• BIST 89.834
  • Altın 145,466
  • Dolar 3,6225
  • Euro 3,9067
  • Kocaeli : 17 °C
  • İstanbul : 13 °C
  • Sakarya : 18 °C

Demek valiler arasında da “yağcı” var!

M.Tanzer Ünal

“Şu valilerimiz yağcılığı bıraksa…”
Bu söz, TBMM Başkanı Cemil Çiçek’e ait…
Duyduğumda, “Helal olsun!”dedim, “helal olsun Cemil Çiçek’e! Türkiye’nin görünmeyen çok önemli bir sorununa parmak bastı…”
Tam zamanıydı.
Durup dururken olmazdı.
Afyon Valisi’nin yağcılığı…
Cemil Çiçek’in, “ülkemizin bir gerçeğini” açıkça dile getirmesine neden oldu:
“Şu valilerimiz yağcılığı bıraksa…”
Bu, çok önemli bir ifade…
Çok şey anlatıyor.
Anlayana…
Eğer bir ülkenin Meclis Başkanı, “Şu valilerimiz yağcılığı bıraksa” diyorsa…
Bunun üzerinde durup düşünmek gerek.
“Valilerimiz” dediğine göre…
Demek, valiler arasında yağcılık “istisnai” bir durum değil.
Yaygın…
Valiler, müsteşarlar, genel müdürler toplumun en elit tabakasını oluştururlar.
Yağcılık, bunlar arasında çok yaygın olduğuna göre, gerisini varın siz düşünün.
*******
“Yağcı”, yağ çekme konusunda ustalaşmış insanlara verilen addır.
Ne demek yağ çekmek?
Yalakalık yapmak demektir.
Yalakalık yapmanın ne demek olduğunu biliyorsunuz.
Hoş görünmek için…
İşinin kolayca yapılması için…
İnsanın birine sürekli “övgü dolu sözler” söylemesi demektir.
İnsanlar neden yağ çeker?
İnsanların yağ çekmesi, neyin işaretidir?
Yağ çekenler de…
Kendisine yağ çekilmesinden hoşlananlar da…
Karakteri zayıf kişilerdir.
Kazanmış gibi görünürler…
Ama hep kaybederler.
Yağ çekenlerin de…
Yağ çektirenlerin de sonu yoktur.
Karıştırmayın!
Bir de “yağ çektirenler” vardır.
Onlar vücutlarından kaybederler.
“Yağ çekenler” ise karakterlerinden…
********
Gelelim, “plaketle yağ çekme” konusuna!
Yani “plaket yağcılığına”…
Diğer illerin valileri yatsın kalksın Afyon Valisi’ne dua etsin.
Hani dilimizde bir söz vardır, “Bir musibet bin nasihattan iyidir” diye…
Bu sözün doğruluğu, Afyon’da yaşanan “plaket faciasıyla” bir kez daha kanıtlandı.
Sanırım bu saatten sonra diğer valiler de “plaket yağcılığını” bırakırlar.
Meclis Başkanı, yerden göğe kadar haklı…
Ne bu Allah aşkına!
Cılkı çıktı bu plaket işinin!
Birisi, birisine ziyarete gidiyor…
Hemen eline bir plaket tutuşturuyorlar.
Ziyaret plaketi…
Başka?
Ohooo… Hayatımızın bir parçası oldu, plaket alıp plaket vermek.
*Mezuniyet plaketi…
*Performans plaketi…
*Karne plaketi…
*Babalık plaketi…
*Annelik plaketi…
*Teşekkür plaketi…
*Askere gidiş plaketi…
*Hizmet plaketi…
*Şehit plaketi…
*Sigara bırakma plaketi…
*Anneler Günü plaketi…
*Babalar Günü plaketi…
*Sevgililer Günü plaketi…
Say sayabildiğin kadar!
İnsanlar, her vesileyle birbirlerine plaket veriyorlar.
Al gülüm ver gülüm!
Ne işe yarıyorsa?
Meclis Başkanı’nın söylediği gibi…
Herhalde hepsi çöpe gidiyor…
Veya çuvallar içinde depolarda tutuluyordur.
******
İyi oldu, iyi…
Benim de “ifrit” olduğum konulardan biriydi şu plaket olayı.
İnşallah “plaket yağcılığı” sona erer.
Tabii…
Sözle ve yazıyla yağcılığın da sona ermesi gerekir.
Peki, kimseye plaket, madalyon ve kupa verilmesin mi?
Gerçek anlamda verilsin!
Hak edene verilsin!
İşte o zaman bir anlamı olur.

Kartepe Belediye Başkanı Şükrü Karabalık’a,

Dünkü basın toplantısında, esip gürlemişsin.
Bugünkü yazımı erken yazmıştım, söylediklerinden geç haberim oldu.
Şahsıma, İçişleri Bakanlığı Mülkiye Başmüfettişi Erol Özer’e, Kartepe Kaymakamı Mustafa Ünaldı’ya ve Kartepe eski Belediye Başkanı Habib Sarman’a vermiş veriştirmişsin.
Söylediklerinin cevabını yarın alacaksın.

Bu yazı toplam 1040 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim