• BIST 97.380
  • Altın 144,344
  • Dolar 3,5577
  • Euro 3,9738
  • Kocaeli : 19 °C
  • İstanbul : 18 °C
  • Sakarya : 19 °C

CHP’de Turan Dumlu’nun kafası karışık

M.Tanzer Ünal

Kendisini çok fazla anlatmaya gerek yok.

Uzun zamandır Gölcük’te eczacı.

Beyefendi bir kişiliği var.

Yıllardır CHP’de siyaset yapıyor.

Köken olarak CHP’li bir aileden geliyor.

Birçok kez belediye başkanlığına da milletvekilliğine de aday oldu veya aday gösterildi.

Olmadı, olmadı…

Anlayacağınız, siyasetin talihsizlerinden!

Kısmeti kapalı, diyelim.

 

***

 

2011 genel seçiminde milletvekili aday adayı idi.

İyi bir sırada aday gösterilmesi beklenirken, Hurşit Güneş’in son anda müdahalesiyle (Hurşit Güneş bunu her yerde gururla anlatır)geri sıralara itildi.

Olup bitene kırıldı, “Siyaseti bırakıyorum” açıklaması yaptı.

Geçen yıl yapılan yerel seçimlerde ısrar ettiler, Gölcük Belediye Başkan adayı oldu.

İyi çalıştı, CHP dışındaki partililerden de oy aldı, ama az farkla kaybetti.

Belediye başkanlığını tam yakalamak üzereydi, elinden kaçırdı…

7 Haziran seçimlerinde bu kez milletvekilliğine adaylığını koydu.

Listede dördüncü sırada kendine yer bulabildi.

CHP, 3 milletvekilinde kalınca milletvekillik hayali yine suya düştü.

Üzgündü…

Birkaç gün sonra “Siyaseti artık bıraktım” diye basına açıklama yaptı.

Haksız da sayılmazdı.

Bütün çabalarına rağmen sandıktan çıkamıyordu.

O siyaseti bırakmıştı, ama siyaset onu bırakmıyordu.

Koalisyon kurulamayıp erken seçim kararı alınınca, gözler yine kendisine çevrildi.

“Siyaseti bıraktım” demesine rağmen erken seçimde aday olacak mıydı?

Aynı aday listesiyle seçime gidilirse, “Beni listeden çıkarın” diyecek miydi?

Eğer Turan Bey “Ben kesinlikle yokum” derse, dördüncü sıra nasıl doldurulacaktı?

 

Kendisiyle görüştüm, bakın neler söyledi?

*”Şimdiye kadar hiç kimseye ‘İlk sıralarda gösterirlerse, aday olurum’ demedim.”

*”Önce adaylık talebim yok. Belki beni listeye hiç koymayacaklar…”

*”Aday gösterseler de göstermeseler de, saygı duyacağım.”

*”İllaki aday yaparlar demiyorum. Aday gösterseler de adaylığımı çekmeyeceğim.”

 *”Dördüncü sıraya da koysalar, gereğini yapacağım.”

*”Tekrar müracaat yapılsın denirse, müracaat etmeyeceğim.”

*”Diğer taraftan arkadaşlarımın ısrarı sürüyor… Adaylık yöntemi bir netleşsin, kesin kararımı vereceğim…”

Turan Dumlu’nun söyledikleri böyle!

İfadelerinden, “kafasının karışık” olduğunu anladım.

Aday olabilir de, olmayabilir de…

 

Devlet Bahçeli, ava giderken avlandı!

Önce size bir soru…

AKP ve MHP’nin “benzeşen noktaları” var mı?

Var…

Hem de pek çok!

Bunu ben söylemiyorum, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli söylüyor.

Devlet Bey, partisiyle AKP’nin “benzeşen noktaları” nı tespit edip bunu kamuoyuyla paylaşmıştı.

Kendine göre “kurnazca” bir siyaset izliyordu.

Özellikle AKP tabanına, “Bizim benzeşen taraflarımız çok. Sizin şimdiye kadar oy verdiğiniz parti çok hatalar yaptı, artık misyonunu tamamladı, memnun olmayanlara kapımız açık” mesajını veriyordu.

Ne zaman verdi bu mesajı?

Daha 19 gün önce…

9 Ağustos 2015’te…

Devlet Bahçeli, şöyle diyordu!

“Şimdi şurası bir toplumun kültürüdür yani milli kültürüdür. Şu daire o toplumun inanç dairesidir. Burası bize göre İslamiyet burası ise milli kültürümüzdür. Şimdi Türkiye’nin sağlıklı ulusal yapısı, o yapının korunması ve geliştirilmesi, bu iki unsurun bir arada ele alınmasını zaruri kılar.
MHP de bu zaruretten hareketle şöyle düşünür: İşte şu alan Türk-İslam ülküsünde kaynağını bulan Türk milliyetçiliğidir. Dolayısıyla İslami alandan gelenler kabulümüzdür. Kültürel alandan buraya gelenler de kabulümüzdür. Bizim söylemek istediğimiz şey budur. AKP’nin inanç alanını temsil eden unsurların içinde milli kültürünü korumak isteyenler de vardır. Onlar bizim reddimiz arasında değildir. Onlar bizim kabullerimiz arasındadır. Çünkü kendisini bir geleneğe bağlı İslami anlayış içerisinde de devam ettirir. ‘Muhafazakâr Müslümanlık’ dediğimiz olay da kendini gösterir. İşte biz şu kesişen içinde herkesi kucaklamak isteriz. Eğer başarabilir isek. Bu genişleme artar artar, biraz daha ileri genişler en sonunda tamamı birbirini kapsar. Yani milli kültür ile İslamiyet’i benimsemiş bir toplum yapısı, Türkiye için en huzurlu toplum yapısıdır. Ama bu İslamiyet’in içerisinde tek bir mezhep olacak şu olacak bu olacak anlamında değil. İslam inancı taşıyan herkes, ideolojik yönünü demiyorum nasıl inanıyorsa... Ama bu örtüşme çok zaman mümkün olmayabilir. 57 tane İslam toplumu vardır. Buralarda bunlar farklılık gösterebilir. Ama biz şunu başarabilirsek Türkiye’de çok şey çözülebilecek inancındayız. Benim söylemek istediğim alan kesişen alının genişlemesidir. Dolayısıyla AKP ile ‘birbirimize benzemiyoruz’ diyoruz ama benzeyen noktalarımız var. O benzeyen noktalarımız o benzeyen noktalarımızı kesişen noktada buluşturabilirsek kapımızı penceremizi damımızı açık tutuyoruz. Gelen buyursun gelsin diyoruz. Gelmezse ne yapacağız. İslamiyet’te zorlama yoktur. Gelirse gelir gelmezse gelmez ne yapacağız. Onun biz dinini tartışmıyoruz.” 

 

O cümlelere dikkat ettiniz değil mi?

Ne diyor Bahçeli?

“Benim söylemek istediğim alan, kesişen alanın genişlemesidir. Dolayısıyla AKP ile ‘birbirimize benzemiyoruz’ diyoruz ama benzeyen noktalarımız var. O benzeyen noktalarımızı kesişen noktada buluşturabilirsek kapımızı, penceremizi, damımızı açık tutuyoruz. Gelen buyursun gelsin diyoruz…”

 

Gelene buyursun gelsin dediğine göre…

Sözü nereye getireceğimi anladınız…

Tuğrul Türkeş’e…

MHP Genel Başkan Yardımcısı Tuğrul Türkeş, önceki gün seçim hükümeti bakanlığını kabul ederek partisiyle köprüleri attı.

Türkeş’in bu hareketi, sadece “seçim hükümeti bakanlığı” ile sınırlı kalacak bir olay değil.

Tuğrul Türkeş artık AKP saflarındadır.

Seçimlerde AKP’den aday gösterilecek, seçimden sonra AKP hükümette olursa bakanlık yapmayı sürdürecektir.

AKP, MHP’ye unutamayacağı bir ders verdi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, tabir yerindeyse, ava giderken avlandı.

Yukarıdaki konuşmasında ifade ettiği gibi, AKP’den kendi partisine katılımlar beklerken, yanındaki en güvendiği ismi kaptırdı.

Devlet Bahçeli’nin bu olaya öfkelenme hakkı var mı?

Bence yok!

İki partinin benzeşen yönleri olduğuna göre…

Ortak tabanları bulunduğuna göre…

AKP’den partisine gelmesi muhtemel kişilere “Buyursunlar gelsinler…” dediğine göre…

Partisinden birinin, “ortak tabanlı” diğer partiye, yani AKP’ye gitmesine neden kızıyor?

Kendisine “hak” gördüğünü, AKP’ye neden “hak” görmüyor?

Sonra...

MHP, geçmişte de 7 Haziran seçimden sonra da AKP’ye hep “koltuk değneği” olmuştu.

AKP, MHP’ye Tuğrul Türkeş’le “teşekkür” etti.

Ne “teşekkür” ama, değil mi?

“Besle kargayı, oysun gözünü” misali…

Sizi bilmem ama ben, MHP böyle bir davranışa müstehaktı diye düşünüyorum.

Bu yazı toplam 1304 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim