• BIST 108.352
  • Altın 143,327
  • Dolar 3,5324
  • Euro 4,1408
  • Kocaeli : 30 °C
  • İstanbul : 29 °C
  • Sakarya : 28 °C

CHP için çözümsüz bir analiz

Mehmet Özmen

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden önce yaptığım bir yorumumda, kendilerinden, tabanlarından, ilkelerinden daha farklı bir isim üzerinde uzlaşarak süreci götüren CHP ve MHP’yi çok sıkıntılı bir sonun beklediğini ifade etmiştim.

Özellikle CHP’de parti içinde büyük bir çalkalanma yaşanacağı maalesef kesindi. Çünkü daha aday açıklanır açıklanmaz meseleyi kamuoyunda tartışmaya başlayan bazı CHP’li muhalifler, genel başkanları Kemal Kılıçdaroğlu’nu hedef tahtasına oturtmuştu bile.

Ağır sözler kullanılarak neredeyse Kılıçdaroğlu’nun Atatürk’ün CHP’sine ihanet etmekle suçluyordu bu kişiler. Netice tam beklediğimiz gibi oldu. Tayyip Erdoğan’ın seçimi ilk turda kazanmasının ardından CHP’de bir bir bayraklar açıldı.

Önce Emine Ülker Tarhan öncülüğündeki bir grup Kılıçdaroğlu’na istifa çağrısı yaptı. Üstelik kendisini neredeyse ihanetle suçlayarak yaptılar bunu...

Sonra ise sazı eline alan Muharrem İnce ise, hiç şaşılmayacak, bir CHP’li parti içi muhalifte görülmesi muhtemel bir tavır ile genel başkanını ‘diktatörlük’le suçladı...

Tayyip Erdoğan’ın 12 yıldır tüm seçimlerden nasıl kazanarak çıktığını sanıyorum hepiniz iyi algılamışsınızdır.

Düşünsenize, ana muhalefet partisinin genel başkanının ülkenin başbakanına yaptığı ‘diktötürlük’ yakıştırmasını, kendi partisinin milletvekili, dahası grup başkan vekilliği yapmış bir ismi Kılıçdaroğlu için söylüyor.

Bu saatten sonra, kongresini kazansa bile Kemal Kılıçdaroğlu’nun Başbakan’a yönelik ‘diktatör’ gibi ağır ithamlarına kim, neden itimat etsin. Muharrem İnce’nin yaptığı partinin topuklarına kurşun sıkmaktan başka bir şekilde izah edilemez.

Evet, CHP’de çok ciddi şekilde yapılanmaya ihtiyaç vardır. Ancak ana muhalefet partisi gelecek adına ümit vermemektedir. Değişim sinyali yok gibi. Bunun yanında CHP, içinden lider çıkacak düzeyde bir siyasi parti hüviyetinde de değildir...

Geçtiğimiz günlerde bazı dostlarımla yaptığımız bir sohbetimizde laf lafı açtı, söz CHP’nin durumuna kadar geldi. CHP’li tavırları ile bilinen bu dostlarımın kendi aralarındaki sohbeti sırasında şöyle bir uzaklaştım konuşmalardan ve bunları izlemeye başladım.

Geldikleri sonucu aynen aktarıyorum...

“CHP’de Kemal Kılıçdaroğlu değişmeli. Ama değişim Muharrem İnce ile olmamalı...”

Bahsettiğimiz mesele, ana muhalefet partisinin içinde bulunduğu durumun yansımaları bunlar. Kısacası bu parti özellikle İnönü’den sonra, hatta belli zümreye göre de Atatürk’ün ardından maalesef kendi içinden ‘milletin adamı’nı çıkaramadı.

Lider pozisyonu hep boş kaldı. Hala da boş...

Kendini hep elit tabakada gören, milletten uzak, heyecan yaratamayan ve sürekli olumsuzluklarla gündeme gelen isimlerin yönetiminde çalkalandı durdu CHP.

Seçim meydanlarında görünmeyen, buna rağmen başarılarda kendilerini yapay kahraman ilan edip, başarısızlıkta ise her zaman suçlu arayıp gündemde kalmak isteyenlerin fırsat bularak siyaset yaptığı bir parti oldu CHP...

Parti yönetimlerinde görüşülen gizli kapaklı muhabbetleri, toplantı çıkışlarında yakın çevresi aracılığı ile her yerde konuşan, bu şekilde güç savaşı içinde savrulup giden bir parti oldu CHP...

Hataları, noksanları tartışmayan, Atatürk’ün arkasına sığınarak yapılan politik manevralara mahkum siyasi yapısı ile toplumun ‘kalıcı muhalefet’ gözü ile baktığı bir parti oldu CHP...

Beğenirsiniz ya da beğenmezsiniz, ancak bir şekilde projelerle gündeme gelen iktidarın karşısında fikirsel hiçbir şeyi savunamayan, ortaya gerçekçi bir çalışma koyamayan insanların yönetiminde mağlubiyetlere alışkın bir parti oldu CHP...

Daha söylenebilecek çok şey var aslında. Bu sitemlerin bir yerde üzüntü ile ifade edildiğini de bilin. Çünkü neticede Atatürk’ün bıraktığı iki büyük mirastan bir tanesidir CHP. Bugün Mustafa Kemal’i her fırsatta rahmetle ansak da, emanetine sahip çıkamayanlara da elbette eleştiriler getirmek bir görev bilinmelidir.

Bugünkü mantıkta CHP’nin içinde bulunduğu durum, yarınlar için ümit verici değildir. Dahası hep karanlık rüya görülmeye devam edilecektir...

Bu yazı toplam 1272 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
körfezli
26 Ağustos 2014 Salı 00:03
00:03
Merhaba mehmet bey yazın harika
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim