• BIST 89.764
  • Altın 145,477
  • Dolar 3,6255
  • Euro 3,9111
  • Kocaeli : 6 °C
  • İstanbul : 10 °C
  • Sakarya : 6 °C

Davutoğlu ve Civelek’in konuşmalarındaki şifreler...

M.Tanzer Ünal

Şimdi sizlere, AKP kongresinden iki konuşmanın bazı bölümlerini vereceğim.

İkisi de kısa, birkaç cümlelik…

Birincisi, AKP İl Başkanlığı’na veda eden Mahmut Civelek’e ait:

“Görev yaptığım sürede üç seçim beş miting yaptık. Üç seçimde de oy oranlarımız arttı. Şimdi bu görevi benden daha iyi yapacağına inandığım bir arkadaşıma devrediyorum. İçim buruk mu, buruk! Çünkü AK Parti ailesinden ayrılacağım için üzülüyorum. Bu güzel aileden ayrılacağım için içim buruk.”

Aşağıdaki ifadeler de Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun konuşmasından:

“Bu partide il başkanlığı yapanları yine bu parti içerisinde önemli görevlerde gördük. Kocaeli kurucu il başkanı Nihat Ergün daha sonra milletvekili ve bakanlık görevi yaptı. Halen de milletvekili… İbrahim Karaosmanoğlu, şimdi büyükşehir belediye başkanı… Zeki Aygün milletvekili… Fikri Işık, milletvekili ve bakan… Kurucu gençlik kolları başkanı Şemsettin Ceyhan ise bugün il başkanı oluyor.”

İlginç ifadeler değil mi?

Bu ifadeleri bana, partinin hatırı sayılır bir ismi duyurdu.

Dikkatini çekmiş, not almış, mail attı.

Mesajında diyor ki, “Her iki ifadede de şifre var. Mahmut Civelek ‘AK Parti ailesinden ayrılacağım için üzülüyorum’ diyor. Eğer milletvekilliğine aday olacaksa, AK Parti ailesinden neden ayrılacak olsun ki? Demek aday değil. Demek kendisine aday olma denildi. Veya aday olsa bile listeye konulmayacağını biliyor. Başbakan Davutoğlu’nun konuşmasındaki şifreye gelince… Başbakan, sayıyor sayıyor, daha önceki il başkanlarının milletvekili ve bakan olduğunu söylüyor, bu konuşma akışı içinde Mahmut Civelek’i es geçiyor. ‘Bugün görevi devredecek Mahmut Civelek kardeşimizi inşallah Ankara’da görürüz’ demiyor. Mahmut Civelek’in adını anmadan yeni il başkanı Şemsettin Ceyhan’a getiriyor sözü. Bence Mahmut Civelek’in üstü çizildi.”

***

Bu tespitler, bana da ilginç geldi.

AKP’nin içinde neler olup bittiğini bir AKP’liden daha iyi bilemeyiz.

Gelişmeleri izleyip göreceğiz.

 

Bunlar benim değil, bir AKP’nin görüşleri…

Geldiğimiz noktada, AKP’nin bir AKP’li tarafından eleştirilmesi çok önemli.

“Biz yüzde 50 oy alıyoruz. Fakat geriye kalan yüzde 50’de bir nefret söylemine dönüşüyor. Eskiden sokağa çıkardık taraftarımız bizi çok severdi. Karşıdaki muhalifler de saygı duyardı. Şimdi bir nefretle bakış seziyorum. Kemikleşme, kamplaşma var.”

Bu sözler, “sıradan bir AKP’li” nin değil!

Bu sözler, AKP’nin kurucularından biri olan Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın.

Bülent Arınç, özeleştiri yapıyor.

Bülent Arınç, partisinin Türkiye’yi çok tehlikeli bir noktaya getirdiğini itiraf ediyor.

Bülent Arınç, AKP’nin toplumu ayrıştırdığını söylüyor.

Arınç, geçenlerde CNN Türk’te AKP’nin geleceği ile ilgili endişelerini şöyle dile getirdi:

“Haksızlık yapmamış olmak lazım. Haktan yana olmak lazım. Bu unsurları yaşatırsak bizi top tüfek yıldıramaz. Ama adalette, haksızlık yapmakta veya emaneti ehline vermemekte, kısa devre ve çıkara dayalı siyaset yapmakta adım atmaya başlarsak veya birileri böyle bir tehlikeyi karşımıza getirirse o zaman sıkıntı olabilir. Böyle bir şey var mı Ak Parti’de? Olabilir. Nihayet malzemesi insan olan bir partiden bahsediyoruz. Emanet ehlinde olmalı. Onun bunun yakınında, tarafında, şurasında, burasında kesinlikle olmaz. ANAP’ı yıkan budur, DYP’yi yıkan budur. CHP ’yi bu halde bırakan budur. Bir tanesi bu…

İkincisi de biz yüzde 50 oy alıyoruz. Fakat geriye kalan yüzde 50’de bir nefret söylemine dönüşüyor. Biz eskiden sokağa çıkardık taraftarımız bizi çok severdi. Karşıdaki muhalifler de saygı duyardı. Şimdi bir nefretle bakış seziyorum. Kemikleşme, kamplaşma var. Bu bizim yüzde 50 oyumuza engel olmaz. Ama Türkiye yönetilebilir bir ülke olmaktan çıkabilir. Biz yumuşatmalıyız. Siyasette yumuşak dil çok önemlidir. Bağırarak, çağırarak, küçülterek onu güçsüz kılarak bir noktaya getirdiğiniz zaman misal doğru mudur bilmiyorum ama kediyi çok sıkıştırırsanız sonunda yüzünüzü cırmalar.

Davutoğlu çok iyi bir kimlikle çıktı. Yüzü gülen bir insan. Sözü yumuşak olan, tarihten gelip bugünü bilen bir insana ihtiyacımız varmış. Bu insanın siyasette şiddet dilini kullanmaması lazım. Şu anda kullanmıyor. ‘Ben de modaya uyayım da bir gürleyeyim’ derse kitleler üzerinde bir kutuplaşma beni korkutuyor. İnsanlara hükmeden, dayatan bir siyaset dilini kullanmamak lazım. Hele hele hakaret edici, küçültücü hiçbir davranışın içinde olmamalıyız.”

                                                          

Bülent Arınç’a teşekkürler

Yukarıdaki sözler, bizim yıllarca savunduğumuz görüşler.

Yapmayın etmeyin…

Toplumu ayrıştırmayın…

İnsanları farklı düşünüyor diye dışlamayın…

Adaletli olun…

Dürüst olun…

Kul hakkı yemeyin…

Yıllarca yazdık.

Hani derler ya “Söyleye söyleye dilimde tüy bitti” diye.

Benimki de yaza yaza kalemim eskidi.

Biz yazdık, AKP’lilerle kötü olduk.

Şimdi kendilerinden biri, Bülent Arınç, vicdanının sesini dinleyip gerçekleri konuşmaya başladı.

Öyle sanıyorum ki, AKP’de daha çok Bülent Arınç’lar var.

Bugün olmazsa yarın, tek tek kendilerini feda edip konuşmaya başlayacaklar.

Ben huzurlarınızda Bülent Arınç’a teşekkür ediyorum.

Geç de olsa, partisinin Türkiye’yi ne hale getirdiğini itiraf etti.

Bu yazı toplam 1422 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim