• BIST 81.899
  • Altın 147,540
  • Dolar 3,7822
  • Euro 4,0331
  • Kocaeli : 2 °C
  • İstanbul : 6 °C
  • Sakarya : 2 °C

Cumhuriyetimizin kuruluşunun 90’ncı yıldönümü ve bitmek tükenmek bilmey

M.Tanzer Ünal


*********
Batı’nın Türkiye’ye ve Türklüğe böylesine düşmanlığı sebepsiz değil.
İki temel nedeni var.
Ekonomik çıkar ve İslam düşmanlığı…
Türkiye, jeopolitik yönden çok önemli bir noktada.
Belki de dünyanın en önemli noktasında.
Batı’nın Ortadoğu’daki petrol çıkarlarının tam kalbinde.
Bugün Batı, Ortadoğu petrollerini istediği gibi denetleyebilmektedir.
Bu nedenle Türkiye’nin güçlü olmaması, bölgedeki güç dengelerini bozmaması gerekmektedir.
Yine Türkiye, dünyanın enerji deposu sayılan Türk Cumhuriyetleri’ni kontrol etmemelidir.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni yönetecek kadro sürekli kontrol altında tutulmalıdır.
İşte bütün bu nedenlerden dolayı, Batı’nın acımasız hedefi Türkiye’yi çökertmek ve güçsüz kılmaktır.
İslam düşmanlığına gelince…
Batı’nın İslam düşmanlığı Haçlı Seferleriyle başlar.
1096 yılında başlayıp 175 yıl süren Haçlı Seferleriyle…
Batı, o tarihten bu yana İslam ve İslam’ın savunucusu Türklere ve Türklüğe düşmandır.
Özetle…
Batı, Türkiye’yi karıştıracak, güçsüzleştirecek, çökertecek her türlü oluşumun hem yanında, hem arkasındadır.
Bu hedefine ulaşması için Batı’ya her yol mubahtır.
Terörü de kullanır, irticai faaliyetleri de…
Yüzyıllardır Ermenileri ve Kürtleri kullandılar, kullanmaya da devam ediyorlar.
Defalarca yazdım, bir kez daha yazayım.
PKK, etnik bir direnişin silahlı gücü değildir.
PKK, Batı’nın, yani emperyalist devletlerin silahlı gücüdür.
İpleri onların elindedir.
Geçmişte Hoybun (Kürt terör örgütü) da onlarındı, Taşnak ve Asala isimli Ermeni terör örgütleri de onlarındı.
**********
Tamam da, bizi parmağında oynatan Batı nasıl bu düzeye geldi?
Bizim eksiğimiz ne?
Neden bu haldeyiz?
Ülkemizi yıllardır milli çıkar kavramından, milli değer ülküsünden ve özbenlikten yoksun çoğunlukla kişiliksiz kadrolar yönetti.
İlkeli, tavizsiz, çağdaş bir “milli kültür politikası” oluşturamadık.
“Milli kültür politikasızlığı” Türkiye’yi bu hale getirdi.
Milli kültür politikası olmayınca, milli birlik ve beraberliği sağlamak, milli bir dış politika geliştirmek, toplumun çıkarlarını ön planda tutan milli bir ekonomi politikası uygulamak mümkün olmadı.
Çektiğimiz sıkıntılar bundan…
Türkiye, Batı uygarlık düzeyine ulaşmak için yola çıktı, ama Batı kadar “milliyetçi” olamadı.
Bir Fransız milliyetçiliğini, bir Alman milliyetçiliğini, bir İngiliz milliyetçiliğini düşünün!
Onlar kadar milliyetçi olamadık.
Onlar kadar dilimize, değerlerimize sahip çıkamadık.
Bırakın sahip çıkmayı, olanları ayaklarımız altına aldık.
“Türk milleti”ni yok saydık.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni kuran “esas unsur”u inkâr ettik.
En üst düzeyde…
Başbakanlık düzeyinde…
Başbakan Erdoğan, “Millet var” diyor, ama milletin adını söylemiyor.
“Adı belli olmayan” bir milletteniz Erdoğan’a göre.
Yarın bu konuya devam edeceğiz.

Bu yazı toplam 667 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim