• BIST 90.182
  • Altın 147,216
  • Dolar 3,6478
  • Euro 3,9515
  • Kocaeli : -2 °C
  • İstanbul : 7 °C
  • Sakarya : -2 °C

“CHP artık proje üretiyor. AKP’yi de bozan şey bu”

“CHP artık proje üretiyor. AKP’yi de bozan şey bu”

CHP Kocaeli 3.Sıra Milletvekili Adayı Haydar Akar, “Bir geçiş dönemi yaşıyoruz. Genel merkez kendini yeniledi. Genel başkanımız Kılıçdaroğlu belki 20 senedir gezmediği kadar yer gezdi. Uyumuyor, müthiş çalışıyor. Ancak esas konu CHP artık proje üretiyor. AKP’yi de bozan şey bu” dedi.


Kimine göre Kartepeli…
Ancak doğma büyüme İzmitli..
Deprem döneminde kent merkezi başta olmak üzere köy köy bütün Kocaeli’yi dolaşıp yardım malzemelerini ulaştırmış biri…
Tamamen örgütçü bir isim…
Asla isimler üzerinden siyaset yapmamış bir CHP neferi…
Aday adaylığı döneminde de, şimdiki adaylık döneminde de kendisinden değil sadece CHP’den ve CHP’nin projelerinden bahseden bir isim Haydar Akar.
CHP Kocaeli 3. Sıra Milletvekili Adayı Haydar Akar’ı gazetemizde ağırladık. Keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.
İşte Haydar Akar ve Akar’ın gözünden siyasi arena..

Haydar Akar kimdir? Kısaca tanıyabilir miyiz?
1963 yılında İzmit’te doğdum.
Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ)’nden 1986 yılında mezun oldum.
1988 yılında yedek subay olarak askerlik görevimi Çorlu’da tamamladım.
Aynı yıl şuanda çalıştığım iş yerinde göreve başladım.
Orada programcı ve sistem analiz görevlisi olarak çalışmalarımı sürdürdüm. Halen aynı şirkette bilgi işlem sorumlusu olarak çalışmaktayım.
1999’un sonları ve 2000 yıllarının bir kısmında il sekreterliği ve il saymanlığı yaptım.
O yıllardan beri sürekli siyasetin içerisindeyim.
1986 yılında SHP’ye üye olmakla başladı siyasi hayatım.
Siyasi hayatım içerisinde bir kez 1999 yılında Kartepe Belediye Başkanlığı’na aday oldum. Onun dışında hiçbir adaylık sürecim olmadı. Hayatım işim ve partime destek vermek arasında geçti.
Maddi manevi, hiç fark etmez gece gündüz sürekli destek olduk.
Evliyim, 2 çocuğum var.
Biri üniversitede şuanda diğeri de bu sene girecek.
Şu hırsızlık işe olmasaydı, iyi geçmişti sınavı ancak hırsızlık işi moralini epey bozdu.

Tam anlayamadım, hırsızlıktan kastınız nedir?
Şifre skandalı. Ben onu bir hırsızlık olarak düşünüyorum. Hırsızlığın çeşitleri vardır. İnsanlar bunu şifre diye adlandırıyor, ama bu emek çalmaktır. İnsanların emeğini çalmaktır. Sadece benim çocuğum değil, 1 milyon 7 yüz bin insan emek veriyor, günlerce, aylarca sadece bedeniyle ve vücuduyla mücadele vermiyor. Maddiyatı da var bu işin. Çocuklarını 5 yıl dershanelere gönderiyor insanlar ve birileri onların haklarını çalıyor. Ardından itiraf ediyorlar, itiraf etmelerine rağmen Türkiye Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanı, Türkiye Cumhuriyeti’nin Başbakanı ve Türkiye Cumhuriyeti’nin Milli Eğitim Bakanı tatmin oldum diyor. Burası sizin tatmin olma merkeziniz değil. Tatmin olmak istiyorlarsa başka yerlerde tatmin olacaklar. Böyle bir şey cezasız bırakılamaz.

YÖK ÜNİVERSİTELERİN ÖNÜNDE ENGEL
Bütün eğitim kurumlarıyla oynadılar. Devletin kurumlarının düzenini bozdular. Bunlar 8 yıl önce Deniz beyle (Baykal) televizyon karşısına çıktıklarında iki şeye söz verdiler. İki konuda anlaştılar. Birincisi dokunulmazlıkların kalkması, ikinci de Yüksek Öğrenim Kurumu (YÖK)’nun kaldırılmasıydı. YÖK bugün üniversite öğrencilerinin önünde bir engel. Öğrencilerin ve üniversitenin özgürlüklerini kısıtlayan bağımsız olmasını engelleyen ve ne olduğu belli olmayan ucube bir kurum. Üniversite dediğiniz zaman bireysel ve toplumsal özgürlüklerin yaşandığı, yeni yeni fikirlerin ortaya çıktığı bir alan olmalı. Bu alan aynı TBMM gibi olmalı. Nasıl kürsü özgürlüğü TBMM’de varsa, bu üniversitede de olmalı. Buralarda yetişen genç bilim adamları, genç nesiller ülkeyi daha ileriye taşımalı. Üniversite öğrencisini baskıyla, biber gazıyla, tazyikli suyla susturmaya, fikirlerini söylememeye iterseniz, bu devlet ileri demokrasiye asla ulaşmaz. Bu devlet aristokrasinin hakim olduğu bir devlet haline dönüşür.

KURUMLARI ELE GEÇİRDİLER
Dikkat edin ne zamana kadar YÖK kaldırılacak dediler? YÖK’ün başına bir profesör seçtiler. Bu profesör açık unutulan bir mikrofonda Abdullah Gül’den fırça yiyene kadar olayların farkında bile değildik. Olayı fark ettiğimizde çok geç olmuştu, YÖK’ü ele geçirmişlerdi. Bugün Türkiye’de YÖK konuşulmuyor. YÖK’ü konuşmuyorlar, işini bitirdiler. Hakimler Savcılar Yüksek Kurulu’nu konuşmuyorlar, işini bitirdiler. Anayasa Mahkemesi’ni konuşmuyorlar, işini bitirdiler. Dokunulmazlıkları konuşmuyorlar, çünkü dokunulmazlıklara ihtiyaçları var. Şimdi ne kaldı geriye? Danıştay, Sayıştay ve Yargıtay. Onların da ele geçirilmesi çok uzun sürmeyecek. Böylece sisteme hakim olacaklar. Bakın iki gün önce bir olay gerçekleşti. HSYK tarafından meslekten men edilen bir savcı tekrar göreve döndürüldü. Yine HSYK tarafından suçlu bulunarak özel yetkileri elinden alınan bir savcı göreve döndürüldü. Türkiye Cumhuriyeti’yle dalga geçiyorlar. Kurumlarıyla alay ediyorlar.

SANIRIM FİKRİ IŞIK ÇOK PASİF BİRİYDİ
ODTÜ Matematik mezunuyum dediniz. AKP Kocaeli Milletvekili Fikri Işık’la bir ilişkiniz var mı? Tanışıklığınız var mı?
Fikri Işık’la hiçbir tanışıklığım yok. Bildiğim kadarıyla benden bir iki yıl geri. Yaş itibariyle öyle anlıyorum. Sanırım Fikri Işık çok pasif biriydi. Çünkü kendisini tanımıyorum. Biz oldukça aktiftik bölümde. Bizi herkes tanırdı. Gerçekten bilmiyorum, ben hiç fark etmedim bile Fikri Işık’ın varlığını. Ben ayrıca ODTÜ Mezunlar Derneği’nin kurucularındanım. Fikri beyi hiç görmedim.

Kaç yıldır dernek faaliyette?
Önce şube olarak başladık. Derneğimiz Ankara’daydı, onun Kocaeli Şubesi olduk. Daha sonra rahmetli Hasan Ekşi’yle birlikte çabaladık ve dernekleştik. Ben şuanda yönetim kurulundayım. Ancak siyasi nedenlerden ötürü çok aktif çalışamıyorum.

Öğrencilik yıllarında da siyasi bir hareketin içerisinde yer aldınız mı?
Benim yıllarımda öğrenciye siyaset yapma yasağı vardı. Öğretim üyelerimiz, öğrencilerimiz o yıllarda siyaset yapamazlardı. Ben de mezun olur olmaz siyaset yapmaya başladım ve SHP’ye üye oldum. Direğe bayrak asarak göreve başladım. Partimin her organında görev aldım. Bana verilen her görevi eksiksiz tamamladım. Şimdi de bugün, örgütten gelmenin verdiği bir avantajla belki de bugün bu sıradayım ve milletvekili adayıyım. Benim adaylığımın kimseye batmaması ve insanlar tarafından takdir görmemde eminim bu sebepledir.

Liste için gelen itirazları nasıl değerlendiriyorsunuz?
Biz oldukça iyi bir liste hazırladık. Listeye gelen itirazlar eminim zamanla destek mesajlarına dönüşecektir. AKP’nin 71 tane aday adayı vardı. Onların içinde de tartışmalar oldu ancak bunlar dışarı yansımadı. Neden? Çünkü 13 belediyede iktidarlar. Herkesin bir beklentisi var. Muhalefet olsalardı belki de 20 30 aday bulamazlardı. Ancak iktidarlar.

Kimi insanlar listelerde yer alan insanları tanımadıklarını söylüyorlar. Hazırlanan 11 kişilik milletvekili aday listesinde tanımadığınız var mı?
Aday adaylık süresinde hepsiyle tanıştık. Tanımadığım Ömer bey (Kurtaş) vardı sadece. Daha sonra aday adaylık süresinde tanıştık. 657’ye tabi arkadaşlarımız var. Bunlarla örgütten gelen arkadaşlarımızla karma bir liste yapılmalıydı. Çünkü 657’ye tabi olan arkadaşlarımızın siyasi yasağı var. Örgüt içinde çalışamıyorlar. Bu listeyi yapmak oldukça zor. Ancak önseçim olduğunda hiçbir sorun yaşanmıyor. Bakın 29 ilde önseçim yapıldı, tek bir ses çıkmadı. Liste beğenmeyenler olmadı. 3 bin, 5 bin. Neyse üye sayısı gitmiş oy kullanmış. Biz seni milletvekili olarak görmek istiyoruz demiş. Sen eğer aşağıda da kalsan yukarındakini seçtirmek için mücadele ediyorsun.

İlimizde önseçim yapılmamasının temel sebeplerinden biri de sağlıksız üye yapısı. Bununla ilgili bir çalışma olacak mı?
Seçimlerden hemen sonra öyle sanıyorum ki bir tüzük kurultayı yapılacak. Tüzüğümüz demokratik bir tüzük haline dönüştürülecektir. Daha sonrada belediyelerden başlayarak bütün Türkiye’de önseçim yapılacaktır. Sosyal demokrasiden bahsediyorsak böyle olmak zorundayız. Bir geçiş dönemi yaşıyoruz. Genel merkez kendini yeniledi. Genel başkanımız belki 20 senedir gezmediği kadar yer gezdi. Uyumuyor, müthiş çalışıyor. Ancak esas konu CHP artık proje üretiyor. AKP’yi de bozan şey bu.

Kocaeli milletvekili olduğunuzda kentimiz için neler yapacaksınız? Hayalinizdeki projeler neler?
Ben belediye başkanı adayı olmuyorum. Belediye başkan adayı olsam dediğiniz doğru olur. Geçen gün Gebze’de de aynı soruyu sordular. Gebze il olmayı çok istiyor. Şu bilinmeli ki, Gebze’yi AKP il yapmıyor. Gebze, ayrıca üniversite istiyor.

Peki CHP Gebze’yi il yapacak mı?
CHP’nin Gebze’nin il olması konusunda sorun çıkaracağını sanmıyorum. Bu bir öngörü. Bana sorarsınız il olmalı. AKP’nin bunu istememesinin sebebi Büyükşehir Belediyesi’ne gelen gelirlerin azalacak olması. Aslında mantıklı düşündüğünüzde büyük bir para aktarılıyor. Büyükşehir Belediyesi dışında bir belediye olduğunuzda yaşama şansınız çok zor. Bunu iyi değerlendirmek lazım. Başbakan her yerde diyor ya refarandum diye, gidelim Gebze’de referandum yapalım. Eminim Gebze’nin il olmasını isteyeceklerdir.

GEBZE ÜNİVERSİTE İSTİYOR
Gebze’nin bir diğer isteği de üniversite. Gebze Türkiye’deki 49 şehirden daha büyük bir kent. Şuanda İzmit merkezden de büyük bir kent. Eğer siz 17 bin nüfuslu, 20 bin nüfuslu, bizim ilçelerimizden bile daha az nüfuslu yerlerde üniversite kuruyorsanız, burada da üniversite kurmak zorundasınız. Gebze İstanbul’a çok yakın. İlimizdeki 60 bin öğrencinin 40 bini İstanbul’dan geliyor. Bu yükü azaltmak için Gebze’ye üniversite kurulmalı.

PORJELERİMİZ KOCAELİ İÇİN
Kocaeli için ne yapacağımızı sordunuz. Lokal projeleri belediyeler tasarlar ancak benim partimin projeleri de Kocaeli’yi ilgilendiriyor. Taşeron işçiliğiyle ilgili olarak geliştirdiğimiz proje bu kenti de kapsıyor. Ya da 60 bin öğrencisi olan bu kent için askerlik projesi de oldukça önemli. Hepimiz gittik askere 16 ay yaptık, 12 ay yaptık. Genel başkanımız bu konuda oldukça başarılı. Çıktı ve askerlikle ilgili projeyi anlattı. Üniversite öğrencisi iki şey düşünüyor üniversitedeyken, biri iş, diğeri askerlik. Bu konuda oldukça önemli. Benim partimin bütün projeleri bu ülkede ve bu şehirde yaşayanlar için gerekli.

Sizce CHP ilimizde kaç milletvekili çıkarır?
Biz iktidarı hedefliyoruz. Tek başımıza iktidar olmak istiyoruz. Güzel bir rüzgar yakaladık. Bunu ilerletmek istiyoruz. Şuanda il genel meclisi ve belediye meclis verilerine göre 4 CHP, 6 AKP, 1 MHP dağılımı mevcut. Ancak süreç böyle işlemeyecek. Bu süreç ona insan gibi bakan emekten yana CHP için olumlu olacak. 5 milletvekili çok rahat olur. Çok rahat çıkarırız. Muhtemelen 5, 5, 1 gibi bir oy dağılımı olacak.

Kendinizi nasıl anlatacaksınız insanlara?
Ben kendimi anlatmak istemiyorum. Partimi anlatmak istiyorum. Bu kentte bir sonraki seçimlerde CHP iktidar olacak bundan 5, 10 yıl sonra Kemal Kılıçdaroğlu’nun fotoğrafları olacak her yerde. Her yerde partimin altı oku olacak. Benim insanlara partimi anlatmam lazı, kendimi değil.

SATTIN, SATTIN, SATTIN
Partideki değişim sürecini nasıl değerlendiriyorsunuz?


Ben partimdeki herkes kadar heyecanlıyım ancak parti bir değişim süreci yaşadı. Benim heyecanımla Sefa beyin (Sirmen), Hikmet beyin (Erenkaya) heyecanı bir mi? Ben her toplantıda söylüyorum hepsi değerli büyüklerimiz. Onlar sayesinde İzaydaş’ı yaptık, İzgaz’ı kurduk, Yuvacık Barajı’nı yaptık. Birçok eser kazandırdık bu kente. Bunlar İzgaz’ı satarak başladılar hiçbir şey bırakmadılar. 2014’te Yuvakcık Barajı belediyenin olacak. Değeri 1 buçuk milyar dolar. Ben şimdi diyorum ki ben ileride Büyükşehir Belediye başkanı olursam bana satacağım ne yaptın sen? Ne bıraktın geride? Aynı şekilde başbakana da soruyorum ben ileride başbakan olursam bana satacak ne bıraktın sen? SEK’leri, SEKA’ları bütün fabrikaları sattın. Bana satabileceğim, son 8 yılda yaptığın ne bıraktın? Sen sattın, sattın, sattın. Hiçbir şey üretmedin.

Listelerde İzmitli kimse yok deniyor. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?
Ben İzmit Ortaokulu’nda okudum. İzmit Lisesi’nde okudum. 40 senedir bu kentte yaşıyorum. Plajyolu’nda oturdum. Yahya Kaptan’da oturdum. Depremi burada yaşadım. Bir senedir Kartepe’de müstakil evde oturuyorum. Benim atalarım 150 sene önce buralara gelmişler. Burada doğdum burada büyüm. Dedelerim, babalarım da burada doğdu büyüdü. Artık herkes müstakil evlerde, Başiskele’de, Balaban’da oturuyor. Kim İzmitli peki? Kimse değil mi?

Zaman zaman konuşmalarınızda CHP’nin Kurtuluş Savaşı’ndaki rolü tekrar yakalayacağını söylüyorsunuz. Bunu biraz açar mısınız?
CHP artık Kurtuluş Savaşı’nın önemli bir aktörüdür. Neden Kurtuluş Savaşı diyorum? Çünkü Osmanlı’nın çöküşü de böyle başladı. Kendimize ait hiçbir tesisimiz kalmamıştı. CHP o dönemde özel kurumları kamulaştırdı. Demiryollarından başladı havacılığa kadar her şeyi devlet yaptı. Peki bu dönemde ne oldu? Her şey satıldı. Elimizde hiçbir şey kalmadı. Şuanda yeni bir Kurtuluş Savaşı içerisindeyiz. CHP Kurtuluş savaşında tekrar aktif olacaktır.

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim