• BIST 81.712
  • Altın 147,398
  • Dolar 3,8050
  • Euro 4,0356
  • Kocaeli : 3 °C
  • İstanbul : 6 °C
  • Sakarya : 3 °C

Depremden sonra keşke dediğim şeyler

M.Tanzer Ünal

17 Ağustos 1999…

17 Ağustos 2016…

Aradan 17 yıl geçti.

Depremde kaybettiklerimizi, yaşadığımız acıları bu yıl darbe girişimi sıkıntısının gölgesinde anıyoruz.

Kaybettiğimiz, 18 bin 373 can…

48 bin 901 yaralı kardeşimiz…

Yıkılan veya hasar gören, 285 bin 211 ev, 42 bin 902 işyeri…

Sönen hayatlar, dağılan aileler…

Allah bir daha bizlere böyle acı yaşatmasın.

                                               *******

Aradan bunca yıl geçtikten sonra “keşke” dediğim bir konu var.

Keşke depremin en şiddetli yaşandığı yer olan Gölcük’ün bir mahallesi “Deprem Açıkhava Müzesi” olarak korunsaydı.

Şimdi bazılarınız diyecek ki, “Ne gerek var böyle bir şeye? Milletin içini mi karartacaktınız?”

Hayır, çok gerekli!

Büyük bir fırsat kaçtı.

Biz genellikle geçmişten ders almasını bilmeyen bir milletiz.

Deprem olur, unutur gideriz…

Darbe olur, belleğimizin taaa derinliklerine atarız…

Yaşadıklarımız acı şeyleri, anımsamak istemeyiz.

Halbuki, geçmişteki acıları gerektiği zaman hatırlamak, çok önemli.

Hatırlayalım ki, aynı yanlışları tekrarlamayalım…

Hatırlayalım ki, geçmişten ders çıkaralım…

Hatırlayalım ki, geleceği iyi planlayalım…

Şimdi düşünün…

Gölcük’te bir mahalle, “Deprem Açıkhava Müzesi” olarak ilk günkü haliyle korunsaydı…

Türkiye’de inşaat mühendisliği okuyan tüm öğrenciler, dönem dönem buraya getirilip bazı derslerini burada yapsalardı…

Yine ülkemizde inşaat işi yapan kişi ve kurumlar, bu müzeyi ziyaret edip gerekli dersleri çıkarsalardı…

Yurdumuzdaki tüm belediyelerin imar bölümünde çalışan yetkililerine bu felaket müzesi gezdirilseydi…

Bu açık hava müzesin bir bölümünde, Kocaeli Üniversitesi’ne bağlı “Deprem Araştırma Enstitüsü” kurulsaydı…

Depremi “unutmamak” adına, depremi “unutturmamak” adına iyi olmaz mıydı?

Düşünemedik…

İhmal ettik…

Böyle bir fırsatı değerlendiremedik…

Yazık oldu!

İçimde uhde kalan bu konuyu bu yıldönümünde bir yazayım dedim.

 

Şimdi yazacaklarım için hâlâ fırsat var

Aşağıda okuyacağınız, “keşke” denecek bir konu değil.

Yerine getirmek için hâlâ fırsat var.

Belki dense dense, “Çok geciktirildi” denebilir.

17 yıl önce var ya 17 yıl önce…

Kocaeli, tarihinin en büyük felaketini yaşarken…

Bu kentte; gecesini gündüzüne, canını dişine katarak canla başla çalışan yöneticiler vardı.

Günlerce uyumadılar…

Günlerce evlerine gitmediler…

Herkesin derdini, kendi dertleri bildiler…

İşte bu yöneticiler, şimdiye kadar, bir yıldönümünde hatırlanıp bir anma etkinliğine davet edilebilirdi.

Bize 17 Ağustos’u birinci ağızdan onlar anlatabilirdi.

 

Kimlerdi bu yöneticiler?

Hatırlayabildiklerimi yazıyorum…

İsmini göremeyenler kusura bakmasınlar.

Aradan 17 yıl geçmiş, üstelik de yaşlandık…

Deprem olduğunda Kocaeli Valiliği koltuğunda Memduh Oğuz oturuyordu.

Üç ay sonra Memduh Oğuz Kırklareli’ne, Kırklareli Valisi Kemal Önal da kentimize atanmıştı.

Yani depremin yükünü vali olarak Memduh Oğuz’la Kemal Önal çektiler.

Korgeneral Hurşit Tolon, Kolordu Komutanı idi.

Büyükşehir Belediye Başkanlığı koltuğunda Sefa Sirmen oturuyordu.

Saraybahçe Belediye Başkanı Hikmet Erenkaya, Bekirpaşa Belediye Başkanı Fikret Toker, Gölcük Belediye Başkanı İsmail Barış’tı.

Sonra, aylarca canla başla çalışan o vali yardımcılarını unutmak mümkün mü?

Vali Yardımcısı Caner Yıldız…

Sanırım şimdi Çarşamba Kaymakamı.

Vali Yardımcısı Kemal Karadağ…

Kemal Bey de yanlış hatırlamıyorsam Ankara Vali Yardımcısı.

Vali Yardımcısı Adem Karahasanoğlu…

Şimdi İzmir Vali Yardımcısı.

Başka başka?

Dönemin Sivil Savunma Müdürü Oktay Kurbanoğlu…

Oktay Bey de sanırım şimdi Sakarya AFAD’da araştırmacı.

Halen Alikahya Organize Sanayi Bölgesi Müdürlüğü yapan Nevzat Göçer, deprem olduğunda valilikte planlama müdürü olarak çalışıyordu.

Dönemin İzmit Ticaret Odası Başkanı Nihat Gürer…

Dönemin Özel İdare Müdürü Kenan Kılıç…

Yine dönemin Köy Hizmetleri İl Müdürü Hüseyin Karakullukçu…

Dönemin Vilayet Yazı İşleri Müdürü Yüksel Özdemir…

Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri rahmetli Kadri Veziroğlu…

Bu isimleri de unutmamak gerekir.

Ve depremde bütün binaları yıkılmasına rağmen Kocaeli Üniversitesi’ni kapatmayan, iki ayda prefabrik binalarda ders yılına başlatan, böylece öğrencilerde ve Kocaeli halkında büyük motivasyon yaratan rahmetli Prof. Dr. Baki Komsuoğlu’nu hep birlikte yad etmeliyiz.

Evet, önerim şu:

Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu ve Gölcük Belediye Başkanı Mehmet Ellibeş, gelecek yılki anmalara, benim bugün yazdığım ve hatırlayıp yazamadıklarımı davet etsinler, hep birlikte anılarını dinleyelim, teşekkür edelim, günün anısına plaket verelim.

Benimkisi içten gelen bir öneri…

Uygun görürlerse, Karaosmanoğlu ve Ellibeş yerine getirirler.

 

Muzaffer Gürfidan’ın feryadı

Dün saat 10.30…

Muzaffer Gürfidan aradı.

İzmit Sanayi Sitesi’nin başarılı başkanı…

Baktım, her zaman neşesi yerinde olan başkan, bu defa keyifsiz.

Sesinden anlaşılıyor…

Neden sıkıntılı olduğunu anlattı:

“Sitede yine elektrikler gitti. Köprülü yol yapımından buyana bu kaçıncı, saymadım, ama herhalde 10-15 olmuştur. Dozerler, nerede ne var bilmeden basıp geçiyor, yeraltındaki hatları koparıyor, sıkıntısını biz çekiyoruz. İşte bir saattir yine elektrikler yok, ne zaman geleceğini de bilmiyoruz… Site esnafının iş kaybını ve zararını kim karşılayacak, birisi çıksın da söylesin.”

Muzaffer Gürfidan’ın feryadı böyle.

Şimdi, İzmit Sanayi Sitesi’ni iyi tanımayanlar, bir-iki saatlik elektrik kesintisinin ne anlama geldiğini bilmeyebilirler.

İzmit Sanayi Sitesi’nde tam 1370 işyeri var.

Bu işyerlerinde çalışanların sayısı ise 15 bin.

Bir saatlik elektrik kesintisinin işyerlerine verdiği zararı varın siz hesaplayın!

 

 

Suadiye-Balaban Yolu bu hafta sonuna kadar tamam

Kartepe’nin Balaban Mahallesi’nde oturuyorum.

Yaz kış…

İzmit merkeze 20 kilometre uzaklıkta.

Sabah geliyorum, akşam dönüyorum…

Halimden genellikle memnunum.

Son zamanlarda tek bir şikâyetim vardı.

Suadiye-Balaban arasındaki yolun bir bölümü, İSU çalışmaları nedeniyle kazılmış kapatılmıştı, üzerinin asfaltlanması gerekiyordu.

Aylarca öyle delik deşik durdu…

Yaz gelince yol komple asfaltlanacaktı.

Kartepe Belediyesi yetkilileri böyle diyordu.

Tabii onlar da Büyükşehir Belediyesi ilgililerinden aldıkları bilgi çerçevesinde konuşuyorlardı.

Yaz geldi, haziran geçti, temmuz geçti, yolda faaliyet yok.

Ağustos başında Kartepe Belediye Başkanı Hüseyin Üzülmez ve Başkan Yardımcısı Zafer Arat’la konuştum, “İhalesi yapıldı, bugün yarın çalışma başlar” dediler.

Söyledikleri gibi, birkaç gün sonra makineler geldi, asfaltı sıyırdılar…

Sevindik, öyle ya, eskiyen asfalt kaldırıldıysa, hemen malzeme dökülür, üstü kaymak gibi asfaltlanır…

Öyle olmadı, aradan 10 gün geçmesine rağmen, asfalt çalışması başlamadı.

Sebebini, pazar günü Balaban’daki Ertuğ Market’in sahibi Fark Bey söyledi:

“Asfaltı kazırlarken MOBESE hatlarını da koparmışlar… Hatlar yeniden döşenecekmiş…”

Önceki akşam Başkan Hüseyin Üzülmez ve Başkan Yardımcısı Zafer Arat’la tekrar konuştum.

Durumu anlattım…

“Ne gelen var, ne giden” dedim.

Hayret ettiler, Büyükşehir Belediyesi ile konuşup geri döneceklerini söylediler.

Beş dakika sonra da arka arkaya aradılar.

“Üç dört güne kadar yoldaki çalışmalar bitirilecek…”

Dün “bir”di, bugün iki, yarın üç, cuma dört…

Hadi cumartesi ve pazarı da ekleyelim, bu işin en geç pazartesiye kadar bitmesi gerekir.

Bitmezse, Balaban ve Suadiye’de oturanlar adına sorunu tekrar yazacağım.

 

Bu yazı toplam 1872 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim