• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Kocaeli : 16 °C
  • İstanbul : 18 °C
  • Sakarya : 16 °C

Daha kaç kişinin canı yanacak?

M.Tanzer Ünal

Kocaeli, dün yeni bir “Tüysüzler” olayına uyandı.

Körfez’de bulunan Has Anadolu Kuyumculuk’ un sahibi Hasan Gür, müşterilerinden topladığı milyonlarca lira para ve kilolarca altınla ortadan kayboldu.

Yüzlerce kişi, kepenkleri indirilmiş kuyumcu dükkânının önünde bekledi durdu.

Savcılık ve emniyet, gün boyu mağdurların şikâyetlerini aldı.

***

Bu olay, kentimizin beş ay ara ile yaşadığı ikinci “tefeci-kuyumcu” şokuydu.

Biliyorsunuz, 28 Haziran’da İzmit’teki “Sarraf Tüysüzler”, topladıkları para ve altınlarla kaçmışlardı.

Daha sonra anlaşmalı olarak teslim olmuşlar, tutuklanmışlar, bir süre cezaevinde kaldıktan sonra “Borçlarımızı ödeyeceğiz” deyince serbest bırakılmışlardı.

O zamandan bu yana da kayıplar.

Bir sahil kentinde, vatandaşlardan topladıkları para ve altınlarla yeniden kuyumcu dükkânı açtıkları ve yaşamlarını keyif içinde devam ettirdikleri söyleniyor.

Tüysüz kardeşlerden 636 kişi şikâyetçi oldu.

Savcılık iddianame hazırladı, Tüysüzler hakkında “dolandırıcılık”, “güveni kötüye kullanma” ve “Bankacılık Kanunu’na muhalefetten”  Ağır Ceza’da dava açtı.

İlk duruşması gelecek hafta bugün, yani 19 Kasım’da, 3.Ağır Ceza Mahkemesi’nde yapılacak.

Tüysüzler olayında, 636 resmi şikâyetçi yanında, 1000’den fazla kişinin de mağdur edildikleri halde isimlerinin ortaya çıkmasını istemediklerinden dilekçe vermedikleri konuşuluyor.

Demek toplamda 1500-2000 kişi arasında “aldatılan”, “dolandırılan” var.

Yakınlarını da işin içine sokarsanız, 10 bin mağdur insan!

 

Perşembenin gelişi…

“Perşembenin gelişi, çarşambadan bellidir…”

Toplumda sıkça kullanılan güzel bir sözdür.

Bazı olayların bağıra bağıra geldiğini anlatır.

Tüysüzler olayı, bu sektörde, kuyumculuk adı altında tefecilik yapanların sonunun ne olacağını göstermişti.

“İkinci tüyme olayı” İzmit’te beklenirken, Körfez’de yaşandı.

Has Anadolu Kuyumculuk’un sahibi Hasan Gür, geçen cumartesi gece yarısından sonra, kuyumcu mağazasında ne var ne yok bir minibüse doldurarak ortadan kayboldu.

Pazartesi sabah kuyumcu mağazası açılmayınca, “tüyme olayı” ortaya çıktı.

***

Hasan Gür, dün basına durumuyla ilgili bir açıklama göndermiş.

Özetle, “Kime ne borcumuz varsa, kuruşuna kadar ödeyeceğiz. Kimseyi bugüne kadar mağdur etmedik, bundan sonra da etmeyiz. Elimizdeki gayrimenkulleri satıp borçlarımızı vereceğiz” diyor.

Klasik yöntem, klasik sözler…

Tüysüzler de kaçtıktan sonra benzer içerikli açıklama yapmışlardı, ama şu ana kadar alacağını alabilen bir kişi yok.

Başta telefona çıkıp mağdurlara umut veriyorlardı, şimdi telefonları kaput!

“Tüysüzler böyle yaptı, Hasan Gür de böyle yapar” demek istemiyorum.

İnşallah, söz verdiği gibi borçlarını öder.

Gelişmeleri hep birlikte izleyeceğiz.

 

Bu işin sonu yok!

“VARAN 1”, İzmit Sarraf Tüysüzler…

“VARAN 2”, Körfez Has Anadolu Kuyumculuk…

Bu iki olay, milletten altın ve para alıp kaçmalar, tesadüf mü?

 Bütün bu olup bitenleri “ticari risk” çerçevesinde mi değerlendirmek lazım?

Yaptıkları “kuyumculuk” mu?

Yaptıkları “ticaret” mi?

Bence, değil!

Daha önce de defalarca yazdım.

Bu sektörde bulunanların yüzde 90’ı gerçekten “kuyumcu”.

Pek azı ise “kuyumcu görüntüsü” verip, “tefecilik” yapıyor.

Yani “tefeci-kuyumcu”…

Bankalardan daha fazla “nema” verip para topluyorlar, bankalardan kredi alamayan işadamlarına daha “yüksek maliyetle” para satıyorlar.

Topladıkları paranın bir kısmını da kendileri işlerinde kullanıyorlar.

Topladıkları paraları geri veremeyince de çareyi kaçmakta buluyorlar.

Anlayacağınız, yaptıkları iş tefecilik ve tefecilik yasalarımıza göre suç, dinimize göre de günah!

Kabul edilebilir hiçbir tarafı yok!

***

Peki, sadece “parayı toplayan” mı suçlu ve günahkâr?

Hayır, “parayı veren” de…

Yasalarımıza göre, tefecilikte, parayı toplayan da parayı veren de, suçlu!

Tefecilik yapmak, tefeciye para vermek de, aynı zamanda günah!

Ancak şu kadarını söyleyeyim…

İlk “Tüysüzler” olayını incelerken gördüm ki, epey sayıda kişi, tefecilikten aldığı parayla umreye ve hacca gitmiş.

Nasıl bir anlayışsa…

***

Sonuç olarak şunu söylemek istiyorum.

“Tefeci-kuyumculuk” un sonu yok.

Bu yolun yolcuları, eninde sonunda duvara toslayacaklar.

Ama bugün, ama yarın, ama üç gün sonra.

“Tefeci-kuyumcular” ın ve “tefeci-kuyumcular” da para ve altınlarını çalıştıranların bu gerçeği bilmeleri lazım.

“Kaçınılmaz son”a doğru gidiyorlar.

Kendilerini mahvedecekler, binlerce kişiyi de mağdur…

Yakında “VARAN 3”, “VARAN 4”haberlerini gördüğünüzde, sakın şaşırmayın!

“Tüysüzler” gitti.

Körfez’in “Tüysüz”ü de gitti.

Ama daha sırada epey sayıda “Tüysüz” var.

Tüysüzler, İzmit’teki “tefeci-kuyumcular” da 2 NUMARA idi.

Şimdi sırada “tefeci-kuyumcular” da 1 NUMARA var, 3 NUMARA var, 4 NUMARA var.

Aklı olan, “tefeci-kuyumcu” da parasını ve altınını tutmaz!

Demedi demeyin!

Yarın çok geç olabilir.

Bu yazı toplam 1716 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim