• BIST 108.434
  • Altın 151,237
  • Dolar 3,6580
  • Euro 4,3278
  • Kocaeli : 5 °C
  • İstanbul : 15 °C
  • Sakarya : 5 °C

Çocuklarımızı çok seviyoruz, çoook!

M.Tanzer Ünal

Bugün 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı…

Eee tam zamanı, çocukları ne kadar çok sevdiğimizi anlatmam lazım.

Baksanıza, çocuklarımızın bayramı bile var.

Hem de bu bayram, “ulusal egemenlik” ile özdeşleştirilmiş.

Yani…

Çocuklarımız, “ulusal egemenliğimizin teminatı” olarak gösterilmek istenmiş.

Dahası, çocuklarımız bu bayramı “dünya çocuklarıyla” birlikte kutluyorlar.

Tüm dünyaya, çocukları ne kadar sevdiğimizi böylece ilan etmiş oluyoruz.

Çocuklarımızı çok seviyoruz, çoook!

Bu nedenle…

Hâlâ ülkemizde kreş ve anaokulu sorununu çözebilmiş değiliz.

Bu nedenle…

Çocuklarımıza çağdaş eğitim veremiyoruz.

Bu nedenle…

Çocuklarımıza tek yabancı dili dahi doğru dürüst öğretemiyoruz.

Bu nedenle…

Minicik yavrularımızı hayır hasenat görünümlü yatılı kurslara, vakıf tabelalı denetimsiz yapılara teslim ediyoruz.

Bu nedenle…

Ne idüğü belirsiz bu yerlerde, ruhsal ve fiziksel şiddet gördüklerinde, cinsel tacize uğradıklarında, “Bir kereden bir şey olmaz” deyip geçiyoruz.

Bu nedenle…

Kentlerde çocuklarımıza yeteri kadar oyun sahaları, parklar, spor tesisleri yapmıyoruz.

Bu nedenle…

Kızlarımızı çocuk yaşta evlendiriyoruz.

Bu nedenle…

Çocuk işçi sayısı her geçen yıl artıyor.

Bu nedenle…

Onlara evlerimizde “iyi rol model” olacak davranışlar sergileyemiyoruz.

Bu nedenle…

Uzmanların hazırladığı raporlar, çocuklarımızın yüzde 74’ünün duygusal şiddet, yüzde 23’ünün fiziksel şiddet gördüğünü ortaya koyuyor.

Bu nedenle…

Onları, antidepresan haplarının leblebi gibi kullanıldığı ailelerde yaşamaya mahkûm ediyoruz. (Türkiye’de 2003 yılında 14 milyon kutu, 2008’de 31 milyon kutu, 2015 yılında ise 43.5 milyon kutu antidepresan hap tüketildi. Ülkemizde antidepresan hap kullanım yaşı 13’e indi)

Bu nedenle…

Çocuklarımızı; özgür düşünen, soran sorgulayan, araştıran, bilgi sahibi, girişimci insanlar olarak değil; evet efendimci, hazırcı insanlar olarak yetiştiriyoruz.

Dediğim gibi…

Biz çocuklarımızı çok seviyoruz, çoook!

Çok sevdiğimiz için de, bayramlarını kırpa kırpa güdük hale getirdik.

Bir yerde ülkemizi yönetenler de haklı…

Sahi bugünkü bayram, neyin bayramıydı?

“Ulusal egemenlik” ve “çocuk”…

Ulusal egemenliğimiz, yıllardır tartışmada!

Çocuklarımızın halini de görüyorsunuz.

Geriye kutlanacak ne kaldı ki?

Biz yine de…

Devletimizi yönetenler unutturmaya çalışsa da, bayramda kutlanacak hal bırakmasalar da, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nızı kutlayalım.  

 

Spor Bakanlığı’nda sorulan şu sorulara bakın, çocuklarımızın nasıl yetiştirilmek istendiğini anlayın

*Peygamber Efendimiz Miraç’a çıkarken yanındaki hayvan nedir?

*Peygamber Efendimiz’in üçüncü çocuğunun adı nedir?

*AKP’nin en yüksek oy aldığı mezra hangisidir?

*Kuş gribi Türkiye’de ilk nerede ortaya çıkmıştır?

*Kuran’ı Kerim’in son iki suresinin adı nedir?

*Mevlana’nın çaldığı müzik aletinin ve hocasının adı nedir?

*Kuran’da adı geçen peygamberlerin adını sırala!

*TRT’de yayınlanan “7 Güzel Adam” dizisinde adı geçen 7 Kahramanmaraşlı şairi sıralayın!

*7 Haziran seçimlerinde birinci olan parti hangisidir?

*Mısır’ın 13.Cumhurbaşkanı kimdir?

*Rabia ne demektir?

*Namaz kılıyor musun?

*Kuran okumayı biliyor musun?

*Peygamber Efendimiz’in sütannesinin ismi nedir?

Bunlar, Spor Bakanlığı Antrenörlük ve Spor Uzmanlığı Sınavı’nda adaylara sorulan soruların bazıları.

Hemen hemen hepsi dini ve siyasi içerikli…

Hiç birinin sporla, antrenörlükle, spor eğitimi uzmanlığıyla bir ilişkisi yok.

Halbuki bu sorular sorularak, antrenör ve spor eğitimi uzmanı seçimi yapılıyor.  

Geldiğimiz noktayı görüyorsunuz…

İnsanlara denilmek isteniyor ki:

*Siz, sahip olmayı düşündüğünüz meslekle ilgili bilgi edinmeyi, eğitim almayı bırakın.

*Dini sorulara, bir de AKP ile ilgili sorulara doğru cevap verin, antrenör de olursunuz, spor uzmanı da.

Bir defa daha gördünüz değil mi, biz çocuklarımızı ne kadar çok seviyoruz.

Mesleki bilgilere ne kadar fazla önem veriyoruz.

Spor eğitimi uzmanı seçerken bile kendilerine imam seçiminde sorulan soruları soruyoruz.

Bu yazı toplam 1562 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları