• BIST 89.385
  • Altın 145,846
  • Dolar 3,6324
  • Euro 3,8967
  • Kocaeli : 21 °C
  • İstanbul : 21 °C
  • Sakarya : 21 °C

Coşkun: Ortam gergin, şiddete yöneltici konuşmalardan kaçınmalıyız

Coşkun: Ortam gergin, şiddete yöneltici konuşmalardan kaçınmalıyız
Kocaeli Üniversitesi Dahili Tıp Bilimleri Psikiyatri Bölümü’nden Prof. Dr. Bülent Coşkun, “Terör olayları tırmandı. Ortam gergin. Bireysel olarak birbirimize gaz verici şiddete yöneltici konuşmalardan kaçınmalıyız" dedi.

Son zamanlarda ortam gergin.

Her gün şehit haberleri alıyoruz.

Hepimizin psikolojisi bozuldu.

Ruh sağlığımız bozuldu.

Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri, Psikiyatri Bölümü’nden Prof. Dr.Bülent Coşkun’a terörün tırmandığı bir ortamda, şehit haberlerinin geldiği bir ortamda birey olarak, toplum olarak nasıl bir davranış içinde olmamız gerektiğini sorduk. Sayın Coşkun, önemli açıklamalarda bulundu.

 

 

ŞEHİT HABERLERİ HALKI HAYLİ GERİYOR SİZİN BU DURUMA YAKLAŞIMINIZ NEDİR?

Şiddet şiddeti doğurmamalı, yapılan yanlışları düzelteyim derken daha da bozmamalıyız, haklıyken haksız duruma gelmemeliyiz.  Otobüs taşlamak, parti binasını taşlamak, birtakım insanları kıyafetine ve konuşmasına bakarak bunlar şu etnik kökenden,  bunları gebertin demek çok ilkel ve zararlı bir yaklaşım. Bu ancak gerginliklerin tırmanmasına neden olur. İlk yapmamız gereken tansiyonun ve gerginliğin düşürülmesi.

 

Sakin Olunmalı

Ne yazık ki yönetici durumundaki kişiler bunu pek yapmıyor. Oysa en önemlisini onlar yapmalı. Bir gazete basılıyor. Ne kadar görüşüne katılmasak bile yanlış bir eylem.

Kimse göz göre göre hadi gidin onları basın demiyor, ama en azından da ima ediyor, ya da kınamıyor. Örtük bir şekilde cesaretlendirme söz konusu ve bu çok sakıncalı. Bireysel olarak birbirimize gaz verici şiddete yöneltici konuşmalardan kaçınmalıyız. Birimiz bu yana kayıyorsa diğerinin sakinleştirmesi gerekiyor. Barışçıl şekilde kendimizi ifade etmeliyiz. Başkasını incitecek ifadeler kullanırsak olayı tırmandırır ve bunun sonu yok.

 

Tuzağa düşmeyelim

Camı taşlanan otobüslerin içinde çocuklar olabilir. Birçok masum insan var o otobüste. Birileri bu durumdan yarar umuyor. İşte bu tuzağa düşmememiz gerekiyor. Birbirimizi sakinleştirmemiz gerekiyor.  Onun dışında ne yapacağız, birçok insan haber dinlemek istemediğini söylüyor. Haklılar aslında. Ama kafamızı Devekuşu gibi toprağa gömmekle kurtulamayız. Ne olup bitiyor diye haberdar olmalıyız. Ama haberdar olduğumuz şeyleri sağduyu ile yorumlamamız gerekiyor. Deprem zamanında da aynı şey geçerliydi.

 

Şiddetin azalması gerekiyor

Bunları duymayalım kendi hayatımıza bakalım eğlenelim gülelim demiyorum ama tüm odağımızı olumsuzluklara yönetmemeliyiz. Basın kışkırtıcı olmamalı.

Bu gergin ortamın çözümü için şiddetin inmesi için elimizden geleni yapmamız gerekiyor

 

Depresyonda olmak intiharla sonuçlanabilir

Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri, Psikiyatri Bölümü’nden Prof. Dr.Bülent Coşkun ile “Dünya İntiharı Önleme Günü’nde” bir röportaj yaptık.  Aslında kendisiyle röportaj yapmak için 9 Eylül Perşembe günü aramıştım ve o günün Dünya İntiharı Önleme Günü olduğunu da tesadüfen öğrenmiştim. İntihar ve nedenleri, yaşanılan PKK terörü ve etkilerini konuştuğumuz Coşkun, deneyim ve bilgilerini bizlere sizler için anlattı.

 

İNTİHAR NEDİR, NEDEN ENGELENEMİYOR?

İntiharın kabaca tanımını yapmak gerekirse genel anlamda insanın kendisine ölümle sonuçlanacak şekilde zarar vermesidir. Genelde kabul edilen şey şudur, eylem ölümle sonuçlanırsa intihar, ölümle sonuçlanmasa buna intihar girişimi deniyor. Günümüzde intihar bombacılığı diye birtakım kişileri katletmeye yönelik davranışlar var. Yani bu toplum için ciddi bir halk sağlığı sorunu. Sağlık çalışanları bunun için ne yapabilir bunları değerlendiriyoruz. Valilikte Dünya İntiharı Önleme Günü nedeniyle düzenlenen bir toplantıya katıldım. Bu toplantıda da sağlık sektörü çalışanlarının intiharların önüne geçmesi için neler yapmalı sorusunun cevabını aradık.

 

İNSANLAR NEDEN İNTİHAR EDER?

Depresyonda sık görülen bir durum bu. Depresyonun tedavi edilebilecek bir hastalık olduğunu söylemek isterim. Bunun için mutlaka hekim yardımı alınması gerekiyor. Ancak bundan önce kişi depresyonda olduğunu kabul etmeli ve tedaviye yönelmeli.  İntihar önemli ölçüde depresyondan ortaya çıkıyor. İntihar insanların çaresiz kaldığı durumlarda ortaya çıkıyor. Başka çıkış yolu bulamadığını düşündüğünde oluyor. Birisi intihardan söz ediyorsa bunu ciddiye almak lazım… İntihar ciddi bir konudur ciddiye alınması gerekir. Bazen ilgi içinde kullanılabilir. Bu durumda yanlışlıkla ölüme gidebilir. O yüzden intihar girişimlerinde bir uzmanın desteği mutlak öncelik olmalıdır.

 

ANLAŞILAN DEPRESYON HAYLİ TEHLİKELİ BUNU NASIL TEDAVİ EDİYORSUNUZ?

Depresyonu odak almak ve tedavi edilebildiğini anlatmak çok önemli, bedensel, ruhsal ve toplusal faktörlerin etkisiyle ortaya çıkıyor depresyon. Bedensel özelliklere göre ilaç tedavisi, ruhsal özelliklere yönelik bireysel terapi, toplumsal özelliklere yönelik kişinin sosyal çevresiyle ilgili tadilatlar yapılmalı.

 

DEPRESYON TEDAVİSİNDE İLAÇ TEK CARE MİDİR?

Uzaktan atıp tutmak doğru değil, saç ayağının üçlüsünden biri eksik olursa denge sağlanamaz. O yüzden sadece ilaçla yada psikolojik destekle konu halledilemiyor. Farklı oranlarda bir arada tutmak gerekiyor. Buna Biyopsiko Sosyal Yaklaşım diyoruz. Bu durum kronik bir hastalık durumuna da döne bilir. Kronik hastalıklara bağlı farklı rahatsızlıklar, depresyonun kronik haline gelmesine neden olabilir. Depresyon tedavisinde herkes bireysel değerlendirilir. Depresyonda olan iki kişi varsa ikisine de aynı tedavi uygulanmaz. Konuşarak insanı anlayarak kişiye göre tedavi uygulanır.

 

Dikkat! Bu belirtileri varsa depresyonda olabilirsiniz

Prof. Dr. Bülent Coşkun, röportajımız esnasında depresyon belirtilerini anlattı. Bu belirtilere sahip kişilerin durumu kabullenip bir uzmana görünmesini istedi.

 

NEDİR BU BELİRTİLER?

Uyku düzensizlikleri (Bazen çok uyumak-bazen az uyumak), iştahta bozukluklar (bazen çok yemek bazen az yemek, yiyememek) İlgi alanlarının ortadan kalkması, rahat düşünemiyor olmak, dikkatini toplayamıyor olmak, belli yerlere odaklanmak, bedensel şikayetlerinin yaygın olması. Kısaca hayattan zevk alamamak, tat alamamak. İşte bunlar depresyonu tetikleyen belirtiler olabilir. Bir değerlendirmek gerekiyor ve teşhis konması gerekiyor ki tedavi edilsin.

 

İntihar haberlerinde ayrıntı olmamalı

İntihar haberlerinde, haberin verilmesinde sıkıntı yok, ancak ayrıntı verememesi gerekiyor. Bazı kanallar tekrar tekrar aynı görüntüler üzerine tüm ayrıntılar işleniyor. Bu bilinçaltına olumsuz etki ediyor.  

 

Bir kez deneyen yine dener

İntiharı bir kez deneye mutlaka bir kez daha dener. İntiharı kolaylaştıran en önemli faktörlerden biri daha önce iftihara kalkışmış olmaktır. İntihar eğilimi olan kişiler mutlaka destek almalı.  

 

İntihar şekli kültüre göre de değişir

Literatüre bakacak olursak kültürel özellikler, cinsiyet, kullanılan araçlar konusunda etkili oluyor. Bilinen o ki erkekler daha çok ası ve ya ateşli silahla intihar ediyor. Kültürel özellik gereği… Genel anlamda da genç bayanlar ilaçla intihar etmek istiyor. 

 

ŞEHİT AİLELERİNİN DURUMUNU ÖZETLER MİSİNİZ?

Bu çok büyük bir ruhsal travma, bunun çeşitli tedavi yolları var. Dayanışmayı sergilemek ve şiddet şiddetle kışkırtmayla teşvik etmemek gerekir. Zaten acı içerisinde olan insana gaz vermenin hiçbir anlamı yok. Şehit ailelerinin acısını paylaşmak onların acısını azaltacaktır. Bunu yapmamız lazım. Zaman gaz verme zamanı değil, destek olma zamanıdır

 

Şu anki duruma göre asker psikolojisi ne durumda?

Askerler ve polisler fark etmez, hepsinin aklının ucunda şehit olmak var. Öyle yatıyor öyle kalkıyorlar. Nasıl bir ruh halindeler, nasıl bir endişeyle orda bulunuyorlar. Onlar içinde çok zor bir durum. Bir parçalanma durumu yaşıyoruz. Oysa yüzlerce yıl birlikte yaşayabilmiş bir toplumuz. Toplumsal önce birbirleriyle başkalaştırılıyorlar, sonra kapıştırılıyorlar, sonra demokrasi getirmek üzere birileri geliyor. Bunu komşularımızda gördük.

 

HAVA KOŞULLARININ İNSAN PİSİKOLOJİNE ETKİSİ

Bu benim öğrencilik yıllarımda ilgi duyduğun bir konuydu. Biyometeoroloji diye bir şey var, “Meteorolojik hareketlerin insan fizyolojisine etkileri” adı verilen… Şu söylenir, kapalı hava yağmurlu havadan daha olumsuz etkiler insanı. Bunu iyonlarla izahı var. Yağmurlu havadaki iyonlarla yağmur yağmamış havanın yüklülüğünü açıklıyorlar. Belki henüz çok iyi bilmediğimiz faktörler psikolojiyi etkiliyor olabilir. Beni belki yüzde bir hava etkiler bir başkasını yüzde 25. Bu insanın geçmişi ve yaşadıklarıyla alakalı.

 

RUH SAĞLIĞI İÇİN NELER ÖNERİRSİNİZ?

Şöyle bir söz var bilirsiniz, hobisi olmayanın fobisi olur… İnsanın kendine zaman ayırması çok önemli, düşünmek önemli… Ben bu davranışı neden yapıyorum, falanca neden yapıyor… Kendine bakmak kendine değer vermek, kendini sevmek önemli. Kendini sevmeyen başkasını da sevmez. Çiçek, hayvan, fotoğrafçılık gibi hobiler edinilmeli. Millet ölümle cebelleşiyor bunlar hobi mobi diyor gibi bir yaklaşımınız olabilir. Tabi ki onlar içinde bir şeyler yapacağız ama bizi örnek alacak çocuklarımız ve insanlara da örnek olacak davranışlar sergilemeliyiz.  

 

Prof. Dr. Bülent Coşkun Kimdir?

1952 yılında Tavşanlı Kütahya doğdu. Darüşşafaka Lisesi'ni bitirdikten sonra, Hacettepe Üniversitesi, Tıp Fakültesi'nden mezun oldu. 1982 yılında Hacettepe Üniversitesi Psikiyatri Anabilim Dalı'ndan uzmanlık aldı. Zorunlu hizmet görevini Manisa Ruh Hastalıkları Hastanesi'nde yaptıktan sonra, Ankara Numune Hastanesi'nde Servis Şefliği, Yenişehir Ruh Sağlığı Dispanseri'nde Başhekim olarak görev yaptı. Daha sonra Sağlık Bakanlığı Ruh Sağlığı Daire Başkanlığı görevini yürüttü. 1989 yılında Ankara Üniversitesi'nde doçentliğini aldı. 1995-2002 yılları arasında Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde Psikiyatri Anabilim Dalı Başkanı olarak görev yaptı. 2002 yılından beridir de Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi, Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi olarak görev yapmaktadır. Kocaeli Üniversitesi Toplum Ruh Sağlığı Birimi'nin Müdürlüğü'nü yürüttü.

cooo.jpg

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim