• BIST 97.291
  • Altın 144,193
  • Dolar 3,5593
  • Euro 3,9955
  • Kocaeli : 19 °C
  • İstanbul : 19 °C
  • Sakarya : 19 °C

Dış politikada kabadayılık sökmez!..

Mustafa Küpçü

“Babalar ve oğullar” üzerine çok şey yaşanmış ve yazılmıştır.

Baba-oğul ilişkileri “saygıya saygı, sevgiye sevgi” ilişkileri ile olgun bir düzeyde sürebilir.

Bebekliğini, çocukluk ve ilk gençlik yıllarını bugün gibi anımsadığım bir oğlum var. Büyüdü, işi gücü oldu, genç yaşta aile kurmaya karar verdi.

Oğlum, eşini kendi seçti. Biz de anne-babası olarak onayladık. Yaşam, onların yaşamı. Sürgit benim vesayetimde yaşaması mümkün mü? Çok şükür, saygı ve sevgiye” dayalı bir yaşamları var. Bir de yavruları oldu. Şimdi, sorumlulukları daha da arttı. O yavrularının geleceği için çaba göstermeleri gerek. Bunun “sorumluluğunu” da biliyorlar.

Ben, eşinin yanında oğlumla iletişim kurarken çok dikkatli olmaya özen gösteririm. “Oğlumu eşinin yanında incitmeye, küçük düşürmeye hakkım olamaz!”

Kıbrıs, Türkiye için çok yönlü bir öneme sahiptir.

Stratejik önemi vardır.

O adada yaşayan Türk kökenli insanlarla “akrabalık” ilişkilerimiz vardır.

Ege’de birkaç ada hariç tüm adalar Yunanistan’ın elindedir. Yunanlılar; “Ege bir Yunan Denizidir” diye çalım atarlar! Akdeniz’de ise, nüfusunun yarısına yakını Türk olan bir tek Kıbrıs Adası var. Özellikle 1960 sonrası Ada’da yaşanan “Yunan Mezalimi” karşısında Türkiye, “Tüm Ordusunu NATO emrine tahsis ettiği için” eli kolu bağlanmış, 1964’de ABD Başkanı “Johnson’un mektubu” ile Türkiye’nin adaya müdahalesi engellenmiş; ancak 1974’de Bülent Ecevit’in Başbakanlığı sırasında “Barış Harekatı” ile adadaki Türklerin özgürlüğü sağlanabilmiş ve diplomatik süreçte anlaşma sağlanamayınca, tek taraflı olarak, 15 Kasım 1983’de  KKTC-Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti kurulmuş ve bu devleti tanıyan tek Devlet Türkiye Cumhuriyeti olmuştur.

Türkiye ve KKTC, Batılı devletlerin “AMBARGOSU” ile cezalandırılmıştır. Bu nedenle KKTC’nin “İhracat” olanakları kesilmiş, ticari faaliyetleri Türkiye ile sınırlı kaldığı için de KKTC ekonomik açıdan gelişememiştir.

Öte yandan Batı emperyalizmi için Kıbrıs, “Stratejik bir öneme” sahiptir. Bugün Ada’da İngiltere, ABD ve İspanya’nın askeri üsleri bulunmaktadır! Kıbrıs, Batı Emperyalizmi için, Ortadoğu’ya yönelik bir “Sabit Uçak Gemisi” konumundadır!

1983’den bu yana, Kıbrıs’ta kalıcı bir barış için müzakereler yapılmış ama sonuç alınamamıştır.

Ada’daki Türk halkı, kalıcı bir barış, karşılıklı ticari ilişkiler ve dünyaya açılarak daha müreffeh yaşama arzusundadır ve bu isteminde de haklıdır.

Türkiye’de “farklı siyasal tercihler” içinde olan siyasi partilerin “Kıbrıs Siyasetleri” de farklıdır. ANNAN PLANI oylanırken, AKP iktidarı Ada’da kendi çizgisinde bir siyasi oluşum yaratarak, barış önünde “engel” gibi gördüğü Rauf Denktaş’ı oyun dışı bırakmıştır!

Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Erdoğan, ABD’de, Başkan’ın Beyaz Sarayı’nda Nakşibendi Şeyhi ve Kıbrıslı Şeyh Nazım Kıbrısi’nin damadı Kabbani ile 5 Şubat 2004’de buluşturulmuş! 22 Nisan 2004’de ise bir basın toplantısı düzenleyen Şeyh Nazım; “Annan Planına evet deyin. Evet demek rahmani, hayır demek şeytanidir” diye fetva vermiştir!      ( Emperyalizm, ‘din adamı1 kılıklı maşalarını böyle kullanıyor!)

Bu siyasi atraksiyonla işbaşına gelen Mehmet Ali TALAT, görev süresinin sonuna doğru; “Rum tarafı tutumu ile beni de Denktaş’laştırdılar!” itirafında bulunmuştur!

Son Cumhurbaşkanlığı seçiminde yüzde 60’ı aşan bir oy desteği ile Mustafa Akıncı KKTC Cumhurbaşkanı seçildi. Kıbrıs Türk Halkının tercihi, “MİLLİ İRADE” böyle karar verdi.

Mustafa Akıncı’yı 1980 öncesinden tanırım. O dönemde Genel Sekreter Yardımcısı olarak görev yaptığım Marmara ve Boğazları Belediyeler Birliği’nin bazı etkinliklerine ve son olarak Nisan 1980’de gerçekleştirdiğimiz “Akdeniz Kentler Birliği Konferansı” na delege olarak katılmıştı.

Sosyalist siyasal çizgisi içindeki Akıncı, “Değişim ve Çözüm” vaat ederek halkın desteğini aldı. Bu vaatlerini yerine getirebilmesini, Kıbrıs’ta “kalıcı bir barış” düzeninin kurulmasını, Rum ve Türk halklarının insanca ve huzur içinde birlikte yaşamalarını diliyorum.

Ancak; Akıncı’nın “İki kardeş ülke” tanımına tepki göstererek; “Ne kardeş ülkesi? Ana vatan, yavru vatan ilişkisi sürecektir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın tutumu, “Uluslar arası Siyaset ve Diplomasi” diline uygun değildir!

Bugüne kadar Rum tarafının en çok direndiği konu; Kıbrıs üzerindeki Türkiye vesayetidir. Her türlü vesayete karşı olan Erdoğan’ın bu hassasiyeti anlayışla karşılaması gerekmez mi?

Ayrıca; “Ana vatan-yavru vatan” anlayışı, Kıbrıslı Türkleri de incitmez mi?  Onlar “Milli İrade” değil mi?

Evet, Türkiye Cumhuriyeti Kıbrıslı Türkler için maddi-manevi destek olmuş, büyük bir yükü yüklenmiştir. Tıpkı, bir babanın çocuğunu koruyup kollaması, yetişmesi için yaptığı gibi. Ama, Kıbrıs Türkleri hep “yavru” olarak mı kalmalı?

Şunu da unutmamak gerek; “Dış Siyaset, ulusal çıkarlar için yapılır” ve bir başka gerçek vardır; “Uluslar arası ilişkilerde ULUSAL GÜCÜN ölçüsünde söz ve rol sahibisin!”

Bugün, Mustafa Kemal ATATÜRK’ün “Yurtta Barış, Dünyada Barış” ve bunun doğal sonucu “Tüm komşularla barış içinde yaşama” ilkesinden eser var mı?

Sen, deneyimli dış  politika uzmanlarını hiçe sayar, hatta “MONŞERLER” diye aşağılarsan; yurt içi siyasetteki “egemen ve aşağılayıcı” bir dille dış siyaset yapmaya kalkarsan; Suriye, Mısır, Libya olaylarında olduğu gibi, oyun dışı kalırsın!

Konu üzerinde daha çok şey söylenebilir ama bir köşe yazısını da çok uzatmanın anlamı yok.

Ezcümle; “Kasımpaşalı dili ile dış politika yürümez!”

Bu yazı toplam 653 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim