• BIST 106.843
  • Altın 142,689
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Kocaeli : 30 °C
  • İstanbul : 30 °C
  • Sakarya : 30 °C

CHP’li Fahri Örengül Büyükşehir’i topa tuttu

CHP’li Fahri Örengül Büyükşehir’i topa tuttu

KOCAELİ BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ 2010 YILI FAALİYET RAPORU CHP GRUBU ELEŞTİRİ VE KARŞI OY GEREKÇESİDİR.

FAALİYET RAPORLARININ KAMUOYUNA AÇIKLANMASI BİR YASAL ZORUNLULUK OLUP BUNU SAYIN KARAOSMANOĞLU GEREĞİ GİBİ YAPMAMAKTADIR.
5018 sayılı KAMU MALİYE KONTROL YASASININ 41 MADDESİ GEREĞİNCE FAALİYET RAPORUNU düzenlemek ve kamuoyuna sunmak artık tüm belediyeler gibi Kocaeli Büyükşehir belediye başkanlığı için de yasal bir zorunluluktur.Bu nedenle belediye bugün konuştuğumuz 2010 yılı faaliyet raporunu düzenlemek zorunda kalmış,ustaca gizlediği eksiklikleri ile birlikte çok geç de olsa tarafımıza ulaştırmıştır.Belediye 6 trilyon harcayarak tek taraflı siyasi reklamlar yaparak kamuoyunu yanıltmakta ancak tüm eksiklerine ve gizlediklerine rağmen 2010 yılı faaliyetlerini içeren bu raporu tüm kente dağıtmamakta ve şeffaflıktan kaçmaktadır.Bu nedenle bugün Kocaeli kamuoyuna 2010 yılı Kocaeli Büyükşehir faaliyetlerine ilişkin eleştirilerimizi sunmak ve Kocaeli kamuoyunu belediye çalışmaları açısından CHP Büyükşehir grubu olarak bilgilendirmek istemekteyiz.Sayın KARAOSMANOĞLU 6 TRİLYON HARCAYARAK KENDİ REKLAMANI YAPACAĞINA FAALİYET RAPORUNU İLAN ETMELİ ve KAMUOYUNUN ELEŞTİRİSİNE AÇIK OLMALIDIR.

KOCAELİ BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİNİN 2010 YILI BÜTÇESİ BİR KATRİLYON İKİYÜZ TRİLYON LİRAYA YAKIN OLUP 2010 YILI İÇİN BU DENLİ BÜYÜK PARANIN KARŞILIĞI YOKTUR.
Kocaeli Büyükşehir belediye başkanlığının 2010 yılı bütçesi 1.164.500.000,oo TL olup buna göre aylık ortalama geliri 97 TRİLYON civarındadır.Kocaeli Büyükşehir belediye başkanlığına gelen bu deli paranın 2010 yılı yapılan işler karşılığı Kocaman bir SIFIRDIR.Popülist politikalar,şeffaf olmayan ihaleler,laleler,çiçekler ve böceklerle geçirilen bir yıl ile karşı karşıya bulunmaktayız.2010 yılında bu kadar büyük para ile kalıcı hangi eser yapılmış,kentin hangi sorunu çözülmüş,kente metro mu gelmiş,toplu taşıma mı halledilmiş,İzgaz gibi kalıcı bir eser mi yaratılmış,trafik sorunu mu çözülmüş,bu para nereye harcanmış,bu paranın kentte bir karşılığı varmıdır?.
BUGÜN 559 MİLYON DOLARA SATTIĞINIZ ve BİZİM DEVRETÜTİĞİMİZ İZGAZ GİBİ 50 MİLYON DOLARA ÖZELLEŞTİRECEĞİNİZ BİR TEK ESER VARMIDIR.
Bütün bunları kamuoyunun takdirine sunmaktayız. KOCAELİ BÜŞÜKŞEHİR BELEDİYESİ 2009 DA OLDUĞU GİBİ 2010 YILINDA DA KATRİLYONLARI HEBA ETMİŞ ve MAALESEF KENTE YAZIK OLMUŞTUR

KÜLTÜR ,SOSYAL İŞLER ve EĞİTİM HARCAMALARI ADETA BUHARLAŞTIRILMIŞTIR.
Kültür ,Eğitim ve sosyal işler için 52 milyon TL (TRİLYON)un üzerinde harcama vardır.Bu kadar büyük bir harcamanın kenti kültür açısından sınıf atlatması gerekir.2009 yılından bu yana eğitim,kültür ve sosyal işlerde en küçük bir ilerleme olmamıştır.Öyle ise bu kadar büyük para kimlere harcanmıştır.Size bıraktığımız,SÜLEYMAN DEMİREL KÜLTÜR KERKEZİ,İNTERTEKS ULUSLAR ARASI FUAR ALANI ,SABANCI KÜLTÜR SİTESİ gibi eserlere benzer hangi eseri ilave ettiniz de trilyonları harcadınız. Kocaeli uluslar arası fuar merkezi ve inter teks ulaslar arası fuar alanlarının uluslar arası kültür ve sanat hizmetlerinde ulusal basını da etkileyecek biçimde kullanılması mümkün iken bunu yapacak beceri ve kabiliyetin belediye yönetiminde olmadığı anlaşılmaktadır. Bu kentte büyük illerde olduğu gibi BÜYÜK ULUSAL DÜZEYDE BİR KONGRE MERKEZİ mi yapılmıştır ?.Kocaeli de ulusal yada uluslar arası düzeyde kültür çalışmaları mı yapılmıştır.Yoksa bu paralar KOMEK eğitimi gibi KANAL 7 NİN YAN KURULUŞU OLDUĞU SÖYLENEN KURULUŞLARA VERİLEN İHALELERLE YANDAŞ KURULUŞLARA MI AKTARILMIŞTIR.

Bütün bu hususların ihale dökümanları ile birlikte kente açıklanması bir namus ve şaffaflık meselesidir.Buharlaşan trilyonların hesabının kent kamuoyuna verilmesi ahlaki bir zorunluluktur.
Belediye yönetiminin kültür çalışmaları partizanca uygulamalara para harcamaktan ibaret olarak görülmektedir.

BASIN YAYIN HARCAMALARI DA KENTİN KAYNAKLARININ BUHARLAŞMASINA TİPİK ÖRNEKTİR.
Basın ve yayın harcamaları da geçen yıl 8.580.226,42 tl gibi fahiş miktarları bulmuş ve doğal olarak tarafımızca eleştirilmiştir.Eleştiriden olsa gerek bu yıl 300 milyar eksiği ile yine bu harcama maalesef 8.580.226,42 TL ( SEKİZBUÇUK TRİLYONUN ÜZERİNDE) gibi fahiş rakamlara ulaşmıştır.Basın ve yayın konusunda bu kentte halkın hatırlayabileceği somut ne vardır.Yine ihaleler ,yine bilinen müteahhitlere parasal aktarmalar ve yine ciddi harcamalar ile karşı karşıyayız.Bu denli büyük harcamaların kentte kalıcı eserler vermesi gerekirken gözle görülür,yurttaşlarımızın hatırlayacağı somut bir şey yoktur.Harcamalar kamu yararından çok partizanca harcama olarak görülmektedir.Bütün bu ihale ayrıntılarının ihale dökümanları ile birlikte açıklanması ahlaki bir zorunluluktur.


KENT ÇEVRE FELAKETİ İLE KARŞI KARŞIYA OLUP YURTTAŞLARIMIZ MAALESEF YANILTILMAKTA ve UYUTULMAYA ÇALIŞILMAKTADIR.
Avrupa Birliği standartları nedeniyle yapılmış bulunan çevre kanununun önemli bir çok maddesinin maalesef AKP iktidarı tarafından yürürlükten kaldırıldığı anlaşılmıştır.Kanunda halen bulunan ve kullanılması mümkün bir çok denetim ve kontrol yetkilerinin sadece küçük ve önemsiz kısımlarının belediyece kullanıldığı asıl kullanılması gereken yetkilerin kullanılmadığı görülmektedir.Belediye maalesef çevre felaketinin çeza keserek önlenmekte olduğu gibi komik bir mazerete sığınmaktadır.

Çevre ölçümleri hatalı olup kent maalesef yanıltılmaktadır.Kocaeli şehri artık maalesef küçük çocukların ve delikanlıların dahi kanser olabildiği bir kanser kenti görünümündedir. Kocaeli Büyükşehir belediyesi CHP ve diğer muhalefetin baskıları ile bu konuda çalışır gibi davranmakta ,ancak gereğini maalesef yapmamaktadır.Çevre işini Doğu Marmara kalkınma ajansına Kocaeli Valiliğine havale etmek esasında belediyenin bu konuda havlu atması anlamına gelmektedir.Uyarıda bulunan muhalefete kızmaya çalışmak,uyarıda bulunan bilim adamlarına ŞARLATAN GİBİ hakaretler etmekle esasında sayın KARAOSMANOĞLU bu husustaki yetersizliğini açıkça ifade etmektedir.

Bilinmelidir ki uluslar arası kaynaklara göre ÇEVRE hakkı doğuştan gelen temel insan haklarından birisidir.Aynı şekilde Anayasamızın 56 maddesi de“ herkes sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşamak hakkına sahiptir çevreyi geliştirmek çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek devletin ve vatandaşların görevidir” demektedir .Bu amaçla yapılan çevre kanunu ile 5216 sayılı BÜYÜKŞEHİR yasanın 7/i hükmü de bu hususlarda amir hükümler taşımakta olup bu hükümleri yerine getirmeyen belediye yetkilileri esasında görevlerini yapmamakta ve topluma karşı evrensel bir hak olan çevre hakkını temin etmemek açısından suç işlemektedirler.Bu hususlarda belediye yönetimini ve yetkilileri buradan önemle uyarmayı görev bilmekteyiz.

Çevre koruma daire başkanlığının 2009 yılı harcaması 95.106.434.76 TL yani 95 trilyonun üzerinde gerçekleştiği bu denli deli paraya rağmen çevre ile ilgili göz boyama dışında kalıcı bir tek işin yapılmadığı anlaşılmaktadır.2010 yılı itibariyle çevre harcamalarında sanki çevresel felaketler yokmuş gibi harcamalar 6 milyon TL eksiltilmiş,89.177.828,13 TL ye düşürülmüştür.Bunu anlamak mümkün değildir.


Bu parayı 7 yıllık AKP iktidarı ile çarptığınızda yaklaşık olarak 650 TRİLYON un çevre için heba edilerek bu konuda hiçbir şey yapılmadığını görmek hem düşündürücü ve hem de çok üzücüdür.

Çevreye harcanan trilyonların bir göz boyamadan ibaret olduğu 2010 yılında da görülmüş olup ivedilikle
• Belediyenin görevi olan ÇEVRE MASTIR PLANININ YAPILMASI,
• ORGANİZE SANAYİİ BÖLGELERİNİN BAŞKANLIĞINDAN Valilik makamının uzaklaştırılması,
• Çevre kanunun hızla yeniden gözden geçirilmesi,
• Organize sanayi bölgelerinin limanların ve bunun gibi çevreyi kirletenlerin denetiminin acilen BÜYÜKŞEHİR YETKİSİNE alınması,
• POSKO gibi ağır işletmelerin,limanların , OSB lerde dahil olmak üzere belediye izni ve ruhsatı ve denetimi olmadan kurulmasının önlenmesi,
• Çevre ölçümlerinin AVRUPA STANDARTLARINDA olduğu gibi AKREDİTİF yani BAĞIMSIZ KURULUŞLARA yapılması ve aylık olarak açıklanması,
• Belediyenin 6 Trilyon harcayarak kendi reklamını yapacağı yerde bu tür raporların ilanla açıklanması,
• Sayın belediye başkanının başbakanın talimatları ile değil ,Kocaeli halkının talepleri ile çalışması gerektiğini kavraması ve bu sorunu başbakana rağmen çözme iradesini göstermesi gerekmektedir.

YEDİ YILDIR ULAŞIM MASTIR PLANI YAPILMAMIŞTIR.HATALI YATIRIMLARLA TRİLYONLAR HEBA EDİLMİŞ,HALK YARARI İÇİN DEĞİL ADETA MÜTEAHHİT YARARI İÇİN ÇALIŞILMIŞTIR.
Belediye rastgele ,plansız programsız ulaşım hizmetleri yapmaktadır.Ulaşım ile ilgili ana konuların imza yetkileri bulunmayan koordinatlara ,iş yapmaya çalışan müteahhitlere bırakıldığı anlaşılmaktadır.Köprülere,yollara,TRİLYONLAR harcanmakta,bütün bunlar bir plan dahilinde yapılmamaktadır.2007 yılında Kocaeli Büyükşehir belediye başkanlığı ULAŞIM ANA PLANI HAKKINDA İHALE AÇMIŞ BU İHALEYİ 13.445.280.OO Tl( ONÜÇ TRİLYONUN ÜZERİNDE) gibi bir rakam ile YÜKSEL PROJE ADLI bir firma almıştır.
Şimdi Kocaeli Büyükşehir belediye başkanlığı bizim zorlamalarımız üzerine YEDİ YIL sonra ULAŞIM MASTIR PLANI yapmaktadır.Öyle ise yukarıda bahsettiğim 13,5 trilyonluk ULAŞIM ANA PLANI nedir.Bu 13 TRİLYON yetimin,kentin hakkını parasını YÜKSEL PROJE ye neden verdiniz.Yüksel proje ile AKP iktidarının ilişkileri nedir,hangi boyuttadır.Bütün bunların kamu oyuna açıklanması bir siyasi ahlak ve zorunluluk gereğidir.

Sadece İZMİT için 200 trilyon.un üzerinde plansız ulaşım harcaması yapılmıştır.Şimdi yapılmaya çalışılan ulaşım mastır planı gecikmeli bir çalışmadır.Bu güne kadar yapılan yatırımlarla çelişmesi durumunda yapılan ciddi harcamaların plansız kentleşmenin hesabı nasıl verilecektir.Halkımız hala D 100 üzerine konmuş bulunan çelik yığınlarının /köprülerin gerçek maliyetini bilmemektedir.Köprülerin şehrin mimari yapısına uyumlu olmadığı açılan davalarda alınan bilirkişi raporları ile sabit olmuştur.Mimar Sinan köprüsünün bazı bölümlerinin yıkılması gerektiğine ilişkin KOCAELİ İDARE MAHKEMESİNİN KARARI BULUNMAKTA OLUP HALEN BU KARARI SAYIN BELEDİYE BAŞKANI UYGULAMAMAKTA ISRAR ETMEKTEDİR. Buranın bu şekilde yıkılması durumunda buraya harcanan trilyonların hesabı nasıl verilecektir.?


Karayollarında yapılan bu tür köprü vs. lerin maliyetleri neden karayolları kaynaklarından değil de belediye kaynaklarından ödeniyor,Bu kentin parasını neden karayollarının işlerine harcıyorsunuz,neden iktidar avantajını kullanarak bu bedelleri ulaştırma bakanlığına ödetmiyorsunuz. ?
Ulaşım daire başkanlığına 2009 yılı için ayrılan kısıtlı 90 trilyon civarındaki harcamanın 65 trilyon gibi bir miktarının kullanıldığı,2010 yılı için ayrılan 116.599.228,00 TL nin de 58.062.704,71 TL.sinin harcandığı görülmektedir.Bu bedel nereye kullanılmıştır.Kentin çözülmesi gereken ilk sorunu olan ulaşıma neden bu kadar az ödenek ayrılmıştır.
Sayın KARAOSMANOĞLU nun 2009 seçim beyannamesinde belirttiği MONORAY-RAYBÜS-METROBÜS-TERMİNALLER ARASI RİNG MERKEZLERİ- gibi taahhütleri ne oldu,hayali projelerle halkı neden kandırıyorsunuz.Kocaeli.miz metro gibi, raylı sistem gibi toplu ve çağdaş ulaşım araçlarını hak etmiyor mu ? Bu güne kadar gelen mali kaynaklarla dahi bu işlerin yapılması mümkün iken ,iktidar avantajının bulunduğu bu güçlü ortamda ,verilen seçim vaadleri de bulunduğuna göre bu hususlar neden çözülemiyor ?.

2010 YILINDA 777 MİLYON (TRİLYON) YATIRIM YAPTIK DEMEKTESİNİZ.
Bu denli büyük kaynak ile bu kentte Otobüs terminalİ,tren garı ve üniversite arasında hafif raylı sistem yapmak ve kentin ciddi ulaşım sorununu çözmek varken neden bunları yapmıyorsunuz.:Be denli ciddi harcamaların heba olması yazık değil mi ?,Bu kente yazık değil mi.? YEDİ YILDIR 9 MİLYAR DOLARA YAKLAŞAN CİDDİ KAYNAKLARA RAĞMEN 2010 YILI İTİRARİYLE HALA ULAŞIMI ÇEZEMEDİNİZ.SİZ NE İŞ YAPARSINIZ.BU KENTE YAZIK DEĞİLMİ ?

Projeler daire başkanlığının bütçesi 2009 YILI İÇİN 55 milyar olup bunun 45 milyarının kullanıldığı 2010 YILI İÇİN DE 59.962,00 tl OLUP BUNUN DA 52.791,85 Tl sinin kullanıldığı anlaşılmaktadır.Kocaeli Büyükşehir belediyesi kendi sorunları için hiç mi proje üretmek niyetinde değildir.Sürekli Ankara dan dayatılan ve kente faydası olmayan,müteahhitlere yarayan projelerle mi çalışmaya devam edilecek.

Çok büyük bir zaman ve mali kaynaklar maalesef ulaşım konusunda da büyük acemiliklerle heba edilmiş,kaynaklar müteahhitlere aktarılmış,2010 yılında da kentimize yarar yerine zararlar verilmektedir.

KENT TRAFİĞİNİ 6 YILDIR BİR TEK ÇÖZÜM ÜRETİLEMEMİŞTİR.
Hala şehir içi trafiği içler acısı konumdadır.D 100 düzenlemesi yetersiz,acemiliklerle dolu ve sorunu çözmekten uzaktır.Hala bir kent meydanı oluşturulamamıştır.Kente uygun ulaşım ve trafik mastır planı yapılmamıştır.Kocaeli ye bu büyük imkanlara rağmen yazık edilmektedir.Bu sorunların çözümü için kentin dinamikleri ile de konuşulmadığı anlaşılmaktadır.

BELEDİYE TRİLYONLARIN HATALI KULLANIMININ DENETİMİNDEN KORKTUĞUNDAN DENETÇİ KADROLARINI BOŞ BIRAKMAKTA İÇ DENETİMİ DAHİ YAPTIRMAMAKTADIR.
Faaliyet raporunun insan kaynakları bölümünde çalışanlar sayılmış olup norm kadroya göre 2009 yılı olması gereken BEŞ ADET İÇ DENETÇİ kadrosunun 2010 yılında YEDİYE ÇIKARTILDIĞI ancak buna rağmen MAALESEF ısrarla doldurulmadığı görülmektedir.Belediye başkanı , genel sekreter ve diğer üst düzey yöneticiler ısrarla memur dokunulmazlığına sığınmakta ve İÇİŞLERİ BAKANLIĞINDAN MENİ MUHAKEME KARARLARINI USULSUZ OLARAK ALDIRTARAK YARGILANMAKTAN KAÇMAKTADIRLAR.Ancak DANIŞTAY da dava açarak AKP li belediye başkanları yargıya götürülebilmiş olup ,bundan da kurtulmak için YARGIYI ELE GEÇİRMEYE çalışılmakta ve maalesef bu hususta da yol almaktadırlar.Bütün bu denli kaçma çabalarına karşılık 6 yıl gibi kısa sayılacak süre içersinde ve ısrarlı bakanlık korumalarına rağmen bir çok olaydan ve dosyadan belediye yetkilileri
yargılanmış ,yargılanmaya devam edilmektedir..Bütün bunların nedeni belediyenin iç denetimi olmayıp ana muhalefet meclis üyelerinin ısrarlı takipleridir.Bu şekilde ciddi yolsuzlukların bulunduğu belediye yönetiminde denetçi kadrolarının belediye yönetiminin denetimden kaçma amacıyla boş tutulduğu anlaşılmaktadır.Bu kadroların boş tutulması, konusunda hala ısrar edilmesi büyük bir şaşkınlıkla görülmüş olup kamu oyunun dikkatine sunulmaktadır.AKP nin amacı denetimsiz kendi sermayesini oluşturmak,kendi sivil toplum kuruluşlarını güçlendirmek,rahatça ihaleler vermek ve bu şekilde siyasal gücünü de arttırmaktır.Bu hususlarda kent kamuoyunu önemle ve ısrarla uyarmayı görev bilmekteyiz.


KENTSEL DÖNÜŞÜM RANTSAL DÖNÜŞÜMÜ ÇAĞRIŞTIRMAKTADIR.
Kentsel dönüşüm adı altında yurttaşlarımızın arazileri haraç mezat istimlak edilmekte ve bu araziler üzerinde TOKİ gibi işletmelerle konutlar yapılmakta ve kar amaçlı olarak satılmaktadır.Bu konutlar sosyal konutlar değildir.Belediyelerin konut yapmalarının nedeni konut alamayan yurttaşlarımıza sosyal konut temin etmektir.
ÖRNEĞİN KENT KONUT
• Kartepe AVM de 112 milyar,153 milyar,165 milyar,1 trilyon 634 milyar gibi rakamlarla dükkanlar üretmekte ve satmaktadır.
• Çayırköy gölkent konutları 115 milyar,126 milyar,135 milyar 161 milyar 181 milyar TL gibi villa inşaatlarını sahne olmaktadır.
• Karamürsel Gazanferkent konakları –adı üstünde sosyal konut değil konak olup 148 milyor-147 milyar-196 milyar-194 milyar,198 milyar,gibi rakamlarla daire,bubleks daireler yapmakta ve satmaktadır.
• TOKİ ve KENT KONUT adeta kentte ayrı bir devlet gibi çalışmakta ,üç kat imarı olan yerlerde dahi çok daha yüksek katlarda inşaatlar yapmakta,yurttaşlarımızın arazilerini ucuza istimlak edip,kar amaçlı konutlar yapmaktadır.
• KENT KONUT a belediyenin kaynakları aktarılmakta bu kaynaklar belediye meclisinin ve halkın denetiminden kaçırılmakta ve maalesef halkın parası ile inşaat müteahhitliği yapılmaktadır.
• Ayrıca kenteti inşaat firmaları ile de haksız rekabet yapılarak AKP iktidarı kentte bu şekilde kendi müteahhidini yaratmakta ve kenti bu şekilde ele geçirmeye çalışmaktadır.

2010 yılı kentsel dönüşüm halkın paralarının denetimden kaçırılarak KENT konuta aktarılması,müteahhit gibi çalışılarak kentsel dönüşüm adı altında rantsal dönüşümü çağrıştıran işler yapılması ,sosyal konutlardan çok kar amaçlı konutlar yapılması şeklinde gerçekleşmiş,sosyal konut bekleyen yurttaşlarımız ile arazileri çok ucuza istimlak edilen yurttaşlarımız mağdur edilmişlerdir.

SPOR KONUSUNDA KOCAELİ KENTİ KÜME DÜŞÜRÜLMÜŞTÜR.
Spor kulupleri o kenti temsil eder ve kentliye gurur verirler.Kocaeli gibi bir kentin ana spor kulubü Kocaelispor ile Sayın KARAOSMANOĞLU 2009 SEÇİMLERİ ÖNCESİ İLGİLENMİŞ kulübü o dönem usulsuz ödemelerle paraya boğmuş,kulüp süper lige çıkmış, SPOR SİYASETE ALET EDİLMİŞ,taraftar seçim öncesi bu şekilde kullanılmıştır.Sayın KARAOSMANOĞLU seçildikten sonra kulubü kendi haline bırakmış ve kent maalesef Kocaelispor ile birlikte ÜÇÜNCÜ KÜMEYE düşürülmüştür.şu an KOCAELİSPOR SPOR TATA İKİNCİ LİG(ESKİ ÜÇÜNCÜ LİG) kırmızı grupta sondan 7.nci ve 12.nci sırada PURSAKSPOR-FETHİYESPOR-PENDİKSPOR- BALIKESİR ve EYÜP SPOR la oynuyor.KÖRFEZ SPOR da beyaz grupta GEBZESPOR ile birlikte daha iyi konumda oynuyor.Süper ligde ise KAYSERİSPOR-ESKİŞEHİR SPOR-SİVAS SPOR-BURSA SPOR-TRABZONSPOR- gibi kulüpler kentlerini en üst düzeyde temsil ediyor,bu kentlerde ciddi spor yatırımları yapılıyor.

Türkiye nin milli gelirinin en yüksek olduğu,İstanbul dan sonra en güçlü Büyükşehir belediyesinin Kocaeli olduğu,sanayinin ve ticaretin çok geliştiği Kocaeli nin Bursa –Kayseri-Sivas-Gaziantep-Eskişehir den eksiği değil fazlası vardır.Ancak sayın KARAOSMANOĞLU Kocaelispor kulubünü son yerel seçimler öncesi , siyasi nedenlerle kullanmış ve akabinde büyük acemiliklerle sporda da kenti maalesef üçüncü kümeye düşürmüştür. Büyükşehir belediye başkanlığı çok kısıtlı imkanlara sahip bulunan Körfez belediyesi kadar dahi etkili olamamış, acız kalmıştır,Kayseri.de,Bursa.da Trabzon.da Antalya.da hatta güneydoğudaki kentlerde ciddi spor tesisleri yapılmakta,Avrupa şampiyonalarının oralarda yapılması planlanmaktadır.Bunları göremeyen,kenti spor açısından da planlayamayan belediye yönetimi bu açıdan da sınıfta kalmıştır.Belediye çalışanları vs lere aldırılan binlerce milliyet gazeteleri ile yılın sporcusu seçilmek bir göz boyamadır.Diğer alanlarda olduğu gibi maalesef spor alanında da kent ÜCÜNCÜ KÜMEYE düşürülmekte olup ,belediye yönetimini bu konuda kınıyor ve değerlendirmeyi Kocaeli kamuoyuna bırakıyoruz.

BELEDİYENİN YÖNETİM VE İÇ KONTROL SİSTEMİ ÇÖKMÜŞTÜR.
Yukarıda de belirtildiği gibi belediyenin kesinlikle iç denetim gibi bir derdi yoktur.Tam tersine denetimden kaçarak çalışmak anlayışı belediyenin temel anlayışıdır.Büyükşehir kadrolarının anlayışı belediyeyi daha fazla miktarda gerek siyasi kadro ve gerekse müteahhitleri ile A.K.P.lileştirmek derdi vardır.Belediyenin kültür ve spor daire başkanlıkları bulunmasına rağmen kontrolden kurtulmak maksadıyla belediye yönetimi SPOR ve KÜLTÜR A Ş adlarında Anonim şirketler kurmaya kalkmış ,bu kararların iptali için tarafımızca yargıya başvurulmuş ve davalar kazanılmıştır.CHP döneminden gelen şirketler partizanca kullanılmış ve ihale yolsuzluklarını bulaşılmıştır. Belediye yönetimi kesinlikle iç denetimi yapmamaktadır.Sayıştay denetim raporlarını meclis üyelerinden ve kamuoyundan gizlemekte kendi anlayışı ile ihaleler yapmaktadır.Sonuçta da BELDE A Ş yolsuzluğu, Antikkapı A Ş yolsuzluğu, Belediye binası yolsuzluğu ve diğerleri gibi konularda mahkemelik olmakta belediye kurumunun etik açıdan zarar görmesine neden olmaktadır.Hala sayıştayın belediye şirketlerine aktarılan 525 TRİLYON tutarındaki paralar ile ilgili raporu kamuoyuna açıklanmamakta ,halktan ve en önemlisi biz meclis üyelerinden dahi gizlenmektedir.

BELEDİYE ŞİRKETLERLE ÇALIŞARAK DENETİMDEN KAÇMAKTADIR.
Bilindiği gibi belediye başkanlığının belediyelerdeki kara delik denilen (B.İ.T) tabir edilen belediye şirketleri bulunmaktadır.BELDE AŞ-ANTİKKAPI AŞ-KENT KONUT A Ş-ALTINNAL A Ş –İZAEYDAŞ A Ş KENT SİGORTA LTD ŞTİ- gibi şirketlere 2009 yılında 525 TRİLYON tutarında belediyenin kaynaklarını aktarmış bulunmaktadır.Bu rakamlar bu bugünkü belediye bütçesinin yarısına yakın bir miktarı teşkil etmekte olup görüldüğü gibi belediye şirketler vasıtasıyla meclisi devre dışı bırakarak ve denetimden kaçarak çalışmaktadır.Bu şekilde istediği işi istediği müteahhide 2886 sayılı DEVLET İHALE KANUNU olmadan vermekte,kanuna karşı hile yöntemini kullanmaktadır.Ayrıca bu şirketler birer Anonim ve limited şirketler olup yönetim kadroları ile denetim kadrolarını sayın BELEDİYE BAŞKANI atamakta ,şirketler özel şirket gibi çalışmakta,muhalefetten bir tek denetçi dahi atanmamakta,hesapları denetime açılmamakta ,birer kapalı kutu gibi bu şirketler meclis denetiminden kaçırılmaktadır..
Sayın KARAOSMANOĞLU bu şekilde çalışmayı çok sevmiş olmalı ki bu kadar şirket yetmiyormuş gibi SPOR AŞ ile KÜLTÜR AŞ adlı iki şirket daha kurmak amacıyla bizim muhalefetimize rağmen meclisten çoğunlukla karar geçirmiş ,bu karara karşı tarafımızca açılan davalar ile bu şirketlerin kurulmasına mahkeme kararı ile engel olunmuştur.Faaliyet raporunda Yukarıda isimleri verilen ve bütçeden 525 Trilyon paranın aktarıldığı şirketlerin tamamına ilişkin mali bilgiler ,denetim raporları,ana sözleşmeleri,yönetim ve denetim kadroları yoktur.Halkın paralarını bu şirketlere usulsuz aktardığınıza göre neden bu şirketlerin bilançolarını,yönetim ve denetim kadrolarını,ihalelerini açıklamıyorsunuz.Meclisin ve halkın bunları öğrenmeye hakları yokmu ?Bu mu iddia ettiğiniz şeffaf belediyecilik ?


Sayın KARAOSMANOĞLU nu BELDE AŞ-ANTİKKAPI A Ş-KTENT KONUT A Ş –İZAYDAŞ A Ş KTENT SİGORTA LTD ŞTİ gibi belediye şirketlerinin
• Yönetim denetim kadrolarını,bu kadrolarda bulunanlara ödenmekte bulunan maaşların miktarlarını ,
• Şirketlerin ihale dökümlerini ,kimlere ne miktar ihale verildiğini,
• İhalelerin hangi yöntemle ,devlet ihale kanununa mı yoksa keyfi mi yapıldığını ,
• Yönetim ve denetim raporlarını ,bilançolarını açıklamaya davet ediyoruz.
• Aksi taktirde halktan trilyonlar kaçıran ,hesap vermeyen ,yetkisini kötüye kullanan adam olarak kendisini ilan edeceğiz.


BEYLEDİYE YÖNETİMİ BELEDİYENİN HAKLARINI KORUMAK YERİNE ADETA YOLSUZLUK YAPANLARI KORUMAYA ÇALIŞMIŞTIR..
5216 SAYILI belediye kanunu belediye yönetimini belediyenin mali kaynaklarının korunması,yolsuzlukların üzerine gidilmesi konusunda görevlendirmekte ve bu hususlarda kendilerine yetkiler vermektedir.5018 sayılı kamu maliye kontrol kanunu da aynı sorumluluğu belediye yöneticilerine yüklemektedir.Belediye başkanının bu nedenle bizzat tüm yolsuzlukların üzerine gitme sorumluluğu vardır.Ancak ne varki belediye başkanına bu hususlarda yapmış olduğumuz uyarılar karşısında başkan hemen gerilmekte ,sinirlenmekte ,yolsuzluk yapanların üzerine gideceğine,yolsuzluğu ihbar edenlere teşekkür edeceğine,kendisini kamu adına uyarak muhalefet meclis üyelerine kızmaya çalışmaktadır.
Ayrıca belediye yönetimi belediye çalışanları hakkında açılmış ciddi davalarda belediyenin kaynaklarının korunmasını temin edeceğine,mahkemelerde avukat görevlendirmemekte,davaya müdahale ederek sanıkların cezalandırılmasını istememekte,adeta onları gizlice savunmaya çalışmaktadır.Bu yaklaşım yolsuzluk yapanların savunulması gibi bir anlayış doğurmaktadır.
12.02.2010 tarihinde belediye yetkilileri hakkında açılan yolsuzluk davalarına belediye ve bağlı şirketlerin avukat göndermesi ve haklarının korunması açısından yaptığımız başvuruma belediye başkanı 19.3.2010 tarihinde BİR AYLIK BİR GECİKME ile davalara katılmayacağına ilişkin cahil cesareti ile cevap vermiş bulunmaktadır.
Geçen günlerde sonuçlanan BELDE AŞ yolsuzluğu davasında bilindiği gibi Sayın KARAOSMANOĞLU nun üst düzey çalışanları ,Sayın KARALOĞLU dahil yargılanmıştır.Bu davaya sayın KARAOSMANOĞLU yada bir belediye şirketi olan BELDE AŞ yetkilileri kamunun haklarının korunması için bir tek avukat göndermemiştir.Bu şahısların YİRMİYE YAKIN AVUKATLARI savunma yapmış,mahkemenin MÜDAHİL TARAFINDA bir tek AVUKAT GÖREVLEDRİLMEMİŞ maalesef tek taraflı bir savunma ile sanıklar beraat etmişlerdir.Sayın KARAOSMANOĞLU burada adeta sanıkları savunmuş yolsuzluğun üzerine gideceğine,arkadaşlarını korumaya çalışmıştır.Bu davalardan esasında BELEDİYE YÖNETİSİ KAMU VİCDANINDA MAHKUM OLMUŞTUR.Neden AKP nin iktidarının HSYK yı ele geçirmek,Yüksek yargıyı ele geçirmek için ,yargıyı baskı altına almak için çalıştığını bu tür davalarda daha net anlamaktayız..


DEPREM İLE İLGİLİ ÇALIŞMALAR İÇLAR ACISIDIR.
Bu hususlarda ÇEVRE ve SAĞLIK ile birlikte özel ve sürekli bir çalışmanın yapılması düşünüldüğünden,bu husustaki belediye çalışmalarının da çok yetersiz,sadece anma törenleri ile geçiştirildiğini burada ifade etmek isteriz.


HALA ŞEHİR PLANLANMIŞ DEĞİLDİR.
Belediye yönetimi şehri planladığını iddia etmekle beraber hala çok yetersiz bir planlama bulunmakta olup bir çok belediyenin 1/1000 planları halen yapılmamıştır.yurttaşlarımız bu nedenle inşaatlarını yapamamakta,ruhsatsız inşaatlar kentte yükselmekte ve yurttaşlarımız yıkım ve hapis riski ile karşı karşıya kalmaktadır.Yapılan planlamalar da mahkemece iptal edilen perşembe pazarı alanı gibi örneklerde görüldüğü gibi bilimsel özelliklerden uzak bulunmaktadır.Belediye yönetimi şehrin planlanması hususunda da sivil toplum kuruluşları ,meslek odaları ve üniversite ile yeterli işbirliğine girmemekte ve şehir çağdaş planlamanın dışında tutulmaktadır.

Kişiye özel imar değişiklikleri yapılmakta,AKP çoğunluğu ile meclisten geçirilmekte,bilimsel bir anlamı olmayan plan notları ile keyfi,partizanca imar düzenlemeleri yapılmaktadır.Nazım imar planı yaptığını iddia eden AKP iktidarı ÇEVRE ve ULAŞIM MASTIR planlarını hala yapmadığından uygun olmayan imar düzenlemeleri yapmakta bu hususta da kent büyük kayıplara uğramaktadır.



MAALESEF 2009 YILI GİBİ 2010 YILI DA KOCAELİ İÇİN KAYIP BİR YIL OLMUŞTUR.
2009 yılında Kocaeli de prestij olarak yapılmış önemli bir yatırım yoktur.Katrilyonların nerelere gittiği belli değildir,buharlaştırılmıştır.
• Şehir içi trafiği düzene mi girmiştir,şehir içinin önemli bölümleri trafiğe kapatılmış,şehir içi özlenen yaşam alanı haline gelmiş,şehir dışlarında önemli otoparklar mı yapılmıştır ?,
• Kentin AKP yı bırakılan en temel sorunu ULAŞIM İLE ilgili YEDİ YILDIR kalıcı ne yapılmıştır Acemiliklerle müteahhitlere trilyonlar aktarılması dışında ne vardır ?Şehir uluslar arası trafikten mi arındırılmıştır ?
• Metro,hafif raylı sistem mi yapılmıştır ?.Deniz ulaşımı zarardan mı kurtarılmıştır ?.
• Kentin sosyal yaşamı çok mu gelişmiştir ?Kent çok mu zenginleşmiş,yeni kültür binaları,KONGRE MERKEZİ ,ulusal düzeyde kongre ve sanat etkinlikleri yapılacak binalar mı yapılmıştır ?
• Büyük spor kompleksleri mi yapılmış,ulusal ,uluslar arası müsabakalara kent ev sahipliği mi yapmıştır ?Kocaelispor şampiyon mu olmuş,Avrupa kupalarına mı katılmış,kent Kocaelispor için kentlilik bilinci ile mi bütünleşmiştir ?
• Yazın tatil ve deniz için bu kente mi gelinmektedir ?Turizm konusunda hangi prestij işler yapılmıştır ?
• Pahalı ve kar amaçlı konutlar dışında kentin sosyal konutlarla konut sorunu mu çözülmüştür ?
• Katrilyonlar nereye gitmiştir ? Sayıştay denetçilerinin raporları neden halka açıklanmamaktadır, neden şeffaf belediyecilik yapılmamaktadır ?
• İzmit e kimlik kazandıran kent meydanları mı yapılmıştır, 2010 yılı için BİR KATRİLYON İKİYÜZ TRİLYONUN üzerindeki para nereye harcanmıştır,kime harcanmıştır,bunu söyleyebilirmisiniz ?
• 2009 YILINDAN BU YANA BİR ŞEY YAPTIĞINIZ YOK,2010 yılı da başarısız 2009 dan daha da kötü yir yıl olmuştur.Belediye adeta 2010 yılında UYUMUŞ BASIT BELEDİYECİLİK HİZMETLERİ DIŞINDA HİZMET VERMEMİŞ YATIRIM YAPMAMIŞTIR.Kente yazık olmuştur.Kent AKP li belediye ile maalesef zaman kaybetmekte ve çağın gerisine düşmektedir.


BELEDİYEYE GELEN KOCAELİYİ DÜNYA KENDİ YAPACAK BU BÜYÜK MALİ KAYNAKLAR GERÇEKTEN AMACA UYGUN KULLANILMAMIŞTIR.
SAYIN KARAOSMANOĞLU ZENGİN BABANIN MİNRASYEDİ ÇOCUĞU GİBİ ÇALIŞMAKTADIR.

Sayın KARAOSMANOĞLU ve arkadaşlarının yani AKP nin yerelde iktidara geldiği yıl olan 2004 yılı itibariyle kentin su sorunu çözülmüş,hava sorunu çözülmüş,doğal gaz getirilmiş,acil belediyecilik hizmetleri tamamlanmış,kent gece kondu dan büyük ölçüde sosyal konutlar ile arındırılmış,kent sporda ve kültürde Türkiye ye örnek olmuş bir konumdadır.Sayın KARAOSMAN OĞLU na kalan sorun kentin ÇEVRE ve ULAŞIM MASTIR PLANINI yapmak,bundan sonra KENTİ KOCAELİ OLARAK PLANLAMAK kenti her yönü ile MODAEL BİR belediye haline getirmektir.bunun için elinde her türlü malzeme vardır. Daha önce sadece 32 KM 2 ye hitab eden İZMİT BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI sınırları 110 kat artmıştır.5216 sayılı yasa ile kentin tamamı belediye hizmet alanı olmuştur.Gelen para ise ‘ yıl itibariyle DOKUZ TRİLYONA YAKIN MÜTHİŞ BİR PARADIR.Sayın KARAOSMANOĞLU YEDİ yıldır belediye başkanıdır.2002 den bu yana da partisi iktidardadır.Kentin milletvekilleri bakanlık yapmakta sayın BAŞBAKAN Kocaeli ile yakından ilgilenmektedir.Bu güne kadar yaklaşık olarak 9 TRİLYON CİVARINDA belediyeye para aktarılmış bulunmasına rağmen kentte kalıcı önemli bir eser yoktur.Kent sporda,kültürde,sanatta küme düşürülmüş,büyük servetler muteahhitlere aktarılmış,basit belediyecilik dışında bir şeş yapılmamıştır.


SAYIN KARAOSMANOĞLU. nun YEDİ YIL SONRAKİ GÖRÜNTÜSÜ
ZENGİN BABANIN MİRASYEDİ ÇOCUĞUDUR.BU KENTE YAZIK OLMAKTADIR.KENT ACEMİLERİN İKTİDARINDADIR.İKİ YIL SONRA GÖRÜLMÜŞTÜR Kİ SAYIN KARAOSMANOĞLU.NUN BU KENTİ DÜNYA KENDİ YAPACAK VİZYONU,İKTİDARI ,GÜCÜ ,KAYNAKLARI KULLANABİLME ÖZELLİĞİ ve HEYECANI YOKTUR.KENTİN KAYNAKLARI HEBA EDİLMEKTEDİR.2010 YILINDA SAYIN KARAOSMANOĞLU YİNE SINIFTA KALMIŞTIR 2009 DAKİ NOTU ÜÇ BUÇUK OLAN SAYIN KARAOSMANOĞLUNUN 2010 NOTU MAALESEF ÜÇBUÇUKTAN DA AZDIR.KOCAELİ HALKINI DİKKATE ve DEĞRELENDİRMEYE DAVET EDİYORUZ.18.04.2011.

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim