• BIST 108.392
  • Altın 143,183
  • Dolar 3,5328
  • Euro 4,1224
  • Kocaeli : 21 °C
  • İstanbul : 22 °C
  • Sakarya : 21 °C

Deniz Baykal, CHP’den ihraç edilmeli!

M.Tanzer Ünal

Oldum olası hazzetmem.

Mimiklerini, konuşmasını, olaylara bakış açısını, yönetim tarzını…

CHP’nin yıllarca neden iktidar olamadığı sorgulansa, en büyük günah Deniz Baykal’ın çıkar.

18 yıl genel başkanlık yaptığı partisini, “bir gün için dahi olsa” iktidara taşıyamamıştır.

Yani…

CHP’de herkesin konuşma hakkı vardır, Baykal’ın konuşma hakkı yoktur.

Çünkü Baykal, konuşma hakkını tamamlamıştır.

Konuşmuştur konuşmuştur, konuşmaları bir işe yaramamıştır.

İnsanın, çıkıp partisi ve ülkesi adına bir şeyler söylemeye yüzü olması lazım.

Deniz Baykal, önceki akşam CNN Türk televizyonuna çıkıp hangi yüzle konuştu ve de hangi sıfatla?

 

Deniz Baykal’ı televizyonda görünce hissettiklerim

Önceki akşam evdeyim…

Yemek yerken CNN Türk’te haberleri izliyoruz.

Haberler bitti, daha sonraki programların anonsu yapılıyor.

“Deniz Baykal, Tarafsız Bölge’de…”

Allah Allah, bu ne iş?

“Bayram değil seyran değil eniştem beni niye öptü” hesabı…

Baykal’ın partide görevi var mı?

Yok.

Sıradan bir milletvekili…

Konuşacak da, kimin adına konuşacak?

Konuştuğu şeyler partiyi bağlamayacak mı?

“Bunda bir iş var” dedim kendi kendime.

Normal bir durum değil.

Tam böyle civcivli bir ortamda, ortalık yangın yeriyken, Deniz Baykal’ın konuşmasının bir anlamı var mı?

Meğer varmış…

Saat 9 olup program başlayınca anladım bunu.

 

Deniz Baykal dedi ki…

2.5 saat konuştu.

Çok farklı konulara girdi.

Üzerine basa basa söylediği iki şey vardı.

SURİYE’DEKİ SON DURUMLA İLGİLİ-“Azez-Halep hattını açık tutmak için Türkiye’nin bombalama hakkı vardır. Bombalamaların etkili olduğu anlaşılıyor şu anda. Tarihi kimliği değiştirecek süreç yaşanırken ‘karışmayın, seyredin’ yaklaşımı anlamlı gelmiyor bana. Önemli olan PYD değil, önemli olan Halep, Esat olayıdır.”

CHP İÇİN SÖYLEDİKLERİ-“CHP böyle devam edemez. Biz önümüzdeki yılları böyle geçiremeyiz. Partimi iyi görmek istiyorum, daha iyi görmek istiyorum. (Kılıçdaroğlu’na çekil çağrısı mı?) Bu kaba bir şey bunu söylemeye hakkımız yok. Kemal Bey büyük bir iyi niyetle sıkıntılı bir dönemde görev üstlendi o görevi en iyi şekilde yapmaya çalıştı. Büyük bir görev ve sorumluluk duygusu içerisinde yapmaya çalıştı. Partimize bir sürü şey de kazandırdı. Halkla ilişkilerinde, CHP’nin algılanmasında olumlu kalıcı bir sürü açılımlar getirdi. Düşünce sisteminde yenilikler getirdi, yani çok şey kazandırdı. Hiç şüphe yok. Ama şimdi çok kritik bir sürece giriyoruz. Önümüzde 3 yıllık bir süreç var. Bu yapıyla bu süreci götürmemizi ben artık geride kalması gerektiği kanısındayım. Bu doğrultuda en büyük görevin Kılıçdaroğlu’na düştüğü kanısındayım. Bu benim değerlendirmem. ‘İddiası olan kurultayı çağırır, kavgasını yapar’ diye bakılırsa bu da bir bakıştır ama bunun doğru olduğu kanısında değilim.”

 

Baykal nokta atışı yaptı

Programı başından sonuna dikkatle izledim.

Baykal, “nokta atışı” yapıyordu.

*Suriye politikası konusunda, partisi CHP’nin tam aksine, hükümete destek çıkıyordu.

*Mevcut CHP yönetiminin değişmesi, partinin tekrar yapılanması gerektiğini söylüyordu.

Zaten programa da bunun için çıkarılmıştı.

Program normal değil, “sipariş” bir programdı.

İyi kurgulanmıştı.

Salı günü partilerin grup toplantıları var ya…

Deniz Baykal pazartesi akşamı programa çıkartılmalı, “hükümet lehine” konuşturulmalıydı.

Öyle de yapıldı.

Maksat CHP’yi karıştırmaksa, bundan daha iyisi olamazdı.

Baykal, Suriye konusunda partisinin temel görüşlerine ters düşen ifadeler kullandı.

Programın sonuna doğru da partisinde “kavga ateşi”ni yakıverdi.

 

Davutoğlu’nun Baykal’a teşekkürü…

Dün, Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun grup toplantısında yapacağı konuşmayı merakla bekledim.

Acaba, Davutoğlu konuşmasında Deniz Baykal’a teşekkür edecek miydi?

Öyle ya, Kemal Kılıçdaroğlu hükümetin Suriye politikasını eleştirirken, Deniz Baykal üstüne basa basa destek vermişti.

Davutoğlu, gereğini yaptı:

“Sayın Baykal, sınırımızda yaşanan gelişmeleri, Türkiye’nin ulusal güvenliği perspektifinden yorumlayarak, bir devlet adamına yakışan bir ciddiyetle konuştu, kendisine teşekkür ediyorum. Sayın Baykal, Türkiye’nin aldığı tedbirlerin meşru ve gerekli olduğunu açıkça ifade etti. Sayın Kılıçdaroğlu ise laf kalabalığı yaparak, üste çıkma kurnazlığı yaparak, ulusal güvenliğimizi tehdit eden bu durum karşısında ciddi ve tutarlı bir tutum takınamadı.”

Nasıl teşekkür ama!

Doğrusu Baykal da bunu hak etmişti.

 

Baykal, böylece 6 ayda partisine ikinci golü de atmış oldu

Biliyorsunuz, Deniz Baykal’ın partisine attığı birinci gol, 7 Haziran genel seçimleri sonrasıydı.

Hani Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından gece yarısı telefon edilerek Antalya’dan Ankara’ya çağırılmıştı ya…

Partisine haber vermeden gidip Erdoğan’la görüşmüştü…

Görüşmeden sonra da “meclis başkanı” havalarına girmişti…

Bu nedenle de partisi kendisini “meclis başkan adayı” göstermek zorunda kalmıştı…

Sonunda da amiyane tabiriyle avucunu yalamıştı…

Hem kendini hem partisini rezil etmişti…

Bu, bilerek veya bilmeyerek Deniz Baykal’ın partisine attığı birinci goldü.

“İkinci gol”ü de önceki akşam televizyondan hep birlikte izledik.

O programın tesadüfen yapıldığını bana kimse anlatmaya kalkmasın.

O program, “sipariş” bir programdı.

Deniz Baykal, Kemal Kılıçdaroğlu’nun zıddına konuşturularak, “Görüyorsunuz ya, CHP’nin yarısı Suriye konusunda hükümeti desteklemiyorsa diğer yarısı da destekliyor” algısı yaratılmak istendi.

 

Bence, Deniz Baykal CHP’den ihraç edilmeli

Şimdi, bu yazıyı okuyan bazı okurlarımın, “Ne yani, CHP’de parti içi demokrasi yok mu? Bir milletvekili görüşünü söyleyemeyecek mi?” dediğini duyar gibi oluyorum.

Söyleyecek, söylemeli…

Ama bir televizyon programına çıkarak değil!

Varsa söyleyecekleri, grup toplantısında çıkar söyler.

Dün öğrendim…

Deniz Baykal, geçenlerde basına kapalı yapılan grup toplantısında söz almış konuşmuş.

Ama önceki akşam CNN Türk’te üzerinde durduğu konulardan tek kelime etmemiş.

Grup toplantısında söylemediklerini, çıktı televizyonda üzerine basa basa söyledi.

Bu davranış, bence Deniz Baykal’ın art niyetli olduğunu gösterir.

Bir televizyon programı kurgulandı, Baykal çıktı konuştu, hükümetin ekmeğine yağ sürdü.

Partisini, Suriye politikası konusunda ters köşeye yatırdı.

“CHP yenilenmelidir” derken de, parti içi kavganın fitilini ateşledi.

78 yaşındaki Deniz Baykal’ın, “saflığından” mı yoksa “domuzluğundan” mı böyle davrandığını bilmiyorum.

Bildiğim bir şey varsa, Deniz Baykal’ın artık CHP’de yerinin olmadığıdır.

Hani kendisi “CHP yenilenmelidir” demişti ya, doğru, bence bu yenilenme Deniz Baykal’dan başlamalı.

Önce partiyi bu duruma getirenler partiden gitmeli, sonra diğerleri.

Eğer isteğiyle ayrılmazsa, ihraç edilmeli.

Durun bitmedi, bir de önerim var.

Deniz Baykal, AKP’ye yakışır.

Siyasi hayatının şu son yıllarında, başbakan yardımcılığı koltuğuna oturmak, kendisine iyi gelir.

Tıpkı Tuğrul Türkeş’in onurlandırıldığı gibi, Deniz Baykal da onurlandırılmalı.

Bu yazı toplam 2705 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
doğru
17 Şubat 2016 Çarşamba 16:50
16:50
doğru söyleyeni 9 köyden kovarlar
adnan
16 Şubat 2016 Salı 18:31
18:31
Demekki sayın baykal bir dahaki seçimlerde AKP den bakan olacak hadi hayirlisi
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim