• BIST 106.843
  • Altın 142,689
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Kocaeli : 23 °C
  • İstanbul : 25 °C
  • Sakarya : 23 °C

CHP Merkez İlçe Danışma Kurulu ve Selman Yıldırım’ın istifası

Fikret Gökmen

 

 

 

 

CHP Merkez İlçe Danışma Kurulu 29.05.2014 tarihinde yapıldı. Hafta içi olması ve aynı saatlerde işlerimin bulunması nedeniyle toplantıya katılamadım.

 

Basından okuduğum kadarıyla ve çok sayıda köşe yazılarındaki yorumlarda yazılanlardan bilgi sahibi oldum.

 

CHP’nin sadece bir üyesi değilim. 1999 yılından beri İl ve İlçe Komisyon Üyelikleri, İlçe Yöneticiliği ve en sonda Meclis Üyeliği görevlerinde bulundum. Partiyi ve partilileri iyi tanıdığımı sanıyorum. İzmit’te yaşanan en büyük yanlışlık, artık kangren haline gelmiş gruplaşmadır. Bu yapı partiye ciddi zararlar vermektedir. Her iki tarafta yer alanların bir bölümünün karşı tarafa bakışı, aşırı hoşgörüsüz ve düşmanca olmaktadır. Yerel basında yer alan etkili yazarlar da aslında bu durumdan şikayetçiymiş gibi görünmelerine karşın, adeta bu durumun devamı için ellerinden geleni esirgememektedirler.

 

            Oysa her iki tarafta da samimi partililer sayısı azımsanmayacak kadar çoktur. Tamamının ortak düşüncesi CHP’nin olumlu sonuçlar almasıdır. Ancak çok az sayıda da olsa her iki tarafta da bu durumun sürmesinin ve kendi ekiplerinin belirleyici konumdaki mevkilerde olmasını kendi çıkarları için istemekte ve zaman, zaman eleştirileri kırıcı ve ayrışmayı derinleştirici hale getirmektedir.

 

            Önce partililerin, tüm parti üyelerinin siyasi yandaşı olduğunu, partinin ilkelerinin ve programının Türkiye’nin geleceği için çok önemli olduğunu, bu büyük amacın, kısır ve dar kadroculuk anlayışına heba edilmeyeceği gerçeğini görmesi ve tavrını buna göre koymayı becermesi gerekir. Tüm parti üyeleri ve partiye gönül verenlerin ortak amaç için bir arada bulunduklarını, bu nedenle birbirlerine düşmanca değil sevgi ve saygıyla yaklaşması gerekmektedir.

 

            30 Mart seçimlerinde istenilen sonuç alınamaması tüm partililerde hayal kırıklığı yarattı. Özellikle İzmit seçimlerinden partililerin beklentisi bu değildi. Sonuç böyle olunca yine tarafların yıllardır değişmeyen nakarat söylemleri danışma meclisinde tekrar edildi. Evet, doğru alınan sonuç beklentinin gerisinde kalmışsa, mutlaka hatalar yapılmıştır. Ancak unutulmamalı ki başarısızlıktan şikayet hakkı olmayan kişiler yöneticilerdir. Danışma meclisinde Sayın Selman Yıldırım’ın başarısızlık nedenini kendileri dışındakilere yüklemeye çalışma gayreti doğru bir yaklaşım değildir.

 

            Seçim hazırlıkları süresince görevim gereği sık sık partide bulundum. Emeğe değer veren ve saygı duyan biri olarak başta Sayın Yıldırım olmak üzere İlçe yöneticilerinin olağanüstü bir emek harcadıklarına şahidim. Gözlemim o ki bu kardeşlerimiz eşini çocuklarını ihmal ederek aylarca zamanlarının belki de en önemli saatlerini parti için harcadılar. Belli bir dönem sürecin de olumlu seyrettiğini hissediyordum. Bu olumlu düşüncem Meclis Üyelerinin belirlenmesi için yapılan seçime kadar sürdü. Kanaatim o ki olumlu giden çalışmaların önemli kırılma anı bu seçimlerdir. Genel Merkez hepimizin beğendiği en demokratik hakkı bize tanıdı. Ancak biz bu hakkı dar kadroculuk anlayışı nedeniyle güvensiz ve kirli hale getirdi. İşte o günden sonra gelişmeler hep aleyhimize olmaya başladı. İlçe örgütü seçimdeki en önemli hatalarını yaptı. 100 civarında arkadaşımız seçime girdi. Örgüt anahtar yetmedi maymuncuklar çalıştırdı. Kanaatimce örgütün buna hakkı olmaması gerekir. Çünkü örgütün 100 adaya da eşit mesafede olması gerekirdi. İkinci en büyük hata ise, sandıklarda yapılan, hakkın kötüye kullanılmasının yıllarca olumsuz örneğini oluşturacak ‘’oy hırsızlığı’’dır. Bu durum bizi çok savunmasız bıraktı. Kendi içimizde bile demokrasiyi uygulayamayan bir parti durumuna düşürdü. Bu olay harcanan o güzelim emeklerin ve mücadelenin de dar kadroculuğun korunması için yapıldığı algısını yaygınlaştırdı. Süreç o tarihten sonra CHP’nin aleyhine gelişmeye başladı. Sevgili Selman Yıldırım’ın partiye bir hareket getirdiği, konuşmasında ifade ettiği gibi partinin 3. çocuğu olduğu şeklindeki söylemlerinin içten olduğuna inanıyorum. Başarısızlıkta kendisi dışındakileri suçlamasında belki haklılık payı olsa bile, yukarıda belirtilen stratejik hataların neden yapıldığını da kendi kendine sorgulamalıdır. İçten sorguladığında yaptığı şeyin sadece dar kadroculuğu teşvik ettiğini, partililerin tümünü kucaklayan davranış biçimi olmadığını fark edecektir.

Bu yazı toplam 1297 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim