• BIST 107.617
  • Altın 151,185
  • Dolar 3,6668
  • Euro 4,3300
  • Kocaeli : 11 °C
  • İstanbul : 16 °C
  • Sakarya : 4 °C

Demokrat Parti kurtulabilir mi?

Mehmet Özmen

Aslında bu sorunun yanıtı belli. Fakat meseleyi biraz daha çevreleyip öyle anlatmak lazım. Yani dolaylıca izah etmek, meseleyi anlamayan, daha doğrusu anlamamak için direnen inatçı kardeşlerime biraz daha net ifadeler kullanmakta fayda görüyorum…

Nedir bu mesele…

Demokrat Parti camiasında anlaşılamayan bir konu var, o da mevcut yönetim anlayışı ile partinin hareket kabiliyetini yükseltebilmesi, MÜMKÜN DEĞİLDİR…

Peki, nedir bu işi bu kadar zor hale getiren?

Bir kere, partide bazı şeylerin harekete geçebilmesi için aklı başında, davasına inanmış, geçmişi unutmadığı gibi geleceğe de yenilik mantığı ile hazırlanan bir yönetim anlayışı hakim olması gerekiyor.

Özellikle Süleyman Soylu’nun ardından partinin genel başkanlığına gelen herkes yeni bir partinin dibine birer dinamit koymuş. Hatta Mehmet Ağar bile, elindekinin kıymetini bilemeyen bir yapıda hareket etmiş…

Düşünün, Mehmet Ağar döneminde 2004 seçimlerine giren Doğru Yol Partisi, yüzde 10’un biraz daha üzerinde aldıkları oy ile büyük moral bulmuşlardı. Ardından 2007 seçim süreci geldi, Erkan Mumcu öncülüğündeki ANAP’la birleşme konusu protokol imzasına kadar getirildi. Sonra ne olduysa, yüzülüp yüzülüp kuyruğuna geldikten sonra lider bozuntuları birden kavga etmeye başladı. Sonuç, iki partinin birleşimi ile kurulacak olan DP, yüzde 5,4 oy aldı. Ağar’ın istifasının ardından seçimlerin bir gün sonrasında partinin oyu yüzde 1’ler seviyesindeydi.

Sonra genel başkanlığa Tansu Çiller desteği ile Süleyman Soylu getirildi. Soylu, biraz çırpındı, gitmediği yer kalmadı ve Çanakkale’den başladığı yolculuğunu 2009 seçimlerini yüzde 4 seviyesindeki oy ve 400’e yakın belediye ile tamamladı. Fakat o dönemde yapılan harcamaların da haddi hesabı yoktu.

Soylu’nun sonrasında ise büyük çöküş başladı. Önce Hüsamettin Cindoruk, ardından Namık Kemal Zeybek, en son olarak da zaman zaman ismini dahi hatırlamakta zorlandığım Gültekin Uysal genel başkan oldu. Özellikle bu süreç büyük rezaletle geçildi. Şöyle düşünün, Kırat misyonunun bir genel başkanının oy kullandığı sandıktan partisine bir oy bile çıkmadı, daha büyük rezalet olabilir mi?

Genel başkanının bile kendi partisinden ümidini kestiği, oy vermediği, hatta başka partilere oy istediği bir oluşum haline geldi Demokrat Parti…

Hatta ANAP’la yapılan birleşmenin ardından DP’ye verilen mallar da bir bir satılmaya başlandı. Kısacası her gelen genel başkan ve beraber hareket ettiği beşi bir yerdeler büyük meblağlar tutan bu malların satışı ile ilgilendi. Orası satıldı, burası satıldı, işi gücü, partiyi, seçimleri bıraktık, malların satışı ile ilgilenen bir yönetim anlayışı hakim olmaya başladı.

Ayrıca ‘Yeter söz milletindir’ diyen Menderes’in sahiplenmesini dahi AK Parti’ye kaptırdılar.

Kısacası ümit vermeyen ve bugünü yaşamayı geleceğe yürümeye tercih eden bir yönetim anlayışı ile Demokrat Parti hiçbir noktaya gelemeyecek, oyları bindelerle ifade edecek bir parti görünümündedir.

Yani bizlere bir ışık vermemektedir.

Aynı şekilde memleketteki seçmene de…

Bu yazı toplam 1494 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim