• BIST 108.489
  • Altın 151,139
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • Kocaeli : 20 °C
  • İstanbul : 20 °C
  • Sakarya : 20 °C

Darbecilik yılları ve son teşebbüs

Mehmet Özmen

Türkiye, 15 Temmuz akşamı büyük bir badire atlattı. Bu milletin kaderiyle bir şekilde oynamayı kendilerine hak olarak gören insanlar topluluğunun yapmak istediği darbe girişimi, bizzat millet tarafından püskürtüldü.

Burada ortaya çıkan özel sonuç şudur aslında. Bu millet 60 darbesinde de Menderes’in yanında bu şekilde durmuş olsaydı, o insan ve diğerleri asılmaz, toplum nereden baksanız 20 yıl geriye gitmezdi.

Zira milletin ellerindeki silahlı imkanları milletin iradesinin üzerinde görenlerin ortaya koydukları bu yaklaşım modeli artık giderek eskimeye başladı.

Kenan Evren’in 80 darbesinin ardından giderek gücünü yitirmeye başlayan silahlı güçler içindeki üniformalı bir grubun tenezzül ettiği 28 Şubat sürecini bu millet unutmadı…

Artık Türkiye’de darbecilik meselesi o kadar karizma kaybetmeye başladı ki toplum karşısında bunu kronolojik olarak bile verebiliriz. En azından örneklerle açıklayabiliriz.

Türkiye’de, özellikle de ulusalcı taifenin akıllarına getirdikleri her rejim tehlikesine karşı gözlerini çevirdikleri Türk Silahlı Kuvvetleri, artık eskisi gibi o insanlara meyletmiyor. Çünkü artık ülkenin geleceğe bakması için demokrasinin sekteğe uğramaması gerektiğini biliyor asker. O yüzden de yüzünü millete dönmüştür TSK’nın onurlu üniformasını giyen şerefli askeri…

Bakın, 28 Şubat süreci de, bugünkü gibi üç beş hadsizin yola çıkarak milletin iradesini hiçe sayarak merhum Başbakan Necmettin Erbakan’ın alaşağı edilmesine yol açmıştı. Memleketi 11 aylık süreçte ekonomik yönden adama çeviren Erbakan ve ekibine karşı yapılan ‘postmodern darbe’ üç aylık dönemde ülkeyi yeniden borç batağına düşürmüştü.

Ve o ‘1000 yıl sürer’ denilen darbe mantığı, sadece 2002 yılına kadar sürmüş, Hoca’nın talebesi olarak siyasi mecrada yol alan Recep Tayyip Erdoğan tarafından yerle bir edilmişti.

Anlatmak istediğim şudur işin özünde…

Eskiden silahla yapılan darbemler 28 Şubat döneminde kabuk değiştirmiş ve ‘postmodern bir tavra’ dönüşmüş, daha sonra ise 27 Nisan bildirisi ile evrimini negatif yönde tamamlamıştır.

İşte tam da bunun sonucunda:

O günlerde 1000 yıl süren denilen 28 Şubat dönemi 10 yılını bile tamamlayamamış, yıllar sonra akıllarına getirdikleri 15 Temmuz’daki silahlı darbe girişimi ise bırakın yıllar sürmeyi, gecesini bile tamamlayamadan Hakk’ın rahmetine kavuşmuştur.

Üstelik buna bizatihi millet engel olmuştur.

Recep Tayyip Erdoğan’ı seversiniz ya da sevmezsiniz, burası ayrı bir konu. Fakat millet kendisine oyunu ve desteğini sunduğu müddetçe bu Kasımpaşalı iktidarda kalacaktır. Zira geçmişten bu güne kadar Milli Nizam Partisi, Milli Selamet Partisi, Refah Partisi, Fazilet Partisi dönemlerine silah zoru ile son verdikçe içlerinden daha büyük hareketler çıktı.

Ve bu hareketler ülkenin yönetiminde giderek daha da güçlü şekilde TBMM’de temsil edildi.

İşte bu kadar basit olan bir siyasi gelişmeyi yok saymak, görmezden gelmek, dahası bunu bile bile hala milletin iradesini, toplumu ateş altına almak akıllıca düşünülmüş bir proje değildir.

Ayrıca ülkede darbeyi gerektirecek net bir durum yok iken hangi akla hizmet böyle bir işe kalkışıldı, bunun hesabının sorulması da gerekmektedir.

Tabi şu notu da belirtmeden edemeyeceğim. Darbe bir şekilde bastırıldı, ancak tehlikesi geçmedi. Toplum da bu konuda provakatörlere dikkat ederek hareket etmelidir. Askerin içindeki üç beş kişilik bir grubun yaptığı bu girişime tepki gösterilirken, taşınan üniformanın da asaletine leke sürülecek tavır ve davranışlardan uzak durulmalıdır.

Bu işe kalkışan birileri var ise mutlaka gerekli cezai müeyyideler mutlaka işletilmelidir…

Bu yazı toplam 874 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim