• BIST 97.713
  • Altın 144,104
  • Dolar 3,5669
  • Euro 4,0014
  • Kocaeli : 22 °C
  • İstanbul : 20 °C
  • Sakarya : 22 °C

CHP İl Başkanı Sarıbay, önce satılan il binasını araştırsın

M.Tanzer Ünal

Bakıyorum da, Cengiz Sarıbay, CHP İl Başkanlığı’na seçildiğinden bu yana, “yeni bir il binası satın alma” konusunu her fırsatta gündeme getiriyor.

Gazetecilerle karşılaştığında, dağarcığında söyleyecek bir şey yoksa, hemen “Partimize il binası kazandırmayı düşünüyoruz” deyiveriyor.

Şimdiye kadar bununla ilgili dört beş haber gözüme ilişti.

Elbette, CHP’nin il binası satın alması güzel bir olay.

Kiradan kurtulurlar, istedikleri gibi donatırlar, rahat ederler.

Ancak bu konu partililerin kafasını çok kurcalıyor.

Neden kurcalıyor, söyleyeyim…

CHP’nin bir zamanlar İzmit’in en merkezinde kendi mülkü olan bir binası vardı.

Partililer baktılar ki, bir gün o bina satılığa çıkarıldı ve satıldı.

Şimdi, yeni bir bina satın alınma öncesi, partililer şu soruların cevaplarını merak ediyorlar:

*Bu il binası neden satıldı?

*Kim sattı?

*Satıştan elde edilen gelir nerelere harcandı?

*Aynı dönemde bazı yerel gazetelere “yüklü reklam faturaları” ödendiği söyleniyor, doğru mu?

Evet, partilerini çok seven bazı partililer, İl Başkanı Cengiz Sarıbay’dan bu soruların cevaplarını bekliyorlar.

“Bu sorular cevap bulmadan yeni bir bina daha almaya kalkmasın, zırnık çalışmaz” diyorlar.

Cengiz Sarıbay’ın ilgisine ve bilgisine sunulur.

 

CHP’nin Kandıra’daki acıklı hali

Sevgili okurlarım, dün CHP’nin Kandıra’da ilçe kongresi vardı.

Kongrenin, 12.00-17.00 saatleri arasında Turan Güneş Kültür Merkezi’nde yapılacağı günler öncesinden duyurulmuştu.

Başkanlık için iki aday yarışacaktı, eski başkan Muzaffer Yağız ve İlçe Kadın Kolları Başkanı Gülay Eyisabuncular.

Dün öğleden sonra bir şey sormak için bir arkadaşımı aramıştım.

“Kandıra’da CHP kongresindeyim” dedi.      

“O zaman kapatalım, akşama konuşuruz” dediğimde, “Dur dur kapatma, kongre daha başlamadı. Çoğunluğu sağlamaya çalışıyorlar” cevabını verdi.

“Allahallah, nasıl yani toplam 158 delege var, 80 kişiyi bir araya getiremediler mi?”

“Yok, şu anda salonda 50-55 kişi ancak var…Ekipler çoğunluğu sağlamak için delege peşindeler…”

Şu hale bakar mısınız?

Ana muhalefet partisi Kandıra’da kongre yapıyor ve çoğunluğu sağlamakta güçlük çekiyor.

Kandıra, bir zamanlar CHP’nin kalesiydi.

Nihat Erimler…

Turan Güneşler…

Turan Sarılar…

Kenan Evinler…

Şimdi, düştüğü şu hale bakın!

Çoğunluğu sağlayabilmek için yalvar yakar sokaktan delege topluyorlar.

İki adaylı kongrede 80 kişi bir araya getirilemiyor.

***

Hurşit Güneş’i soruyorsunuz, değil mi?

Ben de sordum.

Hurşit Bey, lütfedip kongreye katılmamışlar.

(Bu satırlar yazılırken kongre salonunda yoktu)

Ben normal karşıladım.

Ulusal ve uluslararası düzeydeki büyük siyasetçiler, partilerinin böyle küçük etkinliklerine katılmaya tenezzül etmezler.

Yazıyı bağlarken arkadaşlara bir kez daha sordum, saat 14.00 civarında çoğunluk zar zor sağlanmış ve kongre başlamış.

 

En son “paralelciler” i sizlere takdim ediyorum

Vah memleketim vah, ne hallere geldi!

Bir zamanlar, devletimizi yönetenler, birilerini karalamak istediklerinde hemen karşısındakilere “Komünist” damgasını vururlardı.

Sonra, “Şeriatçı” diyerek karalama modası çıktı.

Arkasından “Ergenekoncu” diyerek, “Balyozcu” diyerek muhalif kesimi itham eder oldular.

Geldik bugünlere…

En son “karalama modası”nı biliyorsunuz.

“Paralelci”…

Kim iktidara muhalifse…

Kim iktidarın hoşlanmadığı sözler söylüyorsa…

Kim iktidara alternatif olma durumundaysa…

Kim iktidarın açıklarını ortaya seriyorsa…

Anında “Paralelci” oluveriyor.

Bu çerçeveden bakarak, “ülkemizin en son paralelcileri”ni size takdim etmek istiyorum.

*”Verdiğimiz kararlar herkesi ve her kurumu bağlar” diyen Anayasa Mahkemesi Başkanı Zühtü Arslan…

*MHP’de olağanüstü kurultay isteyen Meral Akşener, Koray Aydın ve Sinan Oğan…

Biliyorsunuz “paralel” yaftası, 17-25 Aralık yolsuzluk ve rüşvet soruşturmalarının üzerini örtmek için uydurulmuştu.

Şimdi iktidarın, köşeye her sıkıştığında sarıldığı “can simidi” oldu.

 

Bir “muhalif kanal” daha susturuldu

Muhalif televizyon kanalları ardı ardına susturuluyor.

Önce Samanyolu Medya Grubu…

Sonra Kanaltürk ve Bugün TV…

Arkasından İMC TV…

En son da ülkücü camiaya yakınlığıyla bilinen Bengü Türk TV…

Kafasını kaldıranın kellesi gidiyor!

Anında Türksat’tan çıkarılıyor.

İyi de bu Türksat kimin?

Milletin vergileriyle fırlatılan uydu değil mi?

Ben, şunu bilir şunu söylerim…

Tarih, ülkemize bugünleri yaşatanları ileride hayırla yad etmeyecektir!

 

Üç tarafı deniz, dört tarafı düşmanla çevrili bir ülkeyiz

Türkiye, şimdiye kadar “Üç tarafı denizle çevrili bir ülke” olarak tarif edilirdi.

Bir süredir tariflerde yeni bir ifade kullanılmaya başlandı:

“Dört tarafı düşmanla çevrili ülke”…

Bence tarife tam oturuyor.

Şöyle…

*Rusya, düşman…

*İran, düşman…

*Irak, düşman…

*Suriye, düşman…

*Mısır, düşman…

*PKK, düşman…

*PYD, düşman…

*IŞİD, düşman…

*Esad, düşman…

*ABD, düşman…

İyi de, isterseniz oturup kendi kendimize bir soralım, bu kadar düşman yaratmayı nasıl başardık?

Dört tarafımız düşmanlarla çevriliyken nasıl nefes alacağız?

Bu yazı toplam 1773 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
izmitli
03 Mart 2016 Perşembe 07:00
07:00
Hocam saygilar derince 44 evlerdeki ust gecitten bilhassa engelliler engelli arabasi olanlar yaslilar ve bebek arabali insanlar gecemiyor yada zor geciyor bu kopru ayni zamanda hastane gecisinide saglamaktadir bu konuyuda haber yaparsaniz sevinirim.saygilarimla
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim