Toplumsal eşitsizliği, hiyerarşiyi, eski düzeni savunanlar; kralın sağındaki sıralarda oturdukları için bunlara “sağcılar” denirmiş.

*Sosyal adaleti ve eşitliği savunanlar, bu nedenle mevcut düzene karşı çıkanlar ise kralın solundaki sıralarda otururlarmış, bu nedenle de bunlara “solcular” ismi takılmış.

 Yani sağcılık ve solculuğun özünde “ekonomi” ve “sosyoloji” vardır.

“Bölüşüm” vardır…

“Eşitlik” ve “refah” vardır…

İnanmakla inanmamakla…

Namaz kılıp kılmamakla…

Oruç tutup tutmamakla…

İçki içip içmemekle…

Sağcılık ve solculuğun hiç ama hiç ilgisi yoktur.

Ama ne yazık ki, Türk toplumundaki algı farklı!

Dini gereklerini tam yerine getirmiyorsan; solcusun, sosyalistsin veya komünist!

Bu algıyı değiştirmek o kadar zor ki!

Einstein’in o sözünü hatırlayın!

“Önyargıları yok etmek, atomu parçalamaktan daha zordur.”

İşte AKP de bu “gerçek” üzerinden hareket ediyor.

Bu algıyı daha da güçlendirmek için elinden geleni yapıyor.

 Yüklendikçe yükleniyor…

Üzerine üzerine gidiyor…

CHP’nin çıkmazı burada!

Parti yönetimi, toplumdaki bu algıyı değiştirmek istiyor, ama bu defa da parti içindeki “sığ düşünceliler” ortalığı ayağa kaldırıyorlar.

Vay efendim, Atatürk’e ihanet ediyorsunuz…

Bunun neresi ihanet?

Atatürk, cumhuriyeti kurarken etrafında tam bir “fikir mozaik”i vardı.

Toplumun her kesiminden kişileri, bir araya getirmişti.

Cumhuriyeti kuran CHP’deki isimlere bir bakın!

Tevfik Rüştü Aras…

Sol görüşlü, hatta Rusya yanlısı idi.

Şemsettin Günaltay ve Rıfat Börekçi…

Muhafazakâr ve dini davranışları ağır basan kişilerdi.

Hamdullah Suphi Tanrıöver…

Türk Ocakları başkanlığı yapan milliyetçi bir insandı.

Falih Rıfkı Atay…

Liberal görüşlüydü.

Şükrü Saraçoğlu, Ahmet Ağaoğlu, Mahmut Esat Bozkurt…

Türkçü önderlerdi.

Halide Edip Adıvar…

Amerikan yanlısı, burjuvadan bir isimdi.

Yahya Kemal Beyatlı…

Muhafazakârdı.

Yakup Kadri Karaosmanoğlu…

Devletçiydi.

Behçet Kemal Çağlar, Aka Gündüz, Semih Rıfat…

Milliyetçiliğin önde gelen isimleriydi.

Yunus Nadi…

Halkçı şair, yazar, gazeteci.

Hepsi farklı görüşteydiler, ama hepsi de CHP’de bir araya gelmişlerdi.

“Millete ve memlekete nasıl hizmet verebiliriz” kaygısını taşıyorlardı.

 

O gün başarıldı da, bugün neden başarılamıyor?

1920’li yıllarda bu başarılmış.

Toplumun değişik kesiminden insanlar, belirli bir “ülkü”, belirli bir “hedef” doğrultusunda bir araya gelmişler.

Solcusu, muhafazakârı, milliyetçisi, Amerikancısı, Türkçüsü…

Atatürk, o yıllarda “farklı görüşlerin tek çatı altında bulunmasında” bir sakınca görmemiş de, bugünün “sığ görüşlü CHP’lileri” bunda nasıl bir sakınca görüyorlar.

Prof. Mehmet Bekaroğlu’nu partiye davet etti diye, mevcut yönetime etmediklerini bırakmadılar.

Ekmeleddin İhsanoğlu gelmeyecek…

Mehmet Bekaroğlu gelmeyecek…

Ahmet Bey, Hüseyin Bey, Fatma Hanım, Ayşe Bacı gelmeyecek de, sen sadece senin gibi düşünen “dar kadrolu” ve “sığ düşünceli” CHP’yi ne yapacaksın?

CHP, “ideoloji partisi” mi, yoksa “kitle partisi” mi, önce buna karar verin!

Adında “halk” sözcüğü bulunduğuna göre, kurulurken de “kitle partisi” olarak kurulduğuna göre, bu saatten sonra “Hayır biz ideoloji partisiyiz” denmesi mümkün değil.

O halde herkese kucağını açacaksın.

Partinin ana ilkelerini kabul eden herkese…

Aksi takdirde bu kadar kalırsınız.

Dönüp dolaşıp aynı şarkıyı söylersiniz.

Kendiniz söyleyip, kendiniz dinlersiniz.

AKP de sizin “sığ düşünceniz” ve “sığ davranışlarınız” sayesinde, iktidar olmanın ve iktidarda kalmanın keyfini yaşar.   

CHP, artık “sığ” değil, “stratejik” düşünmek ve davranmak zorundadır.

Başarının yolu buradan geçer.

Aksi takdirde CHP daha uzun yıllar muhalefette debelenir durur.

Bu yazı toplam 752 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim