• BIST 106.843
  • Altın 142,689
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Kocaeli : 30 °C
  • İstanbul : 31 °C
  • Sakarya : 30 °C

Darbe kalkışmasına rağmen masumiyet/suçsuzluk karinesinin gerekliliği

Fahri Örengül

Suçlanan kişinin suçluluğu mahkeme kararı ile kesinleşmediği sürece o kişi suçsuz sayılır. Devletin en temel görevi ADALETTİR. Anayasa ve ceza kanunları bunun için vardır.Darbe kalkışması yapan ve bu nedenle insanları acımadan öldüren canilerin teker teker yakalanması ve en ağır cezalarla çarptırılması ; hem ülkemizi karıştırmaya çalışan dış güçlerin tespiti, hem adaletin tecellisi, hem nedeniyle yaralanan gazilerimiz ile hayatlarını kaybeden şehitlerimizin haklarının teslimi ve hem de bir daha böyle bir teşebbüse kimsenin cesaret edememesi açısından çok önemlidir. Bizlerin ve halkımızın da temel beklentisi budur.

Ancak bunu yaparken Devletin sahip olduğu kadrolarla bunu titizlikle yapması, suçluyu ve suçsuzu iyi ayıklaması, suçluyu en ağır ceza ile cezalandırırken masum ve suçsuz insanları da koruması Anayasa ve diğer kanunlara riayet etmesi asli görevidir. Devlet darbe kalkışması nedeniyle intikam duygusu ile yaklaşmamalı, yargılamanın demokratik olmasına, kim olursa olsun onların savunma haklarının kısıtlanmamasına dikkat etmeli, Devlet baba özelliğini korumalıdır. Klişeleşmiş söz  “ADALETSİZ DEVLET, SAVUNMASIZ ADALET OLMAZ “ sözüdür ve bu sözü yerine getirmek çağdaş Devletlerin olmazsa olmaz görevidir.

Çağdaş dünyada bir kimse ne ile suçlanırsa suçlansın, hakkındaki karar kesinleşmedikçe o masum kabul edilir ve yargılaması da ona göre yapılır. Yani yakalandığında, tutuklandığında, işlem başladığında o kişi kamuoyunda hemen mahkum edilmez, ona tüm savunma olanakları tanınır, suçu sabit olduğunda ve kesinleştiğinde de cezası çektirilir, suçu sabit değilse de masum olduğu hususu kesinleşir.  İşte buna MASUMİYET/SUÇSUZLUK KARİNESİ denmektedir. Aksine düşüncede suçlanan kişinin işin başında suçlu kabul edilmesi, beraat etmesi durumunda ise artık kendisini kamuoyu önünde ifade edememesi ve yargısız infaza uğraması sonucunu doğurur.

Tarihin süzgecinden geçerek hayata geçmiş bu ilke ilk defa Fransız insan hakları bildirgesine girmiş, daha sonra  Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine (AİHS) alınmıştır. Bizde ANAYASAMIZIN 15/ son maddesi “ SUÇLULUĞU MAHKEME KARARI İLE İSPATLANINCAYA KADAR KİMSE SUÇLU SAYILMAZ “ 38/4 maddesi de “ suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar kimse suçlu sayılamaz” hükümleri  ile masumiyet karinesini şart koşmuştur. Yine Anayasamızın 15/2 hükmü gereğince masumiyet karinesi savaş, sıkıyönetim ve olağanüstü hallerde dahi dokunulması mümkün olmayan çekirdek haklardandır. Bu nedenle dirki; kimse hakkındaki karar Yargıtay’da onanmadığı sürece sabıka alamaz.Yine A İ H S’nin 6/2 hükmü de bu şekilde olup Anayasamızın 90 maddesine göre imza koyduğumuz bu sözleşme iç hukukumuzda bağlayıcı ve kanun hükmündedir.

Görüldüğü gibi olağan üstü hal ilanı dahi masumiyet ilkesini ortadan kaldırmamaktadır. Devlet olağanüstü hale sığınmadan, suçluyu ve suçsuzu ayırt etmeli, haklarında işlem yapılanların Anayasa ve kanunlardan gelen haklarını, özellikle savunma haklarını sonuna kadar temin etmeli, ortamı korku atmosferinden demokratik atmosfere sokacak davranışlarda bulunmalı, intikam duygusu ile değil Devlet baba duygusu ile hareket etmeli, Anayasa, A İ H S ve ceza kanunu kurallarının uygulanmasını temin etmeli, suçlu ve suçsuzu iyi ayırt etmeli ve masum insanların yargılama sürecinden zarar görmelerini önlemelidir. Unutulmamalı ki ; Adalet yarası iyileşmesi mümkün olmayan en ağır yaradır.adaletsiz devlet, savunmasız adalet olmaz. Masum insanları ayırt etmek ve onları korumak devletin asli görevi ve geleceğimizin teminatıdır.

 

 

Bu yazı toplam 1297 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim