• BIST 105.324
  • Altın 146,472
  • Dolar 3,4715
  • Euro 4,1666
  • Kocaeli : 36 °C
  • İstanbul : 36 °C
  • Sakarya : 32 °C

Dinî Nikah - Dinsiz Nikah

Banu Gürer

Birilerini uzun süredir rahatsız eden bir engel çözülmüş...

Resmi nikahtan önce dinî nikah yapılmasına artık kanunen mani bir durum yok!

Evlilik olmaksızın yaşayanlardan "mülhem" olarak bu yasağın kaldırılması ise işin en acıklı taraflarından biri...

Öyle ki "acaba "zina"nın suç olmaktan çıkmasına tepki göstermesi beklenenler bu nedenle mi sessiz kalmışlar" diye sormadan edemiyor insan...

Bir Müslüman olarak "birden fazla evlilik" hakkı elde etme (ki bu konuda daha önce yazmıştık) gayretine giren ve bu esnada Cenab-ı Hak'kın "tek eşliliği" tavsiye etmesini dikkate almayan bir kısım insanımızın Cenab-ı Hak'kın tavsiyesine kulak vermemelerini hangi dindarlık anlayışına sığdıracağımız bir tarafa...

Dinî nikahı "kilise nikahı" örneği ile meşrulaştırma gayreti diğer tarafa...

Bu mesele ile ilgili İslam'ın en temel bakışını, lisans talebeliğim sırasında İslam hukuku dersinde tanınan bir isim olan hocamız söyle ifade etmişti:

"Nikahın dinlisi dinsizi olmaz!"

Bu ne demektir?

Nikah İslam'a göre bir akittir.

İlanı ve (o hocamızın ifade ettiği üzere) tescili şarttır.

Bu şartlar sağlandığı müddetçe belediyede kıydığınız nikahla imam tarafından kıyılan nikahın sıhhat açısından hiçbir farkının olmadığını yine bizzat bu hocamız ifade etmiş ve biz gençleri de bu hususta uyararak resmi nikahtan önce dinî nikah yaptırmamamızı önemle tavsiye etmişti...

Daha sonra bir vesile ile dinî nikahı ülke şartlarında nikah olarak kabul eden açıklamasını duyduğumda hayrete düştüğümü ayrıca ifade etmek isterim...

Herneyse...

Gelelim bizim meselemize...

Tescili mümkün olmayan bir nikah akdi ne anlama gelir?

Kadının ve doğacak çocuğun kanunen hiçbir hak iddia edememesi anlamına gelir...

Bu hakların erkeğin insafına kalması anlamına gelir...

Ve hemen belirteyim, biz bu insafın nasıl işlediğini "mehir" gibi kadının evlilikte en temel hakkı olan konuda çok net görüyoruz...

Nasıl mı?

Çok evlilik tartışmasını dinî bir hak olarak tartışanların hemen hiçbirinden ben bu vakte kadar kadının mehir hakkının verilmesi hususunda bir tartışma görmedim!

Ve nikahtan sonra bu hakkın kadına verildiğine dair hemen hemen hiç örnek de görmedim!

Kadınların miras hakkının "yarım" dahi olsa verilmediği ama dindarlığı kimseye bırakmayan yerlerde yapılanın "kul hakkını" ihlal etmek olduğuna dair kamuoyunu bilgilendiren ciddi kampanyalar da görmedim...

Varsa cehaletime bağışlayın ve bilgilendirin lütfen...

Ancak buna muhalif pek çok uygulamanın halen devam ettiğini ne yazık ki görüyoruz...

Ve bu nedenle, dinî nikah adı altında çok evlilikle ilgili istismarlara kapı açanlara sormak istiyorum:

Allah'ın tavsiyesine uymamayı tercih edebilirsiniz.

Ancak nikahın aslı şartlarını yerine getirmemeyi göze alarak yol açacağınız kul hakkı ihlallerinden sonra "dindarlık"tan bahsetmeyi kendinize nasıl layık göreceksiniz?

Bu kul hakkı ihlallerinin önüne nasıl geçeceksiniz?

Hatta sizin kızınızın bu sebeple mağdur olmayacağını nasıl garanti edeceksiniz?...

Bu yazı toplam 1338 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim