• BIST 97.533
  • Altın 145,791
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Kocaeli : 13 °C
  • İstanbul : 18 °C
  • Sakarya : 13 °C

Dil birliği, milli birlik ve Çerkezler…

M.Tanzer Ünal

Tartışmanın bu noktaya gelmesini istemezdim.
Samimi olarak istemezdim…
Çünkü Çerkez kökenlilerin bende farklı bir yeri var.
Çağdaş, pırıl pırıl, müstesna insanlar…
Zaten 26 Şubat’ta yayınlanan yazım da, bugünkü yazım da kesinlikle bu insanlara değil.
Ya kime?
Kendilerini bu ülkeden ayrıştırma gayretinde olanlara…
Kendilerini “Kürtçülerle aynı çizgide” görenlere…
Sözüm onlara…
Kim bunlar?
Ben, ilk yazımı “Çerkez Hakları İnisiyatifi” ne yazmıştım.
Kurumsal kimliği olmayan, kendilerini “İnisiyatif” diye adlandıran kişilere…
25 ve 26 Şubat 2012’de Derbent’te toplantı yaptılar, isteklerini tekrarladılar.
* “Çerkez ulusal kimliğinin tanınmasını istiyoruz.”
* “Anadilde eğitim istiyoruz.”
* “Anadilde radyo ve televizyon yayını istiyoruz.”
Kürtçüler ne istiyor?
Aynı şeyleri…
Bu grubun, ayrımcılığa bakış açısı çok ilginç.
Diyorlar ki:
“90 yıl aradan sonra Türkiye’nin bir kez daha makas değiştirme noktasına geldiğinin, önümüzdeki 50-100 sene yürürlükte olacak uygulamaların yasal dayanaklarının bugünlerde oluşturulduğunun idrakiyle, hiçbir hesaba girmeden baş başa vermeli, sonuç odaklı stratejiler ile çözüme yönelik önerilerimizin devlet nezdinde karşılık bulması için çalışmalıyız.”
Başka ne diyorlar?
“Bu talepleri dile getirmek için, zaman hiç bu kadar uygun olmamıştı. Bütün Ortadoğu coğrafyası ve Türkiye, halklarının mücadelesiyle demokratikleşmektedir.”
Anlayacağınız…
Bu grup…
Türkiye’nin makas değiştirmek üzere olduğunu görmüş…
Bir takım taleplerini dile getirmek için zamanın çok uygun olduğunu anlamış…
Türkiye’deki halkların demokratikleşmesi mücadelesine katılmaya karar vermiş…
Hayırlı olsun!
*******
Ben, ilk yazımda, kendilerine “Çerkez Hakları İnisiyatifi” diyen bu grubu eleştirmiştim.
Kafkas Dernekleri Federasyonu’nu, Derbent’teki toplantıya katılmadıkları için ayrı tutmuştum.
İnisiyatif ile aynı kefeye koymamıştım…
Kocaeli Kafkas Derneği Başkanı Sami Korkut’un, “İstanbul’dan bir grup, toplantı yapacakmış. Anayasal talepleri varmış. Ne yapmak istedikleri, nereye varmak istedikleri bizi ilgilendirmiyor. Biz katılmıyoruz” şeklindeki görüşüne köşemde yer vermiştim.
“İnisiyatif ile federasyonun görüşleri farklı” diye düşünmüş, sevinmiştim.
Birkaç gün sonra, 9 Mart’ta Kafkas Dernekleri Federasyonu’ndan bir açıklama geldi.
Genel Başkan Vacit Kadıoğlu imzasıyla gelen açıklamanın tam metnini dün yayınlamıştım.
Doğrusunu isterseniz, gelen açıklamaya üzüldüm.
Gelen açıklama, sanki, “Neden bizi aynı kefeye koymuyorsunuz?” der gibiydi.
Güya açıklamayı, “Çerkez halkıyla ilgili yanlışları düzeltmek” amacıyla yapmışlar.
Zahmet etmişler…
Ben, kendini bilen Çerkez halkına toz kondurmam.
Herkes kendi işine baksın!
Haddini bilsin!
Kendilerini Çerkez halkının temsilcisi görüp de, Çerkezlerin toplumdaki değerini düşürmeye kalkmasın!
Federasyonun görüşleri, diğer gruba göre biraz daha yumuşak.
Kim bilir, belki de, kurumsal sorumlulukları olduğu içindir.
İstekleri şöyle:
* “Anadilimiz devlet eliyle öğretilsin.”
* “Soy isimlerimiz ve köy isimlerimiz geri verilsin.”
* “Çerkezce TV yayınları başlasın.”
Arkasına ekliyorlar…
“Yıllarca bu doğal hakları asimilasyoncu politikalarla engellenen Çerkezlerin…”
Gördünüz ya…
Türkiye, ülkemiz… Yıllarca vatandaşlarına ne eziyetler yapıyormuş da, bizler farkında değilmişiz.
Başbakan Erdoğan, memleketimize ileri demokrasiyi getirince, “mısırlar” patlamaya başladı…
Yazık!
*****
Türkiye, nereden nereye getirildi, nereye götürülüyor?
Tam bir macera yaşıyoruz.
“Açılım” macerası…
Dil ve kimlik tartışmaları, ön plana çıkarıldı.
Bazı mahalli diller, Türkçeye ve milli kimliğe karşı kullanılıyor.
Etnik taassup ve ırkçılık, demokratikleşme gibi sunuluyor.
Egemenlik hakkının, küçük etnik gruplara devredilmesi isteniyor.
Devredilsin ve milli devlet parçalansın…
Emperyalizmin isteği bu…
“Milli birlik”, dil birliğinden geçer.
Bunu unutmayalım!
Bir ülkede, dil birliğini kaldırırsanız, o ülkeyi parçalanmaktan kurtaramazsınız.
Bugün ABD’yi ayakta tutan dil birliğidir.
“İngilizce Dil Birliği Kanunu” vardır.
Hiç kimse, İngilizce’nin dışında başka bir dil kullanamaz, kullanmayı teklif edemez.
ABD’nin nüfusunun yüzde 30’u İspanyol…
İspanyolların, İspanyolca eğitim yapmak gibi bir dertleri ve talepleri yok.
Talepleri olsa bile, ortada kanun var.
İngilizce, ABD’deki farklı etnik köken, kültür ve dilleri birleştiren bir olgu…
ABD’deki İspanyollar, “Biz ulusal kimliğimizin tanınmasını ve anadilde eğitim istiyoruz” demiyor.
Daha doğrusu, ABD yönetim sisteminde böyle bir talepte bulunmak mümkün değil.
ABD, kendisi izin vermiyor, ama Türkiye gibi ülkelerde, etnik ayrımcılığı kışkırtıyor.
Bu tuzağı görmemiz lazım.
Bunun adı demokratikleşmek değil, emperyalizmin tuzağına gelip, parçalanıp yok olmaktır.
İnanmıyorsanız, Yugoslavya’ya bir bakın!

Bu yazı toplam 991 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim