• BIST 108.434
  • Altın 151,227
  • Dolar 3,6580
  • Euro 4,3278
  • Kocaeli : 8 °C
  • İstanbul : 17 °C
  • Sakarya : 9 °C

Dilmen: Kocaeli’de 102 bin taşıma oy var

Dilmen: Kocaeli’de 102 bin taşıma oy var
İlçe başkanları ile yapacağımız röportajlarımıza MHP’li Kaan Dilmen ile başlıyoruz.

Söyleşi sırasında önemli detayları ve anılarını bizimle paylaşan Dilmen, Kocaeli’de 102 bin taşıma seçmen bulunduğunu ve bunun seçim sonuçlarına etki ettiğini söyledi.

 

Sayın okurlarımız;

Bu haftadan başlamak üzere, yeni bir yazı dizisini sizlerin ilgisine ve beğenisine sunmak istiyoruz.

Konu politika. Giderek yaklaşan genel seçimler öncesinde, siyasi partilerimizin İzmit ilçe başkanları ile başlatacağımız bu diziyi, sonrasında il başkanlarıyla da sürdürmek amacındayız.

Düşüncemiz, oy vereceğiniz partileri, partilerin yöneticilerinin ağzından biraz daha geniş tanımanıza katkı sunmak…

 

MHP İzmit İlçe Başkanı Kaan Dilmen

Yazı dizimize başlarken, hiçbir sıralama gözetmeden yaptığımızın altını çizmek istiyorum. MHP İzmit İlçe Başkanı Kaan Dilmen’le başlamamızın nedeni ise, sayın Dilmen’in henüz çiçeği burnunda ilçe başkanı olması, seçilmesinin üstünden bir ay kadar bile bir zaman geçmemiş olması…

 

1967 – Gölcük doğumlu, genç bir politikacı Kaan Dilmen. Yaşının gençliği gibi, aktif politik yaşamı da oldukça yeni. 7 yıldır aktif biçimde politikanın içinde olduğunu söylüyor sayın Dilmen.

Uludağ Üniversitesi’nde iktisat bilimi okumuş Kaan Dilmen. Kendine ait iş yerinde ticaretle uğraşıyor. Bir yandan da, her genç insanın yapması gerektiğini yapıp, ülkesinin sorunlarıyla ilgileniyor, elini taşın altına sokup politika üretiyor…

 

Türkiye’nin genel durumu…

Türkiye’nin genel görünümünü soruyorum önce. Hiç ikilemeden yanıtlıyor sorumu ve;

“Bir senaryonun parçaları adım adım tamamlanıyor. Etnik olarak da, coğrafi olarak da bir bölünmenin eşiğindeyiz” diyor.

Türkiye’nin yönetimine talip bir partinin İzmit gibi bir yerdeki ilçe başkanının bu saptaması azımsanacak, küçümsenecek gibi değil. Bu nedenle biraz daha derinine inmeye çalışıyoruz sohbetin. Sayın Dilmen;

“Ben Doğu’da da okudum, Güneydoğu’da askerlik yaptım. O zamanlar bu yoktu, görünüm böyle değildi” diyor ve ekliyor;

“Çözüm sürecinin içeriğini kendileri de bilmiyor, sistemi kendileri de adlandıramıyor.”

Belki de genel bir sıkıntıdır bu bugün ve Kaan Dilmen açıkça ortaya koyuyor. Örneğin;

“Kürt” ve “terör örgütü” diyor. Çok net biçimde birbirinden ayırıyor ikisini. Sonrasında da AKP’nin bu konudaki tavrına bir uyarı getiriyor;

“Taahhütlerin diyetini ödemekte zorlanıyorlar.”

Sohbetin bu yerinde, Can Dündar’ın yazısındaki notunu hatırlatıyorum kendisine. Aynen katıldığını belirtiyor ve tekrarlıyor;

“Evet kontrolsüzler, büyük bir hızla duvara çarpacaklar.”

 

Çarpıcı bir anı…

Güneydoğu’da askerlik yaptığı yıllardan bir anısını anlatıyor Kaan Dilmen. İnsanın tüylerini diken diken yapacak, sözü ağzında düğümleyecek bir anı bu. Sayın Dilmen’den dinliyoruz;

“Bir ihbarı değerlendirip operasyon yapıyoruz köyün birinde. Yaşlıca bir adamın adı geçiyor ve adamı alıyoruz. Komutanımız adama, terör örgütüne neden yardım ettiklerini soruyor. Yaşlı adamın yanıtı bugün bile kulaklarımda. Diyor ki; ‘Devlete karşı bir suçumuz olursa 6 ay dayak, terör örgütüne yardım etmezsek ölüm. Siz olsanız hangisini yaparsınız?”

Güneydoğu’daki olaylar hakkında çok şey duymuş, çok yorum dinlemiş olabilirsiniz. Ne ki, sayın Dilmen’in bu anısı sanıyorum en çarpıcılarından biri olarak kalacaktır belleğinizde…

AKP’nin yaptıklarının hiç birinin rastlantı olmadığını belirtiyor sayın Dilmen. Recep Tayyip Erdoğan’ı da “bir projenin aktörü” olarak adlandırıyor. Türkiye’deki iletişim ağının dünya devlerinin eline bırakılmasını da bu savıyla ilişkilendiriyor ve;

“Devletin yapısını zayıflatıyorlar” diyor genel bir yorumla…

 

Ekonomik durum…

Türkiye’nin tam bir ekonomik çıkmaza doğru sürüklendiğini düşünenlerdenim ben. Bu düşüncemi sayın Dilmen’e de açıyorum ve konu hakkındaki görüşlerini almak istiyorum. İktisat okumuş biri olarak düşündüklerinin, yorumlarının önemseneceği görüşünü belirtiyorum kendisine.

Bir dokunup bin ah işitmek gibi bir durum çıkıyor ortaya. Başlıyor anlatmaya;

“Türkiye ekonomisi göstermelik olarak dönüyor. AKP ülkenin tüm kaynaklarını tüketti. Altın yumurtlayan tavukların hepsini kesti. Piyasalardaki kriz korsunu hiç bitmedi” diyor ve AKP yetkililerinin bir açıklamasını yineliyor;

“Türkiye’de 43 milyon insan borçluymuş. Toplam insan sayımızın çocuk olan bölümünü çıkarın, geriye kaç kişi kaldığının hesabını siz yapın” diyerek olayın boyutlarını bir kez daha seriyor gözler önüne. Örneğin;

“Piyasada işler çek ve senetle dönüyor. Bu çek ve senetlerin de karşılığı çıkmıyor, nasıl olacak ki?” diyerek endişelerini belirtiyor.

Sayın Dilmen’in bir başka çarpıcı saptaması da şöyle;

“AKP, ekonomiyi Zarraf’a, Güneydoğu’daki asayişi de terör örgütüne teslim etmiş.”

İlginç değil mi? Bir o kadar da gerçek olarak gelmedi mi size de?..

 

Gelinen son durum…

Son günlerde yaşananları konuşuyoruz biraz da. “Paralel yapı”, “basın” ve “seçimler” diyoruz.

“Birlikteydiler” diyor. AKP’nin güçlenmesinin önemli etkeni olarak, bugün AKP’nin “paralel yapı” olarak adlandırdıklarını görüyor. Bu arada, basına yapılan planlı saldırıları da kınıyor.

“Bugün söylediklerini yarın inkar ediyorlar, bunu anlayamıyorum” diyor.

Kim anlayabiliyor ki sayın Dilmen?..

Yerel yönetimlerin başarısız olduğunu vurguluyor. Belediye bütçeleriyle yaptıklarını kıyasladığımızda, yaptıklarının devede kulak olarak görülmesi gereğini anlatıyor. Göstermelik projeler, hafif raylı sistem söylemleri ve tramvay projesinin hep sözde kaldığını vurguluyor.

“Halkın sosyal ve ekonomik yaşamını rahatlatacak hiçbir şey yapmadılar” diyor.

Bu kez de, nasıl seçim kazandıklarını soruyorum. Yanıtlarından biri;

“Kocaeli’de saptadığımız 102 bin seçmen var. Bu insanların adı var ama kendileri nerede bilinmiyor. Taşıma ve kaydırma seçmen, onların seçim kazanmasında önemli etken olmuştur” oluyor. Bu konudaki bir başka yorumu da;

“Recep Tayyip Erdoğan, şovenizmi çok iyi kullanıyor. Bizim insanımız bu konuda kolay aldatılabilecek yapıya sahip. Bir de, bugün sandığa gidenlerin önemli bölümü gençlerden oluşuyor ve bu gençler Recep Tayyip Erdoğan’dan başkasını tanımamış” oluyor.

Yeni seçimler için daha çok çalışmaları gerektiğinin altını çiziyor Kaan Dilmen. Belli algıların önüne geçilmesinin önemli olduğunu söylüyor ve sohbetimizin sonuna doğru bir başka saptamayı koyuyor masaya;

“Recep Tayyip Erdoğan’ın agresif ve kesin ayırıcı tavırları da rastlantı değil. Çünkü, Recep Tayyip Erdoğan yeni oylar peşinde değil artık. Var olan oylarını korumak içindir tüm çabası!..”

O görüşe ben de katıldığımı söylüyorum ve sohbetimizi bitiriyoruz sayın Dilmen ile. Yeni seçildiği görevinde başarılar diliyorum, yeniden görüşmek üzere diyoruz ve ayrılıyoruz… Röportaj: Ruhan ODABAŞ

***

Önümüzdeki haftanın konuğu, DSP İzmit İlçe Başkanı Hülya Yıldırım olacak.

kaan2.jpg

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
yüksekten atan
17 Aralık 2014 Çarşamba 18:36
18:36
10 yıllık yerel ,genel seçim sonuçlarına bakan birisi burada taşıma seçmen olmadığını anlardı (cumhurbaşkanlığı seçimi de
dahil)
yüksekten atan
17 Aralık 2014 Çarşamba 18:24
18:24
hangi parti; oradan buradan kendi güçlü olduğu bölgeye bu kadar seçmen taşır:))
yüksekten atan
17 Aralık 2014 Çarşamba 18:22
18:22
102.000 taşıma seçmen :)) salla gitsin meydan boş...
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim