• BIST 89.695
  • Altın 145,860
  • Dolar 3,6136
  • Euro 3,9258
  • Kocaeli : -1 °C
  • İstanbul : 4 °C
  • Sakarya : -1 °C

CUMHURİYETİMİZİN DÜNÜ VE BUGÜNÜ

Bilal Dündar


19 ve 20’nci yüzyıl içinde birçok liderler yetişmiştir. Bunlardan bir kısmı geçici olarak isim yapmıştır. Her dedikleri adeta emir kabul edilip, itirazsız boyun eğilmiştir. Bu tip saman alevi gibi parlayan liderlerin ülkelerinin her köşelerine heykelleri dikilmiştir. Bu liderler halkına zulüm, baskı, acı ve gözyaşı bırakmışlardır. Hırsları kendi ulusları içinde kalmayıp diğer uluslara da sirayet etmiştir. Nazi Almanya’sından Hitler, Sovyetler Birliğinden Stalin ve faşist İtalya’da Mussolini. Bunlar bugün tarih sahnesinden silinmiş, heykelleri bile tahrip edilmiştir.
20. yüzyıla damgasını vuran, vizyon sahibi Atatürk gibi yüzü geleceğe dönük, ölümsüz bir lideri Türk milleti bağrından çıkarmıştır. Türkiye Cumhuriyetinde “Türk” adı bir etnik gurubun değil, değişik renklerden ve köklerden gelen yüzyıllarca bir arada yaşamış, kaynaşmış ortak ilkede birleşmiş Ulusun adı ve kimliği olmuştur. Çağa damgasını vuran büyük önderi sadece biz değil bütün mazlum milletler örnek almıştır. Atatürk, tamamen bir ilke adamı olmuştur. Atatürk “Benden sonra beni benimsemek isteyenler, akıl ve bilimin rehberliğini kabul ederlerse manevi mirasçılarım olurlar” demiştir. Atatürk ile Türk Milleti yeniden doğmuştur. Her tarafı işgal edilen yurdumuz mucizeler yaratılarak, tarih yazılarak düşmandan temizlenmiştir.
Kılık kıyafetler yenilenmiş, Latin harfleri örnek alınmış, dil arılaştırılmış, öz Türkçe kelimeler dilimize hâkim olmuştur. Ümmetçilikten Ulus Devlete geçilmiş, kadınlar hak sahibi kılınmıştır, ilk meclise 18 kadın milletvekili seçilmiştir. Atatürk’ün deyimi ile “Büyük bir devrim yaptık. Memleketi bir çağdan alıp yeni bir çağa götürdük. Birçok eski müesseseleri yıktık. Bunların birçok taraftarları vardır. Fırsat beklediklerini unutmamak; lazımdır” demiştir. Buradan da anlaşıldığı gibi 90 küsur yıl öncesinden bu günü görmüştür.
Ulu Önder Atatürk Cumhuriyeti ve geleceğimizi bilinçli olarak gençliğe emanet etmiştir. Cumhuriyet demek, demokrasi sistemi ile yönetilen devlet şekli demektir. Atatürk “Cumhuriyet özgürlük taraftarıdır. Samimi ve meşru olmak şartı ile her fikre hürmet ederiz” demiştir.
Türkiye de bazı adi politikacıların, hasis ve menfaat düşüncesi vardır. Din ve mezhep herkesin vicdanına kalmış bir iştir. Din ve mezhep hiçbir zaman politikaya karıştırılıp alet edilemez. Atatürk “Türk Milleti daha dindar olmalıdır. Yani bütün sadeliği ile dindar olmalıdır demek istiyorum. Dinime bizzat hakikate nasıl inanıyorsam, öyle inanıyorum “ demiştir.
Bizi idare edenlerin, Cumhuriyeti kurup bize emanet edenlere karşı bir mahcubiyet içinde olduklarını görüyoruz. Siyasette yalan dolanın, köşe dönmenin egemen olduğunu görüyoruz. Bir harcayıp beş kazanmanın hesabı ve kitabı içinde olduklarını, siyaseti hizmet için değil çıkar için yaptıklarını görüyoruz. Yüce dinimizi dahi çıkar için kullandıklarını, halkı kamplara böldüklerini gördük. Devlet bütçesini bir avuç kişilere peşkeş çekerek türedi zenginler yarattılar. Tarım ülkesi olan Türkiye’mizi dışarıdan tarım ürünleri ithal eden duruma düşürdüler. Bizi refah yönünden Yunanistan’ın dahi 60 basamak altına indirdiler. Yüz ölçümümüzün yüzde 37’si olan ormanlarımızı yüzde 9’ lara düşürdüler.
Ülkeyi işsizlik cehennemine çevirdiler. Suyu bol alt yapısı mevcut olan ülkeye zamanında yatırım yapmadıkları için elektriği dışarıdan temin eder duruma düşürdüler. Ülkede düşünen ve konuşan beyinlerin önüne engel koydular. Halkın parasını toplayıp koruyan bankalar, sahiplerince hortumlandılar. Halkı çaresiz durumda bıraktılar. Nereden bakarsak bakalım bizi idare edenler Cumhuriyeti kurup emanet edenlerin yüzüne bakamayacak haldedirler. Ama ne olursa olsun kendi küllerinden doğan Cumhuriyeti kuranlara karşı er ya da geç borcumuzu ödemeliyiz. Buna vicdanen, ahlaken kendimizi mecbur hissediyoruz.
Cumhuriyet: Demokrasi, Cumhuriyet: Özgürlük , Cumhuriyet: Gelişim, Cumhuriyet: Eşitlik, Cumhuriyet: Adalettir. Cumhuriyet: sağlıklı bir yaşam ve gelecek biçimidir. Onsuz olamayız. Ekonomik, sosyal, siyasal, kültürel yönden başarı yenileşmeye ve gelişmeye bağlıdır. Bir tek şeye ihtiyacımız vardır. Atatürk devrimciliğini ve milliyetçiliğini sürekli alevlendirmek gerekmektedir. Zira Atatürk demek; gelecek ve çağdaşlık demektir. Değişimden kaçmak imkânsızdır. Türkiye değişmelidir. Türkiye değişecektir.
Mutluluk, sağlık ve başarı dolu nice 29 Ekimlere dileğimle.


Bu yazı toplam 1932 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim