• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Kocaeli : 16 °C
  • İstanbul : 12 °C
  • Sakarya : 16 °C

CHP’li Kaplan, erozyona dikkat çekti

CHP’li Kaplan, erozyona dikkat çekti
CHP Kocaeli Milletvekili Mehmet Hilal Kaplan, erozyonun yarattığı çevre tahribatının araştırılması ve önlem alınması için Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne bu konuyla ilgili meclis araştırması verdi.

Kaplan, verdiği önergede şunları dile getirdi:

 

GEREKÇE

Dünya da olduğu gibi Türkiye' de de toprak kaybı sürecinin en önemli etkeni erozyondur. Arazi eğimi, iklim, bitki örtüsü ve toprak özelliklerinin etkileşimi sonucu oluşan doğal erozyonun yanısıra, insanın doğaya müdahalesi temeline dayanan bir dizi yapay etgen, erozyonu bir afet niteliğine dönüştürmektedir.

Türkiye’de tarım arazileri kurak ve yarı kurak iklim koşullarına bağlı doğal etmenlerin yanı sıra insan faaliyetlerinin de etkisi nedeniyle tuzluluk, erozyon ve çölleşme gibi çeşitli sorunlarla karşı karşıyadır.

Çoraklaşma ile toprak yüzeyini kaplayan bitki örtüsü sınırlanmakta, topraktaki organik madde miktarı azalmakta, su ve toprağın fiziksel özellikleri kötüleşmektedir. Toprağın fiziksel, kimyasal ve biyolojik yapısındaki değişim verimliliği düşürmektedir. Bu süreç sonunda, verim potansiyeli yüksek olan toprakların verimliliği azalmakta ya da bu topraklar tarım-sal üretimde kullanılamaz hale gelmektedir.

Türkiye’de kurak, yarı nemli araziler, Orta ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinin büyük bir bölümü ile Orta ve Doğu Akdeniz bölümlerinin bir kısmında ve Doğu Anadolu Bölgesi’nin batısında ve doğusunda yer almaktadır. Karasal iç ve doğu bölgeleri ile Güneydoğu Anadolu Bölgesi çölleşmeye eğilimli kurak arazilere sahiptir. İnsan kaynaklı etmenler de dikkate alındığında, Akdeniz ve Ege bölgelerinin bazı kesimleri de çölleşme sürecinden etkilenebilecek yarı nemli alanlar olarak kabul edilmektedir.

Bilindiği üzere, küresel ısınma ve bunun neden olduğu iklim değişikliği önümüzdeki süreçte tarım arazilerinin kullanımı üzerine etkide bulunması beklenen en önemli faktörler arasındadır. Türkiye’nin de içinde yer aldığı Akdeniz Havzası’nın küresel ısınmadan en fazla etkileneceği tahmin edilen alanlar arasında olması, konuyu Türk tarımı açısından daha da önemli kılmaktadır. Bu çerçevede, tarımda sürdürülebilirliğin sağlanması bakımından, küresel ısınmanın olası etkilerini bertaraf edecek veya en aza indirecek ileriye dönük önlemlerin alınmaya başlanması gerekmektedir.

Ülkemiz topraklarının en önemli sorunlarından birisi de erozyondur. Türkiye arazi varlığı envanter çalışmaları sonuçlarına göre; arazilerimizin 5,6 milyon hektarında (yüzde 7) hafif, 15,6 milyon hektarında (yüzde 20) orta, 28,3 milyon hektarında (yüzde 36) şiddetli ve 17,4 milyon hektarında (yüzde 22) çok şiddetli erozyon görülmektedir. İşlenen tarım arazilerinin yüzde 59’unda, mera arazilerinin ise yüzde 64’ünde erozyon söz konusudur. Bu değerler erozyonun, Türkiye’nin toprak kaynakları için ne denli büyük bir tehdit unsuru olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.

Genel itibarıyla değerlendirildiğinde, Türkiye’de 57 milyon hektar alan erozyon tehdidi ile karşı karşıya olup, 1960’lı yıllardan günümüze kadar söz konusu alanların yalnızca yüzde 8’inde erozyon kontrolüne yönelik çalışmalar tamamlanabilmiştir. Erozyonla mücadele çalışmalarına söz konusu dönemdeki fiziki gerçekleşmelerin seyri korunarak devam edilmesi durumunda, bu çalışmaların tehdit altında olan arazilerin tamamında gerçekleştirilebilmesi için 525 yıla ihtiyaç vardır.

Ülkemizdeki ortalama toprak kaybı 770 bin ton/yıl olup, bu rakamın dünya genelinde 24 milyar ton/yıl olduğu dikkate alındığında, dünyada her yıl erozyon nedeniyle kaybedilen toprakların 1/33’ünün Türkiye kaynaklı olduğu anlaşılmaktadır. Bu değer, Türkiye’deki erozyonun şiddetini açıkça göstermektedir.

Kalkınma Bakanlığının verilerine göre, Türkiye’nin her türlü bitkisel üretime elverişli toprak derinliğine sahip arazi varlığı yalnızca 11 milyon hektardır.Ayrıca taşlık araziler, Türk tarımının önemli sorunlarından birisi olup, yaklaşık 3 milyon hektar tarım arazisinde bu sorun yaşanmaktadır.

Bugün ülkemiz topraklarında yaşanan yoğun erozyon sayesinde, ormanlarımız, tarım alanlarımız, su kaynaklarımız, yabani yaşam, jeolojik yapı yok olmakta, bu yaşanan süreç doğal afetlere yol açmaktadır. Ülkemiz topraklarının karşı karşıya kaldığı bu büyük tehlikenin incelenmesi,alınacak önlemlerin saptanması amacıyla Meclis'te araştırma komisyonu kurulması ülkemizin geleceği için son derece önem taşımaktadır.

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim