• BIST 82.363
  • Altın 146,538
  • Dolar 3,7764
  • Euro 4,0385
  • Kocaeli : 5 °C
  • İstanbul : 8 °C
  • Sakarya : 5 °C

Dilinizi alıştırabilirsiniz…

Mehmet Özmen

 

 

 

AK Parti, 2001 yılının ağustos ayında dünyaya geldi. O günün siyasi yasaklısı, bugünün Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde ve bir avuç insanın yol arkadaşlığında kurulan bu parti, büyük bir siyasi boşluğun oluştuğu Türkiye’de girdiği ilk seçimde memleketteki tüm hesapları alt üst etmişti.

3 Kasım 2002 tarihindeki bu seçimler, ülkedeki bir devrin de sonu anlamına geliyordu. Cem Uzan’ın konserler, pilavlar, etler, ayranlarla tavladığı MHP ve DYP’li seçmen sayesinde, meclis sadece yüzde 34’lük AK Parti ve yüzde 19’luk CHP’li vekillere bırakılmıştı. Dahası mecliste AK Parti’nin lideri Erdoğan yoktu. Sonra bir mart ayında Siirt seçimi peydah oldu. Ve Tayyip Bey vekil olarak meclise girdi.

Sonrası ise malum, geçici başbakan Abdullah Gül, görevini kalıcı Recep Tayyip Erdoğan’a devretti…

AK Parti’nin bu tarihe kadar girdiği bütün seçimleri sizlere tarih ve oran olarak hatırlatmakta fayda görüyorum…

3 Kasım 2002 (Genel Seçimler): AK Parti (% 34,4)

28 Mart 2004 (Yerel Seçimler): AK Parti (% 42)

22 Temmuz 2007 (Genel Seçimler): AK Parti (% 46,5)

21 Ekim 2007 (Referandum): AK Parti-Evet (% 69)

29 Mart 2009 (Yerel Seçimler): AK Parti (% 38)

12 Eylül 2010 (Referandum): AK Parti-Evet (% 58)

12 Haziran 2011 (Genel Seçimler): AK Parti (% 49,8)

30 Mart 2014 (Yerel Seçimler): AK Parti (% 45,6)

İşte görüyorsunuz…

Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde AK Parti, Türkiye’de girdiği tüm seçimlerden birincilikle çıkmış. Sadece 2009 yerel seçimlerinde ciddi denilebilecek bir oy düşüşü yaşamış, hepsi o kadar. Bu açık da sonraki genel seçimlerde kapanmış…

Üstelik araya iki tane de referandum sıkıştırılmış. Kısacası Tayyip Bey, fikir ayrılığı ve diğer bir takım farklılıklarda adres olarak, yani karar merkezi olarak hep milleti göstermiş. Türkiye seçmeni de verdiği oylarla kendisini desteklemiş.

Tayyip Erdoğan’ın siyasete girdiği 2001 yılından itibaren emekli olan parti liderlerinin haddi hesabı da yok.

Bülent Ecevit…

Recai Kutan…

Deniz Baykal…

Cem Uzan…

Tansu Çiller…

Mesut Yılmaz…

Hüsamettin Cindoruk…

Mehmet Ağar…

Erkan Mumcu…

Namık Kemal Zeybek…

Zeki Sezer…

Devlet Bahçeli (İstifa edip, sonra yeniden döndü)…

Liste o kadar kalabalık ki, unuttuklarımız da vardır mutlaka…

Numan Kurtulmuş ve Süleyman Soylu da AK Parti’nin yolunu tutarak bir yerde kendilerini kurtaran tayfada yer aldı…

Demokrasiye yapılması muhtemel müdahaleler sırasında aklı başından alınanları saymıyorum bile…

 

İşte size AK Parti’nin kuruluşu olan 2001 yılından bu yana yapılan seçimler, referandumlar ve benzeri gelişmelerin sadece kısa bir özeti.

Kısacası sizin anlayacağınız, en azından kendi penceresinden bakıldığında, başarılı olmayı kişisel bile olsa hedeflerine ulaşmak olarak değerlendireceksek, bu anlamda Tayyip Erdoğan’a ayrı bir paragraf açmalıyız. Bu pencereden bakıldığında Erdoğan başarılı bir liderdir. Başbakanlığını yaklaşık 12 yıldır sürdürmektedir. O kadar ağır badirelere rağmen, 17 Aralık, 25 Aralık, ses kayıtları, şunlar bunlar derken hala yüzde 45’lik bir oranla millet arkasında duruyorsa, bunun açıklaması yalnızca liderlikle yapılabilir.

Bu açıdan bakıldığında Tayyip Bey’in ağustos ayında yapılacak olan cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday olması hem bir hak, hem de bu kadar başarılı bir istatistikin ardından son derece doğal bir sonuçtur. Zaten artık parti tabanı da, millet de kendisine bu makamı en istekli ve ciddi şekilde yakıştırmaktadır.

AK Parti’nin önemli kurmayları da bu yönde açıklamalar yapmaktadır. Herkesin beklentisi bu adaylığın açıklanmasıdır.

Şayet bir özel durum ortaya çıkmaz ise büyük bir olasılıkla Tayyip Bey’in yeni makamı Çankaya Köşkü olacaktır.

Ve bu kadar yıldır sergilediği liderliği ile Recep Tayyip Erdoğan, en azından millet nazarında bu sonucu hak etmiştir…

Artık hep birlikte kendimizi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan sözüne alıştırsak çok iyi olacaktır…

 

 

Bu yazı toplam 709 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim