• BIST 89.282
  • Altın 145,897
  • Dolar 3,6363
  • Euro 3,8917
  • Kocaeli : 3 °C
  • İstanbul : 11 °C
  • Sakarya : 3 °C

CHP, “horoz”u çok parti…

M.Tanzer Ünal

Türkiye’nin çıkmazının nerede olduğunu gördünüz mü?
Türkiye’nin sorununun AKP değil, CHP olduğunu anladınız mı?
Anlamadıysanız, bir daha anlatayım.
Türkiye’de 61 siyasi parti var.
Bunlar içinde elle tutulanı, bir elin parmaklarını geçmez.
AKP, CHP, MHP ve BDP Meclis’te grup kurabilen partiler.
Bir de bunlara ortada görünen SP ve HAS’ı ekleyin, hepsi bu kadar.
AKP, 10 yıldır iktidarda.
CHP de 10 yıldır “anamuhalefet” konumunda…
Anamuhalefet partisi demek, iktidara alternatif parti demek.
AKP, ülkeyi iyi yönetebiliyor mu?
Katılırsınız katılmazsınız, bence yönetemiyor.
Bu durumda CHP’nin “iktidar alternatifi” olması gerekmez mi?
Doğal olarak bu böyle değil midir?
Ama olamıyor…
İktidar çizgisine yaklaşamıyor, bu konuda topluma ümit dahi veremiyor.
İşte Türkiye’nin sıkıntısı burada…
Sistem kilitlenmiş...
Dengeler kaybolmuş.
Halbuki, demokrasi dengeler rejimidir.
Kuvvetli iktidar, kuvvetli muhalefet…
Bizde iktidar “fil” olmuş, muhalefet “sinek” kalmış.
Vızıldamanın ötesinde bir işlevi yok…
İktidarın “ak” dediğine, “kara” demeyi, “muhalefet yapmak” sanıyor.
“Gündem” yaratmıyor, yaratamıyor, iktidarın yarattığı gündemin peşine takılmış gidiyor.
Başbakan Erdoğan’ın etki alanının dışına bir türlü çıkamıyor.
Muhalefet partisi böyle mi olur?
Lideri bu kadar mı güçsüz kalır?
İktidarın başına “laf yetiştirmek”, muhalefet yapmak için iyi bir yöntem olsaydı, bunu zaten en iyi Deniz Baykal yapıyordu.
Baykal, “polemik profesörü” idi, ancak bu özelliği başarılı olmasına yetmedi.
Sonra…
İktidarın başında, polemik konusunda “ordinaryüs profesör” var.
Baş edebilir misin?
*******
CHP’nin diğer sorunu, “horozunun” çok olması…
Böyle olunca da “parti disiplini” diye bir şey yok.
Her kafadan bir ses çıkıyor.
Her biri, kendi isteğinin yerine getirilmesini istiyor.
Farklı seslere, farklı görüşlere “partiyi ele geçirmeye çalışan çete” gözüyle bakıyor.
“Parti çıkarları” değil, “şahsi çıkarlar” daima ön planda tutuluyor.
“Sorun çözme” pozisyonundaki parti üst yöneticileri dahi, “sorun çıkarma”da birbiriyle yarışıyor.
Gürsel Tekin olayında olduğu gibi…
Neymiş, İstanbul örgütüyle ilgili isteği yerine getirilmiyormuş.
Neymiş, Erzurum’a gitmiş de, il başkanı kendisini karşılamaya kasıtlı olarak geç gelmiş.
“Ya benim dediğim olur, ya da ben gidiyorum…”
Güle güle…
Parti içi post kavgası, samimiyetsizlik, ciddiyetsizlik, saygısızlık diz boyu…
Antalya örgütündeki kavgayı televizyondan izlemişsinizdir.
Milletvekili ile belediye başkanı, birbirlerinin üstüne yürüdüler.
Araya girmeseler yumruklaşacaklar…
Böyle parti olur mu?
Daha doğrusu, böyle bir parti iktidar alternatifi olabilir mi?
Kendi içinde “yönetim sistemi” kuramayan, üyelerinin birbirine düşman gözüyle baktığı bir parti, nasıl olacak da ülke yönetimi konusunda topluma “güven” verecek?
Birisi çıksın da şu soruya bir cevap versin Allah aşkına!
Birbirlerini sevmeyen, saymayan parti yöneticileri, topluma nasıl sevgi ve saygı aşılayacak?
*******
Yazıyı bitirmeden, CHP’nin “faullü” bir davranışından daha söz edeyim.
Geçenlerde Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu, bir grup partili ile Bosna’ya gitmişti.
İlginç ziyaretlerde bulundular.
*Bosna Hersek Diyanet İşleri Başkanlığı…
* Hüsrev Begova İmam Hatip Lisesi.
*Orduevinde şehitler için mevlit.
*“Genç Müslümanlar” isimli bir teşkilatı ziyaret ve onların davetiyle akşam yemeği…
Olabilir…
Buraları da ziyaret etmiş olabilirler.
Benim esas üzerinde durmak istediğim, Genel Başkan Yardımcısı Erdoğan Toprak’ın bu programla ilgili açıklaması:
“Bizi din düşmanı göstermek isteyen AKP’ye karşı, böyle olmadığımızın en somut kanıtını Bosna’dan gösterdik. Türkiye’den olumlu tepki aldık.”
Buyurun bakalım…
Gezinin amacı bu olsa dahi, böyle bir açıklama olur mu?
Yani demek istiyor ki, “Biz AKP’nin bizi din düşmanı gösteren propagandasını kıramıyoruz. Bunun yerine kendimizi dinci gibi gösterme yolunu seçiyoruz.”
Ne diyelim, yolunuz yönteminiz hayırlı olsun!
******
İşte “anamuhalefet CHP” nin durumu böyle.
Ben, Türkiye’nin içinde bulunduğu durumun baş sorumlusu olarak AKP’yi değil, CHP’yi görüyorum.
AKP, en nihayet, “Benim yolum bu” deyip, yolunda yürüyor.
Kendi iç sorunlarından arınıp iktidara alternatif olamayan CHP ise Türkiye’ye en büyük kötülüğü yapıyor.
Tarih, böyle yazacak, buna inanın!

Bu yazı toplam 807 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim