• BIST 82.300
  • Altın 148,344
  • Dolar 3,8298
  • Euro 4,0711
  • Kocaeli : 3 °C
  • İstanbul : 4 °C
  • Sakarya : 3 °C

CHP’li Karavar, Suruç’taydı

CHP’li Karavar, Suruç’taydı
Yaşanan terör saldırısında 32 gencin hayatını kaybettiği Şanlıurfa’nın Suruç ilçesine giden CHP’nin milletvekili adaylarından Cuma Karavar, bölgede yaşadıklarını gazetemize anlattı. Karavar, bölgede büyük bir güvenlik zafiyetinin bulunduğunu söyledi.

7 Haziran’da yapılan genel seçimlerde Cumhuriyet Halk Partisi’nden Kocaeli Milletvekili adayı olan iş adamı Cuma Karavar, 32 gencin yaşamını kaybettiği Şanlıurfa’nın Suruç ilçesine giderek olayın gerçekleştiği Amara Kültür Merkezi’nde vatandaşlarla görüştü ve onların taleplerini dinledi.

 

ÖZEL BİR SÖYLEŞİ

Olayı yerinde inceleyen Karavar, Suruç’ta yaşadıklarını ise, “Oraya gittim, gördüm, hayret ettim” sözleriyle özetliyor. Şanlıurfa’dan önceki gece Kocaeli’ye dönen Karavar’la Suruç’ta meydana gelen katliam ve bölgedeki izlenimlerin üzerine bir röportaj gerçekleştirdik. Karavar’ın anlattıkları hafızalara kazınacak türden…

 

Bölgeye Suruç’ta yaşanan acı olay öncesinde gitmişsiniz. Bu ziyaretin sebebi neydi?

Ben burada bir seçim atlattım. Bu süreçte pek çok yerden de destek gördüm. Seçim sonrasında bana destek veren herkese teşekkür ziyaretleri gerçekleştiriyorum. Bu amaçla Adıyaman Belediye Başkanı’na teşekkür etmek için Adıyaman’a gitmiştim. Doğu Anadolu Bölgesi’nde bizim oy oranlarımızın düşük olmasıyla ilgili de yaptığım bu ziyaretler sırasında çeşitli tespitlerde bulunup çalışmalar yürütecektim.

 

Adıyaman’daki ziyaretlerin ardından Urfa’daki ilk sıra milletvekili adayımız Murat Bucak ile telefonda görüştük. Murat Bey’le görüşmek için Siverek’e doğru yol alırken, Suruç’ta meydana gelen bu patlamayı haberlerden okudum, 32 insanımızın öldüğünü gördüm. Sonrasında Murat Bucak’la görüşme yaparken CHP Diyarbakır İl Başkanı ve yönetimi ile yaşanan bu faciayı konuştuk, müzekkere ettik ve ertesi sabah Suruç’a gitmeye karar verdik.

 

Orada bölgeye giderken nasıl izlenimler edindiniz?

Ertesi sabah Suruç’a doru yol alırken, yol boyunca polisin çok yoğun olduğunu, ancak buna karşın polislerin hiçbir arama yapmadığını gördük. Böylesine büyük bir facianın ardından polislerin bölgede güvenlik önlemi almaması şaşırtıcıydı. Olay mahalline gittik. Amara Kültür Merkezi’nin bahçesinin önünde zabıta arama yaptı. Acı bir olaydır ki polis kontrolü tamamen devre dışıydı, olay yerinde belediyenin zabıtası arama yapıyordu. Bunun da zaten pek anlamı yoktu.

 

Sizi nasıl karşıladı Suruç’taki insanlar?

Orada hiçbir zorluk çekmedik. Zaten bu yörenin insanıyım. Onlara CHP olarak desteklerimi sunduğumu ve her şeyden bağımsız, yöre insanı olarak da desteklerimi sunacağımı söyledim. Arkadaşlar da bu sözlerime şu şekilde yanıt verdiler, “Sağolun siz CHP Kocaeli milletvekili adayı olarak buraya kadar geldiniz ve bizim acımızı paylaştınız. CHP Genel Merkezi’nden de buraya ziyarette bulunanlar oldu. Gönül isterdi ki diğer partiler de buraya gelip bize destek olsunlar, ancak hiç kimse gelmedi.”

 

“SUUDİ ARABİSTAN KRALI İÇİN YAS İLAN EDİLDİ, 32 GENÇ İÇİN DE EDİLECEK Mİ?”

Bölgedeki vatandaşların bu olayla ilgili düşünceleri neler? Nasıl bir atmosfer var Suruç’ta?

Orada bir kadın; “Suudi Arabistan’da bir kral öldü diye üç gün yas ilan ediliyor. Burada 32 gencimiz öldü. Yas ilan edilecek mi?” diyerek bana farklı ifadeler kullandı. Bu sözleri bana çok dokundu. Bunun üzerine ben genel merkezi aradım ve halkı taleplerinden, durumundan söz ettim. Bunun üzerine birkaç saat sonra haberlerde altyazı geçerken gördüm ki CHP katliamların ardından yas ilan etmesi için yönerge vermiş.

 

“400 VEKİL VERSEK KATLİAMLAR OLACAK MIYDI?”

Orada bana yine bir kadın, “Acaba istedikleri gibi biz bir partiye 400 milletvekili vereydik, bu katliamlar olacak mıydı?” diyerek bir soru yöneltti. Ben de ona cevaben, “Hanımefendi, ben CHP adayıyım. Biz sizden 400 milletvekili talep etmedik. Bir tane bile talep etmedik. Bir oy istedik sizden. Bu beni aşar, buna yanıt vermesem daha iyi olur” diyerek yanıt verdim.

 

Ancak ben buna inanıyorum ki, biz hepimiz hoşgörü içerisinde birbirimize karşı duyarlı olup bu sorunların nereden kaynaklandığını bulup çözebiliriz. Bunun yapılabileceğine adım kadar eminim. Kendisi de bana, “Biz artık bu masallara inanmıyoruz” şeklinde yanıt verdi. Suruç’taki 102 bin nüfusluk bir ilçede hayat tamamen durmuş. Esnaf dükkanı açmıyor, kepenkler kapalı. Yalnızca ekmek fırınları açık. Soruyorum şimdi düşünceniz nedir diye… Ancak orada herkes barut fıçısı gibi olmuş, patlamaya hazır. O kada fazla üzerine gidemiyorsun bu nedenle.

 

Bölgedeki yetkili makamlarla görüşmeler yaptınız mı? Onlar neler söylüyorlar?

Sonrasında belediye başkanıyla bir araya geldim ve kendisine bizden, yani CHP’den beklentisinin ne olduğunu sordum. Kendisinin bu soruma yanıtı şu oldu; “Cuma Bey, biz sınırlarımızın güvenliğini istiyoruz Silahların Türkiye üzerinden IŞİD’e gitmemesini istiyoruz. Biz hala gözlerimizle görüyoruz, silahlar IŞİD’e gidiyor. Türkiye’den gelen silahlar rahatlıkla IŞİD’e servis edilebiliyor.”

 

“IŞİD, TÜRKİYE’DEN GİTTİ AÇIKLAMALARI YALANDIR”

Siverek’te biz zaman geçirirken bir arkadaşımız bize bir derneği gösterdi, “İşte ağabey bak. Bu Şafak adındaki dernek IŞİD’in yan koludur” dedi. Orada dernek adı altında açılan bir sürü böyle yer var. Ne yaptıkları belli değil. Yani kısaca şunu söyleyebilirim; ‘IŞİD, Türkiye’den gitti. Tamamen yok oldu’ demek, açıkça söylüyorum yalandır. IŞİD, Türkiye’ye giriyor. Hatta Türkiye’de konaklıyor ve Türkiye’de silah yardımı alıyor. Orada gözlerimle IŞİD’in nasıl cirit attığını gördüm. Araçlarla sürekli dolaşıyorlar.

 

Peki, sizin IŞİD terör örgütü konusunda bir çözüm öneriniz var mı?

Türkiye’de IŞİD ancak şu şekilde önlenebilir; Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde bulunan Suriyeli yerleşimler tamamen Türkiye’nin ya batısına ya da Karadeniz Bölgesi’ne taşınmalıdır. Güvenliği ancak bu şekilde sağlayabilirsiniz. Bunun dışında Türkiye sınırlarında hala güvenlik boşluğu var. 32 tane gencimizin parkta oturup yemek yedikleri yer, güvenlik olarak Suruç’un en iyi yeridir. Çünkü Suruç’un tam ortasındaki merkezi bir yerdir burası. Dışarıdan biri gelecek, burada böyle bir bomba patlatacak… Bu akıl dışı bir şeydir. 32 gencin öldüğü olan bir oda kadar bir yer.

 

Amara Kültür Merkezi’nde neler gördünüz?

Orada öyle bir şey vardı ki herkes yanına bir şeyler alıp gelmiş. Çok etkilendiğim bir şey vardı… Top vardı Beşiktaşlı… Onun yanında da bu ayıcık denilen küçük oyuncaklardan vardı. Kalem defter, silgi vardı. Yani Suruç’la Kobani arasında 1 kilometrelik bir sınır var onların söylediklerine göre. Gençler burada toplanıp sınıra girecekler, güvenlik güçleri izin verirse yollarına devam edip Kobani’ye gidecekler. Ancak katliam yapılıyor ve bunu faturası da Türkiye’de 32 cana mal oluyor. Türkiye’de belirsizliklerin olması insanı tedirgin ediyor. Suruç halkı yerleşim olarak tek bir yerde toplanmış o da bu park ve parkın çevresi. Olay üzücü… Çok vahim bir olay.

 

“BİZ NEDEN SURİYE’NİN SAVAŞINA DAHİL OLDUK? NEYİMİZE GEREK?”

Siz bölge için bir çalışma yapmayı düşünüyor musunuz?

Eğer partim bana görev verirse ben yine giderim. Çünkü en azından o insanlarla oturup hoşgörü çerçevesinde konuşmak lazım. O yörenin insanına ateş düşerse bu buraya da sıçrar. Türkiye’nin her tarafına sıçrar. Oradaki insanlar bir de şunu söylüyorlar, “Biz neden Suriye’nin savaşına dahil olduk? Neyimize gerek?”, sordukları tek soru bu. Efendim ben hükümet değilim, ana muhalefet partisinin milletvekili adayıyım. Ben milletvekili değilim, bakan da değilim.

 

Suruç’a kimlerle gittiniz?

Sağ olsunlar, bizimle birlikte CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Muğla Milletvekili Nurettin Demir de vardı. CHP İl Başkanı, Suruç İlçe Başkanı da yanımızdaydı… Grup olarak oraya gittik. Bu olaya biz bölgesel olarak destek vermedik. Bu facia Karadeniz’de olsa Karadeniz’e de giderim.

 

Suruç’ta yaşanan bu katliamın ardından iki polis başından vurularak öldürüldü ve bu cinayetleri PKK üstlenerek Suruç’un intikamı olduğunu açıkladı. Bununla ilgili neler düşünüyorsunuz?

Eve gece geldiğim için bu haberleri henüz iyi inceleyemedim. Ama şimdi ölen kim? Bizim insanımız. Olan onlara oluyor. Ben bu olayları nefretle kınıyorum. Böyle hepten huzurumuzu kaçıran, insanlarımızı katleden kişileri kim olursa olsun, Hangi amaca hizmet ederse etsin lanetliyorum, lanetliyorum, lanetliyorum!

 

Ben felsefe olarak bir insanı huzursuz etmekten korkan biriyim. Milletvekili olmak yalnızca o rozeti takmaksa, olmasın öyle vekil! Ben şahsım adına söylüyorum, istemiyorum. Halkların arasına girin, halkın sorunlarını dinleyemiyor ve sorunları çözmek için bir şeyler üretemiyorsan öyle bir vekilin olmamasını ben tercih ederim. Kusura bakmayın, ama benim felsefem bu. Eğer biz halkımızın arasına inemeyeceksek, olayların olduğu güne kadar o bölgede halkın seçtiği pek çok insan var. Neden o gün yoklardı orada?

 

“GÜNEYDOĞU ANADOLU YOLGEÇEN HANINA DÖNDÜ”

Oradaki dramatik olayları bir görseniz, “Biz nereye gidiyoruz?” dersiniz. Tekrar söylüyorum, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ndeki bu çadır kampları bölgeden uzaklaştırılıp, Ege gibi batı taraflara ya da Karadeniz Bölgesi’ne taşınmadan bu sorunları çözemezsiniz. Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ndeki IŞİD bataklığını başka şekilde kurutamazsınız ve yolgeçen hanına dönen bu bölgeyi başka şekilde bu durumdan kurtaramazsınız.

 

“BÖLGEDEKİ SURİYELİ SAYISI KENDİ VATANDAŞIMIZDAN FAZLA”

Şöyle bir durum söz konusu, Suruç’ta yaşayan halkın nüfusu 102 bin iken Suriye’den gelen neredeyse 300 bin kişi var. Yani bölgede Güneydoğulu nüfusundan fazla Suriyeli bulunuyor. Suriye ile Türkiye arasında polisin arama yaptığını bile görmedim ben. Yani arabada ruhsatlı silahım vardı, her şeyim vardı, ama kimse durdurup “Sen kimsin, necisin, nereye gidiyorsun?” demedi, kimliğimi istemedi. Parkın girişinde belediyenin zabıtası arıyor sizi. Böyle trajikomik bir durum. Yabancı plakalı bir arabayla gelmeme rağmen hiçbir arama yapmadılar. Bu zihniyetin insanları zaten seni iç savaşa çekmek istiyorlar. Senin de buna tedbir alman lazım, şimdi tedbir almazsan ne zaman alacaksın?

 

Eylemin ardından terör örgütü PKK’nın da iki polisi şehit etmesi sonrasında iç savaş söylemleri arttı. Bu olanları siz nasıl değerlendiriyorsunuz?

Hayır, halk o yönde çok sağ duyulu. Orada birbirine düşürmenin, Suruç’ta 32 insanın öldürülmesi bir tesadüf değildir. Onun akabinde iki polisin şehit edilmesi de tesadüf değildir. Eğer biz bu kadar kritik olaylarla karşı karşıya isek, biz hala buna önlem alamıyorsak bunun intikamı böyle alınıyorsa iç savaşın tartışması zaten doğru bir şeydir. Zaten olaylar bariz geliyor. Adam dükkanının kepengini açmıyor, isyan ediyor, bağırıyor, çağırıyor, her şey isyan. Biz hala televizyon kanallarımızdan öğrenip bu kendi bildiklerimizle hareket edersek, benim söyleyecek bir şeyim yok. Biz sorunları önleyelim. Çözelim onları. Ama orada değil çözüm, sorunu önlemek bile yok. Bir kimlik kontrolü bile yapmıyorlar. Kamera çekiyor, gençler önlerinde zafer işareti yapıyor. Yani gittim, gördüm, hayret ettim.

 

Son olarak ülkenin yaşadığı bu olaylarla ilgili neler söylemek istersiniz?

Hepimizin başı sağ olsun. Milletçe… Misak-ı Milli sınırları içerisinde yaşayan tüm milletimizin başı sağ olsun. Cenab-ı Allah bize bu kötü olayları bir daha yaşatmasın. Biz birlik ve beraberliğimizi koruyalım. Birbirimize hoşgörü içerisinde davranıp bu acı olayları gerek yerel, gerek ulusal televizyon kanallarında acılarımızı hepimizin bir olduğunu, bir bütün olduğumuzu, bizi bölemeyeceklerini, binlerce yıldır bir arada yaşayan bir toplumda sonraki bin yıllarda da hep bir arada huzurla yaşama dileğinde bulunuyorum. Röportaj : Hilal GÜDÜCÜ

su1-001.jpg

su2.jpg

su3.jpg

su4.jpg

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Selim
24 Temmuz 2015 Cuma 19:32
19:32
Karavar'a teşekkür ederim yemin ederim oyum karavar için CHP gerçek adam dürüst halkın Adam'ı geleceğin halk vekili
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim