• BIST 96.628
  • Altın 144,690
  • Dolar 3,5709
  • Euro 4,0165
  • Kocaeli : 16 °C
  • İstanbul : 20 °C
  • Sakarya : 16 °C

Demokrasi mitingleri 3 liderli devam etmeli

M.Tanzer Ünal

TV kanallarından izledim…

Gazetelerden okudum…

Katılan arkadaşlarla konuştum…

CHP’nin İstanbul Taksim’de düzenlediği “Cumhuriyet ve Demokrasi Mitingi” muhteşemdi.

Çok anlamlı bir miting oldu.

İktidarı, muhalefeti, bütün millet el ele!

İşte, Türkiye’nin özlediği tablo!

Hep birlikte bağırdılar…

“Ne cunta, ne dikta, inadına demokrasi!”

“Bir musibet, bin nasihatten iyidir” derler ya, herhalde bizimki de öyle oldu.

Darbe girişimi ve dikta korkusu; siyasi partileri ve kamplaşmış milleti birbirine yakınlaştırdı.

Mitingi CHP düzenlemişti, ama meydanda CHP’liler, AKP’liler, MHP’liler, herhangi bir partiyle ilgisi bulunmayan vatandaşlar el ele kol kola birlikteydiler.

Tek bir parti flaması taşınmadı…

Herkesin elinde Türk Bayrağı, herkesin elinde Atatürk posteri!

Nihayet ortak değerlerimizi hatırladık.

Nihayet ortak değerlerimizin etrafında toplandık.

Nihayet bize, Türk milletine yakışan bir iş yaptık.

Demokrasi söz konusu olunca…

Vatanımız söz konusu olunca…

Dirliğimiz, birliğimiz söz konusu olunca…

Nasıl bir araya geldiğimizi dosta düşmana gösterdik.

 

Bu hava devam ettirilmeli

Taksim’de güzel bir sınav verildi…

Dün bu satırlar yazılırken üç partinin genel başkanı, AKP Genel Başkanı Binali Yıldırım, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, sarayda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la birlikteydi…

Bunlar, bir süre önceye kadar “Kesinlikle olmaz” dediğimiz şeyler.

Demek ki, ülke çıkarı söz konusu olunca, oluyormuş.

İnşallah, aralarındaki bu diyalog ve bu muhabbet, böyle devam eder.

İnşallah, ülkemizin yönetiminde söz sahibi olanlar, iktidarıyla muhalefetiyle, yaşadığımız darbe girişimi sıkıntısından ders çıkarırlar.

İnşallah, ayakları yerden kesilen bazı güç sahiplerinin ayakları yere değer.

İnşallah, kibirlerinden yanlarına yaklaşılmayan bazı yerel güç sahiplerinin kibirleri sona erer.

İnşallah, bu olay, herkesin silkelenmesine ve yeniden insani değerlerine dönmesine vesile olur.

İnşallah, normalleşiriz.

                                     

Benim bir önerim var.

“Demokrasi nöbetleri” değil, ama “demokrasi mitingleri” devam ettirilmeli.

Hem de, bu mitinglerde AKP, CHP ve MHP Genel Başkanları çıkıp birer konuşma yapmalı.

Eğer, “Biz de Türkiye partisiyiz, bizim terör örgütleriyle hiçbir ilgimiz yok” derler ve gereğini yaparlarsa, bu üçlüye HDP de dahil edilmeli.

Bu mitingler, her 15 günde bir veya her ay bir başka şehirde düzenlenebilir.

Türkiye’nin bu birlik ve beraberliğe bugün çok ihtiyacı var.

 

 

12 Eylül 1980 darbesi anıları:3

“Moskova’dan uçurulan o kuş nerede?”

Çare yoktu…

İzmit Belediye Başkanlığı’na getirilen Ertuğrul Ünlüer’in haberdeki fotoğrafı “mikrofonsuz” olacaktı.

Mikrofonlu fotoğraf politikacıyı çağrıştırıyordu, bu da ihtilal sonrası günlerde askeri yönetim tarafından normal karşılanmıyordu.

Okul töreni ile ilgili habere ise “Türk Bayraklı” bir fotoğraf bulacaktık.

Bugün olsa, fotoğraftaki “mikrofonu” yok etmek veya fotoğrafa “bayrak” koymak çok kolay.

Bilgisayarda photoshop programında üç beş saniye…

Yemeğe kalmadan Paşa’dan izin isteyip gazeteye döndüm.

Montajı yapılmış, kalıbı çekilmiş, makineye bağlanmış sayfayı çıkardık, istenen “mikrofon” ve “bayrak” değişikliklerini yaptık.

O günü iki değişiklikle kurtarmıştık.

                                               ********

Bir başka gün…

Akşam saatleri…

Gazete kontrolden gelmiş, basılmış ve dağıtılmıştı.

Günün yorgunluğu içinde arkadaşlarla çay içip sohbet ediyorduk.

Kolordu’dan telefon…

Arayan, ismini yazmayayım, İzmit’te yakınları var, bir albay.

Öfkeli.

Sesi telefonda çınlıyor…

“Bu haberi nasıl koyarsınız? Kimse bakmadı mı bu gazeteye?”

Sözünü ettiği haber, 4 ölümlü bir zehirlenme haberiydi.

Dilovası’ndaki bir boya fabrikasından sızan zehirli maddeler, yakındaki su kaynağına karışıyor ve çeşmeden su içen 4 çocuk ölüyor…

Bu haber birinci sayfaya konuyor, gazete kontrol ediliyor, yasaklanmayınca basılıp dağıtılıyor.

Telefondaki öfkeli albaya cevap verdim:

“Gazete kontrol edildi… Paşa, bizzat kontrol etti…”

Albayda “tıs” yok!

                                               ********

Yine aynı albay…

Bir gün gazeteye, yanında bir teğmenle hışımla girdi.

“O kuş nerede?” diye söze girdi.

“Ne kuşu albayım?”

“Moskova’dan uçurulan o kuş?”

Arkadaşlar, birbirimizin yüzüne baktık.

“Haaa, şu üçüncü sayfada bulunan haberdeki kuş mu?” diyerek gazeteyi gösterdik.

“Evet, bu kuş! Bu kuş çok önemli… Ruslar kuşları istihbarat amaçlı kullanmaya başladılar…”

Allahallah…

Demek biz bu kuşlarla ilgili yanlış bilgiye sahibiz.

Göçmen kuşları, göç yollarını belirlemek için, ayağına “plaka” bağlanıp uçuruyorlar sanıyorduk…

Haber Derince’den gönderilmişti.

Ayağındaki plakada “Moskova” ve uçurulduğu tarih yazan kuş, Derince’de avcılar tarafından vurulmuş, muhabir arkadaşımızın haberine konu olmuş…

Albaya, durumu anlattık, kuşun bizimle ilgisi olmadığını, sadece haber yaptığımızı söyledik.

Birer çay ikram ettikten sonra, albay ile teğmeni Derince’ye “casus kuşun” peşine gönderdik.

Bu yazı toplam 1639 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim