• BIST 82.300
  • Altın 148,155
  • Dolar 3,8298
  • Euro 4,0711
  • Kocaeli : 5 °C
  • İstanbul : 7 °C
  • Sakarya : 5 °C

“Çikolata” mı, yoksa “dondurma” mı insanı daha fazla mutlu ediyor?

M.Tanzer Ünal

 Bugün siyaset yok!

Yeter artık, günlerdir aylardır siyasetle yatıp siyasetle kalkıyoruz.

Hiç olmazsa bir pazar gününü siyasetsiz geçirelim.

Önümüzdeki hafta meclis başkanı, hükümet derken yine siyasete boğulacağız.

***

Bir haftadır torunlar bizde.

Fatih, Arda, Eda…

Nida, henüz küçük olduğundan sürekli kalamıyor.

Annesi babasıyla geldiği zaman beraber oluyoruz.

Eda, 9 yaşında…

Fatih, Eda’dan altı ay küçük.

Arda ise birkaç ay önce 6 yaşına girdi.

Fırsat buldukça davranışlarını izliyorum…

Acaba nelerden hoşlanıyorlar?

Yedikleri içtikleri sağlıklı mı?

Tercihlerinde arkadaşlarının ve reklamların etkisi ne kadar?

Birbirlerinden ne oranda etkileniyorlar?

Bakıyorum, kahvaltılarda içlerinden birisi yumurta yerse, diğerleri de yiyor.

Bazen top pişmiş, bazen tereyağında ban ban…

Beyaz peynirle pek araları yok.

Arda, ara sıra “keçi peyniri” yiyor.

Üçü de sucuklu- kaşarlı tostu tercih ediyor.

Bazı günler bir veya iki zeytin…

Benim kahvaltılarda süzme yoğurt yemem, Eda’yı da özendirdi.

Aklına geldikçe istiyor…

Yemeklerde, patates ve makarnasız yapamıyorlar.

Ana yemek et de olsa, balık da olsa, mutlaka yanında patates veya makarna…

Salataya hayır demiyorlar.

Özellikle Eda, salatasız sofraya oturmuyor.

Gazlı içecekler yasak.

Bu yasağa uyuyorlar…

Ayran içme alışkanlıkları iyi gelişti.

Meyve ayırmıyorlar, kirazı, eriği, kayısıyı, şeftaliyi, karpuzu severek yiyorlar.

Gelelim tatlılara…

Evde tatlı yapılmıyor, ama üçünü de tatlıdan uzak tutmamız mümkün değil.

Market tipi abur cuburlar…

Kakaolu fındık ezmesi…

Çikolata…

Dondurma…

Ne yaparsan yap, çaresiz!

Arkadaşları yiyorsa, onlar da yiyecek.

Engellemen mümkün değil.

***

Geçen pazar “babalar günü” ya, büyük aile birlikteyiz.

Gelin, damat, torunlar, 10 kişiyiz…

Özel gün olduğu için torunların dondurma ve çikolata yemelerine fazla sınır getirilmedi.

Onları çikolata ve dondurma yerlerken izledim.

Acaba hangisini yerken daha mutlu görünüyorlardı?

“Çikolata”yı mı, “dondurma”yı mı?

Dondurmayı yerken daha mutlu görünüyorlardı.

Yüz ifadeleri değişiyordu…

Tepkileri değişiyordu…

“Söz dinler” oluyorlardı…

Pozitif görüntü veriyorlardı…

 

 

Bunun bilimsel bir tespiti var mı?

Çikolata ve mutluluk…

Dondurma ve mutluluk…

Mutlaka çikolata da mutlu ediyordur, acaba hangisi daha fazla?

Dün internete girdim, “Acaba bilimsel bir veri bulabilir miyim?” diye araştırdım.

Bulduklarımı sizlerle paylaşıyorum…

Amsterdam Üniversitesi’nden Dr. Nicu Sebe ve Prof. Theo Gevers, insanların yüz ifadelerini ölçen bir yazılım geliştirmiş.

Bu yazılım, insanların duygularını “yüz ifadelerini karşılaştırarak” ölçebiliyormuş.

Mutluluk… Korku… Kızgınlık… Üzüntü… İğrenme… Şaşırma…

Bu yazılım kullanılarak; insanların “çikolata yerken” mi, yoksa “dondurma yerken” mi daha mutlu oldukları ölçülmüş.  

“Çikolata-mutluluk” ve “dondurma-mutluluk” ilişkisi, bilimsel olarak tespit edilmiş.

Dondurma ve çikolata yiyen insanların, “yeme öncesi”, “yeme anı” ve “yeme sonrası” duyguları belirlenmiş.

Sonuçta, insanların mutluluğunun çikolata yediklerinde yüzde 12, dondurma yediklerinde yüzde 64 arttığı görülmüş.

Aralarında 5 kat fark var!

Demek dondurma, çikolataya göre 5 kat daha fazla mutlu ediyor.

***

Dondurma güzel şey!

Tatlıların en masumu…

Tabii, hakikisini yersen!

Sizler de sıcak yaz günlerinde dondurma yiyin, mutlu olun!

İyi pazarlar!

 

 

Arıları için “otoyol” yapan ülke…

Bakın biz nelerle uğraşıyoruz, onlar nelerle uğraşıyorlar!

Bizim gündemimizdeki konular neler, onların gündemindeki konular neler…

Norveç’te son günlerin en önemli gündem konusu ne biliyor musunuz?

Arıların kent içinden zarar görmeden geçebilmesi için çiçek ve bitkilerle kaplı bir “otoyol” yapılması…

Norveçliler, işi gücü bırakmış bunu tartışıyorlar.

Gazete köşe yazarlarının konusu bu!

TV kanallarındaki tartışmaların konusu bu!

Sanki orası başka bir dünya!

Arıların kent içinden geçerken sağlıklarını kaybettiklerini tespit etmişler, işi gücü bırakıp bu sorunu çözmeye çalışıyorlar.

Bizde böyle bir konuyu ortaya atan olsa, “deli” derler.

Hakkında rapor bile düzenlemeye kalkarlar.

Ama orası Norveç!

Dünyanın en kalkınmış ülkelerinden biri.

İnsanların ortalama yıllık geliri 65 bin dolar civarında.

Ülkenin sorunu yok.

Kişilerin sorunu “incik boncuk” misali…

Arıların, böceklerin, kelebeklerin, özetle kendi dışındaki canlıların sorunlarını dert edinmişler.

 

 

Dünyada bir ilk

“Arı otoyolu” projesi dünyada ilk kez Norveç’te uygulanıyor.

Bu otoyol, klasik anlamda bir otoyol değil.

Norveç’in başkenti biliyorsunuz Oslo.

Bu proje de Oslo’da uygulanıyor.

Oslo’nun çevrecileri, devletin de desteğiyle böyle bir projeyi yaşama geçirmişler.

Arıların kent içinden zarar görmeden geçmeleri için bir güzergâh geliştirmişler.

Bu güzergâhın haritasını yapmışlar ve ilan etmişler.

“Bu güzergâh arı otoyolu olarak kullanılacak…”

O güzergâhtaki tüm bahçeler, balkonlar, teraslar, cam önleri arıların hoşlandığı çiçeklerle donatılmış.

Evler, işyerleri, kurumlar, özetle Oslo halkı; projeye destek vermek için üstüne düşeni yapmış.

Katkı sunanlar, katkılarını fotoğraflayıp projenin sitesine göndermişler.

Projeye katkı vermek için insanlar arasında inanılmaz bir yarış başlamış.

Sonunda proje başarıya ulaşmış, Oslo’nun havadan fotoğrafı çekildiğinde bu “arı otoyolu” net olarak görünür olmuş.

Arılar mı?

Çevre kuruluşunun uzmanları, arıların geçiş yollarını incelemeye almışlar, araştırma sonunda görmüşler ki, arılar kendileri için yapılan “otoyol”u kullanıyorlar.

Bilmiyorum, ben bu haberden çok etkilendim, belki gözünüze ilişmemiştir diye sizinle paylaşmak istedim.

Bu yazı toplam 894 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim