• BIST 81.712
  • Altın 147,398
  • Dolar 3,8050
  • Euro 4,0356
  • Kocaeli : 3 °C
  • İstanbul : 6 °C
  • Sakarya : 3 °C

Çoban ve ağacın hikayesi!

Mesut Akbulut

Yaşlı çoban sürüsünü otlatmak için yaylaya çıktığında tepeye yakın bir elma ağacının altında dinlenir ve eğer mevsimiyse, onunla konuşarak:
"Hadi bakalım evladım, derdi. Bu ihtiyarın elmasını ver artık".
Ve bir elma düşerdi, en güzelinden, en olgunundan.
Yaşlı adam sedef kakmalı çakısını çıkartarak onu dilimlere ayırır ve küçük bir tas yoğurtla birlikte ekmeğine katık ettikten sonra, babasından kalan Kur'an'ını okumaya koyulurdu.
**
Çoban, bu ağacı yirmi yıl kadar önce diktiğinde sık sık sular, bunun için de büyükçe bir güğüme doldurduğu abdest suyundan geriye kalanı kullanırdı. Elma ağacının kökleri, belki de bu sularla kuvvet bulmuş ve kısa sürede serpilip meyve vermeye başlamıştı. Çoban o zamanlar henüz genç sayıldığından şöyle bir uzandı mı en güzel elmayı şıp diye koparırdı. Fakat aradan geçen bunca yıl içinde beli bükülüp boyu kısalmış, ağacınkiyse bir çınar gibi büyüyüp göklere yükselmişti. Ama boyu ne olursa olsun, ağaç yine de yavrusu değil miydi? Onu bir evlat sevgisiyle okşarken:
**
"Ver yavrum, derdi, gönder bakalım bu günkü kısmetimi." Ve bir elma düşerdi hiç nazlanmadan, yıllar boyu hiçbir gün aksamadan.
Köylüler, uzaktan uzağa gözledikleri bu hadiseyi birbirlerine anlatıp yaşlı çobanın veli bir zât olduğunu söylerlerdi.
**
Yaşlı adam, ağacın altında dinlenip namazını kıldığı bir gün, yine elmasını istedi. Ancak dallar dolu olmasına rağmen nedense bir şey düşmemişti. Sonra bir daha, bir daha tekrarladı isteğini. Beklediği şey bir türlü gelmiyordu. Gözyaşları, yeni doğmuş kuzuların tüylerini andıran beyaz sakalını ıslatırken, ağacın altından uzaklaşıp koyunların arasına attı kendini.
**
Yavrusu, meyve verdiği günden bu yana ilk defa reddediyordu onu. İhtiyar çobanın beli her zamankinden fazla bükülmüş, güçsüz bacakları da vücudunu taşıyamaz olmuştu. Hayvanlarını usulca toplayıp köye doğru yöneldiğinde, aşağıdaki caminin her zamankinden daha nurlu minarelerinden yankılanan ezan sesiyle irkildi birden. Yeniden doğmuştu sanki çoban. Bir şey hatırlamıştı.
Çocuklar gibi sevinerek ağacın yanına koştu ve ona şefkatle sarılırken :
"Canım" dedi, hıçkırıp ağlayarak.
**
"Benim güzel evladım, mis kokulum. Şu unutkan ihtiyarı üzmeden önce neden söylemedin, bu günün Ramazan'ın ilk günü olduğunu ?"

xxx

Engin’in başarısı
Şangay merkezli olup üç ayda bir İngilizce olarak uluslararası alanda yayımlanan edebiyat dergisi “Far Enough East “, 3. sayısında Türkiye'den Serkan Engin'e ait “Shameless Acrostic” (Arsız Akrostiş) adlı şiire yer verecek. Dört editör ve bir baş editörden oluşan dergi yayın kurulu adına Robin Silver'ın ilettiği bilgiye göre, Türkiye'den bir şiir ilk kez dergilerinde yer alacak. Serkan Engin, istikrarlı şekilde uluslararası dergilerde yer almaya ve Türkçe Şiir'i dünyada temsil etmeye devam ediyor.

xxx

Ali Kocatürk, 30 Ağustos’u bekliyor
Kocaeli Kandıralılar Derneği Yöneticileri Gönül Ajansın sahibi Metin Gönül’ün iftarında bir araya geldi. Yaz dönemi dernek çalışmalarının da gözden geçirildiği iftarda Kandıra GİOSB Bölge Müdürü Hamit Eroğlu Organize Sanayi Bölgesinde gelinen nokta konusunda bilgi verirken Derince Garnizon Komutanı Ali Kocatürk de “Meslekte 35 yılı geride bıraktım ve 30 Ağustos tarihi itibariyle emekli olacağım” dedi. Yani Kocatürk, 30 Ağustos’u bekliyor.

xxx

Opr. Dr. Özgen Avcı, yeniden Kandıra’da
Kandıra Devlet Hastanesi’nde 3 sene genel cerrah olarak gören yapan Özgen Avcı, bir süre Kocaeli Devlet Hastanesi’nde görev yaptıktan sonra Kandıra’daki görevine geri döndü. Başhekim Adil Kurban ise Avcı’nın hastanede göreve başlamasından duyduğu memnuniyeti dile getirirken, “Özgen Bey, çok başarılı ve kendisine çok güvendiğim bir hekim. O buradayken içim çok rahat” dedi.

xxx

Garanti Bankası Kandıra’da şube açtı
Daha önce ATM olarak hizmet veren Garanti Bankası, hizmet kalitesini yükselterek Kandıra Şubesi’ni açtı. Kandıra Çarşı Mahallesi Nihat Erim Caddesi üzerinde faaliyete başlayan Garanti Bankası, ilçede şube olarak hizmet veren 5. banka oldu. Yeni açılmasına rağmen ilçe halkı tarafından yoğun ilgi gören Garanti Bankası, bireysel ve kobilere destek vermeyi hedefliyor. Garanti Bankası Kandıra Şube Müdürü İlve Özben Sevinç, idarecilerin ve ilçe esnafının ilgisinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek; “Kandıra çok sıcak ve şirin bir ilçe. Açıldığımız günden bu yana gerek idareciler, gerekse ilçe esnafı hayırlı olsun ziyaretinde bulunarak bizleri memnun etti. Halktan güzel tepkiler aldık. Kandıra’da fark oluşturmak için geldik” dedi.

xxx

Kaflı “eğitim” dedi
AKP Gebze İlçe Başkanı Cemalettin Kaflı, Saadet Partisi Gebze İlçe Başkanı Nurettin Çelik’in ortaya attığı “Belediye’nin eğitim arsasını borçlarına karşılık Milli Emlak’a verdiği” yönünde ki iddiasına tepki gösterdi. Kaflı, arsanın Gebze Belediye Meclisi?nde alınan kararla oy birliğiyle devredildiğini söyledi. Arsanın sadece eğitim hizmetlerinde kullanılması şerhiyle verildiğini söyleyen

xxx

Öncelik Gebze Üniversitesi!
Eski askeri birliğin lağvedilip yerine Fuar Alanı yapılması ile alâkalı konuşan Saadet Partisi Gebze İlçe Gençlik Kolları Başkanı Muhammet Günler, Gebze'ye gereken önceliğin Gebze Üniversitesi olduğunu söyledi.

xxx

SP, Köşker’e yükleniyor
Saadet Partisi Gebze İlçe Başkanı Nurettin Çelik, Gebze Belediye Başkanı Adnan Köşker’i eleştirmeye devam ediyor. Köşker’in seçim öncesi projelerinin yer aldığı “5 yıl sonra Gebze” adlı kitabını alan Saadet Partisi Gebze İlçe Başkanı Nurettin Çelik, Köşker’e ve Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu’na yüklenmişti. Kitapta yer verilen 41 projeyi tek tek basın mensuplarına gösteren Çelik, “Projelerin % 25’lik kısmı yapıldı, birçok proje daha ihaleye bile çıkmadı, Gebze halkı kandırıldı” demişti. Gebze’nin her yıl geriye gittiğini söyleyen Çelik, anlaşılan seçimlere yakın Köşker ve dolayısıyla AKP’ye yüklenmeye devam edecek.

xxx

GÜNÜN SÖZÜ
Hayatta hiçbir şeyden korkmayın yalnız; her şeyi anlamaya çalışın.
MARİE CURİE

XXX

GÜNÜN FIKRASI
Hepsini sen yesene!
Nasreddin Hoca, zengin, obur ve aç gözlü, bir Akşehirli ile beraber Konya'ya gidiyormuş. Yolda acıktıkça yanlarındaki azıklarını çıkarıp yemeğe oturuyorlarmış. Hoca daha bir iki lokma yemeden, adam azığın hepsini mîdesine bi güzel indiriyormuş. Adam yolda sürekli kazanmaktan, yemekten, içmekten bahsediyormuş.
Derken Konya'ya gelmişler. Ekmeklerini yeni pişirmiş, bir yandan fırından çıkaran, bir yandan da mis gibi kokan ekmekleri vitrinine dizen bir fırıncının önüne gelmişler. Birlikte fırıncı dükkanına girmişler.
Hoca, Fırıncıya ;
- "Bu ekmekler senin mi?" diye sormuş.
Fırıncı afallayıp, şaşkın şaşkın bakarak;
- "Evet benim" deyince Hoca cevabı yapıştırmış:
- "Bu kadar misk gibi kokan, kızarmış sıcak ekmeğin var da ne duruyorsun, hepsini sen yesene !..."

Bu yazı toplam 1077 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim