• BIST 98.314
  • Altın 144,066
  • Dolar 3,5732
  • Euro 3,9941
  • Kocaeli : 5 °C
  • İstanbul : 17 °C
  • Sakarya : 5 °C

Cumhuriyetimizin 90’ncı yıldönümü ve bitmek tükenmek bilmeyen hainlikler

M.Tanzer Ünal



24 Temmuz 1923’te Lozan imzalanmış, 29 Ekim 1923’te Cumhuriyet ilan edilmişti.
Ama “hainlikler” bitip tükenmek bilmiyordu.
Emperyalist devletler, bu yenilgiyi, Türk ulusunun yeniden dirilişini hazmedemiyordu.
İngiltere, Fransa, İtalya…
Tamam, bu ülkeleri yenmiştik, ama çevremizden uzaklaştıramamıştık.
Gelip burnumuzun dibine yerleşmişlerdi.
Fransa Suriye’de, İngiltere Irak’ta, İtalya ise Oniki Adalar’da idi.
Üçü de komşumuzdu…
Hain üretmeye, hainleri beslemeye devam ediyorlardı.
Bu arada şunu da belirtmekte yarar var.
O dönemlerde, yeryüzündeki devletlerin neredeyse yarısı Batı’nın sömürgesi idi.
1.Dünya Savaşı’nın galipleri, Türkiye’yi de sömürgeleştirmek istemişlerdi.
Bu milletin bağrından Mustafa Kemal çıkmasaydı, Sevr’i bir imzalatsalardı, bugün biz de bir sömürgeydik.
Bizi de bir sömürge yapabilselerdi, Asya ve Afrika’nın işini taa o yıllarda bitirmişlerdi.
Ancak emperyalist devletlerin işi Türkiye’de yaver gitmemişti.
İngiltere, Fransa ve İtalya, ilk defa girdikleri bir ülkeden sille tokat dışarı atılıyordu.
Sevr Antlaşması’ndan vazgeçtiler, Lozan’a razı oldular.
Bu yenilgiyi bir türlü içlerine sindiremiyorlardı.
Anadolu’dan kovulmuşlardı, ama uzağa gitmemişler, çevremizdeki ülkelere yerleşmişlerdi.
Sevr’in intikamını almak istiyorlardı.
Bugün Irak ve Suriye ile yaşadığımız sorunların temelinde, yine İngiltere ve Fransa yatar.
Onlar, yıllarca kaldıkları bu toprakları, “hainler” için verimli hale getirmişlerdir.
*********
Lozan bizim için zafer, emperyalist devletler için hezimetti.
Bunu, içlerine sindiremiyorlardı.
İngiltere’nin Başdelegesi ve Dışişleri Bakanı Lord Curzon, Lozan’da, antlaşmaya imza koyduktan sonra, İsmet Paşa’ya “ruh halini” şöyle anlatıyordu:
“Lozan müzakeresinden memnun değiliz. Hiçbir dediğimizi yaptıramadık. Reddettiklerinizin hepsini cebimize atıyoruz. Harap bir memleket alıyorsunuz, bunu kalkındırmak için mutlaka paraya ihtiyacınız var. Bu parayı almak için gelip diz çökeceksiniz. Cebime attıklarımın hepsini çıkaracağım size.”
Lord Curzon, cebine neler atmıştı?
“Cebine attıkları” içinde Ermenistan ve Kürdistan da var mıydı?
Yaşadıklarımıza bakılırsa, vardı…
Zengin ülkelerden kredi veya borç isterken…
Ya da…
Emperyalist devletlerden “iyi ilişkiler” talep ederken…
“Siyasi koşullar”, önümüze bir bir koyuluyordu.
Sevr’de kaybettiklerini birer birer geri almak, tek hedefleriydi.
Bu nedenle, 90 yıl boyunca “Sevr’e dönüş” düşlerini hep sıcak tuttular.
Tutmaya da devam ediyorlar…
*********
Türkiye, Kurtuluş Savaşı’yla düşmanlardan temizlenince, onların işbirlikçileri de topraklarımızı terk etmek zorunda kaldılar.
Gittikleri yer, Irak ve Suriye idi.
Neden Irak ve Suriye?
Çünkü Irak’ta İngilizler, Suriye’de Fransızlar vardı.
Ağababaları…
Bu nedenle Irak ve Suriye “Kürtçülüğün” merkezi oldu.
Emperyalist devletler, Kürtçülere hem kol kanat geriyor, hem de Türkiye aleyhine kullanmaya devam ediyorlardı.
Cumhuriyetin ilk yıllarında yaşadığımız tüm Kürtçü ayaklanmalar da buradan organize ediliyordu.
Türkiye’den kaçan Kürtçüler, artık Suriye, Irak ve Lübnan’da, İngiltere ve Fransa’nın himayesi altındaydı.
Hainlikleri anlatmaya devam edeceğiz.

Bu yazı toplam 572 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim