• BIST 89.412
  • Altın 146,694
  • Dolar 3,6411
  • Euro 3,9163
  • Kocaeli : 20 °C
  • İstanbul : 19 °C
  • Sakarya : 20 °C

Cumhuriyetimizin 90’ncı yıldönümü ve bitmek tükenmek bilmeyen hainlikler

M.Tanzer Ünal





Emperyalist devletlerin, Anadolu’yu parçalamak için ortaya koyduğu “hainlikleri” anlatmaya devam ediyoruz.
1.Dünya Savaşı’nın sonuna doğru, 1917 yılında Rusya’da Bolşevik ihtilali oldu.
Bunun üzerine Rusya savaştan çekildi, ABD, Dünya Savaşı’na katıldı.
Dengeler değişmişti.
Rusya’da iktidara gelen Bolşevikler, Türkiye’nin paylaşılmasıyla ilgilenmedikleri gibi, müttefik ülkelerin gizli paylaşım antlaşmalarını da lanetliyorlardı.
ABD, savaşa ağırlığını koymuştu ve Anadolu’da “Büyük Ermenistan Devleti” kurmaktan yanaydı.
Kürtlerin önemli bir bölümü de Ermenistan’ın içinde kalacaktı.
İtilaf devletlerinden sadece İngiltere Kürtlere yakınlık gösteriyor, diğerleri Ermeni yanlısı siyaset güdüyordu.
Kurulacak Ermenistan Devleti’ni Kürtlere kabul ettirmek, Kürtlerle Ermenileri barıştırmak lazımdı.
Ermenilerle Kürtler, Berlin Antlaşması’ndan sonra birbirlerine düşmüşler, düşman olmuşlardı.
Bu nedenle Kürtlerin bir bölümünü de içine alacak Ermeni Devleti’ni kabul ettirmek kolay değildi.
Bunun karşılığında Kürtlere de bir şeyler vaat etmek lazımdı.
İngiltere, bölgede Kürtlere “otonomi” sözü verdi.
Otonom Kürt bölgesi, kuzeyde Ermeni bölgesi ile güneyde Arap bölgesi arasında kalacaktı.
********
İngilizler, bu amaçla Kürt ileri gelenleriyle temas kurmaya başladılar.
Kürt Şerif Paşa da bunlardan biriydi.
Şerif Paşa, Sevr Barış Antlaşması’nı hazırlamakta olan Paris Barış Konferansı’na “Kürt istekleri” adı altında bir mıhtıra sundu.
22 Mart 1919 tarihli mıhtıranın son bölümü net isteklerle doluydu.
“Wilson prensipleri gereğince Kürtlerin, tam özgür ve bağımsız bir Kürt Devleti kurmaya hakları vardır. Mr. Wilson’un 14 maddesi Osmanlı Hükümeti tarafından tümüyle kabul edilmiş olduğuna göre, Kürtler, adetlerini ve geleneklerini koruyarak yüzyıllar boyu egemenliği altında yaşamış oldukları imparatorluğa asla sadakatsızlık etmeksizin, bağımsızlık istemeyi hak ettiklerine inanmaktadırlar.
Kürdistan üzerindeki Ermeni iddialarını şiddetle protesto ediyoruz. Ve ekli haritada sınırları çizilmiş olan topraklar Kürtlerin elinde kalması gerekir.
Hakkımız olan bağımsızlığı talep ediyoruz. Çünkü bağımsızlık bize ilerleme ve uygarlık yolunu açacak, ülkemizin zenginliklerini değerlendirmemizi ve komşularımızla barış içinde yaşamamızı sağlayacaktır.
Ayrıca, milliyetler ilkesine göre, Kürt nüfus çoğunluğunun bulunduğu bütün toprakları kapsayacak şekilde Kürdistan’ın sınırlarını çizmek üzere uluslararası bir komisyon görevlendirilmesini Barış Konferansı’ndan rica ediyoruz.
*********
Görüldüğü gibi…
Emperyalist devletler, Kürtleri ve Ermenileri, 1878 Berlin Antlaşması’ndan itibaren Osmanlı’ya karşı kullanmışlar ve her iki grubu, “bağımsızlık isteyecek” noktaya getirmişlerdi.
Ermeni delegesi Boghos Nubar Paşa, Ermenistan için Van, Bitlis, Diyarbakır, Sivas, Erzurum, Trabzon,Maraş, Kozan ve Adana’yı istiyordu ve bu isteklerini 12 Şubat 1919’da Barış Konferansı’na bildirmişti.
Bundan 40 gün sonra da, Kürtler, “bağımsızlık” isteklerini Paris Barış Konferansı’na bildirdiler.
Kürtlerin mıhtırası, aslında, Ermenilerin aşırı emperyalist isteklerine tepkiydi.
Bunun böyle devam etmesi mümkün değildi.
Ermeniler ile Kürtler beraber olmalıydı.
Anadolu bölünecekse, ortak mücadele edeceklerdi.
İtilaf Devletleri, Ermeniler ve Kürtleri “ortak anlaşma” yapmaya ikna ettiler.
Kürt delegesi Şerif Paşa ile Ermeni delegesi Boghos Nubar Paşa’yı bir masaya oturttular ve aşağıdaki ortak mıhtırayı imzalattılar.
Tarih, 20 Kasım 1919…
“Ermeni ve Kürt uluslarının yetkili delegeleri olan bizler, yüksek ırka mensup, çıkarları ortak ve resmi-gayriresmi hükümetleri kendilerine bunca zulüm etmiş bulunan Türklerin boyunduruğundan tamamen kurtularak ve bağımsızlıklarından başka bir gaye ve maksat talep etmeyen iki milletin emellerini Barış Antlaşması’na sunmakla onur duyarız.
Ulusların kendi kaderlerini kendilerinin tayin etmeleri konusundaki ilkeye dayanarak büyük devletlerden birisinin koruması altında bağımsız bir Ermenistan ve bir Kürt Devleti’nin kurulmasını ve bütün büyük devletlerin uluslarımızın emel ve arzularını kabul ederek aydınlanma ve gelişmede bize teknik yardım yapmalarını Barış Konferansı’ndan istemek konusunda fikir birliğine vardık.
Toprakların paylaşılması hususuna gelince, daha önce sunduğumuz muhtıralarla belirttiğimiz sınırların çizilmesi sorununu da Barış Konferansı’nın iyi niyet ve adalet duygularına bırakırız. Çünkü verilecek kararın adaletli olacağına inanıyoruz.”
Tarihlere dikkat edin!
Mustafa Kemal, 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkarak, Anadolu’yu kurtarma savaşını başlatırken, Ermeniler ve Kürtçüler de Anadolu’yu paylaşma pazarlığı yapıyorlardı.
Bir şeye daha dikkat edin!
100 yıl önce de bölünmenin, ayrışmanın adı “barış”mış.
Paris Barış Konferansı…
Anadolu’yu bölecek Sevr Antlaşması’nın hazırlıkları için toplanan konferans…
Hainlikleri anlatmaya devam edeceğiz.

Bu yazı toplam 864 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim