• BIST 107.286
  • Altın 143,230
  • Dolar 3,5609
  • Euro 4,1491
  • Kocaeli : 30 °C
  • İstanbul : 28 °C
  • Sakarya : 30 °C

CHP’de kongre öncesi son görüntüler

M.Tanzer Ünal

CHP İzmit İlçe Örgütü’nde yeni bir “kongre klasiği” yaşanıyor.
Bol adaylı…
Karşılıklı suçlamalı…
“Eski tüfek” partililerin, adayları paylaştığı…
“Parti çıkarı”ndan çok, “kişisel çıkarların” ön planda tutulduğu…
Bir kongre süreci…
******
Sonuna gelindi.
Cumartesi günü, delegeler son sözünü söyleyecek.
Hüseyin Erol mu?
Selman Yıldırım mı?
Devrim Yıldız mı?
Ömer Akın mı?
Fethi Güven mi?
Utku Birinci mi?
Altı aday da sandığa kadar gider mi?
Önceki gün ve dün, birleşme senaryoları vardı.
Yok, Fethi Güven ve Ömer Akın, adaylıktan çekilip Hüseyin Erol’u destekleyecekmiş…
Yok, Devrim Yıldız ile Fethi Güven birleşmiş…
Daha neler neler…
Hepsi “fos” çıktı.
Görüşmediler mi?
Bir araya gelmediler mi?
Oturdular, görüştüler, anlaşamadılar…
Bugün perşembe, yarın cuma…
Siyasette 24 saat bile çok uzun süre.
Cumartesi sabaha kadar daha neler olur neler.
Ben, bir-iki çekilmenin olacağını ve seçimlere 3 veya 4 adayla girileceğini sanıyorum.
*******
Kongre süreciyle ilgili gözlemlerim şöyle:
1-Parti kamuoyunun, “parti için en yararlı olacak ismi” arama gayreti yok.
2-Partinin ileri gelenleri, kendi siyasi ikballeri için, farklı farklı adayları destekliyorlar.
3-İlçe kongresi sonucuna göre, grupların il başkan adayları hazır. Hatta bazı gruplar, iki yıl sonra yapılacak yerel seçimlerde aday gösterecekleri isimleri bile belirlemişler.
4-CHP genel merkezindeki “iktidar-muhalefet” çekişmesi, İzmit ilçe kongresinde de yaşanıyor. Başta Hikmet Erenkaya’nın desteklediği Selman Yıldırım grubu, Deniz Baykalcı olarak biliniyor. İl Başkanı Yalçın Kuşkan ve milletvekilleri Hurşit Güneş ve Mehmet Hilal Kaplan tarafından desteklenen Hüseyin Erol grubu ise “Kemal Kılıçdaroğlu tarafı” görüntüsünde.
5-Adaylar ve çevresindeki “yıllanmış” partililer, birbirlerinin siyasi ve ticari geçmişlerini karıştırmakta çok meraklılar.
6-Bazı isimler, yıllarca CHP’de bulunmayı bir “imtiyaz” olarak görüyorlar. Parti kıdemi kendisinden daha az olanlara söz hakkı tanımak istemiyorlar.
7-Kongre sonunda, partide kırgınlıkların artması kaçınılmaz görünüyor.
******
Kongre süreçlerinin, partileri canlandırdığı bir gerçek…
Ancak kongreler “en iyileri” ortaya çıkaramıyorsa, bunun da bir anlamı yok.
Zaman zaman kendime sormadan edemiyorum.
“Acaba AKP’nin uygulaması mı, yoksa diğer partilerin yaptığı mı doğru?”
AKP’nin kongre sistemini biliyorsunuz.
Parti büyükleri adayı belirliyor, delegeler de kongrede onaylıyor.
Bu, şu demek:
AKP, delegelerin ortak aklına güvenmiyor.
Küslük, kırgınlık olsun istemiyor.
Doğru mu? Yanlış…
Ya CHP ve MHP’nin uygulaması?
Bunlardaki eksik ve yanlışları da görüyoruz.
Demek, demokrasi böyle bir şey…
Deneye yanıla, düşe kalka doğru çizgiyi bulacağız.
******
Cumartesi günü CHP İzmit Kongresi’nde yarışacak tüm adaylara başarılar diliyorum.
İnşallah delegeler, CHP ve kentimiz için “en doğru adayı” seçerler.
Ve yine inşallah, kaybedenler, kazanan kişinin etrafında kenetlenirler.
Parti severlik, kent severlik, işte asıl o zaman ortaya çıkar.


Teröriste “yardım ve yataklık” yapmak
Bakın, önceki gün yaşadığımız bir olay bile, ülkemizi yönetenlerin mantık ve mantalitesini açıkça ortaya koyuyor.
Nedir bu olay?
Irak Cumhurbaşkanı Yardımcısı Haşimi’nin, İnterpol tarafından “kırmızı bülten”le aranması konusunda tutumumuz…
Biliyorsunuz…
Bağdat’ta gıyabında yargılanan, terörü organize ve finanse etmekten dolayı hakkında tutuklama kararı çıkarılan Haşimi, bir aydır Türkiye’de.
Başbakanlık, kendisine Başakşehir’de iki ev, 17 koruma ve 5 koruma aracı tahsis etti.
Önceki gün de İnterpol (Uluslar arası Polis Teşkilatı), Kırmızı Bülten’le Haşimi’yi aramaya başladı.
Kırmızı Bülten’le aranması demek, “görüldüğü yerde yakalanması” anlamını taşır.
Yani, kapısında bekleyen Türk polisinin hemen yakalaması gerekiyor.
Ancak Haşimi, Başbakan Erdoğan’ın “himayesi” altında, kimse dokunamıyor.
Böyle bir ülke olur mu?
Böyle bir devlete, “hukuk devleti” denebilir mi?
Uluslararası anlaşmalara imza atmışıyız, gereğini yapmıyoruz.
190 ülkenin aradığı Haşimi Türkiye’de, biz yakalamıyoruz.
Teröriste “yardım ve yataklık” yapıyoruz.
Atalarımız, “Kendine yapılmasını istemediğin şeyi başkasına yapma!” diye ne güzel söylemiş.
Başka bir devlet bize aynısını yapsa, biz ne düşünürdük acaba?

Bu yazı toplam 1414 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim