• BIST 97.533
  • Altın 145,761
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Kocaeli : 13 °C
  • İstanbul : 18 °C
  • Sakarya : 13 °C

‘Demir-Döküm-Çorap-Ören’...

Hakan Yağcıoğlu

 

 

 

TFF’den en büyük zararı gören kent neresidir derseniz:

İlk sırada Kocaeli kenti gelir derim...

İşte Sakarya bir şekilde kurtarıldı...

Bursa hala yıkılmıyor...

Marmara’da atak üstüne atak yapanlar var...

Kocaeli kenti, Başbakan el atmasaydı sessiz sedasız kalacaktı...

Onun el attığı takımı da kent benimseyemiyor...

 

 

70’li, 80’li yıllarda, TV’den hemen hatırladığımız reklamlardan biri de ‘Demirdöküm’ reklamıdır…

İsminden midir nedir bilinmez, hep karşımıza güç sembolü olarak çıkmıştır (çıkarılmıştır) Demirdöküm…

O zaman böylesi dev firmaların sahiplerini kimse bilmezdi…

Markalar öne çıkardı…

Vehbi Koç ve Sakıp Sabancı dışında tanınan zengin yoktu sanki…

Mesala bir ECA vardı…

Elmor vardı…

Bir de Demirdöküm…

Yani bilinçaltımızda ‘sağlamlık sembolü’ olarak kalmıştır bu isim…

Ve onun varisi Yıldırım Demirören…

Türk sinemasının unutulmaz emekçisi komedyen Mete İnselel’i andırır biraz…

Ama duruşuyla, ciddiyetiyle, Demirören tornasında yoğrulmuş gibidir. Demirdöküm imajını futbola da yansıtmıştır…

Beşiktaş için gerçekten de önemli şeyler yaptı. Beşiktaş’ı gerçekten de çok sevdi ve seviyor… “Bu kulübün eşeği ben miyim?” diyecek kadar da açık sözlü ve dobradır…

 

 

 

Ancak bu görünüş yönetim başarısı için yeterli midir?.. Türk futbolunun sorunları ortadadır…

Bir çok kulüp satılma noktasındadır…

İflasın eşiğindedir…

Yıllarca verilen tavizler sonrasında kulüpleri kullanan yöneticiler, asırlık kurumları, kenara çekilerek, mendil gibi kenara atmaktadır…

Kulüpler sahipsiz ve köksüz bırakılmıştır. Tamamen rant haline gelmiştir. Camialar hafızalarını kaybetmiştir…

 

 

TFF’nin oy kaygılarıyla yol verdiği kulüp başkanları, dalkavukluktan başka bir şey yapmamıştır ve bugünlere gelinmiştir…

Mehmet Ali Aydınlar, tribünde bayanlara yol açarak romantizm yaşatmıştır…

Futbolumuz pembeleşmiştir…

Bu tabii ki çok güzel bir olay, ama köklü sorunları çözmeye yetmemiştir…

Milli takım iflas etmiştir…

Abdullah Avcı’ya da şüphe ile bakılmıştır…

Avcı, idealist, başarıya aç bir teknik adamdı ama rahat bırakılmadı...

Terim öyle ya da böyle, bir “GECE” aniden yeniden “KONDU” milli takımın başına...

 

 

 

Türk futbolunun idealleri yoktur…

Geleceğin programlaması yoktur…

Planlaması yoktur…

Evet Yıldırım Demirören bir markadır…

Ancak, TFF’yi Demirdöküm kurumu gibi yönetemezsiniz…

Şimdiden söylüyorum: Fenerbahçe, Galatasaray, Trabzon ve hatta hatta Beşiktaş camiasında bile, Demirören’in başarısızlığını görüp de keyiflenmek için sabırsızlıkla bekleyen çok sayıda insan vardır…

Demirören’le ölü bir doğum gerçekleşmiş gibi gözükmektedir…

Sunabileceği hiçbir projesi yoktur…

 

 

 

Süleyman Seba ve Özhan Canaydın duruşunu yinelemiş, hamasi nutuklar atmıştır…

O kadar…

Bunlar da karın doyurmuyor artık…

Milli takım olarak Dünya Kupalarında, Avrupa Şampiyonalarında yokuz…

Ve en önemlisi de, kartel medyasını göz önüne aldığınızda…

Milliyet Gazetesi’nin sahibi Yıldırım Demirören’e sizce diğer gazete ve onun yazarları ne kadar destek verir?..

Maalesef burası Türkiye…

Başarı cezasız kalmaz…

Ve Anadolu takımları “Futbolumuzu yine İstanbullular, kendisine göre yönetecek” demeyecekler midir?..

 

 

 

Ya Kocaeli...

Hatırlayan mı var?

Başbakan’ın aklına geldi de, o da sakat bir doğum oldu...

Profesyonel Futbol adam akıllı (Süper Lig düzeyinde) herhalde uzun süre uğramayacak bu kente...

mete-inselel.jpg

 

 

 

 

BAL’ı hafife almayın...

 

Bu sütunlardan daha önce de böylesi bir ikazım olmuştu...

BAL’ın adı amatör ama kendisi hiç de öyle değil...

Amatör görünümlü profesyonel diyebiliriz...

Doğan görünümlü Şahin misali...

 

 

 

49 yıl sonra amatöre dönen Kocaelispor için ‘Rahat rahat çıkar bu ligden’ gibi yorumlar yapılıyor...

Her zamanki hatalar yani...

“Aman Süper Lig’den düşelim, hemen çıkarız, daha iyi kendimize geliriz” diyen akıllılar, 12 yıldır bekliyorlar yeniden çıkışımızı...

Şimdi aynı hata yapılmasın...

Başkan Bahri Yavuz ve yönetim, Hamza Kılıçaslan gibi gerçekten ‘Romantik’ transferler yaptılar...

Ama kazın ayağı öyle mi bakalım?

Ne Hamza eski Hamza, ne de Kılıçarslan eski Kılıç...

‘Bizi hemen çıkartırlar’ demek en azından onlara haksızlık olur...

Bırakalım çalışsınlar ve fazla da havaya girmeden bekleyelim...

Ayağımızı yere sağlam basalım, yorganımıza göre uzatalım...

hamza.jpg

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu yazı toplam 999 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim