• BIST 83.217
  • Altın 147,255
  • Dolar 3,7734
  • Euro 4,0515
  • Kocaeli : -5 °C
  • İstanbul : 4 °C
  • Sakarya : -5 °C

CHP için hazırlanan “iktidar reçetesi”nde neler yazılı?

M.Tanzer Ünal

Hastalanınca ne yaparsınız?

Doktora gidersiniz…

Doktor sizi dinler, muayene eder, reçete yazar ve der ki:

“Bu ilaçları düzenli alırsanız, iyileşirsiniz…”

Doktorun sözünü dinlemek, önemlidir.

Konulan teşhise kulak vermek, önemlidir.

Reçetede yazılan ilaçları düzenli kullanmak, önemlidir.

***

CHP, ülkemizin en eski partisi.

Cumhuriyeti kuran parti…

Ama uzun yıllardır iktidar yüzü görmedi.

Yanlış politikalar…

Yanlış tercihler…

Yöneticilerin kişisel çıkarlarının parti çıkarlarının önüne geçmesi…

Toplumla bütünleşememe…

Adına ne derseniz deyin.

Her defasında “Tamam bu defa” deniyor, olmuyor.

Yine her defasında, uzmanlar “iktidar olmak için reçete” yazıyor, nafile!

İktidar olunamadığına göre, ortada bir yanlışlık var.

*Ya teşhisi koyanlar iyi uzman değil…

*Ya yazdıkları reçeteler yanlış…

*Ya da teşhis doğru, reçete doğru, uygulayanlarda iş yok.

 

İşte en son reçete!

Biliyorsunuz, CHP 16-17 Ocak 2016’da büyük kurultayını yapacak.

Bu kurultay öncesinde parti için yeni bir “iktidar olma reçetesi” hazırlandı.

Bu reçeteyi hazırlayan kurum, SODEV.

Yani Sosyal Demokrasi Vakfı…

Vakfın uzmanları; uğraşmış didinmiş, partinin sorunlarını yani hastalıklarını tespit etmiş ve hastalığın giderilmesi için “reçete” hazırlamış.

Hastalığınız bu, çaresi bu!

Rapora şöyle bir göz attım, ilginç tespitler ve öneriler var.

Deniyor ki:

*Parti içi demokrasi sağlıklı işlemiyor.

*Üye yapısı problemli… Örgütlü, nitelikli, aidat ödeyen üye sayısı az.

*Seçmen profili üye yapısıyla uyum sergilemiyor.

*Üyeler, karar alma mekanizmasına katılamıyorlar.

*Parti içi iletişim zayıf. Yukarıdan aşağıya ve aşağıdan yukarıya ve yatay olarak iletişim sorunları var.

*Altyapısı olmadığından önseçimlerde sağlıklı sonuçlar alınamıyor.

*Gençlik ve kadın örgütleri zayıf. Siyaset oluşumuna katılmıyorlar.

*Partinin sivil toplum kuruluşlarıyla ilişkisi zayıf. Bu nedenle toplumda oluşan dinamizm partiye aktarılamıyor.

*Mahalle bazında siyaset üretilemediği için toplumla sağlıklı bağlar kurulamıyor.

*Parti içi eğitim yetersiz olduğundan istenen sonuç alınamıyor.

*Parti örgütü-belediye ilişkileri iyi kurulamadığından hâkimiyet kurma anlayışı partiye zarar veriyor.

*Parti içi katılım mekanizmaları, kol-komisyon örgütlenmeleri zayıf, çeşitlendirilmeli.

*Parti dışından transferlerin istisna olmaktan çıkması partinin niteliğini bozuyor, üyelerin adalet ve fırsat eşitliği duygularını zedeliyor.

Bunlar, CHP’nin hastalıkları…

Vakfın, bu hastalıklara karşı hazırladığı reçete ise şöyle:

*Aday üyelik süreci yeniden ve 6 ay olarak konmalı.

*Üyelerin parti içi eğitimi almaları ve aidat ödemeleri zorunlu hale getirilmeli. Seçme ve seçilme hakları bunlarla ilişkilendirilmeli.

*Kontenjandan milletvekili adaylığı yüzde 5’le sınırlı olmalı, aynı kişi için sadece bir kez kullanılmalı.

*Periyodik bültenlerle üyelerle ilişkiler güçlendirilmeli.

*Sendika, meslek kuruluşu ve sivil toplum kuruluşlarıyla sürekli ve sistematik ilişkiler kurulmalı, bunların parti kararlarına katılımı sağlanmalı.

*Yönetim ve örgütlenme modelinde yeniden yapılanmaya gidilmeli.

*İdeolojik netlik sağlanmalı.

CHP için yazılan reçetenin bazı bölümleri de böyle!

“Teşhis” tamam, “reçete” tamam!

Bakalım CHP, önümüzdeki dönem iktidar alternatifi olabilmek için kendisinden beklenen adımları atabilecek mi?

 

8270 lira emekli maaşını az bulan eski milletvekili…

Kimsenin servetinde, parasında pulunda, aldığı maaşta gözümüz yok.

Herkese Allah daha fazlasını versin!

Ben sadece toplumdaki bir tartışmayı sizlerle paylaşmak istiyorum.

Malum, yeni yılla birlikte kamuda ve özel sektörde maaş ve ücretler günün şartlarına göre yeniden ayarlanır.

Maaş ve ücretteki artışlar az olur çok olur, ama hep tartışılır.

Hiçbir kesim memnun edilemez…

Az maaş alan da şikâyet eder, çok maaş alan da…

***

İsmini vermeyeceğim…

Dün kentimizin eski milletvekillerinden biri ziyaretime geldi.

Çayını içerken gözü birden önündeki gazete haberine odaklandı.

“Yahu” dedi, “bizim maaşları az artırmışlar…”

Günlük gazetelere henüz bakmamıştım, merak ettim, “Ne kadar emekli maaşı alıyordunuz, ne kadar olmuş?” dedim.

Aylık net 7350 lira imiş, 1 Ocak 2016 tarihinden itibaren 8270 liraya çıkacakmış…

Net 920 lira zam!

Ve eski milletvekili yapılan bu zammı az buluyor…

“Siz az buluyorsunuz da, memur emeklisi, işçi emeklisi, Bağ Kur emeklisi ne yapsın?” diye sordum.

“Herkes kendi hesabını yapsın” dedi, umursamadı.

***

O değerli eski milletvekilimizi uğurladıktan sonra, oturdum hatırlayabildiğim eski vekillerimizin isimlerini alt alta yazdım.

Tahmin etmem, tamamı beni ziyarete gelenle aynı görüşte değildir.

Çoğu, “Allah razı olsun, Allah devletimize zeval vermesin” diyordur.

Düşük emekli maaşı alanlara üzülüyordur…

Kimin ne düşündüğünü bilemem.

Ben isimlerini yazayım, siz eski milletvekillerimizin, maaşları konusunda ne düşündüğünü tahmin edin bakalım!

İşte, emekli maaşları yeni yılla birlikte 8270 liraya çıkacak eski vekillerimiz:

Bekir Yurdagül, Kenan Akman, Halim Aras, Mustafa Batgün, Bülent Atasayan, Halil Çalık, Erol Köse, İsmail Kalkandelen, Kazım Dinç, İsmail Amasyalı, İbrahim Artvinli, Onur Kumbaracıbaşı, Osman Pepe, Şevket Kazan, Cumali Durmuş, Kemal Köse, Mehmet Batuk, Turan İmamoğlu, Sefer Ekşi, Vecdi Gönül, Meral Akşener, Eyüp Ayar, Muzaffer Baştopçu, İzzet Çetin, Nevzat Doğan, Nihat Ergün, Salih Gün, Sefa Sirmen, Sibel Gönül, Hikmet Erenkaya, Hurşit Güneş, Lütfü Türkkan, Mehmet Ali Okur, Mehmet Hilal Kaplan…

Hayatta olup da isimlerini hatırlayabildiklerim bunlar.

Mutlaka yazarken aklıma gelmeyenler de vardır.

8270 lira iyi para!

Ne diyelim, güle güle harcasınlar.

 

Cuma Karavar ve ekmek zammı

CHP’nin son iki seçimdeki milletvekili adaylarından Cuma Karavar ziyaretime geldi dün.

Pek çok konu arasında ekmeğe yapılan zammı da konuştuk.

Cuma Bey, yıllardır savunduğu fikirde ısrarlı.

*İzmit’te halk ekmek fabrikası yapılmalı.

*Büyükşehir Belediyesi, çiçekle böcekle uğraşacağına önce ekmek fabrikası yapsın.

*Halk ekmek fabrikası; ekmeğin kalitesini artırır, fiyatını dengeler, istihdam sağlar.

*Büyük kentlerde halk ekmek fabrikaları var, Kocaeli’de neden yok?

Bu yazı toplam 1132 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim