• BIST 82.248
  • Altın 147,416
  • Dolar 3,7690
  • Euro 4,0357
  • Kocaeli : 10 °C
  • İstanbul : 8 °C
  • Sakarya : 9 °C

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ruh halini nasıl buluyorsunuz?

M.Tanzer Ünal

Genelde kendisini dinlemiyorum.

Daha doğrusu, dinleyemiyorum…

İçime daral geliyor.

Sağlığımın bozulmasından endişeleniyorum.

Bu nedenle de ekranda fotoğrafını görünce kanal değiştiriyorum.

 

***

 

Önceki akşam her nedense dinleyeceğim tuttu.

Muhtarlara sesleniyor…

Sarayda…

Oturtmuş karşısına muhtarları nutuk çekiyor.

Muhtarlar da kendisini alkışlıyor.

Eeee, saraya davet edildiysen, seni davet edeni alkışlamak zorundasın.

İçinden gelmese de alkışlayacaksın!

Kural böyle!

Saray, “biat” yeridir.

Saray, “pohpohlama” yeridir.

Saray, “yağ çekme” ve “yardakçılık yapma” yeridir.

Dün de böyleydi, bugün de değişen bir şey yok!

 

Evladı olmayanlara…

Değindiği konulara baktım, ifade tarzına dikkat ettim, mimiklerini inceledim, kendi kendime “Allah bu millete, Allah hepimize sabır ihsan eylesin” diye söylendim.

İfadeleri; hep suçlayıcı, hep iğneleyici…

Aydan gelen biri olsanız sanırsınız ki, herkes Türkiye’yi batırmaya çalışıyor, Cumhurbaşkanı Erdoğan ise buna engel!

Halbuki, bugün yaşadığımız siyasi ve ekonomik kaosun tek sorumlusu kendisi.

Hangisinden başlasak…

Erdoğan, daha önce “Bilal’i ver iktidarı al” ifadesini kullanan MHP lideri Bahçeli için şunları söyledi:

“Bu ne biçin çirkin yaklaşımdır ya, sen ne biçim siyasetçisin. Eğer benim oğlumun yaptığı bir yanlış, yolsuzluk varsa bunun hesabını soracak olan yargıdır. Sen kimsin? Evladımla ilgili iktidar bağlantısını nasıl kurarsın? Nasıl böyle bir hakareti yaparsın? Ama evladı olmayanların böyle bir saygısızlığı yapmasından doğal bir şey olmaz. Çünkü bunlar aile, evlat nedir bilmezler.”

Haydi, buyurun bakalım!

Devlet Bahçeli’ye laf yetiştireceğim derken, evlenmediği için çocuğu olmayan veya evlendiği halde evladı bulunmayan yüz binlerce kişiyi incitti.

İncitmenin ötesinde, düpedüz hakaret etti.

Demek Erdoğan, “çocuğu olmayanlar” ın cumhurbaşkanı değil.

“Çocuğu olmayanlar” ı, kendilerinden saymıyor…

Devletin tepesindeki kişiden böyle bir yaklaşım olabilir mi?

 

Beştepe’nin yolunu bilmeyenlere görev yok!

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın diğer bir yaklaşımı…

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na hükümeti kurma görevi vermek istemiyor ya, bakın bunu nasıl ifade ediyor.

“Beştepe’nin yolunu bilmeyenlerle vakit geçirecek değiliz…”

Bu, çok farklı anlamlar içeren bir ifade!

“Beştepe’nin yolunu bilmek” demek, “Erdoğan’a biat etmek” demek!

Buradan hareketle, cümlenin bütünü şu anlamı taşır:

“Ben anayasa babayasa dinlemem, sen Beştepe’nin yolunu öğrenmiş olsaydın hükümet kurma görevini verirdim, Beştepe’nin yolunu bilmediğinden sana hükümet kurma görevini vermiyorum…”

Türkiye bakın böyle bir noktada!

Ülkemiz böyle bir zihniyet tarafından yönetiliyor!

Şimdi önümüzde erken seçim var.

Diyelim ki, CHP en fazla oyu alan parti oldu.

Ne yapacaksın, Kılıçdaroğlu’na hükümet kurma görevini vermeyecek misin?

Şu keyfiliğe bakar mısınız?

 

Kendi yapmadığını muhtarlardan istedi

Erdoğan, konuşmasında muhtarlara görevlerini de hatırlattı:

“Muhtar, kendi mahallesinde, köyünde hangi evde kim oturuyor, bunu bilmeyecek mi? Bilecek… Bu terörist midir, değil midir? Bunu bilmez mi? Bilir… Ha bunu oradaki en yakın güvenlik gücüne, karakoluna her yerine bildirecek…”

Doğru, muhtarların güvenlik konusunda sorumlulukları olmasa bile görevleri var.

Erdoğan, bu görevlerini muhtarlara hatırlatmış.

İyi de, yürekli bir muhtar ayağa kalkıp, “Sayın cumhurbaşkanım güzel söylüyorsunuz da, devlet yıllardır teröristlerle iç içeydi, aynı masa etrafına oturup pazarlık ediyordu. Teröristler yıllarca korundu, kendilerine toz kondurulmadı, şımartıldı, siz de bunu biliyordunuz. Neden zamanında terörle mücadele etmediniz?” diye sorsaydı, acaba Erdoğan ne cevap verecekti?

 

Anlaşılıyor ki…

Ben, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın son günlerdeki hal ve tavırlarından şunu anlıyorum…

Erken seçimin ana ekseni yine Erdoğan olacak.

“Tarafsızlık” konusunda anayasadaki sorumluluğunu ve ettiği yemini hiçe sayarak yine meydanlara çıkacak.

Yine muhalefet liderleriyle “söz düellosuna” girecek.

Seçim yine “Erdoğan referandumu” şeklinde geçecek.

Ne diyelim, başa gelen çekilir!

 

Muhtardan habersiz proje yapılmayacak da…

Vali Hasan Basri Güzeloğlu, geçenlerde Karamürsel’deydi.

İlçe protokolü, siyasi parti ve sivil toplum örgütü temsilcileri, muhtarlarla bir araya geldi.

Daha önce ifade ettiği bir görüşünü burada da tekrar etti:

“Muhtarlardan habersiz proje yapılmayacak…”

Ne güzel!

Muhtarları onurlandırdı, kendilerine devlet hizmetinde önemli bir paye verdi.

Vali Bey’in ön plana çıkarılan bu ifadesini tekrar okuyunca, Halıdere aklıma geldi.

Halıdere’nin taşocağı sorunu…

Taşocağı, bir “proje” mi?

Proje…

Bu taşocağı açılırken muhtarlara sorulmuş mu?

Sorulmamış…

Taşocağının süresi uzatılırken muhtarlara danışılmış mı?

Danışılmamış…

Hadi diyelim, bunların tarihleri eski.

Birincisi 2005, ikincisi 2013…

Halıdere halkı,  yıllardır siyasiler ve bürokratlar tarafından aldatılmış.

Gerçekler gizlenmiş…

Halkın sağlığı ve geçimi gasp edilmiş.

Olmuş bitmiş!

Gelelim bugüne…

Bugün Halıdere halkı bu taşocağını istemiyor.

Halk perişan!

Dereler ve deniz kirlendi.

Balkonlara çamaşır asılamıyor.

Sahilde oturup çay içmek mümkün değil.

Bağcılık, sebzecilik, meyvecilik bitti.

Kestane ve ıhlamur ormanları mahvoldu, arıcılık öldü.

Halkın derdini dinleyen yok.

Muhtarlar Seyfi Eraydın, Necati Atılgan ve Ataman Akdeniz; halkın derdini anlatacak, ama Vali Hasan Basri Güzeloğlu’ndan 10 gündür randevu alamıyor.

 

***

 

Vali Güzeloğlu, Karamürsel’deki konuşmasında “Muhtarlardan habersiz proje yapılmayacak” deyince, bu randevu olayı aklıma geldi.

Madem Vali Bey muhtarlara bu kadar önem veriyor, taşocağı konusunda Halıdere’nin 3 muhtarıyla görüşmemesinin anlamı ne? 

Bu taşocağı olayını deşelemeye devam edeceğiz…

Bu yazı toplam 1287 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Sait özer
21 Ağustos 2015 Cuma 00:59
00:59
Tanzer bey bunlar konuşur iken daralmamak mümkünmü BU% 41 uzaylımı? bunların birşeyden haberleri yokmu?
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim