• BIST 107.286
  • Altın 143,230
  • Dolar 3,5609
  • Euro 4,1491
  • Kocaeli : 30 °C
  • İstanbul : 28 °C
  • Sakarya : 30 °C

CHP hakkında iki tespit

Mehmet Özmen

Türkiye’de CHP dediğiniz zaman sadece sıkıntılardan söz edebiliyoruz.

Genel başkanı bu kadar eleştirilen başka bir siyasi parti olamaz gibime geliyor.

Hemen her seçimden sonra genel başkanına yönelik istifa söylemleri çıkan bir partinin kurumsal bir kimlik kazandığını, sistemli bir durumun bulunduğunu söylemek açıkçası çok mümkün gelmiyor bana.

Bugüne kadar da açıkçası bu partinin lider pozisyonunda bir genel başkan bulabildiğini açıkçası çok düşünmüyorum.

Deniz Baykal ve sonrasında parti yönetimine gelen Kemal Kılıçdaroğlu, içerideki problemlerden, sorun teşkil eden isimleri ayıklamaktan iktidarı eleştirmeye ve zirveye talip olmaya çok vakit bulamamış gibi görünüyor.

Zaten buradaki ana sebep de bu.

CHP’nin bana kalırsa iki büyük problemi var.

Bunlardan birisi zihniyetle ilgili. Bunu sonra belirteceğim.

Bu parti aşağıdan yukarıyı destekleyen bir parti olamadı hiçbir zaman. Yani teşkilatlardan, alt kademelerden üst kademelere doğru gelecek vaat eden isimler görevlere seçilmedi.

Tabi zorunlu haller, yani yönetimlere talip olacak kimse bulunmadığı dönemlerde verilen görevlendirmelerden söz etmiyorum. İl ya da ilçe başkanı olarak tercih edilecek olan isimlerin genelde günü kurtaracak düzeyde kişiler olmasına bakıldı. Sadece belli yüzler arasına girme şansını bulmuş isimler içinden seçildi.

Yoksa Cengiz Sarıbay’ın üçüncü kez il başkanlığına atanmasını nasıl izah edebilirsiniz ki.

Fakat bakın AK Parti’ye, parti kurulalı 14 yıl olmuş, içinden iki cumhurbaşkanı, üç başbakan çıkmış.

Burada kurucu il başkanı olan Nihat Bey, il başkan yardımcısı olan Fikri Işık bakan olmuş.

İl Gençlik Kolları Başkanı olarak dikkat çeken Şemsettin Ceyhan, partinin Kocaeli’deki patronu sıfatında…

Eski İl Kadın Kolları Başkanı Hülya Hanım, Kayseri’den de olsa milletvekili…

Yani aşağıdan yukarıyı beslemek buna denir.

 

***

 

Bir de CHP’nin acil olarak örgüt düşüncesinden kurtulması gerekiyor.

Türkiye’de siyasi mecradaki yapılanma durumları genelde teşkilat kelimesi ile ifade edilir. Ancak siz bunu örgüt düşüncesi içinde ele alır ve bu mantıkla siyaset gütmeye çalışırsanız, hitap ettiğiniz kesim de ister istemez sınırlı olur ve bunun sonuçlarına da katlanmak zorunda kalırsınız.

Bugün CHP’nin genel mantığı ile sadece belli bir kesime hitap etmesinin sebebi de budur bana kalırsa.

Siyaset insanla yapılır, belli bir teşkilatlanma sağlanır ve bunun üzerinden gidilir. Ama insanlara itici gelecek şekilde, siyaseti, teşkilatlanma bütünlüğünü sağlamak yerine örgütlü mücadeleymiş gibi sahnelemeye kalkarsanız bundan en büyük zararı yine o partinin tabanı ve dolayısıyla üst birimleri görür.

CHP’nin bu anlamda günümüzdeki politik yapısını örgütlü mücadele zihniyetinden teşkilatlanmalı siyasete çevirmesinin faydalı olacağını düşünüyorum.

Tabi kimilerine göre örgüt ve teşkilatlanma arasında bir fark yokmuş gibi görünebilir. Teoride öyledir aslında. Ancak iş pratiğe döküldüğünde durum farklıdır.

CHP işte bu farklılığı yaşıyor. Aşağıdan yukarıyı besleyemeyen, pratikte teşkilatlanma olayını tamamlayamamış bir CHP’nin aldığı oy oranı ve ülke genelinde geldiği nokta ortadadır.

Böyle devam ettiği müddetçe de çok fazla ilerleme kaydedilemeyeceği net bir şekilde görülmektedir.

Bu yazı toplam 766 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim